Kültür

Dalgıçların kum torbasıyla örttüğü çapa sanılandan eski çıktı: Dor lagününde 2.600 yıllık iz

İsrail kıyısındaki Dor lagününde 1995'te bulunup kum torbalarıyla örtülen ahşap-kurşun çapa kolu yeniden açıldı; karbon tarihlemesi onu Akdeniz'deki en erken örnekler arasına yerleştirdi.

30 Ekim 20266 dk okuma
Dalgıçların kum torbasıyla örttüğü çapa sanılandan eski çıktı: Dor lagününde 2.600 yıllık iz

1995 yazında Hayfa'nın güneyindeki Dor lagününde çalışan dalgıçlar, sığ kumun altından uzun bir meşe kütüğü çıkardılar. İçine kurşun kütleler gömülmüş bu ağaç parçası bir gemi çapasının üst kısmıydı. Ekip onu yerinden sökmedi; belgeledi, üzerini kum torbalarıyla örttü ve deniz tabanında bıraktı. Çapa kolu otuz yıla yakın orada, bir tür su altı deposunda bekledi.

Şimdi aynı parça yeniden açıldı ve tarihi değişti. Journal of Maritime Archaeology dergisinde 20 Ekim 2026'da yayımlanan çalışmaya göre çapa, ilk sanıldığı gibi Pers döneminden değil, MÖ 7. yüzyılın sonu ile 6. yüzyılın başı arasından, yani yaklaşık 2.600 yıl öncesinden kalıyor. Bu tarih, onu Akdeniz'de ahşap ve kurşunun birlikte kullanıldığı bilinen en erken çapalarla aynı kuşağa koyuyor.

Meselenin önemi tek bir nesnenin yaşından büyük: Çapalar, denizcilerin taştan kurşuna nasıl geçtiğini gösteren az sayıdaki somut kanıttan biri. Hangi tekniğin ne zaman ortaya çıktığı bilinirse, tarihsiz batıklardaki çapalar da birer saat gibi okunabiliyor.

Bir çapanın parçaları: kol, gövde, tırnak

Bugün tanıdığımız klasik çapa şeklinin atası olan antik çapalar çoğunlukla ahşaptan yapılırdı. Dikey bir gövde, altta denize batan tırnaklar ve üstte gövdeye dik duran enine bir kol. Denizcilikte bu enine parçaya çipo denir. Çiponun işi ağırlık vermek ve çapayı tabanda doğru açıyla yatırmaktır; böylece tırnak kuma ya da çamura saplanır.

Eski dönemlerde bu ağırlık taştan sağlanıyordu: Ahşap gövdeye taş bir çipo geçirilirdi. Araştırmacıların sınıflamasında bu taş çipolu çapalar ilk grubu, ahşap içine kurşun dökülmüş çipolar ise ikinci grubu oluşturuyor. Kurşun, taşa göre çok daha yoğun olduğu için daha küçük hacimde daha fazla ağırlık sağlar ve istenen biçime dökülebilir.

Dor L2 çapasında ne var?

Çapa kolu, lagünde Dor L2 adı verilen bir yük kümesinin parçası. Aynı kümede amforalar ve demir külçeleri bulunuyor. Makalede verilen ölçülere göre korunmuş meşe kütük 2,1 metre uzunluğunda; tam hâlinin yaklaşık 2,2 metre olduğu hesaplanıyor. Genişliği 16, kalınlığı 10 santimetre civarında.

Kütüğün içinde, yamuk biçimli dört kurşun çekirdek yer alıyor. Çekirdekler ahşaba açılan yuvalara oturuyor ve kare deliklere dökülen kurşun pimlerle sabitleniyor. Araştırmacıların hesabına göre kurşunun toplamı yaklaşık 113 kilogram, çipo bütünüyle yaklaşık 150 kilogram. Çalışmayı aktaran Earth.com'a göre bu, Doğu Akdeniz'de şimdiye kadar bulunmuş en büyük ahşap-kurşun çipo.

Çapanın bir ayrıntısı benzerlerinden ayrılıyor. Yazarlar, çiponun gövdeyle birleştiği yerde zıvana ile oluğa dayanan bir geçme bağlantı tespit etti ve bunu, ahşap bileşik çapalarda bilinen tek bu denli karmaşık bağlantı örneği olarak tanımlıyor. Gövde ve tırnaklar ise günümüze ulaşmamış; makaleye göre bunlar büyük olasılıkla dallı ağaç çatallarından yontulmuştu.

Tarih nasıl değişti?

Çipo 1994-1995'te Hayfa Üniversitesi ile Texas A&M Üniversitesi'nin ortak kazısında bulunmuş, Shelley Wachsmann ve Kahanov tarafından 1997'de yayımlanmış ve Pers dönemine tarihlendirilmişti. Hayfa Üniversitesi ile Kaliforniya Üniversitesi San Diego'nun (UCSD) 2023 ve 2024'te sürdürdüğü yeni kazıda ekip parçayı yeniden buldu, çevresindeki kumu su pompasıyla temizledi, fotogrametriyle üç boyutlu modelini çıkardı ve ahşaptan örnek aldı.

Meşe örneği radyokarbon yöntemiyle tarihlendi. Bu yöntem, canlı öldükten sonra dokusundaki karbon-14'ün bilinen hızla azalmasından yararlanır. Sonuç, yüzde 95 güven aralığında MÖ 770 ile 485 arasını veriyor; makaleye göre olasılığın yüzde 93,1'i MÖ 770-513 aralığında toplanıyor. Bu, yükün geri kalanından elde edilen tarihlerle örtüşüyor: Lagün kazılarını anlatan ve 2025'te Antiquity dergisinde yayımlanan çalışmada, L2 yükündeki üzüm çekirdeklerinin ve bir demir külçesinin cürufuna gömülü meşe dalının da aynı döneme işaret ettiği bildirilmişti.

Bir sınır da var: Çipo yerinden kaldırılamayacak kadar kırılgan olduğu için yine yerinde bırakıldı ve alt yüzü incelenemedi. Yazarlar, alt taraftaki bağlantıyla ilgili yorumlarının karşılaştırmalı verilere, ahşap örneğine, üç boyutlu model ölçümlerine ve deney arkeolojisine dayandığını açıkça belirtiyor.

Dor: üç adacığın koruduğu bir liman

Dor, İsrail'in Karmel kıyısında, antik çağda Mısır, Fenike ve daha sonra Asur ile Babil ticaret yollarının kesiştiği bir liman kentiydi. UCSD'nin duyurusuna göre lagündeki liman batıdaki üç adacıkla korunuyordu; burada rıhtım kalıntıları, taş çapalar ve yapay mendirek izleri bulundu. Lagünde birbirinden farklı dönemlere ait birçok batık ve yük kümesi belgelenmiş durumda.

Antiquity'deki çalışma lagündeki üç yük kümesini ayırıyor: MÖ 11. yüzyıla ait ve üzerinde Kıbrıs-Minos yazısı taşıyan bir çapa içeren Dor M, MÖ 9. yüzyıl sonu ile 8. yüzyıl başına tarihlenen Dor L1 ve çipomuzun ait olduğu, en eksiksiz küme olan Dor L2. L2'nin yükünde Kıbrıs tipi sepet kulplu amforalar, Fenike tipi amforalar, ince cidarlı kâseler ve dokuz demir külçesi var.

Anadolu kıyılarındaki akrabaları

Yeni makalenin dikkat çekici yanlarından biri, karşılaştırma için Türkiye kıyılarından gelen buluntulara sıkça başvurması. Dor çiposuyla aynı döneme ait en erken bileşik çapalar arasında İspanya'daki Mazarrón 2 teknesinin çapası ile Karadeniz'deki Karaburun çapaları sayılıyor. Makaleye göre Karaburun çapalarından birinin radyokarbon aralığı MÖ 775-515, diğerininki MÖ 751-408.

Taştan kurşuna geçişin öteki ucunda da Anadolu buluntuları var. Yazarlar, sualtı bağlamında tarihi en iyi belirlenmiş taş çipoyu Pabuç Burnu batığından, MÖ 6. yüzyılın ikinci çeyreğinden gösteriyor. İstanbul Yenikapı'daki MÖ 7. yüzyıla tarihlenen parçalı ahşap çapa ile Klazomenai/Liman Tepe'deki MÖ 600 civarına tarihlenen ahşap çapa da erken örnekler listesinde. Tektaş Burnu batığındaki iki farklı çapaya ait kurşun parçalar ise MÖ 450-425'e tarihleniyor.

Uluburun batığından çıkan taş çapa, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi'nde sergileniyor
Uluburun batığından çıkan taş çapa, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi'nde sergileniyor — Zunkir, CC BY-SA 4.0 (Wikimedia Commons)

Çapanın daha da eski hâlini görmek isteyen için Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi iyi bir durak. Müzede, MÖ 1300 civarına tarihlenen Uluburun batığından çıkarılmış, yaklaşık 148 kilogramlık bir taş çapa sergileniyor. Bu tür delikli taş çapalar, Dor'daki ahşap-kurşun çipodan yüzyıllar önce, ahşap gövdeli çapa fikrinin henüz yaygınlaşmadığı bir dünyaya ait.

Tek kollu çapa sonradan geldi

Dor L2 çiposu iki tırnaklı bir çapaya ait. Makaleye göre tek tırnaklı varyantlar daha sonra, MÖ 5. yüzyılın sonu ya da 4. yüzyılın başında ortaya çıkıyor; İsrail kıyısındaki Ma'agan Mikhael batığı ve Mısır'daki Thonis-Herakleion bunun örnekleri arasında. Yazarlar ayrıca Dor'daki gibi kurşun pimlerin, MÖ 4. yüzyıl ve sonrasına ait çipolarda görülmediğini, bunun da bir tarihleme ipucu olabileceğini öne sürüyor.

Makalenin sonuç bölümündeki çerçeve şöyle: Yalnızca ahşap ve taştan yapılan bileşik çapaların belki MÖ 8. yüzyılın sonlarında kullanılmaya başlandığı, ahşap-kurşun çipoların ise bundan yaklaşık bir yüzyıl sonra sahneye çıktığı bir geçiş noktası. Dor'daki çipo bu geçişin tam üstünde duruyor.

Sırada ne var?

Açık sorular hâlâ çok. Geçişin nerede başladığı, Fenike tersanelerinin mi yoksa Ege ve Karadeniz kıyısındaki ustaların mı öncü olduğu, eldeki az sayıda iyi tarihlenmiş buluntuyla kesin söylenemiyor. Dor çiposunun alt yüzündeki bağlantı da ancak parça bir gün güvenle kaldırılabilirse doğrudan görülebilecek. O zamana dek bu yüzlerce yıllık meşe kütük, 1995'te olduğu gibi lagünün kumu altında korunmayı sürdürecek; ama artık kimliğiyle birlikte.

Fotoğraf: משה ענבר, CC BY 2.5, Wikimedia Commons

Haberi beğendin mi?
PaylaşWhatsAppXFacebook
Kültür Masası

Bu içerik, Yudum Kültür Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

49,7955,5266,44İstanbul16°

Yudum Dünyası

Kaf Dağı'nın eteğinde bir köy var.

Karakterini yarat, meydanda dolaş, buradakilerle yüz yüze tanış. Tarayıcında, ücretsiz.

  • 🧑 Karakterini yarat
  • 🎲 Kahvede bir el at
  • 🏠 Grubunla ev kur
Günün testiAdını sen seçseydin ne olurdu?Adını sana sormadan koydular. Altı soruda kendi seçimini yapıyorsun — anlamıyla birlikte.
Günün burcuAkrepBugün duygusal enerjiniz yüksek ve içsel sezgileriniz sizi yönlendirecek. Aşk hayatınızda sıcak ve…

Günün sorusu

Çanakkale Boğazı hangi iki denizi birbirine bağlar?

Haftanın düellosu

Bu bölümde

Yudum DünyasıKaf Dağı'nın eteğinde bir köy seni bekliyor.Ücretsiz katıl →