Hint Okyanusu'nda 40 Yılda Bir Görülen Deniz Tabani Yayılımı İlk Kez Yakalandı
2024'te Fransa Bilim Kurumu tarafından kurulan gözlemevi, Hint Okyanusu'nda tektonik levhaların ayrılmasıyla oluşan yeni deniz tabanını ilk kez kaydetti.
2024 Nisan ayında Hint Okyanusu'nun güneyinde iki tektonik levhanın ayrılmasıyla yeni bir deniz tabanı oluştu. Bu olay, bilim insanları için 40 yılda bir gerçekleşen bir fenomen olarak kayda geçti. Fransa'nın Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi (CNRS) tarafından kurulan OHA‑GEODAMS gözlemevi, 15 izleme istasyonuyla depremler ve diğer jeofizik olayların ses dalgalarını algılayarak bu süreci ilk kez ayrıntılı olarak belgeledi.
Gözlemevi, Saint Paul‑Amsterdam volkanik platosunu takip eden ekip tarafından üç yıl sürecek araştırmanın ikinci ayında kuruldu. Araştırmacılar, düşük frekanslı sesleri ve süreç ayrıntılarını kaydederek, tektonik levhalar arasındaki sırtın bir kısmının yaklaşık 4 metre çöktüğünü ve levhaların birbirinden 1 metre kadar uzaklaştığını tespit etti. Bu ölçümler, deniz tabanı yayılımının (seafloor spreading) gerçek zamanlı olarak gözlemlenmesi açısından büyük bir öneme sahip.
Nature dergisinde 8 Temmuz’da yayımlanan çalışmaya göre, süreç yüksek basınçlı erimiş magma bölgelerinin başlangıcıyla başlıyor. Basınç zaman içinde artarken magma, kabuğun katmanları arasından yukarı doğru itiliyor ve bu bölgedeki kayaç tabakası içe doğru çökmeye başlıyor. Magmanın yükselmesiyle tetiklenen depremler, levhaları birbirinden ayırarak magmanın deniz tabanına kadar ulaşmasına ve yeni bir okyanus kabuğu oluşmasına yol açıyor. Bu süreç, 40 yılda bir görülen bir olayı gözlemleme fırsatı sundu.
Jean‑Yves Royer, makalenin başyazarı, ScienceAlert’e verdiği açıklamada, "Böylesine devasa bir olayı yakalayabileceğimizi hayal bile etmemiştik; olaylar arasında gerilimin birikmesine olanak tanıyan sırtın (belki birkaç santimetre) sabit bir şekilde uzamasını ölçmeyi umuyorduk" diyerek, "Bunun yerine 40 yılda bir yaşanan bir olaya tanık olduk ve her iki yönde de birkaç metreye varan yer değişimlerini ölçtük!" ifadelerini kullandı.
Çalışmada yer almayan bilim insanları, sadece iki ay içinde böyle bir gözlem yapan Royer ve ekibinin şansının epey yaver gittiğini belirtti. Ekip, levhaların hangi hızda birbirinden ayrıldığı bilinse de kaydedilen deprem verilerinin gözlenen levha hareketleriyle örtüşmediğini ortaya koydu. Gözlemlenen deniz tabanı yayılımını açıklayacak kadar deprem aktivitesi yoktu. Bunun yerine, depremlerin çoğu güçlü sismik dalgalar üretmeden, sessizce gerçekleştiği tespit edildi.
Bilim insanları, kurdukları gözlemeviyle yer kabuğunun hareketlerini 2027’ye kadar izlemeyi planlıyor. Royer, "Biraz şansla ama biraz da yetenekle, deniz tabanı yayılmasını ölçmenin artık mümkün olduğunu gösterdik" diyerek, deniz jeofizikçilerinin önünde yeni ufuklar açıldığını vurguladı.