Çin'de eylülde satılan otomobillerin üçte ikisi fişli oldu
Çin'de eylülde satışların büyük kısmı fişli araçlardan geldi; yakıt fiyatlarını fırlatan savaş elektrikli payını yukarı itti.

Çin otomobil pazarında eylül ayı, elektrifikasyon açısından dikkat çekici bir eşik oldu. Sektör verilerine göre ülkede satılan her üç yeni binek aracın ikisi fişe takılabilir modeldi. Bu grupta hem tamamen elektrikli otomobiller hem de şarj edilebilen hibritler yer alıyor.
Pazar küçülürken fark açıldı
Çin Otomobil Bayileri Birliği'nin rakamlarına göre ülkedeki toplam otomobil satışları bu yıl geriledi. Ancak düşüş her segmentte aynı ölçüde yaşanmadı. Benzinli ve dizel araçlarda kayıp, elektrikli araçlara kıyasla çok daha sert oldu. Yani pazar genel olarak daralırken fişli modeller payını büyüttü.
Fişe takılabilir araçlar geçen yılın sonunda yeni satışların kabaca yarısını oluşturuyordu. O günden bu yana pay yukarı tırmandı. Bunun arkasındaki ana etken olarak İran savaşının akaryakıt fiyatlarını hızla yükseltmesi gösteriliyor.
Savaş ve yakıt fiyatları
Columbia Üniversitesi'nde enerji politikaları üzerine çalışan araştırmacı Erica Downs, Carbon Brief'e yaptığı açıklamada çatışmanın Çin'de karayolu ulaşımının elektrifikasyonunu pekiştirdiğini söyledi. Downs'a göre savaş, zaten süren bir dönüşümü güçlendiren bir etki yarattı.
Brookings Enstitüsü'nün analizine göre fişli araçların yaygınlaşması Çin'in çatışmanın ardından petrol ithalatını azaltmasına yardımcı oldu. Enerji odaklı düşünce kuruluşu Ember ise savaşın ilk altı ayında Çin'in elektrikli araç filosu sayesinde petrol ithalatında tahminen 14 milyar dolar tasarruf ettiğini hesapladı.
Ember'in kıdemli enerji analisti Euan Graham, bu krizden önce elektrikli araca yatırım yapan ülkelerin şimdi daha iyi korunduğunu, bu yolu izleyen ülkelerin sayısının da arttığını belirtti. Graham'a göre yollardaki her elektrikli otomobil, oynak petrol piyasalarına maruz kalmayı azaltıyor. Filolar büyüdükçe gelecekteki arz şoklarına karşı koruma da güçleniyor.
Arka plan
Plug-in kategorisi iki farklı teknolojiyi kapsıyor. Tamamen elektrikli araçlar yalnızca bataryayla çalışır ve benzin deposu içermez. Şarj edilebilen hibritler ise hem prizden doldurulan bir bataryaya hem de içten yanmalı bir motora sahiptir. Kısa mesafelerde elektrikle, uzun yolda gerektiğinde yakıtla gidebilmek, bu modelleri menzil kaygısı yaşayan sürücüler için çekici kılıyor. Bu yüzden iki türü birlikte ele alan pazar payı verisi, sürücülerin benzine bağımlılıktan ne kadar uzaklaştığını gösteren geniş bir ölçü sunuyor.
Çin, uzun süredir dünyanın en büyük otomobil pazarlarından biri ve elektrikli araç üretiminde de önde gelen ülkelerden. Devlet destekleri, geniş bir şarj ağı ve çok sayıda yerli üreticinin rekabeti, bu alandaki büyümeyi besleyen unsurlar olarak sık sık anılıyor. Yine de bu haberdeki gelişmeyi ayırt eden nokta, payın yalnızca teşviklerle değil, yakıt fiyatlarındaki sıçrama gibi dış bir şokla da hızlanması.
Neden önemli?
Dünyanın en büyük petrol ithalatçılarından birinde yeni araç satışlarının çoğunluğunun fişli modellerden oluşması, küresel petrol talebi üzerinde uzun vadeli baskı yaratabilir. Yollardaki araç filosu yavaş yenilendiği için etkisi bir anda görülmez. Ancak her yeni elektrikli araç, gelecekte tüketilecek benzin ve dizel miktarını azaltan bir adım anlamına geliyor.
Ayrıca enerji güvenliği tartışmalarına yeni bir örnek ekleniyor. Petrol fiyatları jeopolitik gerilimlerle dalgalandığında, elektriğini yerli kaynaklardan sağlayan bir ulaşım sistemi dış şoklara daha az açık kalıyor. Ember'in vurguladığı koruma mantığı da tam olarak bu. elektriğin nasıl üretildiği, bu avantajın iklim açısından ne kadar anlamlı olacağını belirliyor. Yine de ithalat faturası ve fiyat dalgalanmalarına duyarlılık bakımından, Çin örneği diğer ülkeler için izlenmesi gereken bir vaka olarak öne çıkıyor.
Kaynak: Yudum — https://www.yudum.net/haber/cinde-eylulde-satilan-otomobillerin-ucte-ikisi-fisli-oldu.html — Yazdırma tarihi:




















