Seul'de kuantum nanobilim merkezi sıfırdan nasıl kuruldu?
Merkezin kurucu direktörü Andreas Heinrich, tek atomlu yapılar üzerine araştırmayı ve yurt dışında bilim kariyerini bir podcast'te anlattı.

Güney Kore'nin başkenti Seul'deki IBS Kuantum Nanobilim Merkezi'nin kurucu direktörü Andreas Heinrich, bir podcast bölümünde sıfırdan uluslararası bir araştırma enstitüsü kurmanın zorluklarını ve getirilerini anlattı. 5 Kasım 2026'da yayımlanan söyleşi, hem laboratuvardaki bilimsel çalışmaya hem de yurt dışında kariyer yapmanın kişisel yönüne ışık tutuyor.
Almanya'dan ABD'ye, oradan Seul'e
Aslen Alman olan Heinrich, kariyerinin önemli bir bölümünü ABD'de geçirdi. IBM Research bünyesinde 18 yıl çalışan fizikçi, bu dönemde nanosaniye ölçeğinde çalışan taramalı tünelleme mikroskobu tekniğini geliştirdi. Yani yalnızca atomları görmeyi değil, onların çok hızlı zaman ölçeklerindeki davranışını izlemeyi de mümkün kılan bir yöntem üzerinde çalıştı.
2016'da Seul'e taşınan Heinrich, burada Kuantum Nanobilim Merkezi'ni kurdu. Konuşmada, yeni bir ülkede ve yeni bir kültürde sıfırdan kurum inşa etmenin hem mesleki hem de kişisel boyutlarını ele aldı. Yurt dışına taşınmanın bilim insanı için ne tür kazanımlar ve güçlükler getirdiği sohbetin ana eksenlerinden biri.
Merkezde tek atomlarla çalışmak
Heinrich'in anlattığına göre merkezdeki araştırmacılar, taramalı tünelleme mikroskoplarını ve başka gelişmiş cihazları kullanarak tek atomlardan ya da küçük atom gruplarından oluşan yapılar ve aygıtlar üretiyor, ardından bunların özelliklerini ayrıntılı biçimde inceliyor. Yani malzeme, atomun kendisi düzeyinde hem biçimlendiriliyor hem de ölçülüyor.
Güncel araştırma başlıklarından biri, yüzeyler üzerindeki atomik ve moleküler spinler. Bu spinlerin sensörler ve başka kuantum teknolojileri geliştirmek için nasıl kullanılabileceği, söyleşide öne çıkan konulardan. Spin, parçacıkların kuantum doğasını yansıtan bir özellik olduğu için bu tür çalışmalar hem temel bilime hem de uygulamaya dönük fikirlere kapı aralıyor.
Fizikçilerin kuantuma bakışı ve iş imkânları
Heinrich, kariyeri boyunca fizikçilerin kuantum fiziğine bakışının nasıl değiştiğini de değerlendiriyor. Bir zamanlar daha çok kuramsal ve soyut görülen alanın, bugün mühendislik ve teknoloji perspektifiyle ele alındığı bir döneme geçildiği izlenimi sohbetten çıkıyor. Bölümde ayrıca fizikçiler için kuantum bilişim, algılama ve cihaz geliştirme alanlarındaki iş fırsatları da konuşuluyor.
Arka plan
Taramalı tünelleme mikroskobu, çok keskin bir iğnenin yüzeye son derece yakın tutulup aradaki elektron akımının ölçülmesi ilkesine dayanır. Bu akım mesafeye çok duyarlı olduğundan, yüzeydeki tek tek atomların konumları ve elektronik özellikleri haritalanabilir. Teknik ilk geliştirildiğinde nanobilimin kapısını açan araçlardan biri sayıldı ve ilgili buluş Nobel Ödülü ile onurlandırıldı. Zamanla yalnızca görüntüleme için değil, atomları tek tek yerinden oynatmak için de kullanılmaya başlandı.
IBS, yani Temel Bilimler Enstitüsü, Güney Kore'nin temel araştırmaya odaklanan kurumlarından biridir ve farklı alanlarda araştırma merkezleri işletir. Bu merkezlerin ortak özelliği, uzun vadeli ve görece büyük ölçekli projelere imkân tanımalarıdır. Yurt dışından bilim insanlarını direktör olarak davet etmek de bu yapının uluslararası rekabet gücünü artırma çabasının bir parçası olarak görülebilir.
Neden önemli?
Heinrich'in deneyimi, bilimsel üretkenliğin yalnızca cihazlara ya da bütçeye değil, doğru insanları bir araya getirebilen kurum kültürüne de bağlı olduğunu hatırlatıyor. Sıfırdan bir merkez kurmak; ekip oluşturmayı, altyapıyı hazırlamayı ve farklı ülkelerden gelen araştırmacıların aynı çatı altında verimli çalışmasını sağlamayı gerektirir. Bu süreçte yaşanan zorluklar, benzer girişimlerde bulunan ülkeler ve kurumlar için de öğretici olabilir.
Konunun bir başka boyutu da genç araştırmacılarla ilgili. Kuantum teknolojileri hızla olgunlaşırken, bu alanda eğitim almış fizikçilere yönelik kariyer seçenekleri yalnızca akademiyle sınırlı kalmıyor. Algılama, bilişim ve ölçüm cihazları geliştirme gibi alanlar, atom ölçeğinde çalışmayı öğrenen mühendis ve fizikçiler için yeni yollar sunuyor. Heinrich'in anlatımı, bu yolların hem heyecan verici hem de kişisel fedakârlık isteyen yönlerine dair gerçekçi bir bakış sağlıyor.
Kaynak: Yudum — https://www.yudum.net/haber/seulde-kuantum-nanobilim-merkezi-sifirdan-nasil-kuruldu.html — Yazdırma tarihi:
















