Yol tuzu bir kıyı bitkisini Avrupa otoyollarına taşıdı: Yılda 65 kilometre

Atlantik kıyılarının küçük bir otu, kışın yollara serilen tuzun ardından 30 yılda Belçika'dan Macaristan'a ulaştı. Debrecen Üniversitesi'nin çalışmaları hızı, nedeni ve belirsizlikleri anlatıyor.

Yol tuzu bir kıyı bitkisini Avrupa otoyollarına taşıdı: Yılda 65 kilometre
Teknoloji 21 Ekim 2026 8 dk okuma 4 okunma

2016 baharında Macaristan'ın doğusunda, Romanya sınırına uzanan M42 otoyolunun kenarında, Biharkeresztes yakınlarında botanikçiler beyaz çiçekli, kaşık biçimli yapraklı küçük bir ot buldu. Bitki asfaltın hemen dibinden başlayıp bankete sık öbekler hâlinde yayılmıştı. Tuhaf olan yeri değil kimliğiydi: Bu tür normalde Avrupa'nın Atlantik kıyılarında, kayalık yamaçlarda ve tuzlu bataklık kenarlarında yaşar.

Bitkinin adı Cochlearia danica. İngilizcede "Danish scurvygrass" diye bilinir; Türkçede cinsine kaşıkotu deniyor, türü de Danimarka kaşıkotu diye karşılayabiliriz. Turpgiller ailesinden, yerde yayılarak büyüyen, boyu birkaç santimetreyi geçmeyen bir ot. Macaristan'daki bulgu, onun denizden yüzlerce kilometre içeride ne aradığını soran bir araştırmanın başlangıcı oldu.

Cevap, her kış yollara dökülen buz çözücü tuzda yatıyor. Konu küçük bir ot gibi görünse de büyük bir soruya kapı açıyor: İnsanın yol bakımı için yaptığı sıradan bir iş, bir türün doğal sınırlarını nasıl ortadan kaldırabiliyor?

"Kumsaldan gelen otostopçu"

Debrecen Üniversitesi Botanik Bölümü'nden Réka Fekete ile Attila Molnár V., Hortobágy Millî Parkı'ndan Attila Mesterházy ve Macar Bilimler Akademisi ile Debrecen Üniversitesi'nin ortak araştırma grubundan Orsolya Valkó, bulguyu 2018'de Çek botanik dergisi Preslia'da yayımladı. Makalenin adı durumu tek cümlede özetliyor: "Kumsaldan gelen bir otostopçu: Deniz kıyısı halofiti Cochlearia danica'nın tuzlanan kıta yollarında yayılışı."

Halofit, tuza dayanıklı bitki demek. Makalede aktarılan tanıma göre bu bitkiler dünya florasının yaklaşık yüzde 1'ini oluşturuyor ve toprakta litre başına en az 200 milimol sodyum klorür bulunan ortamlarda yaşayıp çoğalabiliyor. Sıradan bitkilerin çoğu böyle bir toprakta su çekmekte zorlanır; halofitler ise bu ortamda rakipsiz kalır.

Danimarka kaşıkotu doğal yaşam alanında: Fransa'da Crozon yakınlarındaki kıyı kayalıklarının arasında
Danimarka kaşıkotu doğal yaşam alanında: Fransa'da Crozon yakınlarındaki kıyı kayalıklarının arasında — User:Strobilomyces, CC BY-SA 3.0 (Wikimedia Commons)

Hız nasıl hesaplandı?

Araştırmacılar önce literatürü taradı. Bitkinin zaten iç bölgelerdeki yollara yayıldığı Britanya Adaları'nı dışarıda bırakıp kıta Avrupası'ndaki yol kenarı kayıtlarını topladılar: 22 yayında, sekiz ülkede 63 kayıt. Bunların 44'ü otoyol, 13'ü ana yol, dördü tali yol kenarındaydı. Bitki deniz seviyesine yakın 4 metreden Avusturya'da 700 metre yüksekliğe kadar görülmüştü.

Kıtadaki ilk yol kenarı kaydı 1986'da Belçika'dan geliyor. En doğudaki nokta ise 2016'da bulunan Macaristan'daki Ártánd. Bu nokta, bilinen en batı kaydından, Fransa'da A13 otoyolu üzerindeki Saint-Aubin-sur-Gaillon'dan yaklaşık 1.866 kilometre uzakta. 30 yılda 1.866 kilometre, yılda 62 kilometre ediyor. Avusturya'daki ilk kayıt olan Pöchlarn ile Ártánd arasındaki 589 kilometre ise 9 yılda aşılmış; bu da yılda 65 kilometreye denk geliyor. Makaledeki "yılda 62-65 kilometre" tahmini bu iki hesaptan çıkıyor.

Rakamın neden dikkat çektiği, eski ölçümlerle karşılaştırınca anlaşılıyor. Britanya'da daha önce yapılan tahminler yılda 10-20 kilometre (Leach, 1994) ve 40 kilometre (Welch, 2001) civarındaydı. Yazarlar hızlanmayı yol ağının büyümesine, artan trafiğe ve Batı Avrupa'daki popülasyonların büyüyüp daha çok tohum üretmesine bağlıyor.

Tuz rakipleri eliyor

Makaleye göre buz çözücü tuz kullanımı Avrupa'da son elli yılda yaygınlaştı ve kullanılan malzemenin büyük bölümü sodyum klorür, yani sofra tuzuyla aynı bileşik. Kış boyunca yola serilen tuz, eriyen karla birlikte banketlere süzülüyor ve yol kenarında dar, tuzlu bir şerit oluşturuyor. Kısacası otoyol kenarı, küçük ölçekte bir sahil toprağına dönüşüyor.

Ekip bunu ölçtü de. Biharkeresztes'te topraktaki çözünebilir tuz oranı yoldan 1 metre uzakta yüzde 0,15 iken 3 metrede yüzde 0,08'e iniyordu. Győr'de aynı aralıkta yüzde 0,14'ten yüzde 0,02'nin altına düşüyordu. Bitkinin yoğun öbekleri de yol kenarından ortalama 1 ile 1,65 metre arasındaki şeritte toplanmıştı; en uzak birey 4,7 metredeydi.

Asıl ilginç sonuç çimlenme deneyinden çıktı. Araştırmacılar toplam 3.000 tohumu 19 farklı tuz yoğunluğunda çimlendirdi. En yüksek oran, yüzde 98 ile yüzde 0,1 tuzlu ortamda görüldü; ancak tuzsuz ortam ile yüzde 0,5'e kadar olan yoğunluklar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark yoktu. Yüzde 0,5'in üzerinde çimlenme belirgin biçimde düştü. Yüzde 2'de yalnız tek bir tohum çimlendi, o fide de gelişemeden öldü; daha tuzlu ortamlarda hiçbir tohum çimlenmedi. Macaristan'dan alınan alkali toprakta ise çimlenme yüzde 88 ile 96 arasındaydı.

Bu, bitkinin tuzu sevdiği anlamına gelmiyor. Yazarlar onu tuza mecbur bir tür olarak değil, rekabette zayıf ama zor koşullara dayanıklı bir tür olarak tanımlıyor. Yani tuz bitkiyi beslemiyor, onun yerine rakiplerini eliyor. Sık biçilen banketler de küçük otlara alan açıyor. Ekibe göre bitkinin asfalta daha da yaklaşmasını sınırlayan şey tuz değil, yoldan çıkan araç tekerleklerinin toprağı ezmesi olabilir.

Almanya'nın Hessen eyaletindeki Langen'de bir kavşağın trafik adasını kaplamış Danimarka kaşıkotu
Almanya'nın Hessen eyaletindeki Langen'de bir kavşağın trafik adasını kaplamış Danimarka kaşıkotu — Robert Flogaus-Faust, CC BY 4.0 (Wikimedia Commons)

Tohumlar nasıl yol alıyor?

Makalenin bu konudaki yanıtı bir varsayım: Macaristan'daki dört noktaya önce trafikle taşınan birkaç birey gelmiş olmalı. Dört popülasyondan ikisi otoyol çıkışlarında, ikisi park yerlerinin yakınında. Bu, araçların yavaşladığı, durduğu yerlere işaret ediyor.

Yazarlar mekanizma için başka çalışmalara dayanıyor. Hafif tohumlar araçların yarattığı hava akımıyla sürüklenebiliyor ya da tekerleklere yapışan çamurla uzun yol gidebiliyor. Makalede aktarılan bir örnekte, Schmidt'in 1989'daki çalışmasında 15.000 kilometre yol yapmış tek bir otomobilin çamurundan, 100'den fazla türe ait yaklaşık 4.000 çimlenebilir tohum çıkmıştı. Banket biçme makinelerinin de tohum taşıdığı biliniyor. C. danica'nın tohumları ise oldukça küçük: Bin tanesi yaklaşık 0,23 gram geliyor.

Ancak bu çalışma tohumların tek tek nasıl taşındığını izlemedi. Araç tekerleği, rüzgâr ya da biçme makinesi seçeneklerinden hangisinin baskın olduğu açık bir soru olarak duruyor.

İki yılda iki zıt tablo

Ekip Macaristan'daki dört popülasyonu 2016 ve 2017 baharlarında ölçtü. Sonuç beklenmedik biçimde iki yöne ayrıldı:

Yer (yol)2016 alan2017 alan2016 birey2017 birey
Győrújbarát (M1)364 m²1 m²1.201.0001.000
Biharkeresztes (M42)277 m²426 m²579.000890.000
Ártánd (M42)10 m²20 m²21.00042.000
Győr (M1)1 m²0,1 m²3.00050

Tablodaki veriler Fekete ve arkadaşlarının makalesinden alındı; birey sayıları küçük örnek alanlardaki sayımlardan yapılan tahminlerdir. En büyük popülasyon bir yılda alanının yüzde 99'undan fazlasını yitirirken ikinci büyük popülasyon yüzde 30'dan fazla büyüdü. Yazarların açıklaması toprak ve yağış: 2017'nin ilk üç ayı Macaristan'da çok kurak geçmişti ve bu kuraklık Győrújbarát'ın kumlu toprağını daha çok etkilemiş olabilir. Biharkeresztes'in suyu daha iyi tutan tınlı toprağı ise popülasyonu korumuş görünüyor.

Soğuk ise engel olmadı. 2016-2017 kışında Biharkeresztes'e en yakın meteoroloji istasyonu olan Debrecen'de 31'den fazla donlu gün yaşanmış, ocak ortalaması eksi 6 dereceye inmişti; bitki bu kışı atlattı. Yazarlar ortalama bir bireyin dört çiçekli sapı, salkım başına 11 çiçeği ve yaklaşık 396 tohumu olduğunu hesaplıyor. Her tohum yetişkin bir bitkiye dönüşse 100 bireylik bir popülasyon bir yılda 35.000, iki yılda 12 milyondan fazla yavru verebilirdi. Bu, gerçekte hiçbir zaman ulaşılamayacak kuramsal bir tavan; ama türün neden bu kadar hızlı yayıldığına dair fikir veriyor.

Yeni çalışma: yokuş aşağı akan su

Aynı Debrecen ekibinden Szabolcs Kis, Jenő Nagy ve Attila Molnár V., Eylül 2026'da Ecology and Evolution dergisinde konuya yeni bir boyut ekledi. Slovakya, Macaristan, Sırbistan ve Romanya'daki yol kenarlarını tarayan ekip, eğimli yol kesimlerinde iki yanı karşılaştırdı. Asfalttan akan yağmur suyunu toplayan alçak taraftaki banketlerin toprağı daha nemliydi ve bu banketlerde daha büyük C. danica popülasyonları vardı.

Çalışmanın özetine göre bitki Sırbistan ve Romanya'da ilk kez kaydedildi. İklim verilerine dayanan modeller ise bölgenin bu tür için genel olarak pek uygun olmadığını gösterdi; yani bazı popülasyonlar sınırda koşullarda tutunuyor. Yazarlar asfaltın, banketlerde küçük ölçekli bir nem dengesizliği yaratarak Atlantik kökenli halofitlerin yerleşmesine katkıda bulunabileceğini öne sürüyor. Bulgunun dili temkinli: Su akışı ile popülasyon büyüklüğü arasında bir ilişki gösteriliyor, kesin bir neden-sonuç değil.

Bulgunun sınırları

Yılda 65 kilometre etkileyici bir rakam ama bir tahmin. Hesap, bitkinin ilk kez fark edildiği tarihlere dayanıyor; bir yere ne zaman ulaştığına değil. Botanikçilerin hangi yolda ne zaman dolaştığı sonucu etkileyebilir. Yazarlar da Macaristan'daki popülasyonların, trafiğin yavaşladığı çıkışlarda ve park yerlerinde olduğu için daha kolay fark edildiğini not ediyor.

Macaristan verisi yalnız dört popülasyon ve iki yıldan ibaret. Çimlenme deneyleri laboratuvarda, oda sıcaklığında yapıldı; toprak analizleri iki noktadan alındı. Türün durumu da henüz netleşmiş değil. Yazarlar onu kıta Avrupası için yerleşik bir yabancı tür olarak değerlendiriyor, ancak Macaristan ve Çekya'da kalıcı olup olmayacağını anlamak için popülasyonların en az on yıl insan müdahalesi olmadan kendini yenilemesi gerekiyor.

Karadeniz kıyısına uzanır mı?

Fekete ve arkadaşları iki risk sayıyor. Birincisi, Pannonya Havzası'nın geniş tuzlu-alkali çayırları. Bitki o tarihte bu doğal alanlara ulaşmamıştı ama yaklaşıyordu ve alkali toprakta yüksek oranda çimlendiği görülmüştü. İkincisi daha uzak bir ihtimal: Yazarlara göre tür ileride Adriyatik ya da Karadeniz kıyılarına ulaşıp oradaki kıyı bitki topluluklarını tehdit edebilir.

Yayılmanın geleceği büyük ölçüde kışın yollara ne serildiğine bağlı. Makaleye göre tuz yerine çakıl ve kum karışımı kullanan İrlanda gibi ülkelerde yayılma ihtimali daha düşük. Türkiye'de ise kış bakımında tuz yaygın biçimde kullanılıyor: Karayolları Genel Müdürlüğü, Hürriyet'in Şubat 2023'te aktardığına göre 2022-2023 kışı için 610 bin ton tuz ve tuzla karıştırılmış 410 bin metreküp agrega temin etmişti. 2018 çalışmasının kayıtları arasında Türkiye yok.

Kumsaldan yola çıkan bu otun bir gün yine bir kıyıya, bu kez Karadeniz'e varıp varmayacağını önümüzdeki yıllardaki saha kayıtları gösterecek. Daha yakın soru ise Macaristan'daki popülasyonların on yıl dolmadan kendi kendine yetip yetmeyeceği.

Fotoğraf: Krzysztof Ziarnek, Kenraiz, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons

Haberi beğendin mi?
Paylaş WhatsApp X Facebook
Teknoloji Masası

Bu içerik, Yudum Teknoloji Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

İlgili haberler

Yudum

1998'den beri, dünyanın her yerinden — sohbet, radyo, oyunlar ve daha fazlası.

Sohbete Katıl Ücretsiz üye ol

Yalnız 18 yaş ve üstü — Yudum üzerindeki canlı sohbet, sesli ve görüntülü görüşmeler yetişkinler içindir. Neden?

1998'den beri sohbetin adresi

Üye olmadan girebileceğin sohbet odaları, sesli ve görüntülü sohbet, kesintisiz canlı radyo, tarayıcıdan oynanan oyunlar ve her gün yenilenen içerik. Kurulum yok, ücret yok — tarayıcını aç ve katıl.