Kültür

Fukuoka metrosundaki levha neden “rucksack” diyor: Japoncadaki Almanca ve Hollandaca izler

Fukuoka metrosundaki bir levha sırt çantasına “rucksack” diyor. Japoncadaki ryukku, randoseru ve karute gibi kelimeler, ülkenin Batı'dan neyi kimden öğrendiğinin izlerini taşıyor.

30 Ekim 20264 dk okuma
Fukuoka metrosundaki levha neden “rucksack” diyor: Japoncadaki Almanca ve Hollandaca izler

Fukuoka metrosunun bir vagonunda beş dilde yazılmış bir uyarı levhası asılı. Mesaj sıradan: kalabalıkta çantanızı önünüze alın ya da elinizde taşıyın. Levhanın İngilizce satırını okuyan Amerikalı bir aileyi gülümseten ise tek bir kelime oldu. Sırt çantası için “backpack” yerine tırnak içinde “rucksack” yazıyordu.

Fotoğrafı çeken, Boing Boing yazarı Mark Frauenfelder. 29 Ekim'de yayımladığı yazıda, ABD'de “rucksack” denince akla doğa yürüyüşüne götürülen iri çantaların geldiğini anlatıyor. Eve dönüp levhayı Google Çeviri'den geçirince durumu çözmüş: Japoncada sırt çantasına ryukku deniyor ve kelime Almanca Rucksack'tan geliyor.

Küçük bir tercüme tuhaflığı gibi duruyor ama ardında daha büyük bir hikâye var. Japonca, Batı'dan bir şeyi kimden öğrendiyse kelimesini de çoğu zaman oradan almış. Dağcılık ve tıp Almanca, okul çantası Hollandaca konuşuyor. Bir çantanın adı, yüz elli yıl önce kimin öğretmen olduğunu hâlâ ele veriyor.

Alp eteklerinden metro vagonuna

Kelimenin kendisi de göçmen. Vikisözlük'e göre Almanca Rucksack, İsviçre ve güneybatı Almanya'da konuşulan Aleman lehçesindeki Ruggsack'tan, yani “sırt torbası”ndan geliyor. İngilizce de kelimeyi Almancadan ödünç almış.

Japonya'da da kelimenin ilk yurdu dağlar. Shogakukan'ın Daijisen sözlüğü ryukkusakku'yu dağcılık ve yürüyüşte yiyecek ve teçhizat taşınan sırt torbası diye tanımlıyor; gündelik dilde kısaltılmış hali ryukku. Dağcılık sözlüğünün geri kalanı da aynı kaynaktan: tırmanış ipine zairu (Seil), buz kazmasına pikkeru (Pickel), kayak pistine gerende (Gelände) deniyor.

Hotta Kōji'nin dağcılık tarihi kitabına dayanan Japonca Vikipedi maddesine göre coğrafyacı Yamasaki Naomasa, 1902'de Avrupa'daki öğreniminden dönerken buz kazması ve dağ botlarıyla birlikte bir sırt çantası getirmiş; ilk Japon yapımı çantaların bu örnekten kopyalandığı düşünülüyor. Aynı maddeye göre Amerikan tarzı “backpack” sözü ancak 1970'lerin sonundan itibaren yaygınlaşmış.

Randoseru: Hollanda'dan gelen okul çantası

Japon ilkokul öğrencilerinin sırtındaki sert, kutu biçimli çantanın adı randoseru. Japon sözlükleri kelimeyi Hollandaca ransel'e, yani asker sırt çantasına bağlıyor. Heibonsha'nın Dünya Ansiklopedisi'ne göre kelime, Edo döneminin son yıllarında Batı tarzı ordu düzeni benimsenirken asker çantasının adı olarak yerleşti.

Nihon Kokugo Daijiten, bilgin Takano Chōei'nin 1850'de bu çantayı “giysi ve eşya saklamak için” bir gereç olarak tanıttığını kaydediyor. Okula geçişin tarihi belli: Heibonsha'ya göre Gakushūin okulu Mayıs 1885'te öğrencilerin arabayla ya da çekçekle gelmesini yasaklayıp yürümelerini istedi, kitap ve yemek taşımak için de bu çantayı taktırdı. İlk çantalar kumaştı.

Deri, kutu biçimli modelin hikâyesi daha bulanık. Yaygın anlatıya göre ilk başbakan Itō Hirobumi, 1887'de veliaht prensin okula başlaması için özel bir çanta hazırlatıp hediye etti. Ansiklopedi bunu yalnız “bir görüşe göre” diye aktarıyor; kesin olan, Gakushūin'in 1890 tarihli öğrenci kurallarının siyah deriyi şart koşması. Çanta 1920'li yılların sonunda kentlerde yaygınlaştı, ülke geneline 1950'lerden itibaren yayıldı.

Köken konusunda tek ses de yok. Vikisözlük, Hollandaca ransel'in yanında Almanca Ranzen ihtimalini de anıyor.

Japonca kelimeKöken diliÖzgün kelimeBugünkü anlamı
ryukku(sakku)AlmancaRucksacksırt çantası
randoseruHollandaca (çoğu sözlüğe göre)ranselilkokul çantası
karuteAlmancaKartehasta dosyası
arerugīAlmancaAllergiealerji
arubaitoAlmancaArbeityarı zamanlı iş
zairuAlmancaSeiltırmanış ipi
gerendeAlmancaGeländekayak pisti

Tablodaki kökenler Vikisözlük ve Daijisen'den derlendi.

Bir Japon ilkokul sınıfının arka rafına dizilmiş randoseru çantaları
Bir Japon ilkokul sınıfının arka rafına dizilmiş randoseru çantaları — Kanko* from Nagasaki, JAPAN, CC BY 2.0 (Wikimedia Commons)

Doktorlar neden hâlâ “karute” diyor

Almancanın en derin izi hastanelerde. Tokyo Üniversitesi'nin açık ders arşivindeki bir derste Nagai Ryōzō, Japon tıbbının Hollanda ve İngiliz etkisinden sonra Alman modeline geçtiğini, kararın arkasında Sagara Chian'ın bulunduğunu anlatıyor. 1871'de iki Prusyalı askerî hekim, cerrah Leopold Müller ile dahiliyeci Theodor Hoffmann, Tokyo'daki tıp eğitimini baştan düzenledi.

Viyana'daki Klinik Ottakring'den Judith Böhler'in 2022'de MINIKOMI dergisinde yayımlanan çalışması etkinin boyutunu gösteriyor. Böhler'in aktardığına göre 300 öğrenciden yalnız 60'ı eğitime sıfırdan başlamayı kabul etti; 1862-1912 arasında yurt dışına giden Japon tıp öğrencilerinin yüzde 83,1'i Almanca konuşulan bölgeye gitti. Böhler, Almancanın neredeyse Japon hekimlerin Latincesi olduğunu yazıyor.

Böhler 2018 sonbaharında Tokyo ve Nagoya'da 103 hekime 39 Almanca kökenli terimi İngilizce karşılıklarıyla birlikte sordu. Yalnız dört terimde İngilizce biçim öne geçti. Hasta dosyası için İngilizce chāto'yu seçen yalnız beş kişiydi; iki hastanenin yazılımında elektronik dosyayı açan düğmede de “karute” yazıyor. Çalışmanın sınırı açık: iki hastane, beş bölüm ve tek bir sözlükten seçilmiş terimler.

Türkçede aynı kelime, başka kapı

Avusturyalı çocuk doktoru Clemens von Pirquet'nin 1906'da türettiği Allergie, Japoncaya doğrudan Almancadan girip arerugī oldu. TDK'nin Güncel Türkçe Sözlük'üne göre Türkçedeki alerji ise Fransızca allergie'den geliyor. Aynı kelime, iki ülkeye iki farklı kapıdan ulaşmış.

Çanta ailesinde de benzer bir tablo var: TDK, valiz'i Fransızca valise'e, bavul'u İtalyanca baule'ye bağlıyor. Almancadan gelenler arasında ise şalter (Schalter), otoban (Autobahn) ve fön (Föhn) var.

Levha bir gün değişir mi

Böhler'e göre Japon tıp öğrencileri yaklaşık otuz yıldır Almanca öğrenmek zorunda değil ve bilimin dili artık İngilizce. Yine de karute düğmesi yerinde duruyor, metro levhası da “rucksack” demeyi sürdürüyor. Açık soru, Almancayı hiç görmemiş bir kuşağın bu kelimeleri ne zamana kadar kullanacağı. Frauenfelder'in aktardığına göre levhadaki Korece satır ise başka bir yol seçmiş: yolculardan çantalarına “sarılmalarını” istiyor.

Fotoğraf: MaedaAkihiko, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons

Haberi beğendin mi?
PaylaşWhatsAppXFacebook
Kültür Masası

Bu içerik, Yudum Kültür Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

49,7955,5266,44İstanbul15°

Yudum Dünyası

Kaf Dağı'nın eteğinde bir köy var.

Karakterini yarat, meydanda dolaş, buradakilerle yüz yüze tanış. Tarayıcında, ücretsiz.

  • 🧑 Karakterini yarat
  • 🎲 Kahvede bir el at
  • 🏠 Grubunla ev kur
Günün testiAdını sen seçseydin ne olurdu?Adını sana sormadan koydular. Altı soruda kendi seçimini yapıyorsun — anlamıyla birlikte.
Günün burcuAkrepBugün duygusal enerjiniz yüksek ve içsel sezgileriniz sizi yönlendirecek. Aşk hayatınızda sıcak ve…

Günün sorusu

Çanakkale Boğazı hangi iki denizi birbirine bağlar?

Haftanın düellosu

Bu bölümde

Yudum DünyasıKaf Dağı'nın eteğinde bir köy seni bekliyor.Ücretsiz katıl →