Yapay Zekanın Geleceği Kapadokya'da Şekilleniyor: Veri Güvenliği, İstihdam ve Yapay Zeka Ajanları Masada
Kapadokya Üniversitesi ev sahipliğinde 15-16 Ekim 2026 tarihlerinde düzenlenen 3. Ulusal Yapay Zekâ Buluşması, yapay zekanın iş dünyasına etkileri, veri güvenliği ve stratejik öncelikler gibi kritik konuları ele alıyor.
Türkiye'nin yapay zekâ alanındaki potansiyelini ve karşılaştığı zorlukları masaya yatıran 3. Ulusal Yapay Zekâ Buluşması, 15-16 Ekim 2026 tarihlerinde Kapadokya Üniversitesi'nin ev sahipliğinde başladı. İki gün sürecek etkinlik, akademi, kamu kurumları, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerini bir araya getirerek, yapay zekânın ekonomik değer yaratma potansiyelinden iş gücü üzerindeki etkilerine, güvenilir uygulamalardan kurumsal sistemlere entegrasyonuna kadar geniş bir yelpazede tartışmalar yürütüyor. Bu önemli buluşma, aynı zamanda yapay zekâ ajanlarının kurumsal sistemlere entegrasyonu ve Türkiye'nin bu alandaki stratejik önceliklerinin de değerlendirilmesine sahne oluyor.
Etkinlik öncesinde düzenlenen basın toplantısında konuşan Kapadokya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Ali Karasar, Türkiye'nin yapay zekâ alanında yetişmiş insan kaynağı ve gelişen teknolojik altyapıya sahip olduğunu vurguladı. Ancak Karasar, mevcut teknolojilerin daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaştırılması ve somut ekonomik faydaya dönüştürülmesi gerektiğini belirtti. Yapay zekânın sunduğu fırsatların yanı sıra önemli riskler barındırdığına da dikkat çeken Rektör Karasar, özellikle stratejik sektörlerde kullanılan verilerin manipüle edilmesi, bozulması veya kaybedilmesi gibi risklere işaret ederek, veri güvenliğinin en öncelikli konulardan biri olduğunu vurguladı. Yapay zekâ sistemlerinin ürettiği sonuçların büyük ölçüde kullanılan verilerin niteliğine bağlı olduğunu hatırlatan Karasar, bu durumun güvenilir yapay zekâ uygulamalarının geliştirilmesindeki kritik rolünü ortaya koydu. Toplantıda ayrıca, yapay zekâ altyapılarının ve büyük veri kaynaklarının az sayıda küresel teknoloji şirketinin kontrolünde yoğunlaşmasının, ülkelerin teknolojik bağımsızlığı, veri egemenliği ve yerel yapay zekâ çözümlerinin geliştirilmesi açısından taşıdığı stratejik önem de değerlendirildi.
3. Ulusal Yapay Zekâ Buluşması'nın öne çıkan tartışma başlıklarından biri de yapay zekânın istihdam üzerindeki etkisi oldu. Kapadokya Üniversitesi Danışma Kurulu Üyesi Barış Karakullukçu, yapay zekânın meslekleri tamamen ortadan kaldırmaktan ziyade, mevcut görev tanımlarını dönüştüreceği yönündeki görüşünü paylaştı. Karakullukçu, radyoloji alanını örnek göstererek, yapay zekânın görüntü analizi yeteneğinin, radyologların tüm görevlerinin otomatikleştireceği anlamına gelmediğini belirtti. Hasta iletişimi, teşhis sürecinin yönetimi ve tıbbi kararların değerlendirilmesi gibi kritik aşamalarda insan uzmanlığının önemini koruyacağını ifade etti. Bu yaklaşım, yapay zekânın iş gücü piyasasında yaratacağı dönüşümün, sadece iş kayıpları üzerinden değil, aynı zamanda yeni beceri setlerine duyulan ihtiyaç ve görev tanımlarındaki değişimler üzerinden de ele alınması gerektiğini gösteriyor.
Kapadokya Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Kaan Aktan ise yapay zekânın, önceki teknolojik dönüşümlerden farklı olarak çok daha hızlı bir yayılma hızına sahip olduğuna dikkat çekti. Aktan, teknolojinin sınırlarının ve potansiyelinin hızla genişlediği bir dönemde, bu tür ulusal buluşmaların, Türkiye'nin yapay zekâ ekosistemini güçlendirmesi ve geleceğe yönelik stratejilerini belirlemesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Etkinlik boyunca gerçekleştirilecek oturumlar ve paneller, yapay zekânın ekonomik, sosyal ve etik boyutlarına dair kapsamlı bir değerlendirme sunarak, Türkiye'nin yapay zekâ alanındaki yol haritasının şekillenmesine katkı sağlayacak.