Film ile canlı oyuncu aynı sahnede: Laterna Magika'nın sekiz hareketli perdesi

1958 Brüksel sergisinde Radok ile Svoboda, üç film projektörü ve sekiz hareketli perdeyle filmi sahnenin oyuncusu yaptı. Bugünün projeksiyonlu sahnesinin atası, kopyalanması zor bir düzenekti.

Film ile canlı oyuncu aynı sahnede: Laterna Magika'nın sekiz hareketli perdesi
Kültür 9 Ekim 2026 9 dk okuma 5 okunma

1958 yazında Brüksel'deki dünya sergisinin Çekoslovakya pavyonunda, seyircinin karşısında hem bir perde hem bir oyuncu vardı. Perdedeki filmden bir figür canlı sunucuya sesleniyor, sunucu ona cevap veriyordu; filmdeki o figür de aynı oyuncunun aylar önce çekilmiş haliydi. Perdeler sabit değildi: yükseliyor, iniyor, yana kayıyor, katlanıyor, dönüyordu. Sahnenin zemininde kayan bir bant vardı, böylece canlı oyuncu filmdeki bir hareketin tam üstüne anında yetişebiliyordu. Programın adı Laterna Magika'ydı.

Bugün bir konser sahnesinde arkadaki dev ekranla dansçının eşzamanlı hareket etmesi, bir operada dekorun tamamının projeksiyonla kurulması ya da bir bina yüzeyine haritalanmış ışık gösterisi kimseyi şaşırtmıyor. Bu işlerin hepsi tek bir fikre dayanıyor: yansıtılan görüntü arka fon değil, oyunun bir oyuncusudur. O fikri bir fuar numarası olmaktan çıkarıp kurumsal bir tiyatro biçimine çeviren yer Prag'dı ve 1958'de Brüksel'de kurulan bu düzenek, 68 yıl sonra hâlâ aynı adla sahne alan bir topluluğa dönüştü.

Prag Ulusal Tiyatrosu'nun kendi kurum tarihine göre program, Çekoslovakya'yı 17 Nisan - 19 Kasım 1958 arasında süren Brüksel sergisinde temsil etmek üzere sipariş edildi ve iş iki kişiye verildi: sahne yönetmeni Alfréd Radok ile sahne tasarımcısı Josef Svoboda. Ekipte Radok'un kardeşi, yönetmen Emil Radok ile o sırada henüz genç bir senaryo yazarı olan Miloš Forman da vardı — sonradan Amadeus'u çekecek olan Forman. Pavyon serginin en yüksek puanını aldı; Ulusal Tiyatro'nun aktardığına göre Altın Yıldız'ın yanı sıra 56 ödül daha kazandı.

Brüksel'de sahnede tam olarak ne vardı

Laterna Magika'nın donanımı uzun süre ikinci elden anlatıldı. En ayrıntılı teknik döküm, Amerikalı tiyatro tarihçisi Jarka M. Burian'ın Svoboda üzerine yazdığı ve Monoskop arşivinin uzun uzun aktardığı The Scenography of Josef Svoboda çalışmasında duruyor. Burian'ın tarifine göre düzenek senkron denetimli üç film ve iki slayt projektöründen oluşuyordu; bunlara bir de projeksiyon demetinden birini istenen herhangi bir noktaya — hareket eden bir perdenin üstüne dahi — saptırabilen bir aygıt ekleniyordu.

Yaklaşık 15 metreye 7 metre ölçülerinde ve 6 metre yüksekliğindeki sahne boşluğuna, ışığı belirli bir yöne güçlü biçimde geri veren özel yüzeyli sekiz hareketli perde yerleştirilmişti. Perdeler oyuncuların ritmine birebir uyacak şekilde yükselip inebiliyor, yana kayabiliyor, katlanabiliyor, dönebiliyor, görünüp kaybolabiliyordu. Perdelerden biri, hem boyutunu hem biçimini değiştirebilen diyafram benzeri bir çerçeve perdesiyle donatılmıştı. Sahne zemininde, filme anında karşılık verebilmek için kayan bir bant ve özel makas kapakları bulunuyordu. Sesi çok hoparlörlü bir stereo düzen taşıyordu.

Svoboda'nın 1958'de bir sahne tasarımı bülteninde yayımlanan ve Burian'ın aktardığı sözleri sistemin özünü anlatıyor: “Yeni anlatım olanakları panoramik filmle ve aynı anda birkaç perdeye çoklu pozlamayla yapılan projeksiyonla eklendi. İkinci özellik ise canlı oyuncunun performansına bağlanmış hareketli perdelerin kullanımıdır.” Svoboda bir başka yerde daha net konuşuyor: “Oyuncuların oyunu film olmadan var olamaz, filmin de tersi geçerli — tek bir şey oluyorlar.”

Kardeş sistem: Polyekran

Svoboda aynı sergiye ikinci bir düzenek de götürmüştü. Polyekran — sözcük anlamıyla “çok perde” — canlı oyuncu içermeyen, saf bir projeksiyon biçimiydi. Burian'a göre Laterna Magika'nın son halini belirleyen asıl katkı Polyekran'dan gelmişti, tersi değil; bunu hem Svoboda hem Radok söylüyor.

İlginç olan, Polyekran'ın 1950'lerin geniş perde modasına bilinçli bir karşı duruş olması. Cinerama gibi teknikler perdenin varlığını yok etmeye, seyirciye “resmin içindeyim” duygusu vermeye çalışıyordu. Polyekran bunun tam tersini yapıyor, perdelerin orada olduğunu altını çizerek gösteriyordu. Svoboda'nın tanımıyla: “Polyekran serbest kompozisyon olanağı sunar... İlişkiler gerçekçi değil, gerçeküstü. Özünde soyut ve saf kolaj ilkesidir ve bu tiyatronun eski, temel bir tekniğidir.”

Üç düzeneğin donanımı, Burian'ın dökümüne ve Svoboda arşivinin kendi tanıtımına göre şöyle:

DüzenekYer ve yılDonanım
Laterna MagikaBrüksel, 19583 film + 2 slayt projektörü, demet saptırıcı aygıt, 8 hareketli perde, kayan bant ve makas kapakları, çok hoparlörlü stereo
PolyekranBrüksel, 1958Siyah kadife fon önünde çelik tellere farklı açılarla asılı, farklı boy ve biçimde 7 perde; 8 otomatik slayt + 7 film projektörü; elektronik bantla senkron; 10 dakika
DiapolyekranMontreal, 1967112 küpten oluşan duvar, her küpün arkasında 2 otomatik slayt projektörü, toplam 30.000 slayt, küpler yaklaşık 30 cm ileri-geri kayıyor, bilgisayar denetimli

Polyekran'ın Brüksel'deki on dakikalık gösterisinin konusu da dikkat çekici bir tercihti: her yıl düzenlenen Prag Baharı müzik festivalinin atmosferi. Montreal'deki Diapolyekran'ın adı ise Dünyanın Yaratılışı'ydı; 112 küpün yüzeyi kâh birleşip tek bir bütün resim kuruyor, kâh o resmi parçalara dağıtıyordu.

Fikrin kendisi 1958'den çok eski

Topluluğun adı tesadüf değil. “Laterna magica”, 17. yüzyılda cam slaytları duvara yansıtan ilk projeksiyon aletinin Latince adıdır. Aletin olası mucitlerinden biri sayılan Hollandalı Christiaan Huygens'in bugün bilinen en eski belgesi, 1659 dolaylarına ait on eskizlik bir sayfadır; Huygens icadı ciddiyetsiz bulduğu için pek sahiplenmemiş. Alete bu adı veren ise aygıtı 1664'ten itibaren Avrupa kentlerinde gösterip satan Danimarkalı matematikçi Thomas Rasmussen Walgensten olarak biliniyor.

Filmin canlı sahneye girmesi de Brüksel'den epey önce denenmişti. 1927'de Abel Gance, Napoléon'un son makarası için üç filmi yan yana üç projektörle aynı anda oynatan Polyvision düzenini kurdu; sonuç 4:1 oranında bir görüntüydü ve Cinerama'yı yirmi beş yıl öncelemişti. Daha da öncesinde, 1920'lerde Berlin'de Erwin Piscator sahne kurgusuna arşivden bulduğu film şeritlerini katmış, 1924 yapımıyla büyük ilgi toplamıştı.

Radok ve Svoboda'nın yaptığı şey, bu parçaları bir araya getirip filme dramatik bir rol vermekti. Prag Ulusal Tiyatrosu'nun ifadesiyle temel ilke, projeksiyonun “yalnızca hareketli bir arka fon” olmadığı, sahnedeki olayla perdedeki olay arasındaki bağın işin kendisi olduğuydu.

Prag'da Nová scéna binasının cam kaplı yüzeyi
Prag'da Nová scéna binasının cam kaplı yüzeyi — Gunnar Klack, CC BY-SA 4.0 (Wikimedia Commons)

Svoboda: mühendis gibi çalışan bir sahne tasarımcısı

Josef Svoboda (10 Mayıs 1920 - 8 Nisan 2002) mobilya ustası çıraklığından geldi, konut sanayisi okulunda okudu, 1945'ten sonra Prag Konservatuvarı'nda sahne tasarımı dersleri ve Uygulamalı Sanatlar Akademisi'nde mimarlık okudu. 1948'de Ulusal Tiyatro'ya girdi, 1951'den itibaren kurumun sanatsal ve teknik işlerinin başına geçti. Kariyeri boyunca 700'den fazla sahne tasarımına imza attı; malzeme olarak plastiği, hidroliği, alçak gerilim aydınlatmayı ve lazeri tiyatroya soktu. 1967'de aerosol ile alçak gerilim ışığından kurduğu üç boyutlu ışık sütunu en çok anılan buluşlarından biri. Forman'ın 1984 yapımı Amadeus filminin dekorlarını da o tasarladı.

Laterna Magika'nın sanat yönetmenliğini 1973'te üstlendi; 1992'de Ulusal Tiyatro'dan ayrılıp bağımsızlaşan Laterna Magika Tiyatrosu'nun müdürü oldu. Kendi arşivinin tanımına göre Laterna Magika onun için bir deney alanıydı: oyuncu ile seyirci arasındaki çizgiyi silen, tümüyle değişken bir sahne ve seyirci için bir “psiko-plastik mekân” kurma denemesi. Yurt dışında ülkesinden daha çok takdir gördü — Londra'daki Royal College of Art'tan 1969'da fahri doktora, 1976'da New York'ta uluslararası tiyatro ödülü, aynı yıl Paris'te Chevalier de l'Ordre des Arts et des Lettres, 1993'te Légion d'Honneur.

Peki neden kimse birebir kopyalayamadı

Laterna Magika'nın en büyük başarısını yaşadığı sırada bile iki temel açmazı vardı ve bunları en açık biçimde Burian ile Svoboda'nın kendisi anlatıyor.

  • Film önceden kesinleşir. Filme alınan bölümler, canlı oyuncularla birleştirilmelerinden çok önce hazırlanmak zorundaydı. Yani bir sürü sanatsal karar, aylar sonra sahnede nasıl duracağı bilinmeden verilip bağlayıcı hale geliyordu.
  • Canlı oyuncunun payı sıfıra iner. Film önceden üretilmiş, değişmeyen bir öğe olduğu için oyuncunun o akşam farklı bir şey yapma marjı kalmıyordu. Svoboda'nın sözleriyle: “Laterna Magika bir ölçüde tiyatronun güzel olan yanından yoksun kalıyor: her temsilin bambaşka bir ritmi olabilmesi, bir temsilin daha iyi ya da daha kötü olabilmesi, bir yapımın kendi sınırlarını genişletebilmesi.”
  • Donanım tek bir yapıma göre dövülür. Sekiz hareketli perde, demet saptırıcı, kayan bant, makas kapakları — bunlar genel amaçlı tiyatro donanımı değil. Her yeni yapım, hem film ekibi hem makine atölyesi hem de bu ikisini saniye saniye eşleyecek bir kadro gerektiriyordu. Svoboda ve ekibi 1981-1982'de topluluk için ayrı bir atölye tasarımı yayımlayacak kadar bu işin içine girmişti.
  • Aynı oyuncu hem perdede hem sahnede olmak zorundaydı. Svoboda'nın altını çizdiği bu koşul, yapımı bir kadroya kilitliyor; kadro değişirse film de baştan çekilmek durumunda kalıyordu.

Svoboda bu kilidi kırmayı denedi. Burian'ın notuna göre sonraki birkaç yapımda perdelere temsil sırasında canlı televizyon aktarımı yaparak oyuncuya biraz esneklik geri kazandırdı: Luigi Nono'nun Intoleranza'sı (Boston, 1965) ve Carl Orff'un Prometheus'u (Münih, 1968). Bugünün gerçek zamanlı programlanabilir projeksiyon yazılımları tam olarak bu sorunu çözmeye çalışıyor — yani Laterna Magika'nın 1958'de çarptığı duvar, altmış sekiz yıl sonra hâlâ aynı duvar.

Kurum olarak bugün nerede

Brüksel'in ardından program ABD, İngiltere, Fransa ve Sovyetler Birliği dahil pek çok ülkede turneye çıktı; 9 Mayıs 1959'da Prag'da, Ulusal Tiyatro'nun bağımsız bir topluluğu olarak düzenli çalışmaya başladı. İlk sahnesi Národní caddesi ile Jungmann meydanının köşesindeki Adria Sarayı'ydı; ilk sanat yönetmeni Alfréd Radok oldu. Radok 1968'den sonra ülkesinden ayrıldı, 1972'ye kadar Göteborg'da Folkteatern'de yönetmenlik yaptı ve 1976'da Viyana'da öldü.

Topluluğun bugünkü evi Prag'daki Nová scéna (Yeni Sahne). Ulusal Tiyatro'nun kurum tarihine göre bina, tiyatronun 1977-1983 arasındaki büyük onarımının parçası olarak mimar Karel Prager tarafından tasarlandı ve 20 Kasım 1983'te açıldı. Üst cephesini kaplayan dört binden fazla dökme cam blok Stanislav Libenský'nin işi. Önemli ayrıntı şu: 1980'de Svoboda'nın ısrarıyla tasarım değiştirildi ve bina Laterna Magika'ya özel bir mekân içerecek biçimde yeniden kurgulandı. Yani bu, projeksiyonlu sahne için bilinçle biçimlendirilmiş ender yapılardan biri.

Topluluğun en uzun ömürlü yapımı, Evald Schorm'un yönettiği 1977 tarihli Kouzelný cirkus (Harika Sirk). Ulusal Tiyatro'nun verdiği sayıya göre 2013'e kadar 6.300'ü aşkın temsil verdi ve Orta Avrupa'nın en çok oynanmış tiyatro yapımı sayılıyor. Aşağıdaki görüntü Laterna Magika'nın kendi kanalında yayımlandı.

Kurumsal hikâye düz gitmedi: topluluk 1992'de bağımsızlaştı, 1 Ocak 2010'da yeniden Ulusal Tiyatro çatısı altına döndü. Ocak 2021'den beri sanat yönetmeni mim sanatçısı Radim Vizváry; Laterna Magika'yı “yeni teknolojileri araştıran, yetenekli ve açık görüşlü her sanatçıya açık, çok türlü bir platform” olarak tanımlıyor. 2022'den beri iki yılda bir Laterna Fest adlı uluslararası multimedya festivalini düzenliyorlar. Nová scéna Mart 2026'da iki yıl sürecek büyük bir onarıma girdi; topluluk bu süre boyunca Stavovské divadlo'da ve bazı yapımlarla La Fabrika gibi mekânlarda oynuyor. Güncel repertuvarda Kâğıt Hikâye, Baron Münchhausen, Valerie ve Harikalar Haftası ve Pluto gibi işler var.

Arşivden çıkanlar

Laterna Magika'nın 1958-1992 arasındaki dönemi uzun süre ikinci elden anlatıldı. Bunu değiştiren iş, Kateřina Svatoňová ile Lucie Česálková'nın 2016-2019 arasında yürüttüğü kapsamlı arşiv araştırması. Projeden Zamanın Diktatörü. Laterna Magika Olgusunun (Bağlamdan) Çıkarılması adlı 402 sayfalık bir kitap çıktı (Národní filmový archiv, 2019) ve iki sergi açıldı: Brno Sanat Evi'nde 15 Mayıs - 28 Temmuz 2019 arasında “(De)konstrüksiyon ve (Yeniden) İcat”, ardından Prag'daki MeetFactory'de 27 Eylül - 10 Kasım 2019 arasında “Bir Deneyin Belleği”. Proje sitesinin anlattığına göre araştırmada 1958 gösterisinin numaraları dijitalleştirildi; turne programları, televizyon kayıtları ve Vivisection, Kara Keşiş, Odysseus gibi yapımlardan film sahneleri yayımlanmamış halde bulundu.

Burada çözülmemiş bir soru var. Svoboda'nın şikâyeti teknik bir arıza değildi; kaydedilmiş görüntünün doğası gereği değişmez, canlı oyuncunun ise doğası gereği değişken olmasından geliyordu. Bugünkü yazılımlar projeksiyonu canlı performansa tepki verebilir hale getiriyor. Soru şu: perde oyuncuya uyum sağlamaya başladığında ortaya çıkan şey hâlâ Laterna Magika mı, yoksa Radok ile Svoboda'nın adını koyduğu o ikisi arasındaki gerilim ortadan kalktığında bambaşka bir sanat mı doğuyor?

Fotoğraf: EinDao, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons

Haberi beğendin mi?
Paylaş WhatsApp X Facebook
Kültür Masası

Bu içerik, Yudum Kültür Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

İlgili haberler

Yudum

1998'den beri, dünyanın her yerinden — sohbet, radyo, oyunlar ve daha fazlası.

Sohbete Katıl Ücretsiz üye ol

Yalnız 18 yaş ve üstü — Yudum üzerindeki canlı sohbet, sesli ve görüntülü görüşmeler yetişkinler içindir. Neden?

1998'den beri sohbetin adresi

Üye olmadan girebileceğin sohbet odaları, sesli ve görüntülü sohbet, kesintisiz canlı radyo, tarayıcıdan oynanan oyunlar ve her gün yenilenen içerik. Kurulum yok, ücret yok — tarayıcını aç ve katıl.