Westminster Abbey'deki Roma lahdinden çıkan iskelet bir Sakson başrahibi olabilir

Valerius Amandinus adına yapılmış Roma lahdinden çıkan iskelet, radyokarbon tarihine göre 11. yüzyıldan. Arkeolog Warwick Rodwell'e göre en güçlü aday başrahip Aelfwig.

Westminster Abbey'deki Roma lahdinden çıkan iskelet bir Sakson başrahibi olabilir
Kültür 21 Ekim 2026 6 dk okuma 4 okunma

Londra'daki Westminster Abbey'nin üst katındaki galerilerde, yan yüzünde Latince bir ithaf taşıyan iki metrelik bir taş tabut duruyor. Yazıya bakılırsa tabutun sahibi Valerius Amandinus adında bir Romalı; lahdi ona iki oğlu yaptırmış. Kapağa bakılırsa hikâye başka: üstünde Roma döneminden yüzyıllar sonra oyulmuş iri bir Latin haçı var. İçinden çıkan kemikler, bu iki ipucunun neden birbirini tutmadığını açıklıyor olabilir.

Westminster Abbey'nin danışman arkeoloğu Warwick Rodwell, Journal of the British Archaeological Association dergisinde yayımlanan yeni çalışmasında iskeletin Romalı ithaf sahibine değil, ondan altı-yedi yüzyıl sonra yaşamış üst rütbeli bir Benedikten keşişine ait olduğu sonucuna varıyor. Rodwell'e göre en güçlü aday, 1020 dolaylarında ölen başrahip Aelfwig.

Bulgunun önemi tek bir ismin ötesinde: Westminster'ın Normanlardan önceki başrahipleri hakkında elimizde çok az bilgi var. Bu iskelet, bugünkü Gotik kilisenin henüz yerinde olmadığı, Thames kıyısındaki küçük bir manastırın yaşadığı döneme doğrudan açılan nadir bir pencere.

Roma'dan kalma bir tabut, Sakson döneminden bir kapak

Lahdin üzerindeki yazı, Britanya'daki Roma yazıtlarını derleyen Roman Inscriptions of Britain kataloğunda 16 numarayla kayıtlı. Metin kısaca şöyle: "Valerius Amandinus'un anısına; Valerius Superventor ve Valerius Marcellus babaları için yaptırdı." Katalog, oolitik kireçtaşından oyulmuş ve yaklaşık 2,08 metre uzunluğundaki tabutu MS 3. ya da 4. yüzyıla tarihliyor. Taylor & Francis'in duyurusu ise Amandinus'u MS 300-400 arasında şehirde yaşamış varlıklı bir Britanyalı olarak tanımlıyor.

Lahdin bugüne ulaşma öyküsü de düz değil. Yayıncının aktardığına göre işçiler 1820'de tabuta farkında olmadan rastlamış ve kapağı altı parçaya bölmüş. Lahit resmî olarak 1869'da, kilisenin kuzey tarafındaki çimenlik alanın seviyesi düşürülürken "keşfedildi"; kırık kapak da o sırada onarıldı. Kapağı süsleyen haç ise Roma işi değil: araştırmacılar onu yaklaşık 10. ya da 11. yüzyıla tarihliyor. Bu da lahdin Orta Çağ'da yeniden kullanıldığının ilk işaretiydi.

Kayıp sanılan iskelet ve izi kalan ahşap tabut

İskeletin akıbeti uzun süre belirsiz kaldı. AOL'de yayımlanan habere göre kayıtlar kemiklerin kaybolduğunu düşündürüyordu. Taylor & Francis'in duyurusuna göre ise lahit 2016'da bir konservasyon atölyesine gönderildiğinde araştırmacılar içinde neredeyse tam bir iskelet bulunca şaşırdı.

Aynı incelemede ikinci bir ayrıntı göze çarptı: lahdin tabanında, beyaz bir kalıntıyla çizilmiş dikdörtgen bir iz. Bu beyaz kalıntıyı geride bırakan madde, gömülerde öteden beri kullanılan kireçti. Rodwell bu izi şöyle yorumluyor: "O yapıdan elle tutulur bir kalıntı kalmamış olsa da bu ancak bir ahşap tabut olabilir; lahit, sakristinin avlusunda gömülü kaldığı yedi yüzyıl boyunca tamamen çürümüş." Yani Sakson keşişi önce ahşap bir tabuta konmuş, o tabut da Roma'dan kalma taş lahdin içine yerleştirilmiş. Duyuru bunu "erken bir geri dönüşüm örneği" diye niteliyor.

Kemikler ne söylüyor?

İskeleti Pre-Construct Archaeology şirketinden James Young Langthorne inceledi. Çalışmada öne çıkan bulgular şunlar:

CinsiyetErkek
Ölüm yaşı35-49 arası
BoyYaklaşık 1,75 metre
Radyokarbon tarihiMS 987-1052
KaburgalarSol 10. ve 11. kaburgada iyi kaynamış kırıklar
BacakSol kaval ve baldır kemiğinde belirli bir nedene bağlanamayan enfeksiyon izi
Lahit tabanıKireç kalıntısıyla belirlenen dikdörtgen ahşap tabut izi

Tablodaki veriler Taylor & Francis duyurusundan ve çalışmanın şekil açıklamalarından derlendi. Radyokarbon tarihlemesi, canlı öldükten sonra dokusundaki karbon-14'ün sabit bir hızla azalmasına dayanır; bu yüzden tek bir yıl değil, bir zaman aralığı verir. Buradaki aralık yaklaşık 65 yıllık bir pencere açıyor. Rodwell'e göre sonuç, "lahdin yeniden kullanılmasının ve kapağın buna bağlı olarak yeniden işlenmesinin geç Sakson döneminde gerçekleştiğini doğruluyor."

İki aday: Aelfwig ve Wulnoth

Rodwell'in ilk argümanı rütbe. Bir Roma lahdini yeniden kullanmak, kapağına büyük bir haç oydurmak sıradan bir cenazenin işi değil. AOL'deki habere göre Rodwell, daha alt rütbeden birinin böyle bir şeyin içine gömülemeyeceğini söylüyor. Haçın biçimi de dinî bir makamı işaret ediyor.

Tarih aralığına uyan iki başrahip var. Aelfwig, Westminster'da başrahiplik yaptıktan sonra 1020 dolaylarında öldü. Ardılı Wulnoth ise 1049'da öldü ve kilisede gömülü olduğu varsayılıyor. Rodwell, "Lahdin sahibi için iki güçlü adayımız var" diyor ve ekliyor: "İkisinin de doğum tarihini bilmiyoruz. Ama başrahibin göreve atandığında yirmili yaşlarının başında, öldüğünde ise elli yaşına yakın olduğunu varsayarsak ikisi de aynı ölçüde uyar. Aelfwig'in zaten Westminster keşişi olması onu öne çıkarabilir."

Westminster'ın unutulan ilk yüzyılları

Bugün taç giyme törenleriyle bilinen Westminster Abbey, başlangıçta Thames üzerindeki Thorney adlı bir adacıkta kurulmuş bir manastırdı. Kilisenin tarihçesine göre Dunstan ile Kral Edgar, 959 dolaylarında buraya bir Benedikten keşiş topluluğu yerleştirdi. Aday başrahipler, işte bu topluluğun ilk kuşaklarından.

Ardından gelen dönem tanıdık: İtirafçı Edward büyük bir Romanesk kilise yaptırdı; yapı 28 Aralık 1065'te, kralın ölümünden yaklaşık bir hafta önce kutsandı. 1245'te ise III. Henry bugünkü Gotik kiliseyi inşa ettirmeye başladı. Lahdin bulunduğu alan, III. Henry'nin kuzey taraftaki ilk sakristisinin, yani rahiplerin ayin eşyalarını hazırladığı yan yapının bulunduğu yer.

Bayeux Duvar Halısı'nda İtirafçı Edward'ın naaşı Westminster'daki Aziz Petrus kilisesine taşınıyor
Bayeux Duvar Halısı'nda İtirafçı Edward'ın naaşı Westminster'daki Aziz Petrus kilisesine taşınıyor — Image on web site of Ulrich Harsh., Public domain (Wikimedia Commons)

Bu alan uzun süredir araştırılıyor. Channel 4'ün arkeoloji programı Time Team 2009'da sakristinin kalıntılarını inceledi; Pre-Construct Archaeology'nin buradaki kazısı 2025'te tamamlandı. Rodwell'in yeni çalışması, bu çalışmaların ve lahit üzerindeki incelemelerin bir araya getirilmesinden çıktı.

Roma lahdi Westminster'a nereden geldi?

Hikâyenin Roma ucu daha da az biliniyor. Roma geleneğinde ölüler şehrin dışına gömülürdü ve Westminster, Roma Londrası Londinium'un dışında kalıyordu. AOL'deki habere göre Rodwell, lahdin aslında bir mozolenin duvar nişinde durduğunu söylüyor. O mozolenin nerede olduğu ise belli değil.

Bölgede başka ipuçları da var. NBC News'ün 2006'da aktardığına göre Trafalgar Meydanı yakınındaki St Martin-in-the-Fields kilisesinde yapılan kazıda, MS 410 dolaylarına tarihlenen başka bir kireçtaşı Roma lahdi bulunmuştu. Haberde bu noktanın, Roma Londrası'nın bilinen sınırlarının yaklaşık bir mil (1,6 kilometre) batısında kaldığı belirtiliyordu. Bu tür bulgular, Londinium'un batısındaki kırsalda varlıklı Romalı ailelerin mezarlarının bulunduğunu düşündürüyor.

Kimlik tespitinin sınırı

Rodwell'in sonucu güçlü ama bir kesinlik değil. Lahitte Sakson keşişinin adını veren bir yazıt yok; ithaf, altı yüzyıl önce ölmüş bir Romalıya ait. İsim, üç ipucunun üst üste konmasıyla öneriliyor: radyokarbon aralığı, haçın ve gömünün işaret ettiği rütbe ve başrahiplerin ölüm tarihlerine dair kayıtlar. Radyokarbon aralığı iki adayı da kapsıyor ve başrahiplerin doğum tarihleri bilinmiyor. Rodwell'in kendisi de "iki aday" diyor; Aelfwig'i öne çıkaran şey yalnızca onun zaten Westminster keşişi olması.

Lahit bugün Westminster Abbey'nin 2018'de açılan Queen's Diamond Jubilee Galleries bölümünde sergileniyor. Ziyaretçiler Romalı bir babanın adını okurken aslında 11. yüzyıldan bir keşişin mezarına bakıyor olabilir. Açık soru ise hâlâ yerinde duruyor: Amandinus'un oğullarının yaptırdığı mozole neredeydi ve onun taş tabutu, yüzyıllar sonra Thorney adacığındaki keşişlerin eline nasıl geçti?

Fotoğraf: Amandajm, CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons

Haberi beğendin mi?
Paylaş WhatsApp X Facebook
Kültür Masası

Bu içerik, Yudum Kültür Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

İlgili haberler

Yudum

1998'den beri, dünyanın her yerinden — sohbet, radyo, oyunlar ve daha fazlası.

Sohbete Katıl Ücretsiz üye ol

Yalnız 18 yaş ve üstü — Yudum üzerindeki canlı sohbet, sesli ve görüntülü görüşmeler yetişkinler içindir. Neden?

1998'den beri sohbetin adresi

Üye olmadan girebileceğin sohbet odaları, sesli ve görüntülü sohbet, kesintisiz canlı radyo, tarayıcıdan oynanan oyunlar ve her gün yenilenen içerik. Kurulum yok, ücret yok — tarayıcını aç ve katıl.