Grönland buzunun altından çıkıp unutulan çamur, 416 bin yıl önceki yazları anlattı
1966'da Camp Century'de buzun dibinden çıkarılıp yıllarca dondurucuda unutulan tortu, bakteri yağları sayesinde Grönland'ın buzsuz kaldığı dönemin yazlarını ölçtürdü.
1966'da kuzeybatı Grönland'da, buz tabakasının içine açılmış tünellerden oluşan Camp Century üssünde bir sondaj ekibi işini bitirdi. Matkap bir buçuk kilometreye yakın buzu delip kayaya dayandığında, en dipten 3,44 metrelik çamur ve çakıl çıktı. Kimse bu çamurun ne anlattığını o gün soramadı; örnekler yarım asırdan fazla bir süre dondurucudan dondurucuya taşındı ve bir ara tamamen unutuldu.
Şimdi o çamurun içindeki mikroskobik yağ molekülleri, yaklaşık 416 bin yıl önce bu noktada yazların bugünkünden ortalama 4,7 derece daha sıcak geçtiğini gösteriyor. Buffalo Üniversitesi'nden John Michael N. Aguilar ve Elizabeth K. Thomas'ın öncülük ettiği çalışma 28 Eylül 2026'da Climate of the Past dergisinde yayımlandı.
Sonucun önemi rakamın kendisinden çok, verdiği dersten geliyor: Grönland buzunun bu kadar geri çekilmesi için olağanüstü bir sıcaklık gerekmemiş. Ilımlı ama uzun süren bir sıcaklık yetmiş görünüyor.
Dondurucularda geçen yarım asır
Camp Century, 1960'ların başında ABD Ordusu'nun buzun içine kazdığı, hem mühendislik denemelerine hem de bilim araştırmalarına ev sahipliği yapan bir üs. Üssün ardında Iceworm Projesi adlı gizli bir askerî plan da vardı; ama bugün o dönemden geriye kalan belki de en değerli şey, Chester Langway'in yönettiği sondajla çıkarılan buz karotu ve dibindeki tortu.
Phys.org'a yansıyan açıklamaya göre örnekler 1975'te Buffalo Üniversitesi'ne getirildi, 1990'ların ortasına kadar ABD'nin merkezî buz karotu deposunda kaldı, ardından Danimarka'daki Kopenhag Üniversitesi'ne gönderildi. Orada yirmi yılı aşkın süre neredeyse hiç el sürülmeden bekledi; 2018'de bir dondurucu temizliği sırasında tesadüfen yeniden fark edildi.

Yeniden bulunan tortu üzerinde yapılan önceki çalışmalar ilk sürprizi vermişti. Çamurun üst katmanlarında bol miktarda bitki kalıntısı vardı; yani buzun bugün bir buçuk kilometre kalınlığa ulaştığı bu noktada bir zamanlar bitkilerin yetiştiği açık bir arazi uzanıyordu. Kum tanelerinin güneş ışığını en son ne zaman gördüğünü ölçen ışıklılık (lüminesans) tarihlemesi, bu katmanların yaklaşık 416 bin yıl önce, artı eksi 38 bin yıllık bir belirsizlikle, gün yüzünde olduğunu gösterdi. Bu, jeologların Deniz İzotop Evresi 11 (MIS 11) dediği buzul arası döneme denk geliyor.
Ancak bitki kalıntısı yalnızca "burası buzsuzdu" diyebiliyordu. Ne kadar sıcaktı sorusu açıkta kalmıştı.
Bakterilerin zarından okunan termometre
Yeni çalışma bu soruya, toprak ve göl çamurunda yaşayan bakterilerin hücre zarlarında ürettiği özel yağ molekülleriyle yanıt veriyor. Bilim dilinde dallı GDGT (brGDGT) diye anılan bu moleküller, bakterinin yaşadığı ortamın sıcaklığına göre biçim değiştiriyor: Araştırmacıların anlatımıyla, moleküllerin türleri ve birbirine oranları sıcaklığa bağlı olarak farklılaşıyor. Bakteri öldükten sonra bu yağlar tortuda yüz binlerce yıl dayanabiliyor; böylece çamur, kendi döneminin sıcaklığını kaydeden bir tür kimyasal termometreye dönüşüyor.
Ekip, Camp Century çamurundaki molekül karışımını bugünkü Arktik göllerinden elde edilen benzer ölçümlerle karşılaştırdı. Bu yöntem yılın tamamını değil, havanın donma noktasının üstünde kaldığı ayların ortalama sıcaklığını veriyor; yani pratikte kısa kutup yazının ne kadar ılık geçtiğini.
İkinci ipucu bitkilerin yapraklarını kaplayan mumsu tabakadan geldi. Bu bitki mumlarındaki hidrojenin ağır biçimi döteryumun oranı, bitkinin kullandığı suyun ve o suyu getiren yağışın izini taşıyor. Camp Century örneklerinde döteryum oranı bugüne göre belirgin biçimde yüksek çıktı. Makaleye göre bu, havadaki nemin önemli bir kısmının uzak okyanuslardan değil, yakındaki topraktan ve bitkilerden buharlaşan sudan geldiğine işaret ediyor. Kısacası buz çekildikten sonra açılan geniş kara, kendi yağmurunu da kısmen kendisi üretiyordu.
Ölçülen değerler
Aşağıdaki tablo makalede verilen sıcaklık farklarını derliyor. Değerler, ilgili dönemin yaz sıcaklığının bugünkünden ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor.
| Katman / dönem | Yaş | Yaz sıcaklığı farkı |
|---|---|---|
| Üst katmanlar (MIS 11) | 416 bin ± 38 bin yıl | +4,7 ± 3,2 °C |
| En alt katman | 1,4 milyon ile 3,2 milyon yıl arası | +4,1 ± 3,4 °C |
| Son buzul arası dönemin zirvesi (başka çalışmalardan) | — | +8 ± 4 °C |
En alt katman ayrı bir hikâye anlatıyor. Bu çamur, MIS 11'den çok daha önce, Pliyosen ya da erken Pleistosen'e uzanan başka bir buzsuz döneme ait olabilir. Onun verdiği sıcaklık da MIS 11'e yakın çıktı. Yazarlar bunu, buzul aralarının Pleistosen boyunca benzer sıcaklıklarda seyretmiş olabileceğinin işareti olarak yorumluyor.
Asıl şaşırtıcı olan: sıcaklık değil süre
Çalışmanın en dikkat çekici yanı bir karşılaştırma. Son buzul çağının ardından, yaklaşık 5 bin ile 10 bin yıl önce Grönland'da da sıcak bir dönem yaşandı. Makaleye göre MIS 11 yazları bu dönemin en sıcak evresine benzer ya da ondan ancak biraz daha sıcaktı. Ama o yakın dönemde Camp Century'nin bulunduğu nokta buzun altında kalmaya devam etti. MIS 11'de ise buz kenarı bugünkü konumunun en az 100 kilometre gerisine çekilmiş, açılan araziyi bitkiler kaplamıştı.
Benzer sıcaklıklar, çok farklı sonuçlar. Yazarların açıklaması şu: MIS 11'deki sıcaklık aşırı değildi ama uzun sürdü ve buz tabakası bu uzun süreye tepki verdi. Aguilar, Phys.org'a yansıyan açıklamada ılımlı ölçüde daha sıcak bir dönemin buz tabakasının bu denli büyük bir geri çekilişiyle örtüşmesini çarpıcı bulduğunu söyledi.
Thomas ise aynı açıklamada bugünle bağ kurdu: İnsan kaynaklı bugünkü ısınmanın 400 bin yıl önceki sıcak dönemden daha şiddetli olduğunu, iklim projeksiyonlarının da bu sıcaklığın yüzlerce ya da binlerce yıl sürebileceğini gösterdiğini belirtti. Ona göre buzun nasıl tepki vereceğini anlamak için ısınmanın hem büyüklüğü hem de süresi önemli. Makalenin son cümlesi de aynı yere varıyor: Önümüzdeki yüzyıllarda yaz sıcaklığının hem şiddetini hem de süresini sınırlamak, buz kaybını frenlemede belirleyici olacak.
Bulgunun sınırları
- Belirsizlik payı geniş. 4,7 derecelik ortalamanın artı eksi 3,2 derecelik bir aralığı var; gerçek değer bir buçuk dereceye kadar inebilir ya da sekiz dereceye yaklaşabilir.
- Tortu eksik olabilir. Yazarlar, buz altı çamurunun dönemin tamamını korumamış olabileceğini, bu yüzden ölçümün o sıcak aranın en sıcak anını yakalamamış olabileceğini açıkça belirtiyor.
- Zaman çözünürlüğü belirsiz. Moleküllerin kaç yıllık ya da kaç bin yıllık bir dönemi temsil ettiği kesin olarak bilinmiyor.
- Tek nokta. Veri yalnızca kuzeybatı Grönland'daki tek bir sondajdan geliyor; erime süresine dair çıkarım güney Grönland'daki başka çalışmalarla birlikte okunuyor.
- Kalibrasyon sorunu. Döteryum ölçümünde göl suyunun buharlaşması ek bir belirsizlik kaynağı olarak gösteriliyor.
Sırada ne var
Grönland'ın erken ve orta Pleistosen'e ait iklim verisi hâlâ çok az. Camp Century çamuru bu boşluğa küçük ama değerli bir parça ekledi; üstelik bunu, yarım asır önce başka amaçlarla açılmış bir sondajın unutulmuş artığıyla yaptı. Cevap bekleyen asıl soru ise bu çalışmanın açtığı soru: Buzun bu ölçüde geri çekilmesi için ılımlı bir sıcaklığın tam olarak ne kadar sürmesi gerekiyor? Bunu yanıtlamak, buzun altından çıkacak yeni örneklere ve belki de başka dondurucularda bekleyen eski örneklere bağlı.
Fotoğraf: Cold Regions Research and Engineering Laboratory (U.S.), Public domain, Wikimedia Commons