Terakota Ordusu'ndaki 2200 yıllık parmak izleri: heykellerde kadın ve çocuk eli var
Çin'in ünlü Terakota Ordusu'ndan 36 heykelde bulunan 79 parmak izi incelendi. Sırt çizgilerinin sıklığı, kili yoğuran ellerin bir kısmının kadınlara ve 15 yaşından küçük çocuklara ait olabileceğini gösteriyor.
Bir heykelin kulağının arkasında, zırh pullarının arasında ya da bir ayağın kenarında, kil henüz yumuşakken bastırılmış bir parmağın izi duruyor. Aradan yaklaşık 2200 yıl geçmiş, izi bırakan kişinin adı da yüzü de bilinmiyor. Yine de o küçük çizgiler, Çin'in ilk imparatoru Qin Shihuang için yapılan dev pişmiş toprak ordunun hangi ellerden çıktığına dair bugüne kadarki en somut ipucunu veriyor olabilir.
Qin Shihuang Mezar Alanı Müzesi'nden Xiaoxi Li ve ekibi, tek bir kazı çukurundan çıkarılan 36 asker heykeli üzerinde parmak izi aradı. Journal of Cultural Heritage dergisinde yayımlanan çalışmaya göre izlerin yaklaşık yarısından fazlası yetişkin erkeklerden değil, yetişkin kadınlardan ve 15 yaşından küçük çocuklardan geliyor gibi görünüyor.
Neden önemli: "Bunu yetişkin erkekler yaptı" varsayımı
Terakota Ordusu 1974'te, kuyu açmaya çalışan çiftçilerin imparatorun mezarına yaklaşık 1,5 kilometre uzaklıkta toprağa vurmasıyla ortaya çıktı. Bugün bilinen kadarıyla yaklaşık 8.000 asker, 520 atın çektiği 130 araba ve 150 süvari atından oluşuyor. Bu kadar büyük bir işi kimin yaptığı sorusu ise uzun süre tek bir cevapla geçiştirildi: arkeologlar, ordunun tamamının yetişkin erkekler tarafından üretildiğini varsaymıştı.
Araştırmacılar makalede bu bulguların "Terakota Ordusu üretiminin yalnızca yetişkin erkek emeğine dayandığına dair uzun süredir kabul gören varsayımı sorguladığını" yazıyor ve sonuçlarını, kadınları ve çocukları da içeren çeşitli bir iş gücü için "ilk nicel biyolojik kanıt" olarak tanımlıyor. Yani mesele yalnızca bir merak değil; antik dönemde büyük devlet işlerinin nasıl örgütlendiği, ailelerin üretime nasıl katıldığı sorusuna doğrudan dokunuyor.

İzler nerede bulundu?
Ekip önce 91 parmak izi belgeledi, bunlardan 12'sini ayıkladıktan sonra 79 iz üzerinde çalıştı. İzler heykellerin başında, kollarında, zırhında, ellerinde, yakalarında ve hatta bir ayakta çıktı. Araştırmacılar bunları iki gruba ayırıyor:
- Yüzey izleri (73 iz): Kalıplama, biçimlendirme ve parçaların birleştirilmesi sırasında, özellikle baş ve kollarda bırakılmış.
- Kabartma izleri (6 iz): Önceden biçimlendirilmiş kil süslemelerin yüzeye eklenmesi sırasında oluşmuş; hepsi zırh parçalarında.
Bu ayrım küçük bir ayrıntı gibi görünse de işin hangi aşamasında kimlerin çalıştığını anlamak için önemli: kaba kalıplama ile ince süsleme aynı eller tarafından yapılmamış olabilir.
Bir parmak izinden yaş ve cinsiyet nasıl okunur?
Parmak ucundaki kabarık çizgilerin, yani sırtların sayısı ve dizilişi doğumdan aylar önce belirlenir ve ömür boyu değişmez. Parmak büyüdükçe aynı sayıda sırt daha geniş bir alana yayılır; bu yüzden bir çocuğun izinde sırtlar sık, iri bir yetişkin erkeğin izinde ise daha seyrek durur. Erkeklerde sırt aralığı ortalamada kadınlara göre biraz daha geniştir. Araştırmacıların ölçtüğü şey de tam olarak bu: belirli bir alandaki sırt sıklığı ya da onun tersi olan ortalama sırt genişliği.
Sorun şu ki gruplar birbiriyle çakışır. Tek bir ize bakarak "bu bir kadına aitti" demek güvenilir değildir. Bu nedenle Li ve ekibi her izi tek tek etiketlemek yerine 79 izin tamamını birlikte değerlendirip, bir Bayes karışım modeliyle bu topluluğun içinde hangi grupların hangi oranda bulunduğunu tahmin etti. Benzer bir yaklaşımı 2023'te Andrew Burchill, Akiva Sanders ve Thomas Morgan MethodsX dergisinde antik çömlekçiler için tarif etmişti; o çalışmada da izlerin bir arada değerlendirilmesinin, tek tek bakmaya göre çok daha sağlam sonuç verdiği vurgulanıyor.
Bir engel daha var: kil kururken ve fırında pişerken çeker, yani izler küçülür. Burchill ve arkadaşları, kil üreticilerinin verilerine göre bu çekmenin yüzde 2 ile 12 arasında değiştiğini not ediyor. Terakota çalışmasında da ölçümler bu çekmeye göre düzeltildi.
Sonuç: yaklaşık her beş izden biri bir çocuğa ait
| Grup | Tahmini pay |
|---|---|
| Yetişkin erkek | %45 |
| Yetişkin kadın | %32,7 |
| 15 yaş altı çocuk | %22,3 |
Tablodaki oranlar Li ve ekibinin Journal of Cultural Heritage'taki makalesinden alındı. Araştırmacılara göre bu biyolojik kanıt, tarihsel kayıtlarla da büyük ölçüde örtüşüyor ve atölyedeki üretim sahnesini yeniden canlandırmaya yardımcı oluyor.
Bulgunun sınırları
Sonuçlar dikkat çekici olsa da ölçeği küçük ve çalışmanın kendisi de bunun farkında:
- Örnek dar: Yaklaşık 8.000 heykellik bir ordudan, tek bir çukurdaki 36 heykel incelendi. Başka bölümlerde tablo farklı olabilir.
- İz oranı, kişi oranı değildir: İzlerin yüzde 22'sinin çocuklardan gelmesi, çalışanların yüzde 22'sinin çocuk olduğu anlamına gelmez. Deneyimsiz ellerin kilde daha çok iz bırakmış olması, usta zanaatkârların ise yüzeyi daha temiz bitirmesi mümkün.
- Karşılaştırma verisi modern ve Avrupalı: Yaş ve cinsiyet tahmininde kullanılan referans ölçümler bugünkü Avrupa nüfuslarından geliyor. Parmak sırtı ölçüleri topluluklar arasında farklılık gösterebildiği için 2200 yıl önceki Çinli işçilere uygulanması belirsizlik yaratıyor.
Sırada ne var?
En açık soru, çocukların bu atölyelerde tam olarak ne yaptığı. Ayrı bir iş olarak mı çalıştırıldılar, yoksa ebeveynlerinin yanında kili hazırlayıp parçaları taşırken mi izlerini bıraktılar? Bunu yalnızca parmak izleri söyleyemez. Diğer çukurlardan ve binlerce heykelin geri kalanından toplanacak izler, Asya'dan alınmış referans verileriyle birlikte değerlendirildiğinde tablo netleşebilir. Şimdilik söylenebilecek olan şu: imparatorun sonsuzluğa götürmek istediği ordu, belki de sanıldığından çok daha kalabalık ve çeşitli bir topluluğun eseriydi.
Fotoğraf: Jmhullot, CC BY 3.0, Wikimedia Commons