Deprem Bölgesindeki 105 Okula Teknoloji Desteğiyle 20 Bin Öğrenci Dijital Dünyayla Buluştu
Bilişime ve Eğitime Erişim Vakfı (BEEV), depremden etkilenen Adıyaman, Diyarbakır ve Kahramanmaraş'taki 50 okulu daha kapsama alarak Kıvılcım Temel Okul Destek Programı'nın ikinci etabını tamamladı. Bu kapsamda toplam 105 okula ulaşılırken, 20 binden fazla öğrenciye teknoloji desteği sağlandı.
Türkiye'yi sarsan 6 Şubat depremlerinin ardından eğitim altyapısının yeniden inşası ve güçlendirilmesi çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Bu alanda önemli bir adım atan Bilişime ve Eğitime Erişim Vakfı (BEEV), yürüttüğü Kıvılcım Temel Okul Destek Programı'nın ikinci etabını başarıyla tamamlayarak deprem bölgesindeki eğitim kurumlarına yönelik teknoloji desteğini genişletti. Adıyaman, Diyarbakır ve Kahramanmaraş'taki 50 yeni okulun dahil edilmesiyle birlikte, programa dahil edilen toplam okul sayısı 105'e ulaştı. Bu sayede, 20 binden fazla öğrencinin dijital eğitim araçlarından faydalanması ve okulların bilişim altyapısının güçlendirilmesi hedefleniyor.
BEEV tarafından yapılan açıklamaya göre, programın ilk etabı Mayıs 2026'da Hatay'daki 55 okulda hayata geçirilmişti. İkinci etapla birlikte desteklenen okul sayısı önemli ölçüde artarken, toplamda 525 bilgisayar ve 105 yazıcı temin edildi. Bu rakamlar, desteklenen her okul başına ortalama beş bilgisayar ve bir yazıcı düştüğünü gösteriyor. Özellikle köy okulları gibi teknolojik imkanların sınırlı olduğu bölgelerdeki mevcut altyapının iyileştirilmesine odaklanan bu destek, öğrencilerin eğitimde fırsat eşitliğine kavuşması açısından büyük önem taşıyor. Vakfın ana destekçisi Index Grup şirketlerinin katkılarıyla gerçekleştirilen bu teknoloji transferi, depremzede öğrencilerin eğitim hayatına kesintisiz devam etmelerine olanak tanıyor.
Kıvılcım Temel Okul Destek Programı'nın temel amacı, teknolojiye erişimin kısıtlı olduğu okullarda bilişim altyapısını güçlendirerek öğrencilerin dijital eğitim araçlarından etkin bir şekilde yararlanmasını sağlamak. Ancak BEEV, bu desteğin sadece donanım teminiyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurguluyor. Dijital eşitsizliği gidermede internet bağlantısı, cihazların bakım ve güncellemeleri, öğretmenlerin dijital yetkinlikleri ve eğitim yazılımlarına erişim gibi faktörlerin de kritik rol oynadığı biliniyor. Bu doğrultuda program, okullara sağlanan donanımın yanı sıra öğretmenlerin mesleki gelişimini de destekleyecek şekilde tasarlanmış.
Program kapsamında, desteklenen okullardaki öğretmenler, 'Kıvılcım Paylaşım Ağı' adlı bir iletişim platformuna dahil ediliyor. Bu platform aracılığıyla öğretmenler, eğitim süreçlerinde karşılaştıkları sorunları, uyguladıkları yenilikçi yöntemleri ve teknolojiyi sınıflarında nasıl kullandıklarına dair deneyimlerini birbirleriyle paylaşabiliyorlar. Ayrıca, 'BEEV Akademi' üzerinden öğretmenlere kişisel ve mesleki gelişimlerine yönelik eğitimler sunuluyor. Enocta'nın eğitim ve gelişim partnerliğiyle yürütülen bu çalışmalar, öğretmenlerin dijital pedagojik becerilerini artırmayı hedefliyor. Vakfın internet sitesine öğretmenlik belgelerini yükleyen eğitimciler bu eğitimlerden faydalanabiliyor. Bu çok yönlü yaklaşım, teknoloji desteğinin tek seferlik bir donanım dağıtımından öteye geçerek okullarda uzun vadeli ve sürdürülebilir bir etki yaratmasını amaçlıyor.
Deprem bölgesindeki eğitim kurumlarının dijital dönüşümüne katkı sağlayan bu tür projeler, geleceğin teminatı olan öğrencilerin çağın gerektirdiği bilgi ve becerilere sahip olmaları için hayati önem taşıyor. BEEV'in Kıvılcım Programı, sadece fiziksel altyapıyı güçlendirmekle kalmayıp, aynı zamanda öğretmenlerin mesleki gelişimini destekleyerek eğitimde kalıcı bir iyileşme sağlamayı hedefliyor. Bu kapsamlı destek modeli, diğer kurum ve kuruluşlara da örnek teşkil ederek depremden etkilenen bölgelerdeki eğitim ekosisteminin daha güçlü bir şekilde yeniden inşa edilmesine katkıda bulunacaktır.