Kanserli çocuklarda hipnoz ve dikkat dağıtma ağrıyı azaltıyor
Griffith Üniversitesi'nin analizi, psikososyal yöntemlerin kanser tedavisi gören çocuklarda ağrı ve kaygıyı azaltabildiğini gösterdi.

Kanser tedavisi gören çocuklarda ağrıyı yalnızca ilaçlarla yönetmek her zaman yeterli olmayabilir. Avustralya'daki Griffith Üniversitesi'nden araştırmacı Dr. Karin Plummer'ın yürüttüğü yeni bir çalışma, hipnoz, dikkat dağıtma teknikleri, sanal gerçeklik ve farkındalık gibi psikososyal müdahalelerin hem ağrıyı hem de ağrıya eşlik eden kaygıyı belirgin biçimde azaltabildiğini ortaya koydu. Sonuçlar Pain dergisinde yayımlandı.
Çalışma nasıl yapıldı?
Plummer, konuyu tek bir deneyle değil, mevcut kanıtların tamamına bakarak ele aldı. Çalışma, sistematik derleme ve meta-analiz yöntemiyle hazırlandı. Analize, kanser tedavisi gören 2.000'den fazla çocuğu kapsayan 42 randomize kontrollü çalışma dahil edildi. Bu çalışmalar 16 ülkede yürütülmüştü. Yani bulgular tek bir merkezin ya da tek bir sağlık sisteminin deneyimine dayanmıyor.
Araştırmacılar, şimdiye kadarki kanıtların büyük bölümünün iğne takılması ve bel omurgasından sıvı alınması gibi acı veren işlemlere odaklandığını da belirtiyor. Bu nedenle çalışma, işlem sırasındaki ağrının ötesinde tedavinin ve hastalığın doğurduğu daha geniş ağrı yüküne de dikkat çekiyor.
Hangi yöntemler öne çıktı?
Plummer'a göre ağrının azaltılmasında en etkili teknikler hipnoz, dikkat dağıtma stratejileri ve zihin-beden temelli yaklaşımlar oldu. Ağrıya bağlı kaygı açısından ise sanal gerçeklik ve diğer teknoloji temelli müdahaleler, hipnoz ve dikkat dağıtma yöntemleri fayda gösterdi.
Bu yöntemlerin mantığı, çocuğun ağrıyı deneyimleme ve ona tepki verme biçimini değiştirmeye dayanıyor. Kaygı, korku ve sıkıntı ağrıyı daha şiddetli hissettirebildiği için, bu duyguları hafifletmek ağrı algısına da yansıyabiliyor. Araştırmacılar bunun ağrının tıbbi nedenini ortadan kaldırmadığını ve ilaçların yerini almadığını özellikle vurguluyor; bulgular, bu yöntemlerin çok yönlü ağrı yönetiminin önemli bir parçası olarak kullanılmasını destekliyor.
Arka plan
Çocukluk çağı kanserlerinde tedavi alanındaki ilerlemeler hayatta kalma olasılığını artırdı, ancak bu durum tedavi sürecindeki rahatsızlığı kendiliğinden ortadan kaldırmadı. Kemoterapi, cerrahi müdahaleler, tekrarlayan iğneler ve hastanede geçen uzun süreler, çocuklar için hem bedensel hem duygusal bir yük oluşturabiliyor. Ağrı yalnızca tedavinin değil, hastalığın kendisinin de bir sonucu olabiliyor.
Psikososyal müdahaleler genel olarak ilaç dışı destek yöntemleri olarak tanımlanır. Hipnoz, çocuğun yönlendirilmiş hayal kurma yoluyla odaklanmasını sağlar; dikkat dağıtma, oyun, hikâye ya da video gibi araçlarla çocuğun zihnini işlemden uzaklaştırır; farkındalık ve benzeri zihin-beden yaklaşımları ise nefes ve beden duyumlarına yönelik farkındalığı geliştirir. Sanal gerçeklik de çocuğu başka bir ortama taşıyarak benzer bir etki yaratmayı amaçlar.
Neden önemli?
Bu çalışma, söz konusu yöntemlerin “isteğe bağlı ek hizmet” değil, kanıta dayalı ağrı bakımının merkezinde yer alması gerektiği görüşünü güçlendiriyor. Plummer, sağlık sisteminin bu müdahalelere seçmeli bir ek olarak bakmaktan vazgeçmesi gerektiğini, bunları ilaçlar ve diğer destekleyici bakım stratejileriyle birlikte pediatrik kanser ağrısı yönetiminin temel unsuru saymasını istiyor. Hedefi, bu yaklaşımların rutin çocuk onkolojisi bakımına yerleşmesi.
Çalışmanın bir diğer önemi, ailelerin yaşadığı çaresizlik duygusuna dikkat çekmesi. Kanser tedavisi gören bir çocuğun ebeveyni olan Anneke Vanderham, ağrıyla başa çıkmanın her gün üstesinden gelinmesi gereken bir zorluk olduğunu ve çoğu zaman insanı çaresiz hissettirdiğini söyledi. İlaçla ağrı kontrolünün çok değerli olduğunu ancak sınırları bulunduğunu belirten Vanderham'a göre psikososyal müdahaleler çocuklar ve onları destekleyen aileler için daha az travmatik bir deneyime olanak tanıyabilir.
Sonraki adım ne olacak?
Çalışmanın kıdemli yazarı, Murdoch Çocuk Araştırma Enstitüsü'nden doçent Maria McCarthy, derlemenin çocuklarda destekleyici bakımı iyileştirmeyi amaçlayan araştırmalar için sağlam bir temel sunduğunu söyledi. Bulguların, Plummer, enstitü ve Melbourne'deki Kraliyet Çocuk Hastanesi arasındaki mevcut iş birliğine yön vereceği belirtiliyor. Bu kanıtların, ağrı ve sıkıntıyı azaltmayı ve çocukların ile ailelerin sonuçlarını iyileştirmeyi hedefleyen yeni müdahalelerin geliştirilmesine ışık tutması bekleniyor.
bu sonuçlar, her yöntemin her çocukta aynı etkiyi göstereceği anlamına gelmiyor. Yine de araştırma, ilaç tedavisini tamamlayan ve çocuğun deneyimini merkeze alan bir bakım anlayışının bilimsel dayanağını güçlendiriyor.
Kaynak: Yudum — https://www.yudum.net/haber/kanserli-cocuklarda-hipnoz-ve-dikkat-dagitma-agriyi-azaltiyor.html — Yazdırma tarihi:

















