Cumhuriyetimizin 103. yılı kutlu olsun! 29 Ekim 1923Yazıyı oku →
Teknoloji

1996'daki tahmin tuttu: Beşgen ve yedigenlerden kurulan karbon şerit metal gibi akım taşıyor

Yalnız beşgen ve yedigen karbon halkalarından oluşan, birkaç atom genişliğinde bir şerit ilk kez üretildi. Otuz yıl önce kâğıt üzerinde öngörülen 'karbon metal' artık laboratuvarda ölçülebiliyor.

29 Ekim 20268 dk okuma1 okunma
1996'daki tahmin tuttu: Beşgen ve yedigenlerden kurulan karbon şerit metal gibi akım taşıyor

Bir bilgisayar çipinin içinde transistörleri birbirine bağlayan sayısız minik metal tel vardır. Bu teller inceldikçe işler zorlaşır: dirençleri artar, ısınırlar, akım taşıma güçleri düşer. Çinli bir araştırma ekibi şimdi bu soruna uzak ama ilginç bir yanıt adayı sundu: hiç metal atomu içermeyen, yalnız karbondan yapılmış ve buna rağmen bir metal gibi elektrik ileten, birkaç atom genişliğinde bir şerit.

Çalışmanın asıl ilginç yanı şeridin biçiminde. Karbonun bilinen düz yapılarının neredeyse hepsi altıgenlerden örülür. Bu şeritte ise tek bir altıgen yok; iskeleti baştan sona beşgen ve yedigen halkalardan oluşuyor. Böyle bir karbon örgüsünün metal gibi davranabileceği 1996'da kuramsal olarak öngörülmüştü. Otuz yıl sonra ilk kez gerçek bir örnek üretilip akım geçirilerek sınandı.

Sonuçlar 28 Ekim 2026'da Nature dergisinde "Narrow carbon pentaheptite nanoribbon as a covalent metal" (Dar karbon pentaheptit nanoşeridi: kovalent bir metal) başlığıyla yayımlandı. Deneyleri, Çin Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nden (USTC, Hefei) çalışmanın sorumlu yazarları Qitang Fan ve Bing Wang tasarladı. Makalenin ilk yazarı Jianmin Huang; başlangıç moleküllerini ise Tianjin'deki Nankai Üniversitesi'nden kimyacılar sentezledi.

Bal peteğinden şeride: grafen nedir, şerit neden zor?

Grafen, karbon atomlarının bal peteği gibi altıgenler hâlinde dizildiği, yalnızca bir atom kalınlığında bir tabakadır. Kurşun kalemin ucundaki grafit, üst üste yığılmış sayısız grafen tabakasından ibarettir. Grafen elektriği çok iyi iletir, ama bir sorunu vardır: elektronik devrelerde akımı açıp kapatmak ya da ince bir tel gibi yönlendirmek için onu daraltmak gerekir.

Grafeni birkaç nanometre genişliğinde şeritlere kestiğinizde (bir nanometre, milimetrenin milyonda biridir) şeridin karakteri kenarının biçimine bağlı hâle gelir. Kenarı merdiven basamağı gibi kırık çizgi izleyen şeritlere "zikzak", koltuk kolçağını andıran girintili kenarlılara "koltuk" (armchair) denir. Koltuk kenarlı dar şeritler genellikle yarı iletken olur; yani akımı ancak belli bir enerji eşiği aşıldığında taşırlar. Zikzak kenarlar ise kendine has kenar durumları ve mıknatıslık gibi başka sürprizler getirir.

Grafen şeritlerinde iki temel kenar tipi: solda zikzak, sağda koltuk (armchair) kenar; kırmızı ve mavi noktalar altıgen örgünün iki dönüşümlü atom kümesini gösteriyor
Grafen şeritlerinde iki temel kenar tipi: solda zikzak, sağda koltuk (armchair) kenar; kırmızı ve mavi noktalar altıgen örgünün iki dönüşümlü atom kümesini gösteriyor — Alexander Mayorov, CC BY-SA 3.0 (Wikimedia Commons)

Kısacası altıgenlerden yapılmış dar bir karbon şeridi kendiliğinden metal olmaya pek yatkın değildir. Araştırmacılar bunu aşmak için çeşitli hilelere başvurdu. 2020'de Science dergisinde yayımlanan bir çalışma, grafen şeridinin içine düzenli aralıklarla özel birimler yerleştirerek metalik davranış elde etmişti. Hefei ekibinin yaklaşımı ise farklı: metalliği sonradan eklemek yerine, metal olmaya baştan yatkın bir iskelet kurmak.

Altıgenler neden önemli, beşgen ve yedigen neyi değiştiriyor?

Altıgen örgünün matematikten gelen ince bir ayrıntısı var. Grafendeki atomları iki renge boyayabilirsiniz; öyle ki her kırmızı atomun komşuları mavi, her mavi atomunki kırmızı olsun. Bu iki renkli düzen grafenin alışılmış elektron davranışının temelinde yatar. Beşgen ve yedigen gibi tek sayıda köşesi olan halkalar bu boyamayı imkânsız kılar: beş köşeli bir halkada iki rengi sırayla dizmeye çalışırsanız, son köşede iki aynı renk yan yana gelir. Kimyacılar altıgen içermeyen bu tür yapılara "benzenoid olmayan" karbon der.

V. H. Crespi, L. X. Benedict, M. L. Cohen ve S. G. Louie 1996'da Physical Review B dergisinde yayımladıkları "Prediction of a pure-carbon planar covalent metal" (Saf karbondan düz bir kovalent metalin öngörüsü) başlıklı çalışmada, yalnız beşgen ve yedigenlerden oluşan düz bir karbon tabakasının metal olacağını hesaplamıştı. Bu varsayımsal tabakaya "pentaheptit" adı verildi; Yunanca beş (penta) ve yedi (hepta) sözcüklerinden geliyor.

Pentaheptit, grafenden kafada kurulabilecek bir dönüşümle türetilebiliyor. Nature makalesindeki şemalara göre, dört altıgenden oluşan piren adlı birimin ortasındaki karbon-karbon bağını düzlem içinde 90 derece döndürdüğünüzde dört altıgen iki beşgene ve iki yedigene dönüşür. Kimyada bu tür bağ dönmesi Stone-Wales dönüşümü olarak bilinir. Aynı işlemi tüm örgüye düzenli biçimde uyguladığınızda pentaheptit tabakası ortaya çıkar; yeni şerit de bu tabakadan kesilmiş dar bir dilime karşılık geliyor.

Dört altıgenli piren molekülünün ortasındaki bağ döndürülünce iki beşgen ve iki yedigen oluşuyor; pentaheptit örgüsü bu dönüşümün düzenli tekrarıyla tarif ediliyor
Dört altıgenli piren molekülünün ortasındaki bağ döndürülünce iki beşgen ve iki yedigen oluşuyor; pentaheptit örgüsü bu dönüşümün düzenli tekrarıyla tarif ediliyor — DMacks (talk), Public domain (Wikimedia Commons)

Burada "kovalent metal" ifadesi de açıklama istiyor. Bakır gibi alışılmış metallerde atomlar, aralarında serbestçe dolaşan bir elektron "denizi" ile bir arada durur. Kovalent bağda ise komşu atomlar elektronlarını ortaklaşa kullanarak birbirine sıkıca kenetlenir; elmas ve plastikler bu türden bağlarla tutunur. Kovalent metal, atomları bu sıkı bağlarla örülü olduğu hâlde içindeki bazı elektronların yine de yapı boyunca serbestçe akabildiği bir malzeme demek.

Kararsız yapı taşını kilitli kutuda taşımak

Teoride basit görünen tasarımın önündeki asıl engel kimyaydı. Şeridin kenarlarını oluşturacak "pentalen" birimi, yani yan yana kaynaşmış iki beşgen halka, kendi başına son derece kararsız ve tepkin bir moleküldür; doğrudan elle tutulup kullanılamaz. Ekip bunu, kırılgan bir eşyayı yerine sağlam bir kutu içinde gönderip orada açmaya benzeyen bir yolla çözdü.

Araştırmacılar önce sekiz karbonlu halka içeren, kararlı bir başlangıç molekülünü gümüş kristalinin son derece düzgün bir yüzeyine yerleştirdi. Bu moleküller yüzeyde zincirler hâlinde birbirine bağlandı. Yüzey ısıtıldığında her sekizli halka kendini yeniden düzenleyerek iki kaynaşık beşgene, yani pentalene dönüştü; böylece doğrudan elde edilemeyen pentalen zincirleri yüzeyin üzerinde, yerinde oluştu. İkinci bir ısıtma adımında yan yana duran zincirler, aralarındaki bazı hidrojen atomlarını bırakarak yanlamasına kaynaştı. Bu kaynaşma iki zincirin arasında yedigen halkalardan oluşan bir orta hat yarattı.

Ortaya çıkan şeridin ortasında zikzak biçiminde dizilmiş bir yedigen zinciri, iki yanında ise birer pentalen zinciri bulunuyor. Atomların gerçekten tasarlanan düzende durduğunu ekip, ucuna tek bir karbon monoksit molekülü takılmış bir mikroskop iğnesiyle çekilen atom çözünürlüklü görüntülerle doğruladı.

İki kardeş şerit: biri metal, öteki yarı iletken

Deney sürpriz biçimde iki farklı şerit verdi. İkisi de aynı temel planı paylaşıyor; tek fark, kenarlardaki pentalen zincirlerinin yönü. Birinci tipte (CPHN 1) iki kenardaki pentalenler aynı yöne bakıyor, ikinci tipte (CPHN 2) birbirine ters yönde duruyor. Bu küçük yön farkı, malzemenin elektrik iletme biçimini tümüyle değiştiriyor.

ÖzellikCPHN 1CPHN 2
Kenardaki pentalen zincirleriAynı yöne bakıyorTers yönlere bakıyor
Orta hatZikzak dizili yedigen zinciriZikzak dizili yedigen zinciri
İletkenlik türüKendiliğinden metalDar bant aralıklı yarı iletken
Ölçülen iletimBir iletkenlik kuantumuna yaklaşan, neredeyse engelsiz akışDüşük gerilimlerde akımı kısıtlıyor

Tablodaki bilgiler Nature makalesinin özetinden ve ek şekil açıklamalarından derlendi. Bir şeridin gerçekten akım taşıdığını görmek için ekip, taramalı tünelleme mikroskobunun (yüzeyi atom atom tarayan, ucu tek atom kadar sivri bir iğne) ucunu şeridin bir ucuna değdirdi ve şeridi bir erişte gibi yüzeyden yukarı doğru kaldırdı. Böylece iğne bir elektrot, gümüş yüzey öteki elektrot oldu ve akım şeridin boyunca aktı.

Metal tipindeki şerit burada çarpıcı bir değer verdi. Makalenin özetine göre CPHN 1'in iletkenliği "neredeyse balistik" ve bir iletkenlik kuantumuna yaklaşıyor. Balistik iletim, elektronların yol boyunca neredeyse hiç çarpışmadan, boş bir otoyoldaki araç gibi ilerlemesi demek. İletkenlik kuantumu ise tek bir iletim kanalının ulaşabileceği en yüksek iletkenliktir ve yaklaşık 12,9 kiloohm dirence karşılık gelir. Yazarlar bu değerin metalik karbon nanotüplerle kıyaslanabilir olduğunu belirtiyor.

Ekip yaptığı ölçümlerin bir kısmını, şeridi alttaki gümüşten ayırmak için arada brom atomlarından oluşan ince bir katman bulunan bölgelerde yaptı; çünkü gümüş, şeride elektron aktararak sonuçları etkileyebiliyor. Bilgisayar hesapları da yüzeyden bağımsız, serbest hâldeki CPHN 1'in metalik kaldığını gösteriyor.

Sınırlar: henüz bir tel değil, bir kanıt

Bulgunun önemi kadar sınırları da belirgin. Birincisi, deney iki şerit tipini birbirinden ayırt etmeden birlikte üretiyor. Makalenin ek şekillerinden birinde incelenen bölgede dört metal tipi ve üç yarı iletken tipi şerit sayılmış; yazarlar iki tip arasında belirgin bir tercih görülmediğini not ediyor. Bir çipte kullanılacak tel için yalnız metal tipini güvenilir biçimde üretmek gerekir.

İkincisi, şeritler çok kısa. Ayrıntılı incelenen örneklerden biri yaklaşık 10 nanometre uzunluğunda, yani tekrarlanan birimden yaklaşık 20 tane içeriyor. Bu, bir saç telinin kalınlığından binlerce kat kısa demek. Hesaplar, şeridin uçlarının nasıl bittiğinin bile elektron enerji bantlarından birinin konumunu belirgin biçimde kaydırdığını gösteriyor.

Üçüncüsü, her şey özel olarak hazırlanmış bir gümüş kristalinin üzerinde, mikroskop iğnesinin ucunda oluyor. Yazarlar da bunun farkında: özetlerinde CPHN 1'in "umut vadeden düz bir karbon metali" olduğunu ve karbon kuantum tellerine giden olası bir yol önerdiğini yazarken, cihazlara yerleştirilebilmesi için sentezin daha da iyileştirilmesi gerektiğini ekliyorlar. Çipin içinde bakırın yerini alacak bir karbon tel henüz ufukta değil.

Sırada ne var?

Aynı yöntemle üç pentalen zincirinin kaynaşmasıyla daha geniş şeritlerin de elde edilebildiği makalenin ek verilerinde gösteriliyor; yani yöntem tek bir genişliğe bağlı değil. Qitang Fan, Ağustos 2026'da Hong Kong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nde verdiği seminerin özetinde bir adım öteye geçiyor: daha da dar bir benzenoid olmayan şeritte elektronların tek tek değil topluca hareket ettiği, Tomonaga-Luttinger sıvısı olarak bilinen bir duruma uygun davranışlar gördüklerini anlatıyor. Tek boyutlu bir telde elektronlar birbirinin yanından geçemez; dar bir koridordaki kalabalık gibi birinin itişi bütün sıraya yayılır.

Önümüzdeki asıl soru ise mühendislik sorusu: Yalnız metal tipini, daha uzun ve kusursuz biçimde büyütüp gümüş yüzeyden alarak gerçek bir devreye taşımak mümkün olacak mı? Otuz yıl önce bir kâğıt üzerinde doğan "karbon metal" fikri artık laboratuvarda ölçülebilir hâlde. Bir çipin içine girip girmeyeceğini ise sonraki adımlar gösterecek.

Fotoğraf: AlexanderAlUS, CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons

Haberi beğendin mi?5 (1)
PaylaşWhatsAppXFacebook
Teknoloji Masası

Bu içerik, Yudum Teknoloji Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

49,7955,5266,44İstanbul16°

Yudum Dünyası

Kaf Dağı'nın eteğinde bir köy var.

Karakterini yarat, meydanda dolaş, buradakilerle yüz yüze tanış. Tarayıcında, ücretsiz.

  • 🧑 Karakterini yarat
  • 🎲 Kahvede bir el at
  • 🏠 Grubunla ev kur
Günün testiSohbet kişiliğin ne?Odaya girdiğinde ilk on saniyede ne yaptığın, yıllardır aynı. Altı soruda söylüyoruz.
Günün burcuAkrepBugün Akrep’in duygusal enerjisi yükseliyor ve etrafınızdaki insanlara karşı daha şefkatli bir tutum…

Günün sorusu

"Mona Lisa" tablosunu kim yaptı?

Haftanın düellosu
Yudum DünyasıKaf Dağı'nın eteğinde bir köy seni bekliyor.Ücretsiz katıl →