Dünyanın en eski webcam'i kendi geçmişini siliyor: 45 milyon kare nereye gitti
FogCam 1994'ten beri San Francisco'ya bakıyor ama her yeni kareyi eskisinin üzerine yazıyor. Bir yazılımcı, kameranın sildiği görüntüleri yakalayan bağımsız bir arşiv kurdu: 45 milyon karenin 227 bini elde.
22 Ağustos 2001, saat 09.54. Cambridge Üniversitesi Bilgisayar Laboratuvarı'nda bir Acorn Archimedes bilgisayarın kapatma düğmesine üç çift parmak birden bastı. O anda çekilen kare, internet tarihinde "ilk webcam" diye anılan düzeneğin son görüntüsü oldu: Trojan Room'daki kahve makinesi, gri tonlarda, yarısı boş. Fotoğraf hâlâ Wikimedia Commons'ta duruyor; çekim saati olarak 22 Ağustos 2001, 09.54 yazıyor.
Yedi yıl önce, 30 Eylül 1994'te San Francisco'da başka bir kamera açılmıştı. O hâlâ açık. Adı FogCam; San Francisco Eyalet Üniversitesi (SFSU) kampüsüne bakıyor ve her 20 ila 60 saniyede bir yeni fotoğraf koyuyor. Ama "koyuyor" kelimesi yanıltıcı. Kamera yeni kareyi eskisinin üzerine yazıyor. Kendi arşiv sayfasının hesabına göre 1994'ten bu yana çektiği yaklaşık 45 milyon fotoğrafın neredeyse tamamı, çekilmesinden bir dakika sonra yok oldu.
-
Yemek tarifleri
Malzeme listesi, adım adım yapılış, süre ve porsiyon bilgisiyle. Çorbadan tatlıya kategoriye göre gez ya da aradığını doğrudan ara.
Tariflere bak → -
Nasıl yapılır rehberleri
Telefon ayarlarından resmî işlemlere, hesap güvenliğinden günlük hayattaki küçük sorunlara: numaralı adımlar ve tahmini süreyle anlatılmış rehberler.
Rehberleri gör → -
Program arşivi
Tarayıcılar, güvenlik araçları, ofis ve medya yazılımları. Her kayıtta ne işe yaradığı, sürümü ve indirme bağlantısı.
Programlara göz at → -
Sesli ve görüntülü sohbet
Odalarda grup görüntülü sohbet, birebir sesli arama ve canlı yayın. Tarayıcıdan çalışır — eklenti, uygulama ya da kurulum gerekmez.
Odalara gir →
Bu ay konuşulan şey tam olarak bu kayıp. Justin Earl adlı bir yazılımcı, kameranın sildiği kareleri yakalayıp saklayan bağımsız bir arşiv kurdu. Projenin adı Fog-Bank; kendi tanıtım sayfasındaki ifadeyle "hâlâ çalışan en eski webcam'in bağımsız arşivi". Hackaday, projeyi 1 Ekim 2026'da duyurdu.
Webcam neden kendini siler
Bugün "webcam" deyince akla canlı video akışı geliyor. Erken dönemin webcam'leri öyle çalışmıyordu: kamera, bir web adresindeki tek bir dosyaya (örneğin fogcam.jpg) belirli aralıklarla yeni bir JPEG yazıyordu. Sayfayı yenileyen tarayıcı aynı dosyayı yeniden istiyor, karşısında güncel görüntüyü buluyordu. 1994'ün bant genişliğinde bu bir tercih değil, zorunluluktu.
Bu tasarımın sessiz bedeli şu: böyle bir kameranın geçmişi yoktur. Her kare kendinden öncekini imha eder. Otuz iki yıl boyunca aralıksız çalışan bir kamera, aslında aynı tek fotoğrafı otuz iki yıl boyunca değiştirmiştir.

Dört yakalayıcı, üç ağ, her kareye parmak izi
Fog-Bank'ın yöntemi basit bir gözleme dayanıyor: FogCam bir kareyi 19 saniyeden önce değiştirmiyor. Arşiv de bu yüzden en geç 18 saniyede bir görüntü istiyor; böylece araya hiçbir kare sığmıyor.
Tek bir makineye güvenmemek için sistem, proje sayfasının deyimiyle "üç ağ üzerinde dört yakalayıcı" çalıştırıyor: Earl'ün kendi sunucusu, evindeki bir makine ve Cloudflare üzerinde kalıcı bir aynayı besleyen iki program. Gelen her kare saniyesine kadar zaman damgası alıyor ve SHA-256 ile özetleniyor.
SHA-256, bir dosyayı sabit uzunlukta bir sayıya indiren özet fonksiyonudur; dosyanın bir tek baytı değişse o sayı tamamen başkalaşır. Pratik karşılığı şu: arşiv, aynı görüntünün ikinci kez mi geldiğini ve yıllar sonra dosyanın kurcalanıp kurcalanmadığını tahminle değil hesapla söyleyebiliyor. Bir webcam arşivinde bu, sanıldığından önemli; çünkü elde kalan tek şey birbirine çok benzeyen yüz binlerce gri kare.
Arşiv, kaydedilen her günü kare kare ileri geri sarılabilen hızlandırılmış videoya çeviriyor. Projenin kendi YouTube kanalı da günlük ve saatlik dökümleri yayımlıyor; aşağıdaki kayıt, 24 Temmuz 2026'nın tek bir saatini bütün kareleriyle gösteriyor.
Arşivde ne var, ne yok
Aşağıdaki tablo, projenin kendi tanıtım sayfasındaki sayılardan derlendi (1 Ekim 2026 itibarıyla; sayfa canlı güncellendiği için rakamlar artıyor).
| Kameranın başlangıcı | 30 Eylül 1994 |
|---|---|
| 1994'ten beri çekildiği tahmin edilen kare | yaklaşık 45 milyon |
| Arşivdeki kare | 227.410 |
| Kareleri olan gün sayısı | 398 |
| Baştan sona eksiksiz gün | 104 |
| Arşivin en eski karesi | 18 Mayıs 2005 |
| 2019 kurtarma paketi | 126.835 kare (22 Ağustos - 25 Eylül 2019) |
| Kesintisiz yakalamanın başladığı gün | 14 Temmuz 2026 |
| Eksiksiz günlerde ortalama | günde ~1.338 kare (yaklaşık 40 saniyede bir) |
Tablodaki iki satırı yan yana koyunca projenin hem değeri hem sınırı çıkıyor: elde olan 227 bin kare, kameranın ürettiği tahmini toplamın binde beşi kadar. Dahası arşivin en eski karesi 2005'ten; kameranın ilk on bir yılından tek bir fotoğraf yok.
Arşivin bugünkü hacminin büyük bölümü de 2026'da toplanmadı. 2019'da kurucular Jeff Schwartz (ağ takma adı Webdog) ve Dan Wong (Danno) kamerayı kapatacaklarını duyurdu. Schwartz'ın o günlerde KQED'ye verdiği gerekçe teknikten çok kurumsaldı: "Asıl mesele şu: artık kameraya koyacak gerçekten iyi bir manzara ya da yer yok. Üniversite bize katlanıyor ama gerçekten desteklemiyor." Kapanma haberi yayılınca SFSU bakımı devraldı; üniversite sözcüsü Monique Beeler 30 Ağustos 2019'da kameranın "mirasını sürdürmeyi beklediklerini" açıkladı. O bir aylık telaş sırasında meraklıların indirdiği kareler, bugün Fog-Bank'taki görüntülerin yarısından fazlasını oluşturuyor. Yani arşivin en kalın cildini kurumlar değil, paniğe kapılan kullanıcılar yazdı.
Önce kahve makinesi vardı
FogCam'in neden böyle bir kayıtsız geçmişle büyüdüğünü anlamak için webcam'in çıkış hikâyesine bakmak gerekiyor; o hikâye bir laboratuvar şakası gibi başlıyor.
Cambridge Bilgisayar Laboratuvarı'nın kendi sitesindeki anlatıya göre 1991'in sonunda Paul Jardetzky sunucu yazılımını, Quentin Stafford-Fraser istemci yazılımını yazdı. Amaç mütevazıydı: koridorun öbür ucundaki Trojan Room'daki kahve makinesinde kahve kalıp kalmadığını masadan görmek, boşuna merdiven inmemek. Kamera bir retort sehpasına tutturulmuş, görüntü bir kare yakalama kartıyla ağa veriliyordu. Sistem haftalarca yalnızca laboratuvar içinde çalıştı.
Kasım 1993'te Daniel Gordon ve Martyn Johnson düzeneği web isteklerine yanıt verecek hâle getirdi. Laboratuvarın sitesinde barınan kronolojiye göre XCoffee o anda "ilk webcam"e dönüştü. 1996'da görüntüye gelen istek bir milyonu, Mayıs 1998'de iki milyonu geçti; aynı kronoloji, kahve makinesinin King's College Şapeli'nden daha sık ziyaret edildiğini yazıyor.
Son şu oldu: laboratuvar yeni binaya taşınacağı için kamera kapatıldı, makinenin kendisi Ağustos 2001'de eBay'de Spiegel Online'a 3.350 sterline satıldı. Kamera 22 Ağustos 2001'de kapandı. Elde kalan son kareyi bugün Commons'tan açıp bakabiliyorsunuz. On yıllık yayından kalan görüntü sayısı ise bir elin parmaklarını geçmiyor.

Bağlantı çürümesi: web'in hafızası ne kadar kırılgan
Bir webcam'in kendini silmesi uç bir örnek ama web'in geri kalanı da sanıldığı kadar kalıcı değil. Buna bağlantı çürümesi deniyor (İngilizce link rot): bir adresin zamanla içeriğini yitirmesi, sayfanın silinmesi ya da sunucunun yok olması.
Pew Research Center'ın Mayıs 2024'te yayımladığı "When Online Content Disappears" raporu bunu ölçtü. Common Crawl deposundan çekilen 999.989 adres sınandı ve şu bulundu: 2013'te var olan sayfaların yüzde 38'i Ekim 2023 itibarıyla erişilemiyor. 2013-2023 arasında bir noktada var olmuş bütün sayfaların dörtte biri de kayıp. Rapora göre sebep çoğunlukla sunucunun çökmesi değil; site ayakta, sayfa silinmiş.
Aynı rapordan Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren bir satır da var: Türkçe ya da Arapça yazılan paylaşımların yüzde 40'ından fazlası, yazılmasından üç ay sonra X'te (eski adıyla Twitter) artık görünmüyor. Bütün paylaşımlar için oran beşte bir civarında. Yani Türkçe içerik, ortalamanın üzerinde bir hızla buharlaşıyor.
Arşivcilik bu kaybı tamamen değil, bir kısmını telafi ediyor. Internet Archive'ın Wayback Machine'i, bir adresin belirli tarihlerdeki kopyasını saklayan bir web arşivi. Kurumun Nisan 2026'daki kendi değerlendirmesine göre Pew'un ölü bağlantı kümesinin yaklaşık yüzde 15'i Wayback'te kurtarılmış durumda. Aynı yazıda kurumun botlarının 30 milyondan fazla kırık bağlantıyı onardığı belirtiliyor.
FogCam'de bunun ne anlama geldiğini kendimiz ölçtük. Wayback Machine'in dizin arayüzünden fogcam.org alan adını sorguladığımızda, içeriği birbirinden farklı 27.655 kayıt çıkıyor; bunların 23.296'sı görüntü dosyası. En eski kayıt 6 Ekim 2003'e, en eski görüntü 5 Nisan 2004'e ait; en yenisi 29 Eylül 2026. Yani dünyanın en eski webcam'i, yayına başladıktan dokuz yıl sonra arşivlenmeye başlamış. Dünyanın en büyük web arşivi ile tek kişilik bir proje birlikte bile 45 milyonun yüzde birine ulaşamıyor.
Projenin sınırı
Fog-Bank'ın kendi sayfasında yazdığı gibi proje SFSU'ya bağlı değil, tek kişi tarafından işletiliyor. Bu da ilk sınırı doğuruyor: webcam'in kırılganlığını çözen şeyin kendisi de bir web sitesi, aynı kırılganlıkla.
- 1994-2004 aralığı pratikte kayıp; geri getirilmesinin tek yolu, o yıllarda kareleri bilgisayarına indirmiş kişilerin bugün ortaya çıkması.
- Yakalama kusursuz değil: proje, 14 Temmuz 2026'dan bu yana kendi sisteminin 82,6 saat devre dışı kaldığını açıkça yazıyor (kameranın kendisi de 167,5 saat hiçbir şey yayımlamamış).
- Arşivlenen görüntülerin yeniden kullanım lisansı sayfada belirtilmiş değil; kareler teknik olarak erişilebilir, hukuken belirsiz.
- "En eski hâlâ çalışan webcam" sıfatı bağımsız bir sicile değil, kameranın kendi beyanına ve ansiklopedi kayıtlarına dayanıyor. Doğrulanmış olan şey tarih: 30 Eylül 1994.
Sırada ne var
Bir kameranın kendi geçmişini silmesi, 1994'te bir donanım kısıtıydı. Bugün ise tercih: bulut panolar son 24 saati gösteriyor, canlı yayınlar kayıtsız akıyor, mesajlar süresi dolunca kayboluyor. Fog-Bank gibi projeler, bu akışın bir yerinden bir kova doldurma çabası.
Asıl soru da burada: bir kamerayı 32 yıl ayakta tutmak, görünüşe göre onun ürettiğini saklamaktan kolay çıktı. Kaydı tutulmayan 45 milyon karenin hesabını kim tutacak, kurumlar mı yoksa yine telaşa kapılmış birkaç kullanıcı mı?
Fotoğraf: Quentin Stafford-Fraser, CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons