Antroposen ne zaman başladı? Bilim insanları 1952 diyor
Antroposen için yeni özel sayı 1952'yi öneriyor: hidrojen bombası denemelerinin plütonyum izi. Önerinin gerekçesi, 2024'teki ret ve itirazlar.

Marshall Adaları'ndaki Enewetak Mercan Adası'nda, 1952 sonbaharında bir hidrojen bombası denemesi yapıldı. Patlamanın bulutu çok yükseklere çıktı; ardında kalan radyoaktif parçacıklar ise zamanla gezegene yayıldı. Araştırmacılara göre Kanada'daki bir göl dibi gibi tortul kayıtlarında o plütonyum izi bugün okunabiliyor. Yeni bir yazı dizisinin savı şu: Dünya'nın jeolojik tarihinde yeni bir sayfa tam da o izle açıldı.
Eylül 2026'da Nature Reviews Earth & Environment dergisi, "Antroposen tartışması" başlığıyla özel bir sayı yayımladı. Aralarında Leicester Üniversitesi'nden Jan Zalasiewicz'in de bulunduğu araştırmacılar, insanın gezegen üzerindeki baskısının jeolojik bir birim olarak tanımlanmasını ve başlangıç yılının 1952 alınmasını yeniden savunuyor. Konu, yalnızca bir takvim yaprağı sorunu değil. Bir yıl seçmek, insanlığın Dünya'yı ne zaman ve nasıl değiştirmeye başladığı sorusuna verilen cevabı da belirliyor.
Üstelik bu öneri, 2024'te resmî olarak geri çevrilmiş bir öneri. Yani tartışma bitmiş görünürken yeniden açılıyor. Neden açıldığını anlamak için önce konunun nasıl başladığına bakmak gerek.
Antroposen nedir, nereden çıktı?
Jeologlar Dünya'nın geçmişini çağlara, devirlere ve "epok" denen daha küçük dilimlere ayırır. Bu dilimlerin sınırı, kayaç ve tortul katmanlarda okunabilen izlere dayanır: bir yok oluşun bıraktığı katman, iklimdeki sıçrama, kimyasal bir imza gibi. Son buzul çağından beri süren ve yaklaşık on bir bin yıl kadar istikrarlı kalan dönem Holosen olarak adlandırılır. Tarım, kentler ve yazı bu dönemde doğdu.
"Antroposen" (insanın çağı) fikri, Nobel ödüllü kimyager Paul Crutzen ile biyolog Eugene Stoermer'in 2000 yılında öne sürdüğü bir öneriyle yaygınlaştı: insan etkinliği artık Holosen'in koşullarını aşan bir güç olarak, başlı başına bir jeolojik etken sayılmalıydı. Kavram bilim dünyasından hızla çıktı; felsefeden edebiyata, mimarlıktan hukuka kadar pek çok alanda kullanılmaya başlandı.
Ama bir kavramın yaygın olması ile jeoloji takviminde resmî yer bulması farklı şeyler. Resmî tanım için, dünyanın herhangi bir yerinde, kayaç ya da tortul katmanda gözle ve laboratuvarla gösterilebilen bir sınır gerekir. Bunun için de bir yıl, bir referans nokta ve bir işaret seçilmesi şart.
Neden 1952?
Önerinin merkezinde plütonyum var. Zalasiewicz ve çalışma arkadaşlarına göre 1952'de başlayan hidrojen bombası denemeleri, gezegen ölçeğinde yayılan ve tortullara net biçimde kaydedilen bir radyoaktif iz bıraktı. Plütonyum doğada çok seyrek bulunur, tortulda yerinden pek oynamaz ve yarı ömrü uzundur; dolayısıyla milyonlarca yıl sonra bile okunabilecek bir işaret sayılıyor. Çalışma grubu, referans nokta olarak Kanada'daki Crawford Gölü'nün dibindeki tortulları önermişti.
Öneri Uluslararası Stratigrafi Komisyonu'na resmî olarak sunuldu. Ama 1952'yi seçmenin gerekçesi yalnızca bombalar değil. Zalasiewicz, Colin Waters ve Martin Head'in The Conversation'da yayımlanan yazısına göre, aynı dönemde pek çok şey birlikte hızlandı ve Dünya "birbirine bağlı bir sistem olarak" gerçekten değişti. Aynı yazıda, yüzün üzerinde jeolojik kanıt hattından ve dünya çapında ayrıntılı çalışılmış 12 bölgeden söz ediliyor. Leicester Üniversitesi'nin açıklamasına göre bu kanıtlar arasında sera gazı derişimindeki sıçrama, mikroplastik kirliliği, yabancı türlerin yayılması ve nükleer denemelerin radyoaktif izleri var.
Bağımsız bir çalışma da benzer bir noktaya varmıştı. Michinobu Kuwae ve arkadaşlarının 2024'te yayımlanan çalışması, dünyanın 137 yerinden yaklaşık 400 jeolojik ve biyolojik kaydı taradı. Science Media Centre İspanya'nın aktardığına göre veriler, 1950'lerin başında doğal döngülerde belirgin bir kırılma olduğunu gösteriyordu.
"Büyük Hızlanma" sayılarla
1950 sonrasındaki bu döneme "Büyük Hızlanma" deniyor: nüfus, enerji kullanımı, ulaşım ve kentleşme gibi göstergeler ile iklim ve ekosistem göstergeleri aynı dönemde hızla arttı. Earth.com'un aktardığına göre özel sayıdaki değerlendirmelerde şu rakamlar öne çıkıyor:
| Gösterge | Aktarılan değişim |
|---|---|
| Dünya genelinde tatlı su kullanımı | Yüzde 300'ün üzerinde artış |
| Barajların tuttuğu su | Yüzde 1.500 artış |
| Avcı deniz balıkları | 1950'den beri yaklaşık yüzde 90 azalma, dünya genelindeki av ise dört katına çıkmış |
| Mercan resifleri, kelp ormanları, mangrovlar | Her biri yaklaşık yarı yarıya küçülmüş |
| Karadaki memelilerin kütlesi | İnsanlar ve çiftlik hayvanları yaklaşık yüzde 98 |
| Enerji kullanımı | 1950'lerden beri, Holosen'in tamamında kullanılandan fazla; çoğu fosil yakıttan |
Tablodaki rakamlar Earth.com'un yazıdan aktardığı biçimde verildi; özel sayının tam metnine erişim kısıtlı olduğundan tek tek orijinalinde doğrulanamadı. Barajların ek bir sonucu da yazıda geçiyor: nehirler denize artık eskisinin yarısı kadar tortul taşıyor.
Resmî ret ve itirazlar
Mart 2024'te Antroposen önerisi, Kuvaterner Stratigrafisi Alt Komisyonu'nda oy çokluğuyla reddedildi; Uluslararası Stratigrafi Komisyonu ve Uluslararası Jeoloji Bilimleri Birliği de sonucu onayladı. Earth.com'a göre ret, yalnızca yaklaşık yetmiş yıllık bir sürenin bir epok saymak için çok kısa görünmesinden kaynaklandı. Zalasiewicz, Waters ve Head'in yazdığına göre bu kararda kanıtın kendisi tartışılmadı; asıl konu, yetmiş yıllık bir dilimin jeoloji takvimine epok olarak yazılıp yazılmayacağıydı.
Jeoloji Bilimleri Birliği'nin açıklaması da ilginç bir not düşüyor: Jeolojik Zaman Ölçeği'nde resmî bir birim olarak reddedilmesine rağmen Antroposen kavramı bilimde ve kamuoyunda kullanılmaya devam edecek.
İtirazın bir başka kolu da tek bir yıl seçmenin kendisine yönelik. İnsanın Dünya'yı değiştirmesi bir anda olmadı. Bazı araştırmacılar başlangıcı tarımın yayılmasına, bazıları on sekizinci yüzyılda başlayan sanayi dönemine yerleştirmişti. Earth.com'un aktardığına göre bazı araştırmacılar bu yüzden iki şeyi ayırmayı öneriyor: eski çağlardan gelen yerel etkiler ile yirminci yüzyılın ortasındaki gezegen ölçeğinde dönüşüm karışmasın diye ikincisi için "antroposfer" gibi ayrı bir ad kullanılabilir.
Kavramın yaşadığı yer
Zalasiewicz, Waters ve Head, The Conversation yazısında Antroposen fikrinin resmî ret kararına rağmen geçerliliğini koruduğunu savunuyor. Yazıya göre Stockholm, Jena, Viyana, Daejeon ve Pekin'de Antroposen'e ayrılmış enstitüler var ve bunlar yerbilimini sosyal bilimler ve beşerî bilimlerle birleştiriyor. Özel sayıya katkı veren Buhm Soon Park (KAIST) ise Earth.com'un aktardığına göre şöyle diyor: "Antroposen, insanların Dünya'yı ne kadar hızlı ve kapsamlı biçimde değiştirdiğini anlamak için ortak bir dildir."
Park'ın vurgusu önemli: Bir ad, bilim insanlarının, tarihçilerin ve toplumun aynı olguyu aynı sözcükle konuşmasını sağlıyor. Ancak bu, jeolojik bir sınırın kanıtı olmak zorunda değil. Biri ortak bir dil, öteki kayaç katmanında okunan bir sınır; iki iddia aynı şey değil.
Bulgunun sınırı
- 1952, doğal bir sınırdan çok, kayıtlarda en net okunan işaretin tarihi. Plütonyum izi bombaların bir sonucu; insanın tüm etkisini temsil etmiyor.
- Kayıt henüz yalnızca yetmiş yıl kadar geriye gidiyor. Jeologlar bir epokun sınırını genellikle çok daha uzun zaman dilimleriyle sınar.
- Bu yazı için özel sayının tam metnine erişilemedi; ayrıntılar yazarların açıklamalarından, derginin kayıtlarından ve basın aktarımlarından derlendi.
Sırada ne var?
Leicester Üniversitesi'nin açıklamasına göre özel sayıdaki iki makalenin ortak mesajı, Antroposen'in resmîleştirilerek Jeolojik Zaman Ölçeği'ne eklenmesi gerektiği. Bunun için Uluslararası Stratigrafi Komisyonu'nun kararı yeniden gözden geçirmesi gerekiyor ve böyle bir adımın atılıp atılmayacağı bilinmiyor. Açık kalan soru şu: bir çağın adı, onu kayda geçirecek katmanlar yeterince kalınlaşmadan konabilir mi?
Fotoğraf: United States Department of Energy, Public domain, Wikimedia Commons
Kaynak: Yudum — https://www.yudum.net/haber/antroposen-ne-zaman-basladi-1952-onerisi.html — Yazdırma tarihi:




















