Kıyamet Günü Buzulu'nda Tehlike Büyüyor: Deniz Seviyesi Yükselişi Tahminleri İkiye Katlandı
Antarktika'daki 'Kıyamet Günü Buzulu' olarak bilinen Thwaites Buzulu'nun erime hızı endişe verici boyutlara ulaştı. Yeni araştırmalar, sıcak okyanus sularının buzun derinliklerine sızarak 2100 yılına kadar deniz seviyesine yapacağı katkının önceki hesaplamaların iki katına çıkabileceğini ortaya koyu
2026 yılının son çeyreğine girerken, bilim dünyası Antarktika'daki devasa Thwaites Buzulu'ndan gelen ürkütücü haberlerle sarsılıyor. 'Kıyamet Günü Buzulu' lakabıyla da anılan ve Birleşik Krallık'tan daha geniş bir alanı kaplayan bu dev buz kütlesinin, tahmin edilenden çok daha hızlı bir şekilde eridiği yeni araştırmalarla kesinleşti. Bu durum, küresel deniz seviyelerindeki yükseliş öngörülerini ciddi şekilde değiştirirken, kıyı şeritlerinde yaşayan milyonlarca insan için potansiyel bir tehdit oluşturuyor.
Nature Communications dergisinde yayımlanan ve Dr. Mattia Poinelli liderliğindeki bir ekip tarafından yürütülen çalışma, buzulların erimesine neden olan temel mekanizmalara dair önemli bulgular ortaya koydu. Finlandiyalı ICEYE şirketinin sağladığı uydu verileri kullanılarak yapılan incelemeler, ısınan okyanus sularının, buzun karaya oturduğu noktanın kilometrelerce altına kadar sızabildiğini gösterdi. Geleneksel modellerde, buzun karadan ayrıldığı sınır dar bir çizgi olarak kabul edilirken, yeni uydu gözlemleri bu sınırın beklenenden çok daha geniş bir alana yayıldığını ortaya koydu. Bu geniş temas alanı, ılık deniz suyunun buzun alt katmanlarına ulaşarak erimeyi hızlandırmasına olanak tanıyor. Araştırmacılar, bu yeni modelin, 1990'lardan bu yana gözlemlenen değişimleri geleneksel modellere kıyasla dört kat daha belirgin bir şekilde hesapladığını belirtiyor.
Thwaites Buzulu'nun okyanusa doğru ilerlemesini yavaşlatan en kritik faktörlerden biri, deniz tabanındaki yükseltilerle kurduğu bağlantılardı. Bu doğal engeller, buzun daha hızlı akmasını engelleyerek bir tür denge sağlıyordu. Ancak, buzun altından sızan ılık sular, bu bağlantı noktalarındaki buzu aşındırarak bu doğal bariyerleri zayıflatıyor. Yapılan hesaplamalar, Thwaites Buzulu'nun 2100 yılına kadar Mouginot Sırtı ile olan bağlantısını kaybetme olasılığının yüzde 60 olduğunu gösteriyor. Böyle bir kopuşun gerçekleşmesi halinde, buzun geri çekilmesi deniz tabanındaki bir sonraki doğal engel olan Güney Sırtı'na doğru devam edebilir. Bu senaryo, buzun daha hızlı bir şekilde okyanusa akmasına ve deniz seviyesinin daha da yükselmesine yol açabilir. Kaliforniya Üniversitesi'nden Profesör Eric Rignot, eski modellerin buz kaybını belirleyen bazı fiziksel süreçleri yeterince hesaba katmadığını ve yeni modelin gözlemlenen erime hızını daha doğru açıkladığını vurguluyor.
Yeni güncellenen modellemeye göre, Thwaites Buzulu'nun 2100 yılına kadar deniz seviyesinin yükselmesine yaklaşık 30 milimetre katkıda bulunabileceği öngörülüyor. Bu rakam, daha önceki tahminlerin iki katına denk geliyor. Tamamen çökmesi durumunda küresel deniz seviyesini yaklaşık 65 santimetre yükseltebilecek olan bu dev buz kütlesinin geleceğine dair tahminlerin daha iyimser kalmış olabileceği endişesi hakim. Tehlike sadece buzun tabanıyla da sınırlı değil. Yaklaşık 350 metre kalınlığında ve 1.500 kilometrekare büyüklüğündeki Thwaites Doğu Buz Sahalığı'nın da erimeye başladığına dair işaretler bulunuyor. Bu durum, buz kütlesinin genel istikrarını daha da tehdit ediyor.
Thwaites Buzulu'nun erimesi, sadece Antarktika'nın değil, tüm dünyanın geleceği için kritik bir öneme sahip. Bilim insanları, bu yeni bulguların, iklim değişikliğiyle mücadele politikalarının gözden geçirilmesi ve acil önlemler alınması gerektiği yönündeki çağrıları daha da güçlendirdiğini belirtiyor. Küresel sıcaklık artışının kontrol altına alınamaması durumunda, 'Kıyamet Günü Buzulu'nun erimesiyle yaşanacak deniz seviyesi yükselişi, kıyı şehirlerini, ekosistemleri ve küresel ekonomiyi derinden etkileyebilecek bir felaketin habercisi olabilir. 2026'da elde edilen bu veriler, insanlığın karşı karşıya olduğu en büyük çevresel tehditlerden biriyle yüzleşme gerekliliğini bir kez daha gözler önüne seriyor.