Teknoloji

Uyanıkken zihinde resim yok, rüyada var: afantazililerin rüyaları ne anlatıyor?

Zihninde görüntü canlandıramayan afantazililerin yüzde 46'sı rüyalarını hep görüntülü gördüğünü söylüyor. Yeni bir anket, uyanıklık ile rüya arasındaki bağın kişiden kişiye çok değiştiğini gösteriyor.

1 Kasım 20265 dk okuma
Uyanıkken zihinde resim yok, rüyada var: afantazililerin rüyaları ne anlatıyor?

Çocukluğunuzun geçtiği evin mutfağını düşünün. Çoğu insanın zihninde dolabın rengi, pencereden süzülen ışık, belki tezgâhtaki bir demlik belirir. Bazı insanlar içinse karşılığında hiçbir şey yoktur: mutfağı tarif edebilir, eşyaları tek tek sayabilirler ama iç perde karanlık kalır. Bu duruma afantazi deniyor. İşin tuhaf yanı, bu insanların önemli bir kısmı geceleri rüyalarında canlı sahneler gördüğünü anlatıyor.

Avustralya'daki Queensland Üniversitesi'nden Derek Arnold ile Loren Bouyer ve Almanya'daki Bonn Üniversitesi'nden Merlin Monzel'in Scientific Reports dergisinde Haziran 2026'da çevrim içi yayımladığı çalışma, bu çelişkiye yakından bakıyor. Vardıkları sonuç, afantazinin tek tip bir durum olmadığı: kimi afantazili için uyanıklık ile rüya birbirinin aynası, kimi için ise iki ayrı dünya.

Reklam

Afantazi ne, rüyalar neden tartışmalı?

Zihinsel imgelerdeki bireysel farklar yeni bir gözlem değil; makalenin hatırlattığı gibi Francis Galton 1880'de Mind dergisinde bu farkları anketle incelemişti. Konunun geniş ilgi görmesi ise Adam Zeman ve arkadaşlarının 2010'da, görselleştirme yeteneğini yitiren bir hastayı anlatan vaka çalışmasından sonra oldu. Hiç görselleştiremediğini söyleyenler için bugün "doğuştan afantazi" terimi kullanılıyor.

Zamanla tablonun görüntüyle sınırlı olmadığı anlaşıldı. Bazı afantaziler ses, tat, koku, dokunma ya da beden hareketi de canlandıramadığını, kimisi kendi iç sesini bile duymadığını söylüyor. Makalenin aktardığı önceki bir araştırmada afantazililerin yaklaşık yüzde 24'ü hiçbir duyuda canlandırma yapamadığını, yaklaşık yüzde 30'u ise yalnız görüntüde güçlük yaşadığını bildirmişti.

Rüyalar tartışmanın tam ortasında duruyor. Zeman ve arkadaşlarının 2020'de yayımladığı bir çalışmada görsel afantazililerin yaklaşık yüzde 63'ü görüntülü rüya gördüğünü söylemişti. Buradan yola çıkan bazı araştırmacılar, sorunun imge üretememek değil, uyanıkken imgeyi isteyerek çağıramamak olduğunu öne sürdü. Oysa aynı çalışmada afantazililerin yaklaşık yüzde 37'si görüntülü rüya görmediğini bildirmişti; karşılaştırma grubunda bu oran yaklaşık yüzde 11'di.

Araştırma nasıl yapıldı?

Ekip çevrim içi bir anketle 262 kişiye ulaştı. Katılımcıların bir bölümü kendini afantazili ya da tam tersine çok canlı imgeleri olan "hiperfantazik" olarak tanımlayıp araştırmacılara başvurmuştu; bir bölümü ise Prolific adlı katılımcı platformundan ücret karşılığı alındı. Dikkat sorularını geçemeyenler ve anketi bitirmeyenler çıkarılınca 205 kişi kaldı.

Grupları Plymouth Duyusal İmgelem Anketi (PSIQ) belirledi: 50 üzerinden puanlanan görsel alt ölçekte 10 ya da altında kalanlar görsel afantazik grubuna, kalanlar karşılaştırma grubuna ayrıldı. Katılımcılar ayrıca ekibin geliştirdiği iki yeni ölçeği doldurdu. Biri, katıldıkları bir toplantı gibi kişisel bir anıyı düşündüklerinde hangi duyunun en güçlü geldiğini sıralatıyor; öteki gündelik hayatta canlandırmaya ne sıklıkla başvurduklarını soruyordu. Son olarak rüyalarında görüntü, ses, iç konuşma, dokunma, koku, tat ve hareket duyumlarını ne sıklıkla yaşadıklarını işaretlediler.

Ankete başlayan262 kişi
Analize giren205 kişi
Görsel afantazik grup84 kişi (ortalama yaş 40,8)
Görsel ölçekte sıfır alan afantazik66 kişi
Karşılaştırma grubu121 kişi (ortalama yaş 42,7)
Rüyasını her zaman görüntülü gören afantazikYüzde 46
Hiç görüntülü rüya görmeyen afantazikYaklaşık yüzde 8
Hiç görüntülü rüya görmeyen karşılaştırma katılımcısıYok

Tablodaki rakamlar makalenin yöntem ve tartışma bölümlerinden derlendi.

Ortalamada bağ var, kişide dağılım geniş

  • Uyanıkken zayıf da olsa biraz görselleştirebilen afantaziler, hiç görselleştiremeyenlere göre daha sık görüntülü rüya bildirmedi.
  • Uyanıklık ile rüya arasındaki en tutarlı bağ iç seste ve işitmede çıktı; ölçeklerden birinde tat için de anlamlı bir bağ bulundu. Yine de bu ilişkiler zayıf ile orta arasındaydı.
  • Afantaziler rüyalarında duyumları genel olarak daha seyrek yaşadığını ve rüyalarının içeriğinden daha az emin olduğunu bildirdi.
  • Afantazik grup iç sesini en güçlü canlandırma olarak sıralarken, karşılaştırma grubunda birinci sırada görüntü vardı.

Çalışmanın asıl dikkat çeken yanı kişisel tutarlılık. Araştırmacılar her katılımcının uyanık ve rüya puanları arasındaki farkı üç ayrı ölçekle hesapladı; aynı kişiler üçünde de benzer bir örüntü verdi. Kimi afantazili için rüya, uyanık zihnin uzantısı gibi: gündüz ses canlandıramıyorsa gece de duymuyor. Kimi içinse aradaki mesafe en geniş haliyle: uyanıkken hiç yapamadığı bir canlandırmayı rüyada sık sık yaşıyor.

Makalenin ilk iki yazarı Arnold ve Bouyer da kendilerini doğuştan afantazik olarak tanımlıyor. Kendi rüyalarının uyanık canlandırma yetenekleriyle örtüştüğü izleniminin çalışmayı başlatan başlıca etkenlerden biri olduğunu makalede açıkça yazıyorlar.

Bu ne anlama geliyor?

Yazarlara göre sonuçlar, afantazinin yalnızca imgeyi isteyerek çağıramama olduğu görüşüyle tam örtüşmüyor; çünkü bazı kişilerde istem dışı gelen rüyalar da aynı boşluğu taşıyor. Afantaziye dair önde gelen açıklamalardan biri, prefrontal ve alt parietal korteks ile fusiform girus gibi beyin bölgelerinin uyum içinde çalışamaması. Ekip, bu kopukluğun bazı kişilerde uykuda da sürdüğünü, bazılarında ise değiştiğini düşünüyor. Bu şimdilik bir yorum; çalışmada beyin etkinliği ölçülmedi.

Sınırlar ve sıradaki sorular

Yazarlar çalışmayı açıkça keşif amaçlı olarak niteliyor. Veriler tamamen katılımcıların kendi beyanına, rüyalar söz konusu olduğunda da belleğe dayanıyor; sabah hatırlanan rüya, gece görülen rüyanın kendisi değil. Bulgular ilişkisel, neden ile sonucu ayırt etmiyor. 84 kişilik afantazi grubu, daha büyük örneklemlerde yapılan alt grup ayrıştırmasına da yetmiyor. Katılımcıların bir kısmının konuya ilgi duyup kendiliğinden başvurmuş olması da akılda tutulması gereken bir ayrıntı.

Ekip, verilerini ve analiz betiklerini Queensland Üniversitesi'nin açık arşivinde paylaşmış. Sıradaki adım olarak uyku laboratuvarında katılımcıları rüyadan hemen sonra uyandırıp sorgulayan çalışmalar öneriyorlar; böylece hatırlama gecikmesi en aza inecek. Afantazililerin rüya görürken ve uyanıkken canlandırmaya çalışırken beyin etkinliğini karşılaştırmak da açık sorular arasında. Bir de bilinçli rüya meselesi var: yazarlar, uyanıklığı ile rüyası örtüşen afantazililerde bilinçli rüyanın daha yaygın olabileceğini öne sürüyor. Bunu henüz kimse ölçmedi.

Fotoğraf: Henri Rousseau, Public domain, Wikimedia Commons

Haberi beğendin mi?
PaylaşWhatsAppXFacebook
Teknoloji Masası

Bu içerik, Yudum Teknoloji Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

Reklam
49,8655,8267,02İstanbul16°

Yudum Dünyası

Kaf Dağı'nın eteğinde bir köy var.

Karakterini yarat, meydanda dolaş, buradakilerle yüz yüze tanış. Tarayıcında, ücretsiz.

  • 🧑 Karakterini yarat
  • 🎲 Kahvede bir el at
  • 🏠 Grubunla ev kur
Günün testiHangi dizi karakterisin?Her dizide dört kişi vardır; biri kesin sensin. Sekiz soruda hangisi olduğunu söylüyoruz.
Günün burcuAkrepBugün duygusal enerjiniz yüksek ve içsel sezgileriniz size rehberlik ediyor. Aşk hayatınızda,…

Günün sorusu

DNA'nın çift zincir yapısını 1953'te açıklayan bilim insanları kimlerdir?

Haftanın düellosu
Yudum DünyasıKaf Dağı'nın eteğinde bir köy seni bekliyor.Ücretsiz katıl →