Tavşanlı Höyük'teki pati izi: Kerpiç bir köpeğin adımını 4 bin yıl nasıl sakladı?
Kütahya'daki Tavşanlı Höyük'te bulunan pati izli kerpiç, Tunç Çağı'nda tuğlanın nasıl yapıldığını ve köpeklerin Anadolu yerleşimlerindeki yerini anlatıyor; neyi anlatmadığı da önemli.

Birileri toprağı suyla, samanla yoğurmuş, tahta kalıplara dökmüş ve güneşe bırakmış. Kerpiçler daha yumuşakken bir köpek aralarından geçmiş; dört parmağının ve tabanının izi bir tanesinin yüzeyine gömülmüş. Kimse bunu düzeltmeye uğraşmamış. Kerpiç kurumuş, bir evin duvarına örülmüş ve yaklaşık 4 bin yıl boyunca orada kalmış.
Bu kerpiç, Kütahya'nın Tavşanlı ilçesindeki Tavşanlı Höyük'te, Tunç Çağı'nda yanarak yıkılmış bir yapının molozu arasından çıktı. Buluntuyu Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy sosyal medya hesabından duyurdu: "Tavşanlı Höyük'te yaklaşık 4.000 yıllık pati izleri bulduk. Kütahya'daki kazılarımızda, patili bir dostumuzun henüz kurumamış kerpicin üzerinde bıraktığı izlere ulaştık."
Haber Türkçede de geniş yer buldu; ama izin asıl değeri sevimliliğinde değil. Arkeolojide büyük olaylar çoğu zaman sur, saray ya da yıkım katmanlarıyla okunur. Pati izi ise kimsenin kayda geçirmeyi düşünmediği bir anı, sıradan bir iş gününün yarım saniyesini taşıyor: tuğla tarlasında dolaşan bir hayvanı ve onu kovmayan insanları.
Kerpiç neden iz tutar?
Kerpiç, fırında pişirilmeyen, güneşte kurutulan tuğladır. Ersoy'un paylaşımı ve resmî açıklamada anlatılan yöntem, Anadolu'da binlerce yıldır değişmeyen yöntemin ta kendisi: toprak, su ve saman karıştırılıyor, kalıba dökülüyor, sonra açık havada kurumaya bırakılıyor. Saman, çamurun kururken çatlamasını önleyen bir tür iskelet işi görüyor.
Kalıptan çıkan kerpiç günlerce yerde yatar ve bu sürede yüzeyi bir mühür hamuru gibidir: üzerine ne basarsa onun şeklini alır. Kuruduktan sonra o şekil kalıcılaşır. Pişmemiş toprak suyla kolayca dağılabildiği için pek çok kerpiç zamanla erir; Tavşanlı Höyük'teki bu parçanın sağlam kalmasında, yapının yanmasının payı olabilir. Kazı başkanı Erkan Fidan daha önce verdiği demeçlerde, höyüğün büyük bölümünün yanmış olduğunu ve bu yanık katmanlar sayesinde dönemin seramik ve metal ürünlerine ait çok sayıda buluntuya ulaştıklarını anlatmıştı.
Tavşanlı Höyük: Batı Anadolu'nun büyük Tunç Çağı kenti
Tavşanlı Höyük, Tavşanlı Ovası'nın ortasında, ilçe merkezine yaklaşık 2 kilometre uzaklıkta. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Arkeoloji Bölümü'nden Erkan Fidan'ın 2021'de Mediterranean Archaeology and Archaeometry dergisinde yayımladığı çalışmaya göre höyük, 40 hektarı aşan alanıyla bölgenin en büyük höyüğü. Fidan aynı makalede, Neolitik Dönem'e ait izler de bulunduğunu, ancak yerleşimin esas olarak Tunç Çağı'na tarihlendiğini; Orta ve Geç Tunç Çağı ile Erken Demir Çağı katmanları içerdiğini yazıyor.

Aynı çalışmada yer radarıyla taranan 100'e 55 metrelik bir alanda, Erken Tunç Çağı II'de (MÖ 2700-2400) sokak ve ara yollarla çevrili evlerden oluşan bir yerleşim düzeni saptandığı, bu kesimin Erken Tunç Çağı III'teki büyük bir yanma olayından sonra yeniden iskân edilmediğine dair güçlü kanıtlar bulunduğu belirtiliyor. Kazılar 2021'den bu yana Fidan başkanlığında sürüyor.
Höyük, son yıllarda başka buluntularla da gündeme gelmişti. Fidan'ın 2023'te Belfast'ta toplanan 29. Avrupa Arkeologlar Birliği kongresinde sunduğu bulgulara göre, yaklaşık 3 bin 700 yıl önce ateşe verilen evlerde hayatını kaybeden, biri 40-45, öteki 15-18 yaşlarında iki erkeğin iskeletinde ısıyla kömürleşmiş beyin ve deri kalıntıları korunmuştu. Fidan, kömürleşmiş insan derisinin Türkiye'deki arkeolojik dönemlerden bilinen ilk ve tek örnek olduğunu söylemişti.
İz ne söylüyor, ne söylemiyor?
İzin söylediği açık: bir köpek, kerpiçlerin kuruduğu alanda dolaşıyordu. Söylemediği ise çok daha fazla. Bir pati izi, hayvanın bir evin köpeği mi, yoksa yerleşimde serbestçe gezen bir sokak köpeği mi olduğunu göstermez. İngilizce yayınlar da bu sınırın altını çiziyor: izler köpeğin yerleşimdeki varlığını doğruluyor, ama sahibini değil.
Tarih konusunda da küçük bir belirsizlik var. Resmî duyuruda "yaklaşık 4 bin yıl" deniyor. ABD'li bilim dergisi Popular Science ise kerpicin yaklaşık 3 bin 700 yıllık mimari moloz içinde bulunduğunu yazıyor; bu, höyükteki büyük yıkımın tarihine denk geliyor. Kerpicin yapıldığı an ile duvarın yıkıldığı an arasında yıllar, hatta kuşaklar olabilir. Hangi evreye ait olduğu kazı ekibinin hakemli yayınıyla netleşecek.
Anadolu'da köpeğin uzun geçmişi
Fidan, IFLScience'a yaptığı açıklamada köpeklerin Anadolu'da çok uzun bir geçmişi olduğunu vurguladı. Bu geçmişin ne kadar eskiye uzandığını bu yıl yayımlanan bir çalışma gösterdi: Liverpool Üniversitesi'nden Douglas Baird'in de aralarında bulunduğu ekibin Mart 2026'da Nature dergisinde yayımladığı çalışmalara göre, Orta Anadolu'daki Pınarbaşı kaya sığınağında yaklaşık 15 bin 800 yıl önceye uzanan, genetik olarak doğrulanmış köpekler bulundu. Yakındaki Boncuklu'da ise köpekler doğrudan insan mezarlarının içine gömülmüştü.
Yani Tavşanlı Höyük'teki köpek, kerpicin üstüne bastığında türü Anadolu'da insanla en az 11 bin yıldır birlikte yaşıyordu. Pati izi bu uzun beraberliğin belgelenmiş en eski halkası değil; ama gündelik hayatın içinden, en kendiliğinden kayıtlarından biri.
Tuğladaki hayvan izi: tek örnek değil
Antik dünyanın tuğla ve kiremitlerinde hayvan izine rastlamak sanıldığı kadar ender değil. Güneş altında kurumaya bırakılan her kalıp, çevrede dolaşan hayvanlara açık bir yüzeydi.

En bilinen örneklerden biri British Museum'da: Güney Mezopotamya'daki Ur zigguratından gelen, Ur kralı Ur-Namma'nın (MÖ 21. yüzyıl) çivi yazılı damgasını taşıyan pişmiş bir tuğla. Kralın adını sonsuza dek taşıması için basılan yazıtın hemen yanında, bir köpeğin iki pati izi duruyor. Roma dünyasından da benzerleri var: Hollanda'daki Leiden Ulusal Antikalar Müzesi'nde, Roma kenti Forum Hadriani'den köpek patisi izli bir tuğla parçası korunuyor; Fransa'da ve Britanya'da kedi, köpek, hatta çocuk ayak izi taşıyan Roma kiremitleri biliniyor.
Bu örneklerin ortak yanı, hiçbirinin bilerek yapılmamış olması. Bir yazıt ya da bir duvar, yapanların bırakmak istediği iz; patiler ise bırakmayı düşünmedikleri.
Sırada ne var?
Kazı ekibi şimdilik izin hangi köpeğe ait olabileceği konusunda bir yorum yapmadı. Patinin boyutu, hayvanın aşağı yukarı ne büyüklükte olduğuna dair ipucu verebilir; bu tür ölçümlerin ve kerpicin hangi evreye ait olduğunun ayrıntılı yayında yer alması bekleniyor. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi ile yürütülen Tavşanlı Höyük kazısı uzun vadeli bir proje olarak planlandı; Fidan daha önce çalışmaların 30 yıl sürmesinin öngörüldüğünü söylemişti. Yani bu kerpiçteki köpeğin, aynı sokaklarda başka izleri de çıkabilir.
Fotoğraf: Erkan Fidan (article author; photographer not separately credited), CC BY 4.0, Wikimedia Commons
Kaynak: Yudum — https://www.yudum.net/haber/tavsanli-hoyuk-kerpic-kopek-pati-izi-tunc-cagi.html — Yazdırma tarihi:















