Kültür

May Sarton ve yalnızlığın iki yüzü: 1938 tarihli bir şiir ve otuz yıl sonraki günlük

Belçika doğumlu Amerikalı şair May Sarton, 1938'de tek başına kalmayı bir serüven diye övdü; otuz yılı aşkın süre sonra tuttuğu günlükte aynı yalnızlığın bedelini de yazdı.

1 Kasım 20264 dk okuma
May Sarton ve yalnızlığın iki yüzü: 1938 tarihli bir şiir ve otuz yıl sonraki günlük

1938 baharında, yirmi altıncı yaş gününden on gün sonra, genç bir şair defterine tek başına kalmanın neden korkutucu olmadığını anlatan bir şiir yazdı. Şiirin ilk adı "Considerations" (Düşünceler) idi; ertesi yıl, şairin ikinci şiir kitabı Inner Landscape (İç Manzara) içinde "Canticle 6" başlığıyla yayımlandı. İlk dizesi, yazarının bütün hayatına yayılacak bir iddia taşıyordu: "Yalnız kalan hiç kimsesiz kalmaz: ruh serüvene atılır." (Çeviri bizim.)

Şair May Sarton'du. The Marginalian sitesi bu şiiri yeniden okurlarının önüne getirdi; ama şiiri ilginç kılan, kendi güzelliği kadar sonrasında olanlar. Sarton otuz yılı aşkın bir süre sonra aynı iddiayı bu kez kendi hayatı üzerinde sınayacak, yalnızlığın aydınlık yüzüyle birlikte karanlık yüzünü de kayda geçirecekti. Yalnızlığın çoğu zaman yalnızca bir dert olarak konuşulduğu bugün, Sarton'un "tek başına olmak" ile "kimsesiz hissetmek" arasına çektiği çizgi hâlâ işe yarıyor.

Reklam

Belçika'dan Cambridge'e, sahneden kâğıda

Eleanore Marie Sarton, 3 Mayıs 1912'de Belçika'nın Wondelgem kasabasında (bugün Gent kentinin parçası) doğdu. Babası George Sarton bilim tarihinin kurucu isimlerinden sayılır; annesi Mabel Elwes İngiliz bir sanatçıydı. Almanya'nın Belçika'yı işgal etmesinin ardından aile önce İngiltere'ye, sonra ABD'ye geçti ve Boston çevresine yerleşti; baba Harvard'da çalışmaya başladı.

Kızın ilk tutkusu edebiyat değil tiyatroydu. Academy of American Poets'in biyografisine göre on yedi yaşında Eva Le Gallienne'in New York'taki Civic Repertory Theatre topluluğuna katıldı; tiyatro girişimleri yürümeyince yazıya yöneldi. İlk şiir kitabı Encounter in April 1937'de çıktı. Ömrü boyunca romandan şiire, günlükten çocuk kitabına uzanan 53 kitap yayımladı.

May Sarton, 1929'da Cambridge'deki lisesinin yıllığında
May Sarton, 1929'da Cambridge'deki lisesinin yıllığında — Unknown (yearbook staff or photographer), Public domain (Wikimedia Commons)

İngilizcede iki kelime, Türkçede bir

Sarton'u anlamanın anahtarı İngilizcedeki bir ayrım. "Solitude", insanın kendi isteğiyle tek başına kaldığı, çoğu zaman verimli geçen zamanı anlatır; "loneliness" ise bağ kuramamanın, eksikliğin acısıdır. Türkçede ikisi de genellikle "yalnızlık" diye karşılanır; farkı göstermek için "baş başa kalmak" ya da "kimsesizlik" gibi ek kelimelere başvururuz.

Sarton'a ait en bilinen cümle de bu ayrımın üzerine kurulu: "Kimsesizlik benliğin yoksulluğu, yalnızlık benliğin zenginliğidir." Alıntı derleyicisi Wist'in kaydına göre cümle, Sarton'un 1965 tarihli romanı Mrs. Stevens Hears the Mermaids Singing içinde geçiyor; Sarton aynı sözü 1988'de bir radyo söyleşisinde yinelemiş. Bu roman başka bir yönden de dönüm noktasıydı: Sarton, eşcinsel bir kadını aşağılayıcı kalıplara sokmadan anlatmak istediğini açıkça söyledi. Bu, kendi kimliğini okurlarına göstermek anlamına geliyordu ve dönemin ana akım edebiyatında alışılmış bir şey değildi.

Türk düşünce geleneğinde de seçilmiş yalnızlığın zengin bir sözlüğü var. TDV İslâm Ansiklopedisi'nin "Halvet der-encümen" maddesinde Süleyman Uludağ, sûfîlerin toplumdan ayrı yaşamalarına "halvet, uzlet, vahdet, inzivâ" gibi adlar verildiğini yazıyor. Nakşibendî geleneğinin "halvet der-encümen" ilkesi ise kalabalığın içindeyken iç dünyasıyla baş başa kalabilmeyi anlatıyor. Sarton'un şiiriyle bu gelenek arasında doğrudan bir bağ yok; ama aynı soruya, insanın kendisiyle kalabilme yeteneğine farklı dillerden verilmiş cevaplar olarak yan yana okunabilirler.

Cennet efsanesini bozan günlük

Sarton'un yalnızlık üzerine en çok okunan kitabı Journal of a Solitude oldu. Günlük, 15 Eylül 1970 ile 30 Eylül 1971 arasında New Hampshire'ın Nelson kasabasındaki evinde tutuldu ve 1973'te yayımlandı. Sarton yazmaya başladığında 58 yaşındaydı. Açılış cümlesi tavrını özetliyor: Haftalardır ilk kez yalnız olduğunu, "gerçek" hayatına nihayet döndüğünü yazıyor.

Kitabın asıl değeri ise bir itirafta. Sarton, Nelson'daki hayatını daha önce anlattığı Plant Dreaming Deep adlı anı kitabının okurlarda sahte bir cennet izlenimi bıraktığını düşünüyordu. EBSCO'nun edebiyat başvuru kaynağında aktarıldığına göre günlüğün ilk girdisinde, o kitapta buradaki hayatının ıstırabından ve öfke nöbetlerinden neredeyse hiç söz edilmediğini yazıyor; bu kez pürüzlü, kayalık derinliklere inmek istediğini söylüyor.

Ortaya çıkan metin depresyon dönemlerini, öfkeyi, sevgi ve dostluk ihtiyacıyla tek başına kalma ihtiyacı arasındaki bitmeyen gerilimi saklamıyor. 1938'in iyimser şiiri burada yalanlanmıyor ama tamamlanıyor: Baş başa kalmak verimli olabilir, fakat bedelsiz değildir. Günlük Türkçeye de çevrildi; Ebru Kılıç'ın çevirisiyle Bir Yalnızlık Güncesi adıyla 2024'te alBaraka Yayınları'ndan çıktı.

Babadan Türkiye'ye uzanan bir iz

Sarton adı Türkiye'de kızdan çok babayla bilinir. George Sarton, Harvard'da Aydın Sayılı'nın doktora danışmanıydı. Atatürk'le bir karşılaşmasının ardından devlet bursuyla Harvard'a giden Sayılı, 1942'de İslam dünyasındaki bilim kurumları üzerine yazdığı tezle doktorasını tamamladı; bu derece, bilim tarihi alanında dünyada verilen ilk doktora olarak anılır. Kızın şiirleri ve günlükleri Amerika'da geniş bir okur kitlesi bulurken, babanın öğrencisi Türkiye'de bilim tarihi çalışmalarının öncülerinden biri olacaktı.

Bilim tarihçisi George Sarton, 1941
Bilim tarihçisi George Sarton, 1941 — Unknown authorUnknown author, Public domain (Wikimedia Commons)

Köprü kurmak isteyen bir ses

Sarton hayatının son yirmi yılını Maine eyaletinin York kasabasında geçirdi ve 16 Temmuz 1995'te orada hayatını kaybetti. Çocukluğunun geçtiği Cambridge'de, kent kütüphanesinin bahçesindeki bir anıt taş onu "şair, romancı ve günlük tutucu" olarak anıyor. Taşa kendi sözü de kazınmış: Eserinin evrensel olduğunu, değerinin ise "köprü kurmak" olduğunu düşündüğünü söylüyor.

1938'deki genç şair tek başına kalmayı bir serüven olarak görüyordu; elli sekiz yaşındaki günlük yazarı aynı serüvenin fırtınalı günlerini de yazdı. Açık kalan soru bugünün okuruna ait: Bildirimlerle neredeyse hiç tek başına kalmadığımız bir çağda, Sarton'un savunduğu türden, insanı kimsesiz değil zengin bırakan bir yalnızlığa hâlâ yer açabiliyor muyuz?

Fotoğraf: Daderot, Public domain, Wikimedia Commons

Haberi beğendin mi?
PaylaşWhatsAppXFacebook
Kültür Masası

Bu içerik, Yudum Kültür Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

Reklam
49,8655,8267,02İstanbul16°

Yudum Dünyası

Kaf Dağı'nın eteğinde bir köy var.

Karakterini yarat, meydanda dolaş, buradakilerle yüz yüze tanış. Tarayıcında, ücretsiz.

  • 🧑 Karakterini yarat
  • 🎲 Kahvede bir el at
  • 🏠 Grubunla ev kur
Günün testiHangi dizi karakterisin?Her dizide dört kişi vardır; biri kesin sensin. Sekiz soruda hangisi olduğunu söylüyoruz.
Günün burcuAkrepBugün duygusal enerjiniz yüksek ve içsel sezgileriniz size rehberlik ediyor. Aşk hayatınızda,…

Günün sorusu

DNA'nın çift zincir yapısını 1953'te açıklayan bilim insanları kimlerdir?

Haftanın düellosu

Bu bölümde

Yudum DünyasıKaf Dağı'nın eteğinde bir köy seni bekliyor.Ücretsiz katıl →