Teknoloji

Uzaylılarla buluşma noktası: SETI oyun kuramından medet umuyor

SETI araştırmacıları oyun kuramının Schelling noktası fikriyle gökyüzünde uzaylı sinyali için doğru yeri ve anı tahmin etmeye çalışıyor. Henüz sinyal yok.

8 Kasım 20266 dk okuma
Uzaylılarla buluşma noktası: SETI oyun kuramından medet umuyor

Kalabalık bir şehirdesiniz ve tanımadığınız biriyle buluşmanız gerekiyor. Ne yer belirlendi ne saat; telefon da yok. Karşınızdaki de aynı durumda. Nereye gidersiniz? Ekonomist Thomas Schelling bu soruyu 1960 tarihli The Strategy of Conflict kitabında ele aldı; aktarılan örneğe göre insanların en sık verdiği yanıt, New York'ta öğlen vakti Grand Central Terminal'de buluşmaktı. Kimse bunu kimseyle konuşmamıştı, yine de iki tarafın aklı aynı yere gidiyordu.

Şimdi aynı bilmeceyi başka bir ölçekte düşünün: karşı taraf bir yıldız sistemindeki bir uygarlık, "şehir" ise bütün gökyüzü. SETI Enstitüsü'nden Sofia Z. Sheikh ile Oxford Üniversitesi ve Breakthrough Listen'dan Isabel Gerrard'ın Ekim 2026'da arXiv'e yüklediği makale, tam bu fikri teleskopa dönüştürüyor. Gökyüzünde "nereye bakmalı" sorusuna ek olarak "ne zaman bakmalı" sorusunu da koyuyorlar ve cevabı oyun kuramından alıyorlar.

Reklam

Bu yazı, o fikrin ne olduğunu, Kaliforniya'daki Allen Telescope Array ile nasıl sınandığını ve şimdiye dek neyin bulunup neyin bulunmadığını anlatıyor.

Schelling noktası: konuşmadan anlaşmanın yolu

Oyun kuramı, bir oyuncunun hamlesinin diğerinin hamlesine, onun hamlesinin de ilkinin tahminine bağlı olduğu durumları inceler. Schelling'in katkısı, iletişimin imkânsız olduğu iş birliği oyunlarına bakmasıydı. Yazarların tanımıyla Schelling noktası, iki tarafın birbirleriyle konuşmadan, bağlamdaki belirgin bir özelliğe dair ortak kültürel anlayış sayesinde kendiliğinden vardığı varsayılan çözümdür. Bu işin püf noktası şu: yalnızca "ben burayı seçerim" demek yetmez, "o da benim bunu seçeceğimi biliyor" bilgisi de gerekir.

SETI'de bu mantık yeni değil. Giuseppe Cocconi ve Philip Morrison 1959'da Nature dergisinde, uzaylı bir vericinin hidrojenin yaydığı 21 santimetrelik hatta yakın bir frekansı seçebileceğini öne sürmüştü; gerekçe, bu hattın hangi uygarlığın radyo gökbilimcisi olursa olsun zaten tanıyacağı doğal bir işaret olmasıydı. Yani oyun kuramı SETI'ye ilk kez bu çalışmayla girmiş değil; yeni olan, aynı mantığın bu kez zamana ve konuma, üstelik gerçek bir gözlem takvimine uygulanması.

Karşı güneş noktası: Dünya'nın "bakın buradayım" anı

Makalenin önerdiği Schelling noktası, gökbilimcilerin "karşı güneş noktası" (anti-solar point, ASP) dediği yer. Güneş'ten başlayıp Dünya'dan geçen ve öte yana uzanan hayali bir doğru düşünün. Doğrunun gökyüzünde Güneş'in tam karşısında kalan ucu bu noktadır. Dünya Güneş çevresinde döndükçe doğru da kayar; yani nokta sabit değil, yıl boyunca gökyüzünde yer değiştiren bir konumdur.

Neden bu nokta? Yazarların mantığı, gezegen avcılığında en yaygın yöntemlerden birine dayanıyor: geçiş (transit) yöntemi. Bir gezegen yıldızının önünden geçerken yıldızın ışığı çok az kararır; bu hafif sönmeyi ölçerek gezegen bulunur. Gökbilimciler yaşanabilir bölgedeki, yani yüzeyinde sıvı suyun bulunabileceği uzaklıktaki gezegenleri özellikle ilginç sayar. Makale, insanlığı "teknolojik olarak gelişmiş akıllı bir uygarlığın" örneği alıyor ve şunu varsayıyor: başka bir uygarlık da yaşam ararken aynı yöntemi kullanıyorsa, Güneş'in önünden geçen ve yaşanabilir bölgede duran Dünya'yı fark eder, onu iletişim kurmaya değer bir hedef olarak işaretler.

Geometri şöyle: uzaylı bir gözlemci Dünya'nın Güneş'in önünden geçişini ancak Dünya'nın yörünge düzlemine (ekliptik) yakın bir yerden görebilir. Geçişin tam ortasında gözlemci, Dünya ve Güneş aynı doğru üzerinde dizilir; Dünya'dan bakınca gözlemci gökyüzünde Güneş'in tam karşısında durur. Sisli bir limanda iki gemicinin, hiç konuşmadan "ortak bir işaret görünce düdük çalarız" diye aynı anı beklemesi gibi, gönderici de sinyalini Dünya'yı en belirgin gördüğü bu anda yollar, biz de o anda o noktaya bakarsak sinyali yakalama şansı doğar. Yazarlar bu kurgunun, vericinin ışığın yolculuk süresini hesaba kattığı varsayımına dayandığını not düşüyor.

Teleskop ne arıyor?

Gözlemler, SETI Enstitüsü'nün işlettiği Allen Telescope Array ile yapılıyor. Kuzey Kaliforniya'daki Hat Creek Radyo Gözlemevi'nde duran bu dizi 42 adet 6,1 metrelik çanaktan oluşuyor ve teknoimza (başka bir teknolojik uygarlığın bıraktığı ölçülebilir iz) araştırmaları için özel olarak kurulmuş. Makaleye göre çanakların 28'i yenilenmiş durumda ve gözlemlerde bunlar kullanılıyor. Tarama 2356 ile 3700 MHz arasında yapılıyor.

Aranan sinyalin üç özelliği var:

  • Dar bantlı olması. Doğal radyo kaynakları geniş bir frekans aralığına yayılır; çok dar bir çizgi ise bizim iletişim teknolojimize benzer, yapay bir sinyal izlenimi verir.
  • Frekansının zamanla kayması. Uzaktaki bir vericinin sinyali, kaynakla bizim aramızdaki göreli hareket yüzünden Doppler etkisiyle kayar; yakındaki yer kaynaklı parazitler ise neredeyse hiç kaymaz.
  • Gökyüzünde ASP'ye yerelleşmesi. İki ışından biri ASP'ye, diğeri biraz uzağa çevrilir. Sinyal yalnızca ASP ışınında güçlü görünüyorsa kaynağın gerçekten o noktadan geldiğine dair ipucu olur.

Her koordinat beş dakika izleniyor. Makalenin hesabına göre ekliptiğin tamamını kapsamak için 87.660 ayrı (kısmen çakışan) nokta gerekiyor; bu da en az 11,25 petabayt veri demek. Gökyüzünün yarısı her yıl gündüze denk geldiği için en az iki yıl, yıllar arası kayma nedeniyle de dört yıl gözlem gerekiyor.

Şimdiye kadarki tablo

Makale, Eylül 2026 itibarıyla durumu şöyle özetliyor (gözlemler 30 Ağustos 2024 ile 25 Ağustos 2026 arasını kapsıyor):

Gözlem oturumu126 (131 gece)
Gökyüzünde harcanan süre876 saat
Gözlenen nokta11.313 (hasarlı veya tekrar olanlar çıkınca 10.511)
Toplam kapsamın tamamlanan kısmıyaklaşık yüzde 12
Analiz edilen oturum126 oturumun 84'ü
Analiz edilen oturumlarda bulunan dar bantlı, kayan sinyal vuruşuyaklaşık 168,7 milyon
Parazit ayıklamasından sonra grafiği çizilen11.212
Elle incelenip sınıflandırılan8.473
Gökte yalnızca ASP ışınında görünen sinyal25 (10 ayrı koordinat)

Tablodaki veriler Gerrard ve Sheikh'in arXiv makalesinden alındı. Sınıflandırılan grafiklerin yüzde 46'sı yatay çizgi, yüzde 43'ü sönümlenen sinyal biçiminde; makale bu iki sınıfı, blok sinyallerle birlikte parazit (RFI) olarak sayıyor. Dar bantlı ve kayan sinyallerin iki ışında da görünenleri 51, yalnızca ASP ışınında öne çıkanlar ise 25 tane.

Bulgunun sınırı

Henüz uzaylı sinyali bulunmadı ve makale de böyle bir iddia taşımıyor. Gökte ASP ışınında öne çıkan 25 sinyal, "ilginç aday" sayılıyor, keşif değil. Bu adaylardan 14'ü tek bir nokta ve tek bir oturumdan geliyor ve merkez frekansları 0,1 MHz içinde. Yazarlar bu adayların karşılık geldiği 10 koordinatı yeniden gözlemeyi planlıyor.

Daha temel bir sınır da var: yöntemin bütünü bir varsayımlar zincirine dayanıyor. Uzaylı uygarlığın var olması, bizimle iletişim kurmak istemesi, yaşam ararken geçiş yöntemini kullanması, Dünya'yı yaşanabilir bulması ve sinyali tam geçişin ortasında yollaması gerekiyor. Yazarlar, argümanın dayanağının insanlığı akıllı yaşam için referans almak olduğunu açıkça yazıyor. Zincirin herhangi bir halkası kopuksa, ASP'ye bakmak bir sonuç vermez. Bunun, gökyüzünü rastgele tarayan bir yaklaşımı geçersiz kılmadığını da eklemek gerek; bu yöntem sadece o devasa "samanlığı" küçültmenin bir yolu.

Sırada ne var?

Makaleye göre 2025 yılının tamamını kapsayan ayrı bir çalışma hazırlanacak; o çalışmada parazit ayıklama ayarları baştan, tek biçimde uygulanarak bütün veri yeniden çözümlenecek. Sınıflandırılmış 8 binin üzerindeki spektrogram da yapay zekâ ile parazit tanıma çalışmaları için etiketli bir veri seti olarak kullanılabilir.

Sheikh, Universe Today'in aktardığı sözlerinde meselenin teleskopu nereye çevireceğimizi seçmekten ibaret olmadığını, başka bir uygarlığın nerede ve ne zaman vericisini açmayı seçeceğini bulmak olduğunu söylüyor; karşı güneş noktasının bu soruyu alıcının değil, olası bir göndericinin gözünden düşünmeye izin verdiğini ekliyor. Açık soru ise hâlâ aynı: Güneş'in karşısı, bir başka aklın da seçeceği yer mi? Yoksa Grand Central Terminal gibi, yalnızca bizim gözümüze belirgin görünen bir köşe mi? Dört yıllık takvim bittiğinde elimizde bir sinyal olabilir de olmayabilir de; ama arama artık yalnızca gökyüzünü değil, karşıdakinin olası düşünme biçimini de tarıyor.

Fotoğraf: brewbooks from near Seattle, USA, CC BY-SA 2.0, Wikimedia Commons

Haberi beğendin mi?
PaylaşWhatsAppXFacebook
Teknoloji Masası

Bu içerik, Yudum Teknoloji Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

Reklam
50,0755,9667,20İstanbul8°

Yudum Dünyası

Kaf Dağı'nın eteğinde bir köy var.

Karakterini yarat, meydanda dolaş, buradakilerle yüz yüze tanış. Tarayıcında, ücretsiz.

  • 🧑 Karakterini yarat
  • 🎲 Kahvede bir el at
  • 🏠 Grubunla ev kur
Günün testi2000'ler Türkiye interneti testimIRC'ten MSN'e, çevir sesinden ADSL'e... O devri yaşayan bilir. 10 soruda internet hafızanı ölçüyoruz.
Günün burcuAkrepBugün Akrep burcu için içsel gücün ve sezgilerin ön plana çıktığı, enerjisi yüksek bir gün başlıyor.…

Günün sorusu

"Kara Mamba" lakaplı basketbolcu kimdir?

Haftanın düellosu
Yudum DünyasıKaf Dağı'nın eteğinde bir köy seni bekliyor.Ücretsiz katıl →