Kültür

Manet'nin kara kedisi: Cadının yoldaşından modern sanatın simgesine

Olympia'nın ayakucundaki kara kedi 1865'te Paris'i kızdırdı; birkaç yıl sonra Manet'nin kedileri bir kitap afişiyle sokağa çıktı. Uğursuzluk simgesinin modernliğe dönüşen hikâyesi.

30 Ekim 20265 dk okuma
Manet'nin kara kedisi: Cadının yoldaşından modern sanatın simgesine

Gece, Paris'te bir çatı. Bacaların arasında, bulutların ardından sızan ayın altında iki kedi karşılaşıyor: biri kapkara, neredeyse kâğıttan oyulmuş bir gölge; öteki birkaç çizgiyle belirtilmiş bembeyaz bir siluet. Resmin çevresinde iri harfler: "Champfleury – Les Chats". Altında da bir satış notu: "Resimli bir cilt, fiyatı 5 frank. Burada satılır."

Bu afişin çizimi Édouard Manet'ye ait. Kara kedi onun için yeni bir figür değildi: birkaç yıl önce Paris Salonu'nda alay konusu olan Olympia tablosunun ayakucunda da kuyruğunu dikmiş bir kara kedi duruyordu. Orta Çağ'dan beri cadılık ve uğursuzlukla anılan bu hayvanın 19. yüzyıl Paris'inde nasıl bağımsızlığın, bohem hayatın ve modern sanatın amblemine dönüştüğünü Rebecca Schiffman, Cadılar Bayramı arifesinde Hyperallergic'te yayımlanan yazısında izliyor.

Hikâyeyi ilginç kılan, bir simgenin anlamının nasıl tersyüz edilebildiği. Kediyi korkutucu yapan özellikler atılmıyor, tersine sahipleniliyor: "şeytani" sayılan yalnızlık ve kayıtsızlık, kalıplara sığmayan sanatçının kendini tarif ettiği dile dönüşüyor.

Cadının yoldaşından bohemin dostuna

Schiffman'ın hatırlattığına göre Orta Çağ'dan itibaren kediler sapkınlık ve cinsel ahlaksızlıkla ilişkilendirildi. İngiltere'de 1565-1579 arasında cadılıkla suçlanan Elizabeth Francis ile Agnes Waterhouse'un hikâyesinde Sathan adlı bir kedi de vardı; bu olaylar kedi ile cadı arasındaki bağı iyice pekiştirdi.

Aydınlanma'dan sonra tablo değişti. Fransa'da evcil hayvan beslemek burjuva ailelerinde ilerlemenin ve inceliğin işareti sayılırken, bohem yazar ve ressamlar kedinin gizemli, "şeytansı" yanını bir erdem gibi benimsedi. Schiffman, yazar ve diplomat François-René de Chateaubriand'ın şu sözlerini aktarıyor: "Kedide sevdiğim şey, bağımsız ve neredeyse duygusuz karakteri… Kedi yalnız yaşar, topluma ihtiyacı yoktur." Sanayileşen, kalabalıklaşan bir şehirde bu cümle, bireyin kendi yolunu çizme isteğinin tam tarifiydi.

Olympia'da köpeğin yerine geçen kedi

Manet 1863'te boyadığı Olympia'da Tiziano'nun 1534 tarihli Urbino Venüsü'nü örnek aldı ama sahneyi kendi zamanına taşıdı: tanrıça yerine çağdaş bir fahişe, ona çiçek getiren siyahi hizmetçisi ve yatağın ucunda bir kara kedi. Tiziano'nun tablosunda kadının ayakucunda küçük bir köpek vardır; köpek o dönemin resminde hem sadakatle hem de tensel arzuyla anılırdı. Manet köpeği kaldırıp yerine sırtı kamburlaşmış, gözleri parlayan bir kara kedi koydu.

Tablo 1865 Salonu'nda sergilendiğinde büyük öfke uyandırdı. Konunun yanı sıra düzleştirilmiş biçimler, sert renk karşıtlıkları ve siyahın cüretkâr kullanımı akademik kuralları açıkça reddediyordu. Sanat tarihçisi T. J. Clark'ın "modern sanatın kurucu anıtı" dediği bu tabloda eleştirmenler en çok o cılız kediye takıldı. Schiffman'a göre kedi, Olympia'nın eliyle örttüğü şeyi ima ederek tablonun "bayağılığını" adeta bedenleştiriyordu.

Olympia'nın sağ ucundaki kara kedi: Manet, Tiziano'nun tablosundaki uyuyan köpeğin yerine kuyruğunu dikmiş bu kediyi koydu
Olympia'nın sağ ucundaki kara kedi: Manet, Tiziano'nun tablosundaki uyuyan köpeğin yerine kuyruğunu dikmiş bu kediyi koydu — Édouard Manet, Public domain (Wikimedia Commons)

Bu okuma boşlukta doğmadı. Sanat tarihçisi Phylis A. Floyd'un Nineteenth-Century Art Worldwide dergisindeki incelemesine göre 1860'larda kedi, halkın gözünde ölçüsüz ve tehlikeli cinsellikle iç içeydi; Fransızcada dişi kedi anlamına gelen "chatte" sözcüğü argoda kadın cinsel organını karşılıyordu. Floyd, dönemin karikatürlerinin ve hiciv yazılarının kedinin varlığını özellikle öne çıkardığını da not ediyor.

Baudelaire'in kucağındaki kediler

Kedinin bir başka anlam katmanı, Manet'nin dostu şair Charles Baudelaire'den geliyordu. Floyd'un aktardığına göre sanat tarihçisi George Heard Hamilton 1969'da, bu kedinin 1865 izleyicisine kaçınılmaz olarak Kötülük Çiçekleri'nin sayfalarında dolaşan kedileri hatırlatmış olacağını yazmıştı. Baudelaire'in "Kediler" soneti ilk kez 1847'de Le Corsaire gazetesinde çıkmış, ardından 1857'de bu kitaba girmişti.

Şairin kedi tutkusunu en canlı anlatan, yürüyüş arkadaşı yazar Champfleury'dir. Champfleury, ikisinin bir çamaşırcı dükkânının camı önünde durup ütülenmiş keten çarşafların üstüne yayılmış bir kediyi seyrettiklerini anlatır. Ona göre Baudelaire sokakta bir kedi gördüğünde yanına gider, okşayarak kucağına alır, tüylerini ters yönde bile severdi.

Bir kitap, bir afiş

Champfleury gerçekçilik akımının önde gelen destekçilerindendi; Courbet'yi ilk öne çıkaranlardan biriydi. En çok okunan kitabı ise 1869'da Paris'te J. Rothschild yayınevinden çıkan Les Chats (Kediler) oldu. Kedilerin tarihini, huylarını ve edebiyattaki yerini anlatan kitabın kapağı 52 resim vaat ediyordu: Delacroix, Viollet-le-Duc, Mérimée, Manet ve Hokusai'ye mal edilen bir Japon baskısı. Art Institute of Chicago kataloğuna göre o baskı aslında Hiroşige'nin, Hokusai'ye yanlışlıkla atfedilmiş.

Manet'nin katkısı "Kedilerin Randevusu" adlı çizimdi; kitapta kedilerin aşk hayatını anlatan bölümün sonunda yer alıyor. Art Institute of Chicago taşbaskıyı 1868 tarihiyle koleksiyonunda tutuyor. Fransa Ulusal Kütüphanesi'ndeki bir nüshada ise resmin çevresine kitabın adı, "52 resimli ikinci baskı" ibaresi ve fiyatı basılmış: çizim, kitapçı vitrinine asılacak bir afişe dönüştürülmüş.

Manet'nin Kedilerin Randevusu taşbaskısı, Champfleury'nin Les Chats kitabının ikinci baskısı için afiş olarak basılmış hali
Manet'nin Kedilerin Randevusu taşbaskısı, Champfleury'nin Les Chats kitabının ikinci baskısı için afiş olarak basılmış hali — Manet, Édouard (1832-1883). Lithographe, Public domain (Wikimedia Commons)

Kara kedi neden modern?

Afişe yakından bakınca Olympia'yla akrabalık hemen göze çarpıyor. Kara kedi neredeyse tek bir siyah lekeden ibaret, yanındaki beyaz kedi ise kâğıdın kendi renginden çıkıyor. Akademik resmin titiz gölgelendirmesi yerine düz renk alanları var. Sahne mitolojik ya da kırsal değil; şehrin çatıları ve bacaları. Üstelik eser bu kez bir salon duvarı için değil, bir kitabı satmak için sokağa çıkmış.

Kara kedinin bohem Paris'teki yükselişi Manet'yle de bitmedi. Rodolphe Salis, 18 Kasım 1881'de Montmartre'da adı doğrudan "Kara Kedi" demek olan Le Chat Noir'ı açtı. İlk modern kabare sayılan mekân, 1897'de kapanana dek sanatçıların buluşma yeri oldu.

Bugün kara kedi Cadılar Bayramı vitrinlerinde yine uğursuzluk kostümüyle dolaşıyor. Olympia ise Paris'te Musée d'Orsay'de asılı. Ayakucundaki kediye bakan ziyaretçinin onda ne gördüğü, kötü bir alamet mi, açık bir ima mı, yoksa kimseye ihtiyaç duymayan bir bağımsızlık mı, aradan 160 yılı aşkın zaman geçse de tek bir cevaba bağlanmış değil.

Fotoğraf: Édouard Manet, Public domain, Wikimedia Commons

Haberi beğendin mi?
PaylaşWhatsAppXFacebook
Kültür Masası

Bu içerik, Yudum Kültür Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

49,7955,5266,44İstanbul15°

Yudum Dünyası

Kaf Dağı'nın eteğinde bir köy var.

Karakterini yarat, meydanda dolaş, buradakilerle yüz yüze tanış. Tarayıcında, ücretsiz.

  • 🧑 Karakterini yarat
  • 🎲 Kahvede bir el at
  • 🏠 Grubunla ev kur
Günün testiAdını sen seçseydin ne olurdu?Adını sana sormadan koydular. Altı soruda kendi seçimini yapıyorsun — anlamıyla birlikte.
Günün burcuAkrepBugün duygusal enerjiniz yüksek ve içsel sezgileriniz sizi yönlendirecek. Aşk hayatınızda sıcak ve…

Günün sorusu

Çanakkale Boğazı hangi iki denizi birbirine bağlar?

Haftanın düellosu

Bu bölümde

Yudum DünyasıKaf Dağı'nın eteğinde bir köy seni bekliyor.Ücretsiz katıl →