İnternet radyosunun doğuşu: 1993'teki haftalık sohbetten RealAudio'nun canlı yayınına
İlk internet radyosu verici değil, indirilen ses dosyasıydı. Carl Malamud'un 1993 yayınından WXYC'nin 1994 simulcast'ine ve RealAudio'ya uzanan yolu belgelerle anlatıyoruz.
Mart 1993'te The New York Times okurları tuhaf bir radyo haberiyle karşılaştı: yeni bir sohbet programı yayına giriyordu, ama ortada ne verici vardı ne de frekans. Program, internete bağlı bilgisayarlara dosya olarak dağıtılacak, dinleyici onu istediği zaman açıp istediği yerde durduracaktı. Adı Internet Talk Radio'ydu.
Bugün telefonumuzdan dünyanın öbür ucundaki bir istasyonu tek dokunuşla açabiliyoruz. Bu alışkanlığın başlangıcı sanıldığından daha eski ve daha tuhaf: ilk "internet radyosu" canlı değildi, bir akış (streaming) değildi, hatta çoğu zaman radyo bile değildi. Önce indirilen ses dosyaları geldi, sonra bir üniversite istasyonu FM yayınını ağa verdi, en sonunda bir yazılım şirketi sesi "inerken çalma" fikrini ürüne çevirdi. Üç adımın her biri, bugün kullandığımız internet radyosunun bir parçasını icat etti.
-
Yemek tarifleri
Malzeme listesi, adım adım yapılış, süre ve porsiyon bilgisiyle. Çorbadan tatlıya kategoriye göre gez ya da aradığını doğrudan ara.
Tariflere bak → -
Nasıl yapılır rehberleri
Telefon ayarlarından resmî işlemlere, hesap güvenliğinden günlük hayattaki küçük sorunlara: numaralı adımlar ve tahmini süreyle anlatılmış rehberler.
Rehberleri gör → -
Program arşivi
Tarayıcılar, güvenlik araçları, ofis ve medya yazılımları. Her kayıtta ne işe yaradığı, sürümü ve indirme bağlantısı.
Programlara göz at → -
Sesli ve görüntülü sohbet
Odalarda grup görüntülü sohbet, birebir sesli arama ve canlı yayın. Tarayıcıdan çalışır — eklenti, uygulama ya da kurulum gerekmez.
Odalara gir →
"Hava dalgası yerine internet": Carl Malamud'un deneyi
Fikrin sahibi Carl Malamud'du; ağ teknolojileri üzerine yedi başvuru kitabı yazmış, Virginia'nın Alexandria kentindeki Internet Multicasting Corporation'ın başındaki bir yazardı. Kuruluşun 1993 tarihli tanıtım dosyası bugün Public.Resource.Org arşivinde duruyor. Belge projeyi şu cümleyle tanımlıyor: Internet Talk Radio, "ses programlarını dünyaya taşımak için hava dalgaları yerine interneti kullanan bir radyo istasyonu".
Aynı belgeye göre programlar ses dosyası olarak yayımlanacak, 26'dan fazla ülkedeki ağlara taşınacak ve haftada 200 megabaytın üzerinde ses verisi dünyayı dolaşacaktı. Dosyalar önce kurumların yerel sunucularına iniyor, oradan tek tek bilgisayarlara aktarılıyor ya da yerel ağda yeniden yayınlanıyordu. Malamud radyonun burada "yalnızca bir benzetme" olduğunu yazıyor ve dinleyicinin dosyaları rastgele erişimli radyo gibi kullanabileceğini, yani programı durdurup başlatabileceğini, bölümlerin sırasını değiştirebileceğini vurguluyordu. Bugün podcast dediğimiz şeyin tarifi neredeyse birebir buydu.
Masrafları sponsorlar karşılıyordu: tanıtım belgesi ilk destekçiler olarak Sun Microsystems ile O'Reilly & Associates'i sayıyor ve dinleyicilerden dosyaları "olabildiğince geniş biçimde kopyalamalarını" istiyor. Radyo tarihçiliği yapan Radio Survivor sitesinin aktardığına göre The New York Times muhabiri John Markoff, 4 Mart 1993'te yazdığı haberde "Radyo sohbet programları masaüstü bilgisayarlara geliyor" diye yazmıştı. Malamud'un belgesine göre bu haber 100'den fazla gazetede yeniden basıldı. Radio Survivor, Malamud'un fikri özetleyen cümlesini de aktarıyor: "Eşzamansız zamanlar eşzamansız radyo gerektirir."
"Haftanın Meraklısı": ilk konuk bir e-posta uzmanı
Programın vitrini Geek of the Week (kabaca "Haftanın Meraklısı") adlı yarım saatlik söyleşi dizisiydi. Tanıtım belgesi yayının 31 Mart'ta başlayacağını ve ilk konuğun ağ yönetimi ile elektronik posta alanında tanınan Dr. Marshall T. Rose olacağını yazıyor. Internet Archive'daki kayıt da bu bölümü 31 Mart 1993 tarihiyle saklıyor. Arşiv açıklamasına göre söyleşinin yanında Prag'dan restoran eleştirisi, kısaltma bilmecesi ve bir kitap tanıtımı gibi kısa bölümler de vardı; yani biçim bir radyo dergisini taklit ediyordu.
Aşağıdaki kayıt, Internet Archive'ın "Internet Talk Radio" koleksiyonunda yayımladığı o ilk bölüm:
Belgenin kendisi de sınırı açıkça koyuyor: dinleyiciler sıradan internet kullanıcıları değil, ağ mühendisleriydi. Malamud programı "National Public Radio ile meslek dergisinin karışımı" olarak tarif ediyordu. Kitle küçüktü ama deney, sesin internette dolaşabildiğini ve birilerinin bunu dinlemek istediğini gösterdi.
Gerçek bir istasyon ağa çıkıyor: WXYC, Kasım 1994
İkinci adım, zaten havada olan bir radyonun yayınını internete vermekti. Kuzey Carolina Üniversitesi'nin (UNC) Chapel Hill kampüsündeki öğrenci radyosu WXYC, bu işi 7 Kasım 1994'te yaptı. Üniversitenin "Well Said" adlı podcast'inin 2019'daki bölümünde anlatıldığına göre fikir, istasyonda DJ'lik yapan öğrenci Michael Shoffner'ın basit bir sorusundan çıktı: "Radyoyu neden her yere yayınlayamıyoruz?"
Shoffner'ın sorusu, kampüste SunSITE adlı dijital arşiv projesini yürüten Paul Jones'a ulaştı; o proje bugün ibiblio.org adıyla biliniyor. Vikipedi'deki WXYC maddesinin kaynaklarıyla aktardığına göre düzenek şaşırtıcı derecede basitti: SunSITE'taki bir bilgisayara bağlanan sıradan bir FM alıcısı, sesi Cornell Üniversitesi'nin geliştirdiği CU-SeeMe görüntülü görüşme yazılımıyla ağa aktarıyordu. Aynı kaynağa göre deneme yayınları Ağustos 1994'te başlamıştı ve Atlanta'daki üniversite radyosu WREK de aynı gün kendi yazılımıyla bir akış açmış, ancak bunu henüz duyurmamıştı. Bu yüzden "ilk" unvanı genellikle "yayınını internete verdiğini ilk duyuran geleneksel istasyon" diye dikkatli bir ifadeyle WXYC'ye veriliyor.

Sesi "inerken çalmak": RealAudio
Malamud'un dosyalarında da WXYC'nin deneyinde de aynı sorun vardı: 1990'ların ortasında evlerdeki modemler yavaştı ve bir ses dosyasını dinlemek için çoğu zaman önce tamamının inmesini beklemek gerekiyordu. Üçüncü adım bu bekleyişi ortadan kaldırdı.
Eski bir Microsoft yöneticisi olan Rob Glaser, Şubat 1994'te Seattle'da Progressive Networks adlı bir şirket kurdu. Encyclopedia.com'daki şirket tarihçesine göre Glaser, RealAudio'yu Nisan 1995'te ABD Ulusal Yayıncılar Birliği'nin (NAB) yıllık fuarında tanıttı; ticari 1.0 sürümü aynı yılın Temmuz ayında çıktı. Buradaki yenilik, sesin dosya bitmeden, geldiği anda çalınmasıydı. Bir benzetmeyle: önceki yöntem kovayı doldurup sonra içmekse, RealAudio musluktan akan suyu doğrudan içirmek gibiydi.
The Seattle Times'ın 2003'te yayımladığı şirket kronolojisine göre Ağustos 1995'te Seattle Mariners ile New York Yankees arasındaki beyzbol maçı RealAudio ile internetten canlı verildi; gazete bunu "internetten canlı yayınlanan ilk beyzbol maçı" olarak kaydediyor. Encyclopedia.com'a göre ABC News de 1995'te sitesine canlı RealAudio içeriği ekledi. Şirket Eylül 1997'de adını RealNetworks olarak değiştirdi.
Zaman çizelgesi
Aşağıdaki tablo; Malamud'un 1993 tanıtım belgesi, Internet Archive kaydı, UNC, The Seattle Times ve Encyclopedia.com'daki bilgilerden derlendi.
| Tarih | Olay |
|---|---|
| 4 Mart 1993 | The New York Times, Internet Talk Radio'yu haber yapıyor |
| 31 Mart 1993 | Geek of the Week'in ilk bölümü (konuk: Marshall T. Rose) |
| Şubat 1994 | Rob Glaser, Progressive Networks'ü kuruyor |
| Ağustos 1994 | WXYC'nin internet deneme yayınları başlıyor |
| 7 Kasım 1994 | WXYC, FM yayınını internette eşzamanlı verdiğini duyuruyor |
| Nisan 1995 | RealAudio, NAB fuarında tanıtılıyor |
| Temmuz 1995 | RealAudio 1.0'ın ticari sürümü çıkıyor |
| Ağustos 1995 | Mariners-Yankees maçı internetten canlı veriliyor |
| Eylül 1997 | Progressive Networks'ün adı RealNetworks oluyor |
"İlk" demek neden zor?
Bu hikâyede her "ilk" bir tanıma bağlı. İndirilen programı sayarsanız öncü Malamud'dur; canlı ve sürekli bir radyo yayınını sayarsanız WXYC öne çıkar, ama aynı gün sessizce yayına başlayan WREK tartışmayı açık tutar. Vikipedi'deki KJHK maddesi ise istasyonun ilk kesintisiz akışı için bir yerde 1994, başka bir yerde 1999 yılını veriyor; bu tür çelişkiler erken internet tarihinin çoğunun o dönemin kısa ömürlü web sayfalarında ve katılımcıların hatıralarında kaldığını hatırlatıyor.
Kesin olan şu: 1993 ile 1995 arasında sesin internette üç farklı biçimde yolculuk edebileceği gösterildi. İndirilip istenen zaman dinlenen program, mevcut bir istasyonun ağa verilen eşzamanlı yayını ve beklemeden çalan akış. Sonraki on yılın internet radyoları, özellikle de herkesin kendi istasyonunu kurabildiği ücretsiz yayın sunucuları, bu üç fikrin üzerine inşa edildi. Yudum'un kendi internet radyosu YudumFM de bugün aynı mirasın, açık kaynak yayın yazılımlarının bir kullanıcısı.
Geriye bir soru kalıyor: Malamud dinleyiciye "programı istediğin gibi durdur, sırasını değiştir" demişti. Otuz yıl sonra canlı radyo ile isteğe bağlı ses arasındaki çizgi yeniden bulanıklaşırken, radyoyu radyo yapan şeyin frekans mı, yoksa aynı anda dinleme duygusu mu olduğu hâlâ tartışılıyor.
İnternet radyosu serisinin diğer yazıları
- AzuraCast nedir? Açık kaynak internet radyosu paketi nasıl çalışır
- Liquidsoap nedir? İnternet radyosunda otomatik yayını yöneten betik dili
- 128 kbps ne demek? İnternet radyosunda bit hızı, bant genişliği ve codec farkı
- Radyoda "şu an çalıyor" bilgisi nereden gelir? ICY, ID3 etiketi ve bozuk başlıklar
- SAM Broadcaster, RadioDJ, mAirList, BUTT ve Mixxx: Hangi Yayın Yazılımı Ne İşe Yarar?
- İnternet Radyosunda Canlı Yayına Nasıl Girilir? Sunucu, Port, Mount ve Codec Rehberi
- İnternet Radyosu İçin Ekipman Rehberi: Mikrofon, Ses Kartı, Kulaklık ve Ses Seviyesi
- İnternet Radyosunda Telif ve Lisans: Hangi Haklar Var, Hangi Birlik Neyi Temsil Ediyor?
- SHOUTcast'in hikâyesi: Winamp'ın yanında doğan yayın sunucusu Nullsoft'tan Azerion'a
- Icecast: Bir üniversite radyosu için yazılan açık kaynak sunucunun çeyrek asrı aşan hikâyesi
- FM'den internete radyo: RDS, DAB+ ve akışlı yayın arasındaki farklar, Türkiye'deki durum
Fotoğraf: Joe Hall from Oakland, USA, CC BY 2.0, Wikimedia Commons