Çin yazısı neden kare? Yeni analiz cevabı tek nedende değil, fırçada ve bambu şeritte arıyor
Çince karakterler neden eşit karelere sığar? Vuhanlı iki araştırmacıya göre kareyi tek bir neden değil; kehanet kemiğinden bambu şeride, fırçadan matbaaya uzanan yavaş bir düzenlenme yarattı.

Eni yaklaşık 0,6 santimetre olan bir bambu şerit düşünün. Boyu 9 ile 45 santimetre arasında değişebilir, ama genişliği hemen hep aynıdır. Üstüne fırçayla, yukarıdan aşağıya tek bir sütun yazı sığar; çoğu zaman birkaç düzine karakter. Kâğıt yaygınlaşmadan önce Çin'de belgelerin büyük kısmı böyle şeritlere yazıldı, şeritler kenevir, ipek ya da deriyle birbirine bağlanıp katlanır bir kitaba dönüştürüldü.
O dar sütunda her karakter, alt alta dizilen küçük bölmelerden birine oturur. Bugün basılı bir Çince sayfaya bakan herkes aynı düzeni görür: karakterin kaç çizgiden oluştuğu fark etmez, her biri kendine ayrılmış eşit bir kareye yerleşir. Çincede bu yazıya "fangkuaizi", yani kare blok yazı denmesi de bundandır.
Peki bu kare nereden geldi? Çince en az üç bin yıldır kesintisiz yazılıyor ve sorunun hâlâ tartışmalı olduğunu, Vuhan'daki iki sanat ve tasarım okulundan Man Dai ile Haiping Li de kabul ediyor. İkilinin International Journal of Arts and Technology dergisinde yayımlanan makalesi, karenin tek bir nedenden doğmadığını, dil, araç ve gelenek arasındaki uzun bir etkileşimin ürünü olduğunu savunuyor.
Eski cevaplar neden yetmiyor?
Karenin kaynağı için bugüne kadar üç açıklama öne çıktı. Birincisi, Çince karakterlerin anlam üzerine kurulu yapısıydı: bir anlam bir işarete karşılık geliyorsa, her işaret de kendi kutusunu hak ediyordu. İkincisi, karakterleri oluşturan parçaların görece basit şekiller olmasıydı. Üçüncüsü ise Çin kültüründe simetriye duyulan eski düşkünlüktü.
Derginin yayıncısı Inderscience adına David Bradley'nin phys.org'da yayımlanan tanıtım yazısına göre Dai ile Li'nin itirazı basit: bu etkenlerin hiçbiri gelişimi tek başına açıklamıyor. Araştırmacılar anlamla kurulan ya da basit simgeler kullanan başka yazı sistemlerinin de bulunduğunu, ama bunların benzer bir kare kalıba varmadığını hatırlatıyor. Bir etken başka yerde de varsa ama aynı sonucu doğurmamışsa, onu tek neden saymak zorlaşıyor.
Dört ölçek: ses, hece, anlam birimi, kelime
Makalenin özetinde anlatılan yöntemin çıkış noktası bir ayrım: bir işaretin dilde neyi temsil ettiği başka, sayfada nasıl bir alan kapladığı başka bir sorudur. Yazarlar bir yazı biriminin dört düzeyde kurulabileceğini öne sürüyor: tek bir sesi (fonem), bir heceyi, bir anlam birimini (morfem) ya da bütün bir kelimeyi gösterebilir. Ardından Çin yazısının tarihin farklı evrelerinde bu seçeneklerden hangilerine açık olduğunu soruyorlar.
Çince bu açıdan sıra dışı bir örnek. Karakterler genellikle dilin anlam birimlerini gösterir ve Çincede anlam birimleri neredeyse her zaman tek hecelidir. Yani bir karakter çoğu zaman aynı anda hem bir heceye hem bir anlam birimine denk düşer. Kareyi dolduran şey bu çakışmadır.
Bu çerçeveyi başka yazılara uygulamak, makalenin değil bizim denememiz, ama sorunun neden ilginç olduğunu gösteriyor. Kore alfabesi Hangul'da harfler tek tek sesleri gösterir, yine de "moasseugi" (bir araya toplayıp yazma) denen ilkeyle hece blokları hâlinde dizilir. Kral Sejong'un sarayına 1443 sonu ile 1444 başı arasında sunulan ve 1446'da resmen ilan edilen bu yazıda blok, heceyle kurulur. Maya yazısında ise metinler genellikle iki blok genişliğinde sütunlara yazılırdı ve her blok bir isim ya da fiil öbeğine karşılık geliyordu. Üç yazı da işaretleri bloklar hâlinde topluyor, ama bloğun dildeki karşılığı her birinde farklı bir ölçekte duruyor.
Kemikten bambuya: kare saraydan değil kâtipten geldi
Çin yazısının bilinen en eski biçimi, MÖ 2. binyılın sonlarına ait kehanet kemikleri. Geç Shang hanedanı adına yapılan resmî kehanetlerde sığır kürek kemikleri ya da kaplumbağa karın kabukları ateşe tutuluyor, oluşan çatlaklar yorumlanıyor, soru ve yorum aynı parçanın üstüne kazınıyordu. Yazıtların uzunluğu 10 ile 100'ü aşkın karakter arasında değişiyor; çoğu birkaç düzine karakterden ibaret. Bulunan yaklaşık 150 bin yazıtın büyük kısmı, Shang'ın son başkenti Yinxu'dan, bugünkü Henan eyaletindeki Anyang'dan çıktı. Kral Wu Ding dönemine ait yazıtlar radyokarbon yöntemiyle MÖ 1254-1197 arasına tarihlendi.

Aradaki yüzyıllarda en bilinen standartlaştırma hamlesi Qin'den geldi. Qin devletinde olgunlaşan küçük mühür yazısı, Başbakan Li Si tarafından varyantların çoğu ayıklanarak sistemleştirildi ve MÖ 221'de kurulan imparatorlukta resmî yazı yapıldı. Ama bugünkü yazıların doğrudan atası sayılan biçim, bu resmî standarttan çok gündelik yazının içinden çıktı.
Kâtip yazısı (lishu) Qin devletinin yerel, halk arasındaki yazı türlerinden doğdu; bu türler kıvrımlı uzun çizgiler yerine kolayca parçalara bölünen, daha köşeli çizgiler kullanıyordu. Erken kâtip yazısının bilinen örneklerinin bir kısmı tam da bambu ve tahta şeritlerin üstünde: Hubei'deki Shuihudi mezarından çıkan ve yaklaşık MÖ 217'ye tarihlenen Qin metinleri bunlardan biri. Qin döneminde düşük statülü sayılan bu yazı, zamanla mühür yazısının önüne geçti ve Han hanedanının ana yazısı oldu. Olgunlaşmış Han kâtip yazısının ayırt edici özelliklerinden biri, basık ve geniş karakter biçimleri.

Mühür yazısından kâtip yazısına geçişte karakterlerin parçaları ayrık çizgi dizilerine dönüştü. Phys.org'daki tanıtımda Dai ile Li'nin vurguladığı süreç de bu: grafik parçaların kümelenmesi, karakter yapısındaki değişiklikler ve bambu şerit gibi yüzeylere fırçayla yazmanın pratik gerekleri, tutarlı bir biçimin oturmasına yardım etti. Araştırmacıların ifadesiyle, kare yazı hücreleri kademeli bir düzenlenmeyle ortaya çıktı.
Kâtipler, matbaa ve kareli kâğıt
Makaleye göre biçim bir kez oturduktan sonra onu önce sonraki kuşak kâtipler, ardından matbaa pekiştirdi; kültürel tercihler de kalıcılığına katkıda bulunmuş olabilir. Matbaanın etkisini kavramak zor değil. Bilinen ilk hareketli harf sistemini Kuzey Song döneminde, 1040 dolaylarında Bi Sheng adlı bir mucit seramikten yaptı; buluşu Shen Kuo'nun "Rüya Havuzu Denemeleri" adlı kitabı sayesinde biliyoruz. Harfleri tek tek dizerek sayfa kurmak, her karakterin aynı boyutta bir parçaya oturmasını gerektirir. Elde yavaş yavaş oluşmuş bir alışkanlık, böylece dizginin zorunluluğu hâline gelir.
Kalıp bugün de yaşıyor. Japonya'da "genkō yōshi" denen müsvedde kâğıdı, genellikle sayfa başına 200 ya da 400 kareyle basılır ve her kareye tek bir karakter ya da noktalama işareti yazılır. Öğrenciler ödevlerini ve okul giriş sınavlarındaki kompozisyonlarını hâlâ bu kâğıda yazıyor. Tayvan'da da aynı kâğıt kullanılıyor.
Bulgunun sınırı: yeni veri değil, yeni bir çerçeve
Bu çalışma yeni bir kazı ya da yeni bir ölçüm sunmuyor. Makalenin özetine göre yazarlar daha önce yayımlanmış dilbilim, paleografi (eski yazı bilimi) ve tasarım tarihi çalışmalarını bir araya getiriyor. Kayıt ilkeleri, işaretlerin değişimi, yazı araçları ve yüzeyleri, metnin sayfaya yerleşimi, kültürel tercihler ve matbaa, birbirinden bağımsız ya da tek başına yeterli nedenler olarak değil, birbirini etkileyen "olanak tanıyan koşullar" olarak ele alınıyor.
Yazarların kendi vardığı sonuç da temkinli: kare biçim ne anlama dayalı yazının kendiliğinden bir sonucu ne de salt bir kültürel tercih. Özette açıkça belirtildiği gibi, bu koşulların her birinin payının ne kadar olduğunu ancak tarihlenmiş büyük yazı derlemleri üzerinde yapılacak sınamalar gösterebilir. Makalenin tam metni bu yazı için açılamadı; buradaki aktarım, derginin yayımladığı özete ve yayıncının tanıtım yazısına dayanıyor.
Sırada ne var?
Dai ile Li'nin önerdiği ölçüt, sınanmayı bekleyen bir soru bırakıyor: kare tam olarak ne zaman oturdu? Kehanet kemiklerinden Han dönemi şeritlerine kadar binlerce tarihli karakterin eni ile boyu ölçülürse, değişimin bambu şeritlerin yaygınlaştığı dönemde mi hızlandığı, yoksa resmî standartlaşmayı mı izlediği görülebilir. Böyle bir ölçüm, fırçanın ve dar şeridin payını kültürel tercihten ayırmanın da ilk somut yolu olur. O zamana kadar bir Çince sayfadaki her kare, kimsenin tek başına karar vermediği bir uzlaşmanın izi olarak okunabilir.
Fotoğraf: 猫猫的日记本, CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons
Kaynak: Yudum — https://www.yudum.net/haber/cin-yazisi-neden-kare-firca-bambu-serit-ve-zaman.html — Yazdırma tarihi:















