Dev hayalet denizanasının yolcuları: 50 yıllık şüphe kamerayla doğrulandı
Arjantin açıklarında 250 metre derinlikte görüntülenen dev hayalet denizanasının çevresinde 19 kadar yavru balık dolaşıyordu. 1973'ten beri tahmin edilen ortaklık ilk kez canlı hâliyle kayda geçti.
Arjantin açıklarında, yüzeyin yaklaşık 250 metre altında ışık neredeyse bitmiş. Uzaktan kumandalı bir denizaltı robotunun projektörleri karanlıkta koyu kırmızı bir çan yakalıyor: Boyu altı metreyi bulan, ardında kurdele gibi dört uzun kol sürükleyen dev bir hayalet denizanası. Asıl şaşırtan, çanın altında ve kolların arasında mekik dokuyan küçük, mavimsi gri balıklar. Araştırmacılar bu kalabalığın içinde 19 kadar yavru balık sayıyor.
Görüntü, iki az bilinen derin deniz canlısı arasında yarım asrı aşkın süredir yalnızca tahmin edilen bir ortaklığın canlı hâliyle ilk kez kayda geçmesi anlamına geliyor. Buenos Aires Üniversitesi'nden deniz ekoloğu María Emilia Bravo'nun yönettiği ekip, gözlemi Ecology dergisinde "Riding a phantom" (Bir hayaletin sırtında) başlıklı kısa bir makaleyle yayımladı. Ekibin ifadesiyle iki tür de "az bilinen, nadiren görülen ve dünyanın her yanına yayılmış orta derinlik türleri"; bu da derin okyanusta söz konusu birlikteliğin belgelenmiş ilk gözlemi.
Bir asırda yüz küsur karşılaşma
Bilimsel adı Stygiomedusa gigantea olan dev hayalet denizanası, dünyanın en büyük denizanalarından biri. Çanı bir metreden geniş olabiliyor, ağız kolları ise 10 metreyi aşabiliyor. Bu boyuta rağmen insanlar onu pek görmedi: İlk örnek 1899'da toplandı, ScienceAlert'in aktardığına göre o tarihten bu yana dünya genelinde 120'den az gözlem kaydı var.
Nadirliği büyük ölçüde yaşadığı yerden kaynaklanıyor. Hayalet denizanası, güneş ışığının zayıfladığı ama tamamen bitmediği "alacakaranlık kuşağı" denen orta derinlik (mezopelajik) sularda dolaşıyor. Kaliforniya'daki Monterey Körfezi Akvaryumu Araştırma Enstitüsü (MBARI), 2021 yıllık raporunda kendi robot dalışlarında bu türü yalnızca dokuz kez gördüklerini yazmıştı. Denizanasının yakıcı dokunaçları da yok; avını o uzun, yassı kollarla yakalıyor.
Yolcular kim?
Denizanasının etrafındaki balıklar Centrolophus niger türünün yavruları. İngilizcede "rudderfish" ya da "black ruff" diye anılan bu balık, sistematikte "denizanası balıkları" diye bilinen Centrolophidae ailesinin üyesi; ailenin adı jelatinimsi canlılarla olan yakın ilişkisinden geliyor. Wikipedia'daki tür kaydına göre balık tropik kuşak dışında okyanusların büyük bölümünde, yüzeyden 1.000 metre derinliğe kadar yaşıyor, boyu genellikle 60 santimetreye ulaşıyor, yetişkinler daha derin sulara iniyor.
Bu tür bizim sularımıza da yabancı değil. Türk araştırmacılar C. niger'i İskenderun Körfezi'nden ve Kuzey Ege'deki Saroz Körfezi'nden kayda geçirmiş; Özgür Cengiz ve arkadaşlarının 2023'te yayımladığı çalışma ise 27 Ocak 2023'te Edremit Körfezi'nde Burhaniye açıklarında yakalanan bir örneği hem körfezdeki ilk kayıt hem de Türkiye denizleri için en büyük boy kaydı olarak bildirdi.

Gezici bir sığınak
Gözlem, Schmidt Okyanus Enstitüsü'nün Falkor (too) adlı araştırma gemisiyle Aralık 2025 ile Ocak 2026 arasında yapılan sefer sırasında, gemiden indirilen SuBastian adlı uzaktan kumandalı araçla yapıldı. Bravo'nun baş bilimci olduğu sefer Arjantin kıyısı boyunca, Buenos Aires açıklarından Ateş Toprakları'na kadar uzanan derin suları taradı; enstitünün açıklamasına göre bilime yeni olduğu düşünülen 28 tür de bu seferde kayda geçti.
Okyanusun açık su sütunu küçük bir balık için tehlikeli bir yer: Saklanacak kaya, mercan ya da yosun yok, avcı her yönden ve karanlığın içinden gelebilir. Araştırmacılar yavru balıkların denizanasını taşınabilir bir sığınak gibi kullandığını düşünüyor. Hayalet denizanası yakıcılığıyla tanınmasa da devasa gövdesi ve sarkan kolları, küçük balıkları gözüne kestiren bir avcı için aşılması zor bir engel oluşturabilir.
Yukarıdaki görüntü, Schmidt Okyanus Enstitüsü'nün kendi YouTube kanalında paylaştığı, Arjantin seferindeki hayalet denizanası karşılaşmasına ait kayıt.
Ev sahibi mi, kiler mi?
Kayıtta balıklardan birinin denizanasının ağız kollarından birinde bir şeyi didiklediği görülüyor. Ekip balığın tam olarak ne yediğini belirleyemedi. Üç olasılık var:
- Denizanasının yakaladığı avdan pay kapmak,
- Yüzeyindeki asalakları ya da küçük canlıları toplamak,
- Doğrudan denizanasının dokusundan ısırmak.
Hangisinin doğru olduğu, ilişkinin niteliğini de belirliyor. Bazı balıklar ev sahibi denizanasının asalaklarını temizleyip karşılığında yiyecek ve barınak buluyor; bu durumda iki taraf da kârlı çıkıyor. Ama Arjantin'deki karşılaşmada denizanasının bu birliktelikten bir şey edinip edinmediği anlaşılamadı. Balıklar dokuya dişini geçiriyorsa, ev sahibi aynı zamanda bir kiler işlevi görüyor olabilir.
1973'ten kalan bir şüphe
Hayalet denizanasının yanında balık görülmesi aslında ilk değil. Kuzey Yarımküre'deki önceki gözlemlerde başka bir tür, Thalassobathia pelagica, tek tek yetişkin bireyler hâlinde denizanasının yanında barınırken ve asalaklarıyla beslenirken görülmüştü. MBARI de 2021 raporunda bu balıkla denizanası arasındaki ortak yaşamdan söz ediyordu.
Centrolophus niger ile hayalet denizanası arasındaki bağın izi ise daha eskiye gidiyor. ScienceAlert'in aktardığına göre 1973'te araştırmacılar, Kuzey Atlantik'te trol ağlarından iki türün birlikte çıkmasından yola çıkarak aralarında bir ilişki olabileceğini öne sürmüştü. Ağ içinde yan yana bulunmak ise canlıların denizde gerçekten birlikte dolaştığını kanıtlamıyordu. Patagonya açıklarındaki kayıt, eksik olan görsel kanıtı sağlamakla kalmadı, tek bir denizanasına bütün bir yavru sürüsünün eşlik edebildiğini de gösterdi.
Benzer bir tablo sığ sulardan da biliniyor: Aynı balığın yavruları Adriyatik Denizi'nde fıçı denizanası (Rhizostoma pulmo) çevresinde gözlenmişti. Bu, balığın belirli bir denizanasına bağlı olmadığını, bulunduğu yerde hangi büyük jelatinimsi canlı varsa ona sığındığını düşündürüyor: Adriyatik'te fıçı denizanası, Güney Atlantik'te dev hayalet.
Sınırlar ve açık sorular
Bulgunun dayanağı tek bir karşılaşma ve bir video kaydı. Balıkların denizanasıyla ne kadar süre kaldığı, ilişkinin yavruluk döneminin hangi evresinde başlayıp bittiği ya da bunun ne kadar yaygın olduğu bu gözlemden çıkarılamıyor. Ekip de bunu açıkça yazıyor: "Bu birlikteliğin balığa yalnızca sığınak mı sağladığı, yoksa beslenmeye dayalı ya da karşılıklı yarar içeren unsurlar da taşıyıp taşımadığı çözülmüş değil." Ancak araştırmacılara göre bu tür gözlemler, derin deniz türlerinin gizli doğa tarihine dair yeni hipotezler üretmeye yardım ediyor.
Sıradaki adım, daha fazla karşılaşmayı kayda geçirmek. Robot dalışları çoğaldıkça, yüz yılı aşkın sürede ancak yüz küsur kez görülebilen bir canlının çevresinde kimlerin yaşadığı sorusu da cevap bulabilir. Belki Ege'de ağlara takılan aynı türün yavruları da orada, karanlıkta, bir denizanasının altında büyüyordur; bunu henüz kimse görmedi.
Fotoğraf: pbsouthwood, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons