Teknoloji

Webb, IC 348'de en hafif kahverengi cüceleri buldu

Webb teleskobu, Jüpiter'in yalnızca iki katı kütleye sahip kahverengi cüceler keşfetti. Bulgu, yıldız oluşum modellerine meydan okuyor.

5 Kasım 20263 dk okuma
Webb, IC 348'de en hafif kahverengi cüceleri buldu

James Webb Uzay Teleskobu'nun Perseus takımyıldızı yönündeki yıldız oluşum bölgesi IC 348'i gösteren yeni görüntüsü, şimdiye kadar kamuoyuyla paylaşılan en geniş Webb karelerinden biri. Görüntü yalnızca estetik açıdan değil, bilimsel açıdan da dikkat çekiyor. Gökbilimciler bu bölgede, en küçük yıldızlardan bile daha hafif olan kahverengi cüceleri aradı ve bilinen en düşük kütleli örnekleri buldu.

Keşfin ayrıntıları

IC 348, Dünya'dan yaklaşık bin ışık yılı uzaklıkta yer alıyor. Buradaki soğuk moleküler hidrojen bulutları çökerek yeni yıldızlar doğuruyor. Araştırmacıların temel sorusu şuydu: Yıldız oluşum süreci en küçük hangi kütleli nesneyi üretebiliyor? Başka bir deyişle, en küçük kahverengi cüce ne kadar küçük olabilir?

Reklam

Aynı ekip bölgeyi Webb ile ilk kez 2022'de incelemiş ve Jüpiter'in kütlesinin üç ila dört katı kadar kütleye sahip kahverengi cüceler bulmuştu. Ekip bu kez daha derine bakmak için 2024'te Webb'in yakın kızılötesi kamerası NIRCam ile genç kahverengi cücelerin ve yeni doğmuş yıldızların sıcak ışımasını görüntüledi. Adaylar renklerine ve parlaklıklarına göre seçildi. Ardından 2025'te NIRSpec cihazıyla tayf gözlemleri yapılarak kütleler incelendi.

Sonuç dikkat çekiciydi: Kütlesi Jüpiter'in yalnızca iki katı olan kahverengi cüceler tespit edildi. Bu değer Güneş'in kütlesinin yüzde 0,19'una denk geliyor. Bilinen en hafif kahverengi cüceler olan bu nesnelerin varlığı, yıldızların nasıl oluştuğunu anlatan modeller için bir sınav niteliği taşıyor.

Arka plan: Kahverengi cüce nedir?

Yıldızlar, gaz ve toz bulutlarının kendi çekimi altında çökmesiyle doğar. Çekirdek yeterince ısındığında hidrojen helyuma dönüşmeye başlar ve yıldız uzun süre parlar. En küçük yıldızlar Güneş'in kütlesinin yaklaşık yüzde 8'i kadardır. Bunun altındaki nesneler kahverengi cüce olarak adlandırılır. Kahverengi cüceler de yıldızlar gibi bulut çökmesiyle oluşur, ancak çekirdekleri hidrojeni kaynaştıracak sıcaklığa hiçbir zaman ulaşmaz. Bazıları yaşamlarının erken döneminde ağır hidrojen olan döteryumu kısa süre kaynaştırabilir.

Bu nesneler soğuk ve sönük olduğu için görünür ışıkta yakalanmaları zordur. Kızılötesi ışığa duyarlı teleskoplar bu yüzden kritik önem taşıyor. Webb'in hassas aletleri, genç kahverengi cücelerin zayıf sıcak ışımasını ayırt edebiliyor. Bu da yıldız ile gezegen arasındaki sınırın nerede başladığı sorusunu gözlemle sınamayı mümkün kılıyor.

Beklenmedik bulgular

Gözlemler yalnızca kütle rekoruyla sınırlı kalmadı. En hafif yeni kahverengi cücelerden birinde disk belirtileri görüldü. Bu, kendisi bir gezegen kadar hafif olan bir cismin çevresinde bile gezegen oluşabileceğine işaret ediyor.

Ekip ayrıca tayflarda, yalnızca hidrojen ve karbon atomlarından oluşan moleküller olan hidrokarbonlara bağladığı bir özellik buldu. Bu özellik şimdiye dek yalnızca en düşük kütleli kahverengi cücelerin atmosferlerinde görülmüştü. Araştırmacılara göre bu uç nesneler kendi başına bir tayf sınıfı oluşturuyor olabilir.

Görüntüdeki protoyıldızlar

Karede yalnızca yıldızlar ve kahverengi cüceler yok. Sağ üst köşede çok ayrıntılı bir protoyıldız topluluğu yer alıyor. Bunların bir kısmına Herbig-Haro nesneleri eşlik ediyor. Bu parlak bölgeler, yeni doğan yıldızların fışkırttığı jetlerin çevredeki gaz ve toza çarpmasıyla ortaya çıkıyor.

Yatay uzanan ince ve uzun yapı HH 797. Daha önce Webb'in ayın görüntüsü olarak da yayımlanan bu kaynak, yakından bakıldığında neredeyse paralel çıkışlara sahip iki protoyıldız olarak çıkıyor. Hemen sağında ise pervane biçimli HH 211 duruyor. Bu kaynakta hem dar jetler hem de daha geniş akışlar görülüyor ve daha önceki bir görüntü paylaşımında da yer almıştı.

Neden önemli?

Bir yıldız oluşum sürecinin üretebileceği en küçük kütleyi bilmek, gezegenler ile yıldızsı nesneler arasındaki ayrımı anlamak için temel bir ölçüt. Gezegen kütlesindeki nesnelerin, yıldızlarla aynı çökme sürecinden doğabildiği artık daha net görülüyor. Bu da kuramcıları, bulutların bu kadar küçük parçalara bölünebilmesini açıklayacak mekanizmaları yeniden gözden geçirmeye zorlayabilir.

Gözlemler Webb'in 4866 numaralı programı kapsamında yapıldı. Programın başında K. Luhman ve C. Alves de Oliveira var. Amaçlar arasında yıldız oluşumunun yarattığı en düşük kütleli nesneleri incelemek, gezegen kütleli cisimlerin farklı yıldız oluşum bölgelerinde nasıl değiştiğini anlamak ve en hafif kahverengi cücelerdeki hidrokarbon özelliğinin kökenini araştırmak bulunuyor.

Haberi beğendin mi?
PaylaşWhatsAppXFacebook
Teknoloji Masası

Bu içerik, Yudum Teknoloji Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

Reklam
50,0356,2667,55İstanbul12°

Yudum Dünyası

Kaf Dağı'nın eteğinde bir köy var.

Karakterini yarat, meydanda dolaş, buradakilerle yüz yüze tanış. Tarayıcında, ücretsiz.

  • 🧑 Karakterini yarat
  • 🎲 Kahvede bir el at
  • 🏠 Grubunla ev kur
Günün testiMesajlaşma üslubun ne anlatıyor?Nokta mı koyuyorsun, ses mi atıyorsun, üç gün sonra mı dönüyorsun? Sekiz soruda klavye karakterini…
Günün burcuAkrepBugün Akrep burcu için içsel gücün ve sezgilerin ön plana çıktığı, enerjisi yüksek bir gün olacak. Güne…

Günün sorusu

İstanbul Boğazı hangi iki denizi birbirine bağlar?

Haftanın düellosu
Yudum DünyasıKaf Dağı'nın eteğinde bir köy seni bekliyor.Ücretsiz katıl →