Demokrat Parti (1946)
Türkiye'de bir siyasi parti (1946–1960)
Demokrat Parti, 7 Ocak 1946’da kuruldu ve ilk seçimlerinde azınlıkta kaldı. Ancak dört yıl sonra, 14 Mayıs 1950’da yapılan seçimlerde CHP’nin 27 yıllık tek parti hâkimiyetini sona erdirerek iktidara geldi. Parti, 1950, 1954 ve 1957 seçimlerini kazanarak on yıl boyunca hüküm sürdü. 27 Mayıs 1960’daki askeri darbe sonucunda iktidardan düşürülen DP, 29 Eylül 1960’da resmen kapatıldı ve kısaltması “DP” olarak anılmaya devam etti.
II. Dünya Savaşı öncesi ve savaş yıllarında dünya genelinde faşizm ve otoriter yönetimler güç kazanırken, Türkiye de 1924 ve 1930’da iki kez çok partili sisteme geçiş denemeleri yaptı ancak başarısız oldu. Bu süreçte, iktidarda bulunan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) devletle bütünleşti ve 1937’de ilkeleri anayasaya dahil edildi. Atatürk’ün 1938’de vefatının ardından İsmet İnönü Cumhurbaşkanı seçildi; savaşın başlangıcıyla birlikte eski muhalif kesimlerin bir araya gelmesi engellendi.
Savaşın ekonomik etkileri büyük şehirlerde kara piyasalarının yükselmesine, sermayenin dar bir çevrede toplanmasına yol açtı ve bir kent burjuvazisi oluştu. Kırsalda ise genç nüfusun askere alınması, küçük ve orta ölçekli çiftçilerin üretimini azalttı; toprak sahipleri arzı kontrol etmeye başladı. Enflasyon ve yaşam maliyetindeki artışa karşı devlet, Varlık Vergisi ve Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu gibi önlemler aldı. Ağır vergiler nedeniyle işadamları Aşkale’ye gönderildi, toprak reformu ise büyük toprak sahiplerini muhalefet saflarına yönlendirdi.
1945’te savaşın sona ermesiyle birlikte demokrasi talepleri Türkiye’de de yükselmeye başladı. Sovyetler Birliği’nin Kars, Ardahan ve Artvin üzerindeki iddialarına karşı, Cumhurbaşkanı İnönü 19 Mayıs 1945’te ABD ve Birleşik Krallık’a yöneldi. Bu dönemde TBMM’de muhalefet sesleri belirginleşti; Celâl Bayar, Adnan Menderes, Feridun Fikri Düşünsel, Yusuf Hikmet Bayur ve Emin Sazak bütçe görüşmelerinde muhalefet oyu kullandı. Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu’nun 17. ve 21. maddeleri tartışılırken, Bayar, Menderes, Refik Koraltan ve Sazak kanuna sert eleştiriler yöneltti; bu tartışmalar DP’nin doğuşuna zemin hazırladı.