Teknoloji

Robot dalışlarından iki yeni sifonofor: biri ateş kırmızısı, biri bir anneye armağan

MBARI ve üç üniversiteden araştırmacılar, derin deniz sifonoforu Bargmannia cinsinde iki yeni tür tanımladı. Biri ateş kırmızısı, diğeri baş yazarın annesinin adını taşıyor; asıl ipucu ise derinlik.

28 Ekim 20264 dk okuma
Robot dalışlarından iki yeni sifonofor: biri ateş kırmızısı, biri bir anneye armağan

Mart 2002'de Kaliforniya açıklarında, yüzeyin 996 metre altında uzaktan kumandalı bir denizaltı robotu, kırmızı renkli, ince uzun, jöle kıvamında bir hayvanı nazikçe toplama kabına aldı. Aynı türden olduğu düşünülen başka bir örnek ise yirmi yıl sonra, Ağustos 2022'de, bu kez 1.963 metre derinlikten çıkarıldı. Bu iki örnek yıllarca müze raflarında ve video arşivlerinde bekledi. Şimdi ikisi de bilim dünyasına yeni tür olarak tanıtıldı.

Monterey Bay Akvaryum Araştırma Enstitüsü (MBARI), Gdańsk Üniversitesi, New York Üniversitesi ve Yale Üniversitesi'nden araştırmacılar, Bargmannia adlı derin deniz sifonofor cinsini baştan sona elden geçirdi. Sonuç Zoological Journal of the Linnean Society dergisinde 16 Ekim 2026'da yayımlandı ve iki yeni tür ortaya çıktı: Bargmannia pyrosa ve Bargmannia marlena.

Çalışmanın önemi yalnızca listeye iki ad eklemesi değil. Açık okyanusta türleri birbirinden ayıracak dağ, ada ya da kıta gibi belirgin engeller yok. Ekip, bu engelsiz ortamda yeni türlerin nasıl doğduğuna dair güçlü bir ipucu buldu: derinlik.

Sifonofor nedir, neden zor çalışılır?

MBARI'nin tanımıyla sifonoforlar, denizanaları ve mercanlarla akraba, uzun ve jelatinimsi hayvanlardır. Yüzey ile deniz tabanı arasındaki açık su kütlesinin, yani orta suların en baskın avcıları arasında yer alırlar. Bir sifonofor tek bir birey değil, bir koloni gibi çalışır. Koloni, her biri ayrı bir işe uzmanlaşmış birimlerden oluşur: kimi yüzmeyi sağlar, kimi besini sindirir, kimi üremeyi üstlenir. Bunu, organları ayrı ayrı canlılardan oluşan tek bir vücuda benzetebiliriz.

Ne var ki bu hayvanlar son derece narindir. Ağla toplanmaya çalışıldığında çoğu parçalanır. MBARI, bolluklarına ve ekolojik önemlerine karşın sifonoforların hâlâ çalışılması güç canlılar olduğunu vurguluyor. Enstitünün Biyoçeşitlilik ve Biyooptik Ekibi, bu nedenle robot denizaltılarla hayvanları doğal ortamlarında görüntülüyor ve zarar vermeden laboratuvara taşıyor.

Farklı sifonofor gruplarından canlı örnekler; çalışmanın yazarlarından Steven Haddock ve Casey Dunn'ın da yer aldığı 2018 tarihli bir araştırmadan
Farklı sifonofor gruplarından canlı örnekler; çalışmanın yazarlarından Steven Haddock ve Casey Dunn'ın da yer aldığı 2018 tarihli bir araştırmadan — C Munro, S Siebert, F Zapata, M Howison, A Serrano, S Church, F Goetz, P Pugh, S Haddock, C Dunn, CC BY 4.0 (Wikimedia Commons)

Ateş rengi bir tür, bir anneye armağan bir ad

Bargmannia türleri, MBARI'nin deyişiyle en akıcı biçimli sifonoforlar arasında. Hep birlikte su püskürterek çalışan onlarca yüzme çanıyla ilerliyorlar.

Yeni türlerden Bargmannia pyrosa, canlıyken kırmızı bir gövdeye sahip. Makalede verilen ad kökenine göre tür adı, Yunanca "ateş" anlamına gelen pyr ile Latince "dolu" anlamı katan -osa ekinden türetildi; yani "ateş renkli". Formalinde saklanan örneklerde bu kırmızılık soluk turuncuya dönüyor. Türün bilinen derinlik aralığı 996 ile 2.271 metre arası.

İkinci tür Bargmannia marlena ise esnek, turuncu mideleriyle ayırt ediliyor. Adın hikâyesi daha kişisel: makalede açıkça belirtildiği gibi tür, çalışmanın baş yazarı Gdańsk Üniversitesi'nden Maciej K. Mańko'nun annesi Marlena'nın adını taşıyor. Ana örnek 11,2 santimetre uzunluğunda ve 11 olgun yüzme çanına sahip. Tür 1.233 ile 1.963 metre arasında kaydedildi. MBARI'nin paylaştığı görüntülerde her iki tür Kaliforniya Körfezi'nde de görülüyor.

Müze rafı, video arşivi ve DNA

Ekip üç kaynağı bir araya getirdi. Birincisi müze koleksiyonları: araştırmacılar çoğu Yale Peabody Müzesi'nde saklanan 155 formalinli örneği inceledi. İkincisi MBARI'nin video arşivi: Ventana, Tiburon ve Doc Ricketts adlı robot denizaltıların yıllar boyunca kaydettiği görüntülerde yedi Bargmannia türü tanımlandı, sekizincisi ise yalnızca müze örneklerinden biliniyor. Üçüncüsü genetik: ekip, hücrenin enerji santrali olan mitokondrinin genomunu dizileyerek türlerin akrabalık ağacını çıkardı. Hatta 2004'te toplanıp formalinde saklanan bir örneğin tek bir yüzme çanından DNA elde etmeyi başardı. Formalin DNA'yı parçaladığı için bu kolay bir iş değil.

Böylece cinsteki tür sayısı sekize çıktı. Cins ilk kez 1954'te Totton tarafından tanımlanmıştı; 2019'da iki tür daha eklenmişti.

Derinlik, okyanusun görünmez sınırı

Makalenin özetine göre sekiz tür iki ana soy hattına ayrılıyor. Bunlardan birinde mitokondri genomu belirgin biçimde hızlı evrimleşmiş. Araştırmacılar bu genetik ayrışmanın, koloninin hem erkek hem dişi üreme birimlerini tek başına taşımasına geçişle aynı döneme denk geldiğini yazıyor ve iki olay arasında olası bir bağ öneriyor. Ekibin kendi ifadesiyle bu bir "olasılık", kanıtlanmış bir neden-sonuç ilişkisi değil.

Yüzme çanlarının şekli de soy ağacını izliyor. Avı yakalamaya yarayan yakıcı hücrelerin büyüklüğü ve dokunaç yapısı türler arasında farklılaşmış; bu da farklı beslenme biçimlerine işaret ediyor olabilir.

En dikkat çekici bulgu ise dağılımda. Türler coğrafi olarak aynı bölgelerde yaşıyor, ama farklı derinlik kuşaklarını tercih ediyor. MBARI görüntülerinde B. amoena 405 metrede, B. profunda ise 3.265 metrede kaydedilmiş. Yazarlar bunu, açık okyanusta türleşmenin önemli bir itici gücünün dikey ayrışma olduğu yönünde yorumluyor: yatay bir engel yoksa, farklı derinlikler birer görünmez sınır işlevi görebilir.

MBARI kanalının yayımladığı aşağıdaki görüntü, sifonoforların doğal ortamlarındaki narin yapısını gösteriyor.

Sırada ne var?

Bulgu, iki yeni türün ötesinde bir yöntem dersi de veriyor: onlarca yıldır raflarda bekleyen müze örnekleri ve video arşivleri, modern genetik yöntemlerle birleştiğinde hâlâ yeni türler çıkarabiliyor. Açık sorular ise büyük. Mitokondri evrimindeki hızlanma ile üreme sistemindeki değişimin gerçekten birbirine bağlı olup olmadığı henüz bilinmiyor. Derinliğin türleri nasıl ayırdığı, yani hangi ışık, sıcaklık ya da av koşullarının belirleyici olduğu da yanıt bekliyor. Okyanusun bu katmanlarının ne kadar azının incelendiği düşünülürse, Bargmannia ailesinin sekizde kalacağını söylemek de zor.

Fotoğraf: Kevin Raskoff, Monterey Peninsula College, Public domain, Wikimedia Commons

Haberi beğendin mi?
PaylaşWhatsAppXFacebook
Teknoloji Masası

Bu içerik, Yudum Teknoloji Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

49,7955,5266,44İstanbul17°

Yudum Dünyası

Kaf Dağı'nın eteğinde bir köy var.

Karakterini yarat, meydanda dolaş, buradakilerle yüz yüze tanış. Tarayıcında, ücretsiz.

  • 🧑 Karakterini yarat
  • 🎲 Kahvede bir el at
  • 🏠 Grubunla ev kur
Günün testiBu hafta hangi oyunu oynamalısın?Kütüphanende yüz oyun var, hiçbirini açmıyorsun. Altı soruda o kısır döngüyü kıralım.
Günün burcuAkrepSevgili Akrep, bugün duygusal enerjin tavan yapıyor ve bu, ilişkilerine sıcaklık ve samimiyet katacak.…

Günün sorusu

"Saatleri Ayarlama Enstitüsü" romanının yazarı kimdir?

Haftanın düellosu
Yudum DünyasıKaf Dağı'nın eteğinde bir köy seni bekliyor.Ücretsiz katıl →