Savunma Devlerinden Kritik Karar: Yabancı Elektrikli Otomobiller Türk Savunma Tesislerine Yasaklandı
Türkiye'nin önde gelen savunma sanayii kuruluşları ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN ve TEI, gelişmiş sensör ve yazılım sistemleri barındıran yabancı menşeli elektrikli otomobillerin tesislerine girişini güvenlik gerekçesiyle yasakladı. Kararın detayları TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut Faruk Akşit taraf
Türkiye'nin savunma sanayii alanındaki öncü kuruluşları ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN ve TUSAŞ Motor Sanayii (TEI), kritik tesislerinin güvenliğini en üst düzeyde tutmak amacıyla önemli bir adım attı. Bu kapsamda, yabancı menşeli elektrikli otomobillerin söz konusu savunma sanayii kuruluşlarının yerleşkelerine girişleri yasaklandı. Bu kararın ardında, modern elektrikli araçlarda bulunan gelişmiş sensör sistemleri, kameralar ve uzaktan kontrol edilebilen yazılımların oluşturabileceği potansiyel güvenlik riskleri yatıyor.
Kararın detaylarını ve gerekçelerini açıklayan TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut Faruk Akşit, 10 Ekim 2026 tarihinde Pamukkale Üniversitesi tarafından Denizli'nin Serinhisar ilçesinde düzenlenen bir konferansta önemli değerlendirmelerde bulundu. Gelişen dünyada değişen tehditler, yapay zeka, biyoloji ve genetik gibi konuların ele alındığı etkinlikte Akşit, özellikle bağlantılı otomobillerin savunma sanayii tesislerinde yaratabileceği güvenlik endişelerine dikkat çekti. Akşit, yabancı elektrikli otomobillerin artık bu kritik tesislere kabul edilmeyeceğini belirterek, bu kararın temel nedeninin araçların sahip olduğu karmaşık sensör ağları, kameralar ve yazılımsal kontrol mekanizmaları olduğunu vurguladı. Bu sistemlerin, kritik tesisler hakkında hassas veriler toplayabilme ve kontrol mekanizmalarının tamamen yerli kurumların denetiminde olmaması gibi durumlar, ciddi güvenlik riskleri barındırıyor.
Günümüzdeki birçok elektrikli otomobil, çevresini algılamak ve sürüş destek sistemlerini etkinleştirmek için gelişmiş kamera, radar ve çeşitli sensörlerden oluşan zengin bir donanıma sahip. Bu sistemler, aracın yakın çevresindeki nesneleri, yol durumunu, binaları ve diğer fiziksel yapıları detaylı bir şekilde algılayabiliyor. İnternet bağlantısı olan modellerde ise, toplanan bazı araç verilerinin sunucu hizmetleriyle paylaşılması mümkün olabiliyor. Ancak, savunma sanayii gibi yüksek güvenlik gerektiren alanlarda, bu tür sistemlerin bilgi güvenliği açısından ayrı bir değerlendirmeye tabi tutulması büyük önem taşıyor. Kritik yapıların konumları, tesislerin fiziksel düzeni ve giriş noktaları gibi bilgilerin yetkisiz kişilerce veya sistemlerce toplanması, ciddi güvenlik zafiyetleri yaratabilir. , bir otomobilin kamera veya sensör taşıması, topladığı tüm görüntüleri otomatik olarak üreticisine gönderdiği anlamına gelmiyor; veri toplama ve aktarım özellikleri araç modeline, kullanılan yazılıma ve etkinleştirilen hizmetlere göre değişkenlik gösteriyor. Ancak, savunma sanayii gibi hassas alanlarda bu potansiyel riskin göz ardı edilemeyeceği belirtiliyor.
TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut Faruk Akşit, bu yasaklamanın yerli otomobiller için geçerli olmadığını da özellikle vurguladı. Yerli araçların yazılımı ve kontrol mekanizmaları üzerinde söz sahibi olunmasının, güvenlik açısından büyük bir avantaj sağladığını dile getiren Akşit, yazılımın yerli kuruluşlar tarafından kontrol edilebilir olması durumunda, gerektiğinde sistemlerin değiştirilebilmesi ve yeniden güvenli hale getirilebilmesinin mümkün olduğunu belirtti. Bu durum, Türkiye'nin kendi teknoloji ve güvenlik standartlarını belirleme yeteneğini de pekiştiriyor. Akşit'in açıklamaları arasında dikkat çeken bir diğer nokta ise, yapay zeka ile gerçekleştirilen savaş simülasyonlarına ilişkin değerlendirmeleriydi. Bu simülasyonlarda, otomobillerin dahi birer saldırı aracı olarak kullanılabileceği yönündeki tespitleri, teknolojinin geldiği noktayı ve potansiyel tehditleri gözler önüne seriyor.
Bu karar, Türkiye'nin savunma sanayii ekosisteminin kendi güvenliğini sağlama konusundaki kararlılığını ve teknolojik bağımsızlık hedeflerini bir kez daha ortaya koyuyor. ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN ve TEI gibi stratejik öneme sahip kuruluşların, yabancı teknolojilere karşı sergilediği bu proaktif duruş, gelecekteki olası siber ve fiziksel tehditlere karşı daha güçlü bir savunma hattı oluşturma yolunda atılmış önemli bir adımdır. Yerli ve milli teknolojilere verilen önem, bu tür kararlarla somutlaşarak, Türkiye'nin savunma alanındaki stratejik özerkliğini güçlendirmeye devam edecektir.