Teknoloji

Venedik Lagünü Bir Zamanlar Kuru Karaydı: Yükselen Deniz Ovayı Nasıl Yuttu?

Southampton ve OGS'nin çalışması, Kuzey Adriyatik'in MÖ 9000-4000 arasındaki batık manzarasını yeniden kurdu: Bugünkü Venedik lagünü, kıyıdan kilometrelerce içeride kuru bir araziydi.

28 Ekim 20265 dk okuma
Venedik Lagünü Bir Zamanlar Kuru Karaydı: Yükselen Deniz Ovayı Nasıl Yuttu?

Bugün gondolların süzüldüğü, kanallarla örülü Venedik lagünü, on bir bin yıl kadar önce suyun değil toprağın hüküm sürdüğü bir ovaydı. Avcı-toplayıcılar şimdi denizin altında kalan düzlüklerde av peşinde koşuyor, nehir ağızlarında balık tutuyordu. Kıyı ise bugünkünden çok daha uzaktaydı: The Guardian'ın aktardığına göre bu kuru kara, kıyıdan 30 milden (yaklaşık 48 kilometre) fazla açığa uzanıyordu.

Bu tabloyu, Southampton Üniversitesi ile İtalya'nın Ulusal Oşinografi ve Deneysel Jeofizik Enstitüsü'nün (OGS) ortak çalışması ortaya koydu. Quaternary Science Reviews dergisinin 391. cildinde yayımlanan makale, Kuzey Adriyatik'in MÖ 9000 ile MÖ 4000 arasındaki manzarasını adım adım yeniden kuruyor. Çalışmanın önemi şurada: Avrupa'nın en büyük batık kara parçalarından biri olan bu bölgede tarih öncesi insanların nerede yaşadığını anlamak için önce o insanların gördüğü kıyıyı bilmek gerekiyor.

Deniz tabanını okumak

Araştırmacılar iki tür veriyi bir araya getirdi. Birincisi, daha önce yayımlanmış sediman karotları: deniz tabanından boru biçimli sondajlarla çıkarılan, katman katman çamur ve kum örnekleri. Her katman, çökeldiği ortamın izini taşır; lagün çamuru, bataklık turbası ya da kumsal kumu birbirinden ayırt edilebilir. İkincisi, OGS'nin topladığı ve henüz yayımlanmamış yüksek çözünürlüklü jeofizik veriler. Ses dalgalarıyla deniz tabanının altındaki katmanları görüntüleyen bu yöntem, karotların tek tek noktalarda verdiği bilgiyi geniş bir alana yaymayı sağlıyor.

Ekip bu verilerle eski çökelme ortamlarını haritaladı ve "su basma modelleri" kurdu; yani deniz belli bir seviyeye çıktığında hangi alanların su altında kalacağını hesapladı. Ortaya çıkan şey, kıyıya paralel uzanan kum setlerinin (bariyerlerin) ve bunların arkasındaki bataklık alanların birkaç kuşak hâlinde art arda oluştuğunu gösteriyor.

Bir merdiven gibi yükselen deniz

Son Buzul Çağı'nın ardından erimeye başlayan buzullar dünya denizlerini yükseltti. Ama çalışmaya göre bu yükseliş Adriyatik'te düzgün bir eğri izlemedi; kimi zaman duraklayan, kimi zaman hızlanan basamaklar hâlinde gerçekleşti. Southampton Üniversitesi'nin duyurusuna göre yükselme hızı zaman zaman yılda 25 milimetreye ulaştı. Bu, bir insan ömrü içinde kıyının gözle görülür biçimde geri çekilmesi demek.

Üniversitenin özetlediği başlıca evreler şöyle:

  • MÖ 8400 dolayı: Hızlı bir yükselme gelgit kanalları, bataklıklar, kum sığlıkları ve büyük lagünler oluşturdu; ardından daha durgun bir dönem başladı.
  • MÖ 6600'e kadarki 1.200 yıl: Deniz toplam sekiz metre yükseldi; lagünleri ve bataklıkları defalarca yaratıp yuttu, kıyıyı kilometrelerce içeri itti.
  • MÖ 6000 sonrası: Beş metreye varan yeni bir yükseliş kıyı yapılarını yeniden kaydırdı.
  • MÖ 5800 sonrası: Bugün tanıdığımız lagünlerin ve manzaranın temeli atıldı.

Makalenin özetinde anlatılan mekanizma basit ama etkileyici: Deniz seviyesinin duraksadığı dönemlerde lagün, bataklık ve delta ortamları gelişiyor, yoğun yükselme dönemlerinde ise hızla boğuluyordu. Deniz, ilerledikçe kendi yaptığı yapıları yutup yenilerini kuruyordu. The Guardian'ın aktarımına göre son altı bin yıl görece istikrarlı geçti ve bu durgunluk, yerleşimlerin ve tarımın bugünkü manzarada kök salmasına zemin hazırladı.

Venedik lagününün güneyindeki tuzcul bataklıklar (barene), Uluslararası Uzay İstasyonu'ndan
Venedik lagününün güneyindeki tuzcul bataklıklar (barene), Uluslararası Uzay İstasyonu'ndan — Earth Science and Remote Sensing Unit, Lyndon B. Johnson Space Center, Public domain (Wikimedia Commons)

Venedik, Grado ve tepedeki Trieste

Bulguların en çarpıcı yanı bugünkü şehirlerin eski hâlleri. Üniversiteye göre bugünkü Venedik lagünü, kıyıdan kilometrelerce içeride kalan kuru bir araziydi. Daha doğudaki Grado lagünü için de aynısı geçerli. Bugün deniz kıyısındaki Trieste'nin bulunduğu yer ise aşağıdaki bataklıklara ve lagünlere bakan tepelerdi.

Bu tablo, Venedik lagününün genel olarak bilinen yaşıyla da örtüşüyor. Yaklaşık 550 kilometrekarelik lagünün, buzul çağı sonrası denizin Yukarı Adriyatik kıyı ovasını basmasıyla altı-yedi bin yıl önce oluştuğu kabul ediliyor. Yeni çalışma, o anın öncesinde yaşanan dört bin yılı ayrıntılandırıyor.

Avcılar ve ilk çiftçiler için ne anlama geliyordu?

Dönem, arkeolojide Mezolitik (Orta Taş Çağı) avcı-toplayıcılarından Neolitik (Yeni Taş Çağı) çiftçilere geçişi kapsıyor. Çalışmanın başyazarı, Southampton Üniversitesi'nde doktora araştırmacısı arkeolog Samuele Ongaro, üniversitenin duyurusunda şöyle diyor: "Batık manzaralar, özellikle Kuzey Adriyatik'te tarih öncesi araştırmalarının önemli bir kayıp parçası. Atalarımızın nasıl yaşadığına ve toprakla nasıl bağ kurduğuna dair pek çok sır saklıyorlar."

Ongaro'ya göre lagünler, deltalar ve bataklıklar avcılar için çekici bir ortamdı; ama arazinin düzlüğü onu büyük toprak kayıplarına da açık hâle getiriyordu. "Topluluklar zamanla uyum sağlamak, nerede avlanacaklarına, balık tutacaklarına ve yerleşeceklerine karar vermek zorunda kaldı" diyor.

Çalışmanın ortak yazarı, OGS'den deniz jeoloğu Federica Donda ise kurumun duyurusunda, eski toplulukların dolaştığı toprakların önemli bir kısmının bugün su altında olduğunu, bu yüzden tarihlerinin yalnızca karadaki arkeolojiyle anlaşılamayacağını vurguluyor.

Bulgunun sınırı

Çalışma bir yeniden kurgu, yani bir model. Sediman karotları belli noktalardan, jeofizik ölçümler belli hatlardan geliyor; aradaki alanlar bu verilerden çıkarılıyor. Makalenin başlığı da arkeolojik sonuçları "olası" diye niteliyor: Batık ovada bir yerleşim kalıntısı bulunduğu bildirilmiyor, ortaya konan şey insanların nerede yaşamış olabileceğine dair bir harita. Kıyının 48 kilometreden uzağa uzandığı rakamı ise kurumların duyurularında değil, The Guardian'ın haberinde geçiyor; üniversite yalnızca "kilometrelerce" ifadesini kullanıyor.

Bugünün denizi

Lagünün suyla ilişkisi bugün de çetin. 2020'den beri Lido, Malamocco ve Chioggia ağızlarındaki 78 hareketli kapaktan oluşan MOSE sistemi, yüksek gelgitlerde lagünü Adriyatik'ten geçici olarak ayırıyor; ilk kez 3 Ekim 2020'de kaldırıldı. Yeni çalışma bugünkü yükselmeyi ölçmüyor, ama denizin bu kıyıda nasıl davrandığına dair uzun bir kayıt sunuyor: Düz bir kıyı ovası, yükselen suya karşı ne kadar hızlı teslim olabiliyor.

Araştırmacıların sıradaki hedefi, toplulukların su basmasına karşı faaliyetlerini nasıl değiştirdiğini ve bunun bölgede tarımın başlamasını nasıl etkilediğini anlamak. Haritası çizilen batık ovada asıl soru, insanların bıraktığı izlerin bulunup bulunamayacağı.

Fotoğraf: NASA, Public domain, Wikimedia Commons

Haberi beğendin mi?
PaylaşWhatsAppXFacebook
Teknoloji Masası

Bu içerik, Yudum Teknoloji Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

49,7955,5266,44İstanbul17°

Yudum Dünyası

Kaf Dağı'nın eteğinde bir köy var.

Karakterini yarat, meydanda dolaş, buradakilerle yüz yüze tanış. Tarayıcında, ücretsiz.

  • 🧑 Karakterini yarat
  • 🎲 Kahvede bir el at
  • 🏠 Grubunla ev kur
Günün testiBu hafta hangi oyunu oynamalısın?Kütüphanende yüz oyun var, hiçbirini açmıyorsun. Altı soruda o kısır döngüyü kıralım.
Günün burcuAkrepSevgili Akrep, bugün duygusal enerjin tavan yapıyor ve bu, ilişkilerine sıcaklık ve samimiyet katacak.…

Günün sorusu

"Saatleri Ayarlama Enstitüsü" romanının yazarı kimdir?

Haftanın düellosu
Yudum DünyasıKaf Dağı'nın eteğinde bir köy seni bekliyor.Ücretsiz katıl →