Teknoloji

Kemik ile tendon arasındaki geçişi taklit eden metamalzeme geliştirildi

Delft Teknoloji Üniversitesi araştırmacıları, sert kemik ile esnek tendon arasındaki doğal geçişi taklit eden bir metamalzeme tasarladı.

6 Kasım 20263 dk okuma1 okunma
Kemik ile tendon arasındaki geçişi taklit eden metamalzeme geliştirildi

Hollanda'daki Delft Teknoloji Üniversitesi'nden bilim insanları, sert ve gözenekli kemik ile esnek ve lifli tendon arasındaki bağlantıyı örnek alan yeni bir metamalzeme geliştirdi. Biyomedikal mühendisliğinin uzun süredir çözemediği bir sorunu hedefleyen yöntem, iki farklı mimari yapıyı kademeli bir geçiş bölgesiyle birleştiriyor. Araştırmacılara göre bu yaklaşım, gelecekte daha dayanıklı implantların ve zıt özellikli malzemelerin bir araya geldiği başka cihazların yolunu açabilir.

Kemik ile tendon arasındaki zor denge

Kemik ile tendonun birleştiği bölgeler yaşla birlikte zayıflayabiliyor. Bu zayıflama kas ve iskelet sisteminde ağrıya, ağır vakalarda ise işlev kaybına yol açabiliyor. Hasarı onarmak için biyomedikal iskeletler üzerinde çalışılıyor, ancak iş göründüğü kadar basit değil. Kemik görece sert ve her yönde benzer davranan (izotropik) bir doku. Tendon ise çok daha yumuşak ve yöne göre belirgin biçimde farklı davranan (anizotropik) bir yapıya sahip.

Reklam

Çalışmayı yöneten Mohammad J. Mirzaali'ye göre iki dokunun özelliklerini tek bir mimaride toplamak çoğunlukla taviz gerektiriyor ve bu tavizler birinin performansını sınırlıyor. Mirzaali asıl zorluğun yalnızca iki ayrı kafes tasarlamak olmadığını, bunları güvenilir biçimde birbirine bağlamanın yolunu bulmak olduğunu söylüyor.

Geçiş bölgesi nasıl kuruldu?

Ekip, mimarili malzemelerin iki sınıfından yola çıktı. Biri çubuk (payanda) tabanlı kafesler, diğeri “üçlü periyodik minimal yüzey” adı verilen yapılardan türetilmiş levha tabanlı kafesler. Mirzaali'nin anlatımına göre levha tabanlı olanlar görece yüksek rijitlik ve yük taşıma kapasitesi sunuyor. Çubuk tabanlı olanlar ise geometri bakımından daha fazla esneklik sağlıyor ve daha yumuşak, yöne bağlı mekanik tepkiler verecek biçimde tasarlanabiliyor.

Bu iki sınıfı doğrudan birleştirmek ise çoğu zaman bileşik malzemede zayıf arayüz bölgeleri doğuruyor. Mekanik gerilim bu noktalarda yoğunlaştığı için kırılma ihtimali artıyor. Bu yüzden yaklaşım şimdiye kadar pek ilgi görmemişti.

Delft ekibi bunu aşmak için hesaplamalı bir strateji geliştirdi. Yöntem, iki yapı arasında uyumlu geometrileri belirliyor ve mimarileri nispeten kısa bir mesafede köprüleyen bir geçiş bölgesi ekliyor. Köprüyü, her iki yapıdan da bazı özellikler taşıyan “ikiz birim hücreler” kuruyor. Böylece bir yapıdan diğerine ani bir sınırla değil, kademeli bir değişimle geçiliyor. Ortaya çıkan düzen, doğal kemik-tendon arayüzüne daha çok benziyor.

Üç boyutlu baskı ve testler

Araştırmacılar bilgisayarda üretilen tasarımların birkaçını üç boyutlu yazıcıyla gerçek nesnelere dönüştürdü. Ardından kırılma mekanizmalarını, hibrit kafeslerin yorulma davranışını ve farklı bağlantı stratejilerinin rijitlik üzerindeki etkisini mekanik testlerle inceledi. Sonuçta geçiş arayüzlerinin farklı yükler altında sağlam kaldığını doğruladılar.

Mikro bilgisayarlı tomografi (µCT) görüntüleri de basılan yapıların hesaplamalı modellere yakından benzediğini gösterdi. İncelenen bölgelerde istenmeyen bir boşluk görülmedi.

Arka plan

Metamalzemeler, davranışlarını kimyasal bileşimden çok iç geometrilerinden alan yapay malzemelerdir. Birim hücrelerin biçimi ve dizilişi değiştirilerek rijitlik, esneklik ya da yöne bağlı davranış hedeflenen amaca göre ayarlanabilir. Üç boyutlu baskı teknolojileri karmaşık iç geometrilerin üretimini kolaylaştırdığı için bu alan son yıllarda biyomedikal uygulamalarda da dikkat çekiyor.

Doğada sert ve yumuşak dokuların buluştuğu yerler tek bir ani sınırdan oluşmaz. Özellikler bir bölgeden ötekine yavaş yavaş değişir ve bu sayede yük daha düzgün aktarılır. Mühendislikte de benzer bir ilke, birbirinden çok farklı malzemelerin birleştiği noktalarda gerilimin birikmesini azaltmak için kullanılır. Delft ekibinin çalışması bu fikri mimarili kafes yapılara taşıyor.

Neden önemli?

Sert ile yumuşak arasındaki bağlantı, yapay implantlarda en çok zorlanılan noktalardan biri. Zayıf bir arayüz tüm yapının ömrünü belirleyebiliyor. Geçişi tasarım aşamasında kontrol edebilmek, hem kemik-tendon onarımına yönelik iskeletler hem de zıt özellikli malzemelerin buluştuğu diğer cihazlar için daha güvenilir çözümlerin önünü açabilir.

Yine de bunlar laboratuvar ölçeğindeki bulgular. Haberde, yöntemin klinik kullanıma ya da hastalar üzerinde denenmesine dair bir bilgi yer almıyor. Yaklaşımın gerçek implantlara dönüşüp dönüşmeyeceği, sonraki çalışmalarda ortaya çıkacak.

Haberi beğendin mi?
PaylaşWhatsAppXFacebook
Teknoloji Masası

Bu içerik, Yudum Teknoloji Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

Reklam
50,0755,9667,20İstanbul9°

Yudum Dünyası

Kaf Dağı'nın eteğinde bir köy var.

Karakterini yarat, meydanda dolaş, buradakilerle yüz yüze tanış. Tarayıcında, ücretsiz.

  • 🧑 Karakterini yarat
  • 🎲 Kahvede bir el at
  • 🏠 Grubunla ev kur
Günün testiTürk mutfağı testi: kaç yemeği tanıyorsun?Hünkâr beğendiden şırdana... Sofra bilgin ne kadar derin? 10 soruda mutfak kültürünü ölçüyoruz.
Günün burcuAkrepBugün Akrep burcu için içsel gücünüzün ve sezgilerinizin ön plana çıktığı, enerjisi yüksek bir gün sizi…

Günün sorusu

Periyodik tablodaki 1 numaralı element hangisidir?

Haftanın düellosu
Yudum DünyasıKaf Dağı'nın eteğinde bir köy seni bekliyor.Ücretsiz katıl →