312 milyon Monopoly oyunu simüle edildi: En iyi strateji her şeyi alıp nakit tutmamak
Perfect Play kanalı sekiz klasik Monopoly stratejisini 312 milyon oyunda yarıştırdı. En iyisi oyunların yüzde 43'ünü aldı; fark tek bir hileden değil, dört yaygın alışkanlıktan doğuyor.
Monopoly masalarında tanıdık bir tereddüt vardır: "Bu arsayı almayayım, kira öderken para lazım olur." Perfect Play adlı YouTube kanalının kurduğu dev bilgisayar turnuvası, bu temkinli cümlenin oyuncuyu en çok geriye çeken alışkanlıklardan biri olduğunu söylüyor.
Kanal, oyuncuların gerçekten kullandığı sekiz klasik stratejiyi bilgisayar oyuncusuna dönüştürdü ve bunları birbirine karşı tam 312.898.560 oyun oynattı. Dört kişilik masada en iyi strateji oyunların yüzde 43'ünü aldı, en kötüsü yalnız yüzde 3'ünü. Talihin herkese eşit dağıldığı dört kişilik bir masada her oyuncunun payı yüzde 25 olurdu; en iyi strateji bu payın 1,7 katına çıkarken en kötüsü sekizde birine iniyor.
Bu neden ilginç? Monopoly çoğu zaman "zar kime gülerse" oyunu sayılır. Oysa yüz milyonlarca oyunun ortalamasında zarın keyfi silinir, geriye kararların payı kalır. Perfect Play'in vardığı sonuç da bu yönde: aradaki uçurum tek bir zekice hileden değil, dört yaygın hatadan doğuyor. Kanalın 13 Ekim 2026'da yayımladığı video, bir haftada bir milyonu aşkın izlendi.
Dört alışkanlık, büyük fark
Perfect Play'e göre masadaki oyuncuları geride bırakan dört alışkanlık şunlar:
- Alımda seçici davranmak: üstüne düşülen arsayı "değmez" diyerek bırakmak.
- Nakit biriktirmek: parayı kasada tutup mülke ve binaya dönüştürmemek.
- Üç evde durmak: inşaatı üçüncü evde kesmek.
- Takastan kaçınmak: rakiple yapılabilecek değiş tokuşu reddetmek.
Videoyu Neatorama'da özetleyen John Farrier'e göre sıralamanın en altındaki strateji, yalnız demiryollarını ve kamu hizmeti karelerini (elektrik ve su şirketleri) alıp hiç takas yapmayan oyuncu. En üstteki ise Perfect Play'in "All In" adını verdiği, yani her şeyini ortaya koyan oyuncu.
Her şeyini ortaya koyan oyuncu
Farrier'in aktardığına göre All In oyuncusu üstüne düştüğü her mülkü satın alıyor, ev ve oteli olabilecek en erken anda dikiyor. Elinde nakit tutmuyor; inşaat yapmak ve açık artırmaları almak için gerektiğinde mülklerini ipotek ediyor. Bir renk grubunu tamamlayacak arsa açık artırmaya düşerse liste fiyatının üç katına kadar ödemeye razı. Oyunun sonlarına doğru ise fırsat buldukça hapishanede kalmayı tercih ediyor.
Son madde ilk bakışta tuhaf görünse de eski bir Monopoly bilgisi. Tahta evlerle ve otellerle dolduğunda her tur, ağır bir kira ödeme ihtimali demektir; hapishanede oturan oyuncu ise kendi mülklerinden kira toplamayı sürdürür. Matematikçi Ian Stewart da 1996'da Scientific American'daki köşesinde, oyunun ilerleyen evrelerinde hapishanenin yüksek kiralardan kaçılan bir sığınağa dönüştüğünü yazmıştı.
Video bununla da yetinmiyor: son bölümlerde bilgisayar bütün alışkanlıkların ayarını aynı anda yapıyor, böylece dikkatle ayarlanmış bir oyuncunun nereye kadar gidebildiği ve hangi renk grubunun gerçekten uğruna mücadele etmeye değdiği sınanıyor.
Simülasyonun kuralları ve sınırları
Perfect Play video açıklamasında testi nasıl kurduğunu da anlatıyor. Bilgisayar oyuncuları standart tahtada resmî kurallarla oynuyor: açık artırma, evleri bir grubun arsalarına eşit dağıtma zorunluluğu, kutudaki 32 evlik sınır, ipotek, hapishane ve iki kart destesinin tamamı devrede. Piyonların hangi karelere ne sıklıkla düştüğü, Scientific American'ın 1996'da yayımladığı olasılık tablosuyla karşılaştırılmış: tabloda Illinois Avenue için yüzde 3,18 verilmiş, simülasyonda yüzde 3,19 çıkmış.
Asıl sınır pazarlıkta. Kanalın kendi ifadesiyle bilgisayar oyuncuları insanlar gibi pazarlık edemiyor; bildikleri tek anlaşma, iki tarafın da birer renk grubunu tamamladığı karşılıklı takas. Gerçek masalarda ise üstüne para eklenen ya da blöfle yürüyen anlaşmalar oyunun seyrini değiştirebilir. "Takastan kaçınmak hatadır" bulgusu bu yüzden en dar takas biçimi için ölçülmüş bir sonuç. Ayrıca sıralama, sekiz stratejinin birbiriyle yarıştığı bu havuz için geçerli; masadakiler başka türlü oynarsa tablo da değişebilir.
Videoyu paylaşan kottke.org'un aktardığına göre videonun üçüncü dakikası civarında dikkat çekici bir not da var: oyunların kabaca altıda biri hiç bitmiyor. Blog bu cümleyi Monopoly'yi artık oynamamasının gerekçesi olarak gösteriyor ve oyunu şakayla "Monotony", yani "Tekdüzelik" diye anıyor.
1996'nın olasılık tablosu ne diyordu?
Simülasyonun kendini sınadığı tablo, Monopoly matematiğinin klasik metinlerinden. Ian Stewart, Scientific American'ın "Mathematical Recreations" köşesinde Ekim 1996'da okurlarının gönderdiği hesapları derledi. Kullanılan yöntem Markov zinciri: tahtadaki her kare bir "durum", zar atışları ve kartlar da bir kareden ötekine geçme olasılıkları. Yeterince uzun bir oyunda her karede bulunma oranı sabit bir değere oturuyor. Stewart'ın yazısındaki bazı değerler:
| Kare | Uzun vadede piyonun orada bulunma olasılığı |
|---|---|
| Hapishane | %5,89 |
| Illinois Avenue | %3,18 |
| Başlangıç (GO) | %3,11 |
| B&O Railroad | %3,06 |
| Short Line | %2,44 |
| Üçüncü Şans karesi | %0,87 |
| Hapse Gir | %0 (piyon orada kalmaz) |
Hapishanenin başı çekmesi şaşırtıcı değil: "Hapse Gir" karesi, bazı kartlar ve üst üste üç çift zar, piyonu oraya taşıyan pek çok yol açıyor. Stewart'a göre Short Line'ın öteki demiryollarından geride kalmasının nedeni, oraya yönlendiren bir Şans kartının olmaması. Aynı yazıda bir okur, hapishaneden çıkan oyuncunun sık düştüğü St. James Place, Tennessee Avenue ve New York Avenue'nun, yani Amerikan tahtasının turuncu grubunun değerli sayıldığını hatırlatıyor; hesaplar da bu üç arsanın en sık ziyaret edilen ilk 12 kare arasında olduğunu doğruluyor.
Olasılık tablosu yalnız piyonun nereye düştüğünü söyler. Perfect Play'in simülasyonu ise bir adım öteye geçip o düşüşlerin, hangi oyun tarzıyla birleşince masayı kime aldırdığını ölçüyor.
Kökeni bir iktisat dersi
"Her şeyi al, rakibi iflasa sürükle" hesabının ironik bir arka planı var. Monopoly'nin esin kaynağı, Elizabeth (Lizzie) Magie'nin 1904'te ABD'de 748.626 numarayla patentini aldığı The Landlord's Game. Magie oyunu, iktisatçı Henry George'un toprak rantının topluma ait olması gerektiğini savunan görüşlerini, yani Georgizmi öğretmek için tasarlamıştı. Kapaktaki fotoğraf, oyunun 1906'da New York'taki Economic Game Company tarafından basılan tahtası. Köşelerde hapishane ve "Go to Jail" karesinin ataları şimdiden yerinde; başlangıç karesinde ise "Toprak Ana üzerindeki emek ücret üretir" yazıyor.
Sırada ne var?
Simülasyonun ana mesajı kabaca şu: Monopoly'de temkin erdem sayılmıyor. Yine de bu ders, insanlar gibi pazarlık edemeyen ve belirli kuralları izleyen botlardan geliyor. Perfect Play açıklamasında izleyicilere sıradaki oyunu soruyor. Monopoly'nin pazarlık yanını taklit edebilen bir bilgisayar oyuncusu kurulduğunda sıralamanın ne kadar değişeceği ise henüz cevapsız.
Fotoğraf: Thomas Forsyth: "Yes, you have permission to use the image. If allowed please put a credit / link to my website: LandlordsGame.Info", Public domain, Wikimedia Commons