Demir Çağı İtalya'sında 26 yetişkin kafatası, 11'inde bebeklikten kalan düzleşme
Padova Üniversitesi ekibi, orta İtalya'daki Matelica'nın iki Demir Çağı mezarlığından çıkan 26 kafatasının 11'inde arka düzleşme buldu. Bugün bebeklerde görülen tablo MÖ 9.-8. yüzyılda da varmış.
Orta İtalya'nın Marche bölgesindeki Matelica'da, iki ayrı Demir Çağı mezarlığından çıkarılmış yetişkin kafatasları tepeden fotoğraflanınca düzen bozuluyor: 26 kafatasının 11'inde arka bölüm bir yana doğru yatık. Sağ ile sol çapraz uzunluklar birbirini tutmuyor.
Padova Üniversitesi'nden Michael Allen Beck De Lotto ve meslektaşları bu asimetriyi, bugün çocuk hekimlerinin deformasyonel plagiosefali dediği tabloya bağlıyor; Türkçede yaygın adı "düz kafa sendromu". Kafatası kemikleri bebeklikte yumuşak ve esnek olduğu için, baş uzun süre aynı noktaya bastırılırsa o bölge yavaş yavaş yastık gibi çöküyor; kemik sonradan sertleşince biçim kalıcı oluyor.
-
Yemek tarifleri
Malzeme listesi, adım adım yapılış, süre ve porsiyon bilgisiyle. Çorbadan tatlıya kategoriye göre gez ya da aradığını doğrudan ara.
Tariflere bak → -
Nasıl yapılır rehberleri
Telefon ayarlarından resmî işlemlere, hesap güvenliğinden günlük hayattaki küçük sorunlara: numaralı adımlar ve tahmini süreyle anlatılmış rehberler.
Rehberleri gör → -
Program arşivi
Tarayıcılar, güvenlik araçları, ofis ve medya yazılımları. Her kayıtta ne işe yaradığı, sürümü ve indirme bağlantısı.
Programlara göz at → -
Sesli ve görüntülü sohbet
Odalarda grup görüntülü sohbet, birebir sesli arama ve canlı yayın. Tarayıcıdan çalışır — eklenti, uygulama ya da kurulum gerekmez.
Odalara gir →
Önemli olan kısmı tarihlendirme. Bu kafatasları, Picene halkının Erken Demir Çağı'na, MÖ 9. yüzyılın ortasıyla 8. yüzyıl arasına ait. Yani kafanın arkasının düzleşmesi, 1990'ların bebek uykusu önerileriyle doğmuş modern bir yan etki değil. Beck De Lotto'nun Phys.org'a söylediği gibi: "Eski bireylerde plagiosefali bulunması, bunun yalnızca modern bir durum olmadığını gösteriyor."
Tepeden fotoğraf, sonra tomografi
Ekip işe çıplak gözle inceleyerek başladı. Arka tarafında asimetri görülen 11 kafatası sonra bilgisayarlı tomografiye sokuldu. Şiddeti ölçmek için standart hale getirilmiş tepe görüntülerinden oblik kafatası uzunluk oranı hesaplandı: kafatasının iki çapraz ekseni ölçülüp birbirine bölünüyor, sapma ne kadar büyükse düzleşme o kadar belirgin kabul ediliyor. Aynı ölçüt bugün kliniklerde de kullanılıyor, dolayısıyla 2.800 yıllık kemikle bugünün bebeği aynı cetvelle karşılaştırılabiliyor.
Tomografi ikinci bir işe de yaradı. Kafatasında erken kaynama, yani dikişlerin zamanından önce kapanması (kraniyosinostoz) aynı görüntüyü verebilir. Görüntüler bu olasılığı dışladı; mezarda toprağın baskısıyla sonradan ezilme ve bilinçli biçimlendirme de ayrı ayrı elendi.
| Yer | Matelica, orta İtalya — iki Erken Demir Çağı mezarlığı |
|---|---|
| Dönem | MÖ 9. yüzyıl ortası – 8. yüzyıl (Picene) |
| İncelenen kafatası | 26 yetişkin |
| Arka asimetri | 11 kafatası (%42,3) |
| Erkek oranı | %63,6 |
| Sağ tarafta düzleşme | %72,7 |
| Boyun kası izi taşıyan birey | 7 |
Tablodaki sayılar makalenin özetinden. Beck De Lotto bu oranı abartmıyor: "Matelica'daki %42 yaygınlık kesinlikle yüksek, ama emsalsiz değil" diyor. Bir uyarısı da var: "Kafatasları nadiren tam olarak korunur" — yani eldeki 26 kafatası, mezarlıkta gömülü olan herkes değil, yalnızca ölçülebilecek kadar sağlam kalanlar.
Kasıtlı biçimlendirme ile kazara düzleşme aynı şey değil
Arkeolojide "kafatası deformasyonu" denince akla çoğu zaman bilinçli uygulama gelir: bebeğin başı bantla, tahtayla ya da bezle sarılıp uzun, yüksek veya basık bir biçim verilir. Matelica'da anlatılan şey bu değil. Araştırmacıların öne sürdüğü neden, başın istenmeden uzun süre hareketsiz kalması.
Phys.org'un derlediği makale ayrıntılarına göre ekip, bebeğin baş hareketini kısıtlayabilecek birkaç alışkanlığı olası neden arasında sayıyor: beşik tahtası, kundak ve aynı yaştaki orta Avrupa yerleşimlerinde bulunan ağızlıklı besleme kapları. Bunların hiçbiri Matelica mezarlıklarında doğrudan belgelenmiş değil; çıkarım dolaylı.

Boyun kasından gelen ikinci ipucu
İskeletlerin kafatası dışındaki kemikleri de bir şey anlatıyor. Yedi bireyde boyun omurları ve köprücük kemikleri iki yanda eşit değil. Araştırmacılar bunu konjenital müsküler tortikollis ile uyumlu olabileceğini söylüyor: bebeğin boynundaki bir kasın kısalması yüzünden baş sürekli aynı tarafa dönük kalıyor, halk dilinde "eğri boyun" deniyor. Bugün kliniklerde bu tablo düz kafa sendromuyla sık sık bir arada görülüyor.
Ayrıntıda şu da dikkat çekici: Matelica'da düzleşmenin %72,7'si sağ tarafta. Kanada'da 440 bebeği inceleyen Mawji ve arkadaşlarının 2013'te Pediatrics'te yayımladığı çalışmada, plagiosefali için en güçlü risk etkenlerinden biri bebeğin başını sağa çevirme eğilimiydi. İki bulgu birbirinin kanıtı değil, ama aynı yöne işaret ediyor.
"Back to Sleep"ten önce de vardı
Düz kafa sendromunun modern bir sorun sayılmasının somut bir nedeni var. ABD'de NICHD, Amerikan Pediatri Akademisi ve ortakları 1994'te, bebeklerin sırt üstü yatırılmasını öneren Back to Sleep kampanyasını başlattı. Kampanya ani bebek ölümü oranlarını belirgin biçimde düşürdü; buna karşılık sırt üstü uykuya geçişle birlikte kafa arkasının düzleşmesi daha sık görülmeye başladı. Çalışmanın başlığının "Back to Sleep'ten önce" diye açılması bu yüzden.
Yaygınlığın bugünkü ölçeği de şaşırtıcı. Mawji ve arkadaşlarının Calgary'de 7-12 haftalık 440 sağlıklı bebeği incelediği çalışmada 205 bebekte bir biçimde plagiosefali görüldü; oran %46,6. Matelica'daki %42,3, bu modern ölçümün hemen altında kalıyor.
Beck De Lotto bu tabloyu bir sorun gibi sunmuyor: "Ürkütücü olmaktan çok, bu durumu biyoarkeoloji açısından özellikle ilginç kılıyor diye düşünüyorum." Ona göre eski buluntularda bu izi tanımak, "bebeklere nasıl bakıldığı konusunda bilgi" veriyor.
Anadolu'da aynı kemik, başka niyet
Türkiye'den bu konuya bağlanan en net örnek, Matelica'nın tersi bir durumu gösteriyor. Metin Özbek'in 2001'de American Journal of Physical Anthropology dergisinde yayımladığı çalışmaya göre, Fırat kıyısındaki Değirmentepe'de MÖ 5. binyılın ikinci yarısına tarihlenen 31 bireyin 13'ünde dairesel tipte yapay kafatası deformasyonu var. Hepsi erişkin olmayan bireyler: bir aylık bebekten 13-14 yaşındaki çocuğa kadar; mezarlıkta hiç yetişkin iskeleti bulunmamış. Özbek, köylülerin bir ya da iki daraltıcı bant kullanmış olabileceğini ve Anadolu ile Yakın Doğu'da dairesel baş biçimlendirmesinin yaygınlığının etnik işaret ihtiyacına bağlanabileceğini yazıyor.
İki buluntuyu yan yana koymak farkı netleştiriyor: Değirmentepe'de kafatasının biçimi bilerek değiştirilmiş bir kimlik işareti, Matelica'da ise günlük bakımın istemsiz bir yan ürünü. Aynı kemik izi, iki bambaşka hikâye anlatabiliyor — bu yüzden paleopatologlar ayrımı tomografiye ve asimetrinin yönüne bakarak kurmak zorunda.
Sınırlar ve açık soru
Araştırmacılar kendi kısıtlarını da yazmış. Örneklem küçük; boyun kası izleri kemiğin ne kadar iyi korunduğuna bağlı; bebek bakım alışkanlıkları doğrudan değil dolaylı çıkarılıyor; kullanılan tepe tabanlı oran, kafatası tabanındaki düzleşmeyi eksik ölçebiliyor. Nitekim tomografide bazı bireylerde artkafa tabanında düzleşme ve aynı taraftaki mastoid çıkıntının öne kaymış olması görülmüş — tepeden çekilmiş bir fotoğrafın yakalayamayacağı ayrıntılar.
Ekibin bıraktığı soru şu: Matelica'daki yüksek oran yerel bir alışkanlığın izi mi, yoksa orta İtalya'nın Demir Çağı geneline yayılmış bir örüntü mü? Bunu ancak aynı dönemin başka mezarlıklarında aynı ölçümü yapmak gösterebilir. O karşılaştırma yapılırsa, 2.800 yıl önce bir bebeğin günün kaç saatini sırtüstü ve kımıldamadan geçirdiğine dair ilk sayısal tahminler de masaya gelebilir.
Fotoğraf: , CC BY 4.0, Wikimedia Commons