Teknoloji

Kolombiya'nın 120 milyon yıllık denizi: Kitlesel yok oluş olmadan evrimin dönemeci

Kolombiya'daki Paja Formasyonu'nun deniz sürüngenleri, eski soylarla yeni grupların aynı denizi paylaştığı bir dönemi gösteriyor. Araştırmacılar bu örüntüye "biyotik büküm" adını verdi.

1 Kasım 20264 dk okuma
Kolombiya'nın 120 milyon yıllık denizi: Kitlesel yok oluş olmadan evrimin dönemeci

Kolombiya'nın And dağlarında, Villa de Leyva kasabasının çevresindeki tarlalarda yürüyen biri, ayağının altındaki kil taşlarının bir zamanlar tropik bir denizin tabanı olduğunu kolayca fark etmez. Oysa bu kayalardan bugüne dek metrelerce uzunlukta deniz sürüngenleri, dişleri birbirinden farklı biçimli iktiyozorlar, bilinen en eski deniz kaplumbağalarından biri ve yüzü aşkın ammonit türü çıktı. Bölgenin jeologlar arasındaki adı Paja Formasyonu; yaşı yaklaşık 120 milyon yıl, yani Erken Kretase.

Kanada'daki McGill Üniversitesi'nden Hans Larsson ile Polonya Bilimler Akademisi Paleobiyoloji Enstitüsü'nden Dirley Cortés, bu zengin kaydı Haziran 2026'da Frontiers in Ecology and Evolution dergisinde yayımlanan bir derlemede bir araya getirdi. Çalışmanın iddiası tek bir yeni türden büyük: ekip, evrim tarihinde şimdiye dek adı konmamış bir örüntü önerdiklerini söylüyor ve buna "biyotik büküm" (İngilizcesiyle biotic inflection) diyor.

Reklam

Kitlesel yok oluş olmadan değişim

Yaşamın tarihi genellikle büyük yok oluşlarla bölümlenir: büyük bir çöküş sahneyi boşaltır, yeni gruplar boşalan yeri doldurur. Cortés ve Larsson'un tarif ettiği şey bundan farklı. Makaledeki tanıma göre biyotik büküm, "gerilemekte olan kalıntı soyların, coğrafi, iklimsel ve ekolojik etkenlerin etkileşimi altında, yeni çeşitlenen gruplarla zamanda örtüştüğü" bir makroevrim süreci. Yazarların daha yalın ifadesiyle, yakında yok olacak çok sayıda eski soy ile yakında çeşitlenecek çok sayıda yeni soy aynı denizi paylaşıyor.

"Büküm" kelimesi matematikteki büküm noktasından geliyor: bir eğrinin kıvrılma yönünü değiştirdiği yer. Eğri kesilmez, kopmaz; yalnızca gidişatı döner. Paja denizi de araştırmacılara göre böyle bir anı yakalıyor. Jura ile Kretase arasındaki geçiş, makalede deniz dört ayaklılarında yok oluş ve tür değişimi dönemi olarak anılıyor; Paja ise bu sarsıntıdan sonra eski ile yeninin bir süre yan yana yaşadığı tropik bir pencere sunuyor.

Eskiler ve yeniler aynı suda

Makalede "kalıntı" sayılan grupların en çarpıcı örnekleri şunlar:

  • Teleozoroidler: Timsahların zırhlı, uzun burunlu deniz akrabaları. Güney Amerika'dan bilinen tek teleozoroidin boyu 9,6 metre olarak tahmin ediliyor; yazarlara göre bu, grubun bilinen en büyük temsilcisi olabilir.
  • Muiscasaurus catheti: Narin kafatasına sahip küçük bir iktiyozor. Makaleye göre Jura döneminde çeşitlenmiş bir iktiyozor kolunun Kretase'den bilinen tek temsilcisi.

Öte yanda, sonraki on milyonlarca yıla damga vuracak grupların erken üyeleri var:

  • Kısa boyunlu pliyozorlar: Sachicasaurus vitae ve Stenorhynchosaurus munozi gibi türler. Bazılarının boyu 10 metreyi geçiyor.
  • Uzun boyunlu elasmozorlar: Callawayasaurus colombiensis ve Leivanectes bernardoi.
  • Deniz kaplumbağaları: Desmatochelys padillai protostegid adlı soyun bilinen en eski üyesi; Leyvachelys cipadi ise kendi grubunun en eski ve en eksiksiz örneği.
  • Yeni beslenme yolları: İktiyozor Kyhytysuka sachicarum, makalenin deyişiyle "özelleşmiş bir iri av avcısı"; ağzında farklı işlere yarayan farklı biçimli dişler taşıyor.
  • Yengeçler: Bilinen en eski "kurbağa yengeçleri" de Paja'nın Apsiyen katmanlarından geliyor.
İktiyozor Kyhytysuka sachicarum'un canlandırması; farklı biçimli dişleri onu iri avlara yönelmiş bir avcı yapıyordu
İktiyozor Kyhytysuka sachicarum'un canlandırması; farklı biçimli dişleri onu iri avlara yönelmiş bir avcı yapıyordu — JurgenTask, CC BY-SA 4.0 (Wikimedia Commons)

Bu kalabalığın altında da sağlam bir taban var. Makaleye göre formasyondan 100'ü aşkın ammonit türü tanımlandı; en iyi örneklenmiş katmanlarda bu sayı en az 29. Polonya Bilimler Akademisi Paleobiyoloji Enstitüsü'nün çalışmayı duyuran notuna göre bu denizin besin ağı yedi basamağa ulaşıyordu; bugünün en karmaşık deniz ekosistemlerinde basamak sayısı altı. Makale, Sachicasaurus gibi tepe avcılarının besin zincirinde bugünkü orkalardan ve köpek balıklarından daha yüksek bir konumda bulunduğunu yazıyor.

Neden tam orada, tam o zaman?

Yazarlar bu zenginliği tek bir nedene bağlamıyor, birkaç etkenin üst üste binmesiyle açıklıyor. Dönem bir sera dünyasıydı: kutuplarda buz yoktu, küresel sıcaklık bugünden 10 dereceden fazla yüksekti, atmosferdeki karbondioksit sanayi öncesi düzeyin yaklaşık üç katıydı. Deniz seviyesi bugünkünün 250 metre kadar üstüne çıkmış, kıtaların içleri sığ denizlerle kaplanmıştı. Karadan aşınan malzeme denize bol besin taşıyordu.

Coğrafya da işin içindeydi. Paja, "Hispanik Koridor" adı verilen ve batı Tetis Okyanusu'nu doğu Pasifik'e bağlayan deniz yolunun merkezine yakın bir yerdeydi. Tetis, bugünkü Anadolu kayalarının önemli bir bölümünün çökeldiği okyanus; yani Kolombiya'daki bu denizle Tetis kıyıları arasında canlıların gidip geldiği bir yol vardı. Earth.com'un aktardığına göre Cortés ve Larsson, Paja'daki koşulları ekolojik karmaşıklığı beslediği bilinen etkenlerin bir "kusursuz fırtınası" olarak niteliyor.

Bulgunun sınırları

Yazarlar iddialarının nerede durduğunu da açıkça yazıyor. Eldeki veri, Paja'yı bugünkü ekolojinin katı ölçütleriyle bir biyolojik çeşitlilik sıcak noktası ilan etmeye yetmiyor; zamansal ve mekânsal çözünürlük kaba, besin zincirinin alt basamaklarına ait kayıt eksik, balık ve omurgasız çalışmaları tamamlanmamış. Fosillerin yaşlandırılmasının daha hassas hâle getirilmesi gerekiyor. En önemlisi, aynı yaştaki başka deniz yataklarıyla karşılaştırma yapılmadan bu örüntünün Paja'ya mı özgü yoksa dünya geneline mi yayılmış olduğu söylenemiyor.

Sırada ne var?

Earth.com'un aktardığı sözlerinde Larsson, "Sanırım küresel biyolojik çeşitlilik değişimi için yeni bir model keşfettik. Şimdi bunun Dünya tarihinde ne kadar yaygın olabileceğini ve etkilerini nasıl ölçebileceğimizi görmemiz gerekecek" diyor. Soru basit görünse de önemli: evrimin büyük dönemeçleri yalnız büyük çöküşlerden mi geçer, yoksa bazen hiçbir şey çökmeden, eskiyle yeninin sessizce yer değiştirdiği uzun ara dönemler mi yaşanır? Sera iklimi, yüksek deniz seviyesi ve oksijeni azalan sular düşünüldüğünde, Paja denizinin bugünkü ısınan okyanusları anlamak için de bir karşılaştırma zemini olup olamayacağı, yazarların da işaret ettiği açık sorulardan biri.

Fotoğraf: Edward M Johnson, CC BY-SA 2.0, Wikimedia Commons

Haberi beğendin mi?
PaylaşWhatsAppXFacebook
Teknoloji Masası

Bu içerik, Yudum Teknoloji Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

Reklam
49,8655,8267,02İstanbul16°

Yudum Dünyası

Kaf Dağı'nın eteğinde bir köy var.

Karakterini yarat, meydanda dolaş, buradakilerle yüz yüze tanış. Tarayıcında, ücretsiz.

  • 🧑 Karakterini yarat
  • 🎲 Kahvede bir el at
  • 🏠 Grubunla ev kur
Günün testiHangi dizi karakterisin?Her dizide dört kişi vardır; biri kesin sensin. Sekiz soruda hangisi olduğunu söylüyoruz.
Günün burcuAkrepBugün duygusal enerjiniz yüksek ve içsel sezgileriniz size rehberlik ediyor. Aşk hayatınızda,…

Günün sorusu

DNA'nın çift zincir yapısını 1953'te açıklayan bilim insanları kimlerdir?

Haftanın düellosu
Yudum DünyasıKaf Dağı'nın eteğinde bir köy seni bekliyor.Ücretsiz katıl →