Çevrimiçi arkadaşlık türü gençlerin ruh sağlığıyla ilişkili
İsveç'te 15 yaşındaki gençlerle yapılan araştırmaya göre çevrimiçi iletişimin etkisi, yalnızca sıklığa değil karşıdaki arkadaşın türüne de bağlı.

Gençlerin internette geçirdiği zaman uzun süredir tartışılıyor. Ancak yeni bir araştırma, tartışmanın odağını biraz kaydırıyor: Mesele yalnızca ergenlerin çevrimiçi ortamda ne kadar iletişim kurduğu değil, kiminle konuştuğu da. Child and Adolescent Mental Health dergisinde 2026 yılında yayımlanan çalışma, çevrimiçi yazışmanın ruh sağlığıyla ilişkisinin arkadaşlığın türüne göre değiştiğini gösteriyor.
Araştırmada ne bulundu?
Araştırma ekibi, İsveç'te yürütülen okul çağındaki çocukların sağlık davranışları anketlerinin 2017/2018 ve 2021/2022 dönemlerine ait verilerini bir araya getirdi. Analize, ankete katılan 3.034 yaşındaki 15'lik genç dahil edildi. Gençlerin çevrimiçi iletişim düzeyi, yakın arkadaşlar, daha geniş arkadaş grupları ve yalnızca internette tanıdıkları kişiler açısından ayrı ayrı değerlendirildi.
Sonuçlara göre yakın arkadaşlarla ve daha geniş arkadaş gruplarıyla yoğun çevrimiçi iletişim, daha iyi bir ruhsal iyi oluşla ilişkiliydi. Yani gerçek hayatta da tanıdığı, güvendiği kişilerle sık yazışan ergenlerde iyi oluş düzeyi daha yüksek görünüyordu.
Tablo, yalnızca internet üzerinden tanışılan arkadaşlar söz konusu olduğunda tersine döndü. Bu kişilerle orta düzeyde ya da yoğun iletişim kurmak, daha düşük iyi oluşla bağlantılıydı. Bu ilişki özellikle kız ergenlerde ve ailesini ekonomik açıdan daha az varlıklı algılayan gençlerde belirgindi.
Araştırmacılar ne diyor?
Stockholm Üniversitesi Halk Sağlığı Bilimleri Bölümü'nden sorumlu yazar Doç. Dr. Viviane S. Straatmann, gençlerin çevrimiçi yaşamlarına yönelik kaygının arttığı bir dönemde bulguların önemli bir noktaya işaret ettiğini söylüyor. Straatmann'a göre belirleyici olan yalnızca ergenlerin çevrimiçi ne kadar iletişim kurduğu değil, bu iletişimi kimlerle yürüttüğü. Araştırmacı, çevrimiçi etkileşimlerin gençlerin iyi oluşu açısından ne anlama geldiği tartışılırken bu sosyal bağlamın da hesaba katılması gerektiğini vurguluyor.
Neden önemli?
Ekran süresi tartışmalarında çoğu zaman tek bir ölçüt öne çıkıyor: günde ne kadar zaman harcandığı. Oysa çevrimiçi iletişim, çoğu genç için okul koridorundaki sohbetin ya da mahalledeki buluşmanın dijital bir uzantısı olabiliyor. Bu araştırma, aynı ekranın başında geçen sürenin farklı anlamlar taşıyabileceğini düşündürüyor. Bir genç için telefon, yakın arkadaşlarıyla bağını sürdürmenin aracıyken, bir başkası için daha zayıf ve belirsiz ilişkilerin yürütüldüğü bir alan olabilir.
Bu ayrım, ebeveynler, öğretmenler ve okul sağlığı çalışanları için de pratik bir bakış açısı sunuyor. Çevrimiçi iletişimi topyekûn sınırlamak yerine, gencin hangi ilişkiler içinde bulunduğunu anlamak daha yararlı olabilir. bu, her çevrimiçi tanışıklığın zararlı olduğu anlamına gelmiyor; çalışma yalnızca belirli gruplarda bir ilişki örüntüsü saptıyor.
Verilerin sınırları
Çalışmanın kesitsel bir tasarıma sahip olduğunu belirtmek gerekir. Bu tür araştırmalar, iki durumun birlikte görüldüğünü ortaya koyar ama hangisinin hangisine yol açtığını kanıtlayamaz. Örneğin yalnızca internette tanıdığı kişilerle yoğun yazışan bir gencin iyi oluşu, bu yazışmalar yüzünden mi düşüktür, yoksa zaten kendini yalnız ya da mutsuz hisseden gençler mi çevrimiçi arkadaşlara yönelir? Kaynaktaki bilgiler bu soruya yanıt vermiyor; bulgular neden-sonuç ilişkisi olarak değil, ilişki olarak okunmalı.
Ayrıca veriler tek bir ülkeden ve belirli bir yaş grubundan geliyor. Başka toplumlarda ya da daha küçük ve büyük ergenlerde sonuçlar farklı çıkabilir.
Türkiye açısından
Araştırma İsveç'te yapıldı ve Türkiye'ye özgü bir veri içermiyor. Yine de genç nüfusun sosyal medya, oyun platformları ve mesajlaşma uygulamalarıyla iç içe olduğu her ülkede benzer sorular gündemde. Türkiye'de de ailelerin ve eğitimcilerin en sık sorduğu soru, çocukların ekran başında ne kadar vakit geçirdiği. Bu çalışma, sürenin yanında ilişkinin niteliğine de bakmayı öneren bir çerçeve sunuyor.
Pratik düzeyde bu, gençlerle çevrimiçi dünyaları hakkında yargılamadan konuşmanın değerini artırıyor. Hangi arkadaşlarla yazıştıklarını, bu ilişkilerin onlara nasıl hissettirdiğini sormak, yasaklardan daha fazla bilgi sağlayabilir. Bununla birlikte Türkiye'deki gençler için aynı örüntünün geçerli olup olmadığını ancak yerel araştırmalar gösterebilir.
Kaynak: Yudum — https://www.yudum.net/haber/cevrimici-arkadaslik-turu-genclerin-ruh-sagligiyla-iliskili.html — Yazdırma tarihi:















