Gent'teki Tasarım Müzesi, kentin molozundan fırınlanmadan yapılan 82 bin tuğlayla yükseldi

Design Museum Gent'in yeni kanadı, yıkıntı betonu ve camdan üretilen, fırına girmeden kireçle sertleşen ve havadaki karbondioksiti bağlayan 82 bin tuğlayla örüldü. Fikrin kökü kentin katedralinde.

Gent'teki Tasarım Müzesi, kentin molozundan fırınlanmadan yapılan 82 bin tuğlayla yükseldi
Kültür 20 Ekim 2026 7 dk okuma 4 okunma

Belçika'nın Gent kentinde, ortaçağdan kalma kiremit çatıların üzerinde yeni bir beyaz kule yükseliyor. Uzaktan bakınca sıradan bir tuğla duvar görüyorsunuz; yakından bakınca o tuğlaların hiçbirinin fırın görmediğini, içlerinde kentin yıkılmış binalarının betonunun ve camının bulunduğunu öğreniyorsunuz. Üstelik bu duvar, önümüzdeki yıllar boyunca havadan karbondioksit çekmeyi sürdürecek.

3 Ekim 2026'da kapılarını dört yıl aradan sonra yeniden açan Design Museum Gent, Avrupa'nın en eski tasarım müzelerinden biri. Yenilemenin en çok konuşulan parçası, DING adı verilen yeni kanat ve onun cephesindeki "Gent Waste Brick", yani Gent atık tuğlası. Müzeye göre cephede 82 binden fazla tuğla var ve her biri kentin kendi atığından, fırınlanmadan üretildi.

Bunun neden önemli olduğunu anlamak için sıradan tuğlaya bakmak yeterli: Kil tuğla yüksek sıcaklıkta fırınlanır ve bu iş ciddi enerji ister. Yapı sektörünün iklim yükünün önemli bir kısmı da kullanım sırasında değil, malzemenin üretiminde ortaya çıkar. Mimarlar buna "gömülü karbon" diyor: Bir malzemenin kazıldığı, taşındığı, pişirildiği her aşamada atmosfere salınan karbonun toplamı.

Fikir bir katedralden geldi

Projenin mimarlarından Londra merkezli Carmody Groarke'ın kurucu ortağı Andy Groarke, The Guardian'a verdiği röportajda "Yeniden kullanımda yeni bir şey yok, biz sadece nasıl yapılacağını unuttuk" diyor. Groarke'a göre ekip ilhamı, kentin 16. yüzyıldan kalma gotik Sint-Baafs (Aziz Bavo) Katedrali'nden aldı. The Guardian'ın aktardığına göre katedral, aynı yerde daha önce duran 10. yüzyıl Romanesk bazilikasının beyaz kireçtaşı bloklarıyla kısmen inşa edilmiş. Yani Gent, eski yapıyı söküp yenisine katma işini yüzyıllar önce yapmış bir kent.

Gazetenin mimarlık yazarı Oliver Wainwright, yeni binanın kentin kullanılmaz hale gelmiş beton iskeletlerini, pencerelerini, araba ön camlarını, lavabolarını ve eski klozetlerini "süpürüp" parlak bir geri dönüşüm anıtına çevirdiğini yazıyor. Bu, olayın edebî özeti. Teknik ayrıntı ise daha sade ve daha ilginç.

Moloz nasıl tuğlaya dönüştü?

Tuğlayı İngiltere'deki Local Works Studio ile Brüksel merkezli BC Materials, mimarlarla birlikte geliştirdi. Tasarım sitesi Dezeen'in 2023'te aktardığına göre hammaddenin kaynağı, Gent'teki yıkıntı betonu ve cam toplayan yerel bir geri dönüşüm merkezi. Kırılıp toz haline getirilen bu malzeme, Belçika'nın Lommel bölgesinden gelen ve "lommelzand" denen ince kumla karıştırılıyor, ardından hidrolik kireç ve öğütülmüş kalsiyum karbonatla bağlanıp preslenerek blok haline getiriliyor.

BC Materials'ın proje sayfasına göre tuğlanın yüzde 63'ü Gent'in geri kazanılmış atık agregasından oluşuyor. The Guardian'a göre bu atığın tamamı müzenin 8 kilometre çevresinden toplandı.

İşin püf noktası pişirme yerine "kür" denen bekletme süreci. Tuğlalar önce iki hafta nemli ortamda bekletiliyor, sonra açık havada kurumaya bırakılıyor. Kireç burada havadaki karbondioksitle tepkimeye giriyor ve zamanla yeniden kireçtaşına, yani kalsiyum karbonata dönüşüyor. Bu olaya mineral karbonatlaşma deniyor. Projede yer alan Gentli mimarlık ofisi Trans, Dezeen'e yaptığı açıklamada "Karbonatlaşma cephede sonsuza dek sürecek, bloklar yıllar geçtikçe daha da güçlenecek" demişti.

Benzetme yapmak gerekirse, kireçli harç nasıl yıllar içinde taşlaşıyorsa bu tuğla da aynı yolu izliyor. Anadolu'daki eski yapılarda kullanılan Horasan harcı da kireçle sertleşen bir karışımdı; Gent'te yeni olan, bu eski kimyanın fırınsız, sertifikalı bir yapı tuğlasına uygulanması.

Atık oranıYüzde 63 geri kazanılmış kent atığı (BC Materials)
Atığın türüYıkıntı betonu ve cam (Dezeen)
BağlayıcıHidrolik kireç ve öğütülmüş kalsiyum karbonat
Gömülü karbonTipik fırınlanmış kil tuğlanın yaklaşık üçte biri; kilogram başına 0,17 kg CO2 eşdeğeri (Dezeen)
Üretim yeriMüzeye 5 kilometreden yakın, eski demiryolu bakım tesisi Arsenaal
Üretim süresi19 Şubat - 19 Temmuz 2024 arası, 104 iş günü
Günlük üretim1.200 ile 1.320 blok
Toplam82 bin blok, 230 ton malzeme
SertifikaBelçika Yapı Sertifikasyon Kuruluşu (BCCA), Eylül 2022, dış cephe kullanımı

Tablodaki üretim verileri BC Materials'ın proje sayfasından, karbon değeri ise Dezeen'in aktardığı rakamdan alındı. BC Materials'a göre üretimi iki tam zamanlı çalışan yürüttü, dönüşümlü olarak 14 kişilik bir ekip de zaman zaman yardım etti. Halk da sürece katıldı: The Guardian'ın yazdığına göre kentliler iki günlük bir tuğla şenliğinde karışımı kendi elleriyle hazırlayıp kendi bloklarını presledi. Bir ayrıntı daha: Müzenin açıklamasına göre tuğlaların ölçüsü, müzenin 18. yüzyıldan kalma tarihî konağının tuğla ölçüleriyle aynı tutuldu.

Carmody Groarke'ın sürdürülebilirlik sorumlusu Sian Ricketts ise iddiayı bilerek küçük tutuyor. The Guardian'a "Bunun her derde deva olduğunu ya da iklim krizine çözüm olduğunu söylemiyoruz" diyen Ricketts, cepheyi "82 bin tuğlalık bir kavram kanıtı" olarak tanımlıyor: Doğru iş birlikçiler ve doğru müşteriyle farklı bir şey yapılabileceğinin kanıtı.

Duvardan tuvalete: Binanın geri kalanı

Atık fikri yalnız cephede kalmıyor. The Guardian'a göre girişteki kalın toprak sütun, doğrudan şantiyeden kazılan moloz katmanlarıyla örülmüş ve Grond Studio'nun işi. Lobinin duvarları, Brüksel'deki eski bir tütün fabrikasından kurtarılan ahşapla kaplı. Bazı duvarlar yerel kille sıvanmış.

Tuvaletler ise başlı başına küçük bir sergi. The Art Newspaper'ın aktardığına göre on farklı tasarımcının elinden çıkan on ayrı tuvalet var. Kabinlerde deniz yosunu, keten, ahşap mozaik ve volkanik külden yapılmış karolar ile geri dönüştürülmüş ev plastiği kullanılmış. Her kabinde malzemeyi anlatan bir karekod bulunuyor.

Binanın taşıyıcı sistemi de ahşap. Mimarlara göre yeni kanat, Belçika'nın en büyük kütle ahşap kamu binası: Duvar ve döşemelerde ladin ağacından çapraz lamine ahşap (CLT) paneller, kirişlerde ise kayın ağacından lamine kaplama kereste (LVL) kullanıldı. Bu ikisi, ince ahşap katmanların yapıştırılmasıyla betona rakip olabilecek dayanımda elde edilen mühendislik ürünleri.

Design Museum Gent'in iç avlusu, 2017. Fotoğraf yeni kanat inşa edilmeden önce çekildi
Design Museum Gent'in iç avlusu, 2017. Fotoğraf yeni kanat inşa edilmeden önce çekildi — EvelienBauwens, CC BY-SA 4.0 (Wikimedia Commons)

Beş oda üst üste

Groarke yeni binayı "her biri kendine özgü kimliği olan beş odanın üst üste yığılması" diye tarif ediyor. Müzenin açıklamasına göre bu odalar şöyle sıralanıyor: Zemindeki karşılama ve dükkân alanı Stadskamer (kent odası), konferans salonu Forum, eğitim atölyesi Atelier, geçici sergiler için Vitrine ve dördüncü katta kente bakan etkinlik alanı Loft. Bodrumda da eser taşıma ve hazırlık bölümü var.

Girişte Amsterdamlı tasarım stüdyosu Unfold'un alüminyumdan 3B baskıyla ürettiği, rüzgârda dalgalanırken donmuş bir perdeye benzeyen "Freeze Frame 82.2" adlı kapı karşılıyor ziyaretçiyi. Müzenin açıklamasına göre yenilenen müzenin toplam alanı yaklaşık 6.500 metrekare, bunun 3.700 metrekaresi sergi alanı.

1903'ten bugüne bir müze

Müzenin kökü, 1903'te bir grup endüstriyel tasarım ve sanat meraklısının kurduğu bir dernek ile onun açtığı model müzesine dayanıyor. Müze bugün Jan Breydelstraat üzerindeki Hotel de Coninck konağında duruyor; yeni kanat bu tarihî yapının arkasına eklendi.

Yeni kanat, yıllardır parçalı duran bu yapıları ilk kez kesintisiz ve erişilebilir bir döngüyle birbirine bağlıyor. Kevin Carmody bunu Dezeen'e şöyle anlatmış: "Yeni bina, üç eski yapıyı erişilebilirlik açısından fiziksel olarak bağlayarak anlamlı kılıyor, ama aynı zamanda bütünün bu güzel avlunun çevresinde yönlenmesini sağlıyor." The Guardian'a göre 1990'lardan kalma kanattaki kolonların yüzde 60'ı kaldırılarak kalıcı koleksiyona daha geniş sergi alanı açıldı. O kanadın hareket etmesi düşünülen ama nadiren çalışan cam zemini de artık yok.

Yarışmayla gelen bina

Proje, Flaman bölgesinin devlet mimarı kurumu Vlaams Bouwmeester'ın "Open Call" adlı açık tasarım yarışmasıyla ortaya çıktı. Kurumun kayıtlarına göre beş ekip son aşamaya kaldı; aralarında Londralı Assemble ile Brükselli Office Kersten Geers David Van Severen de vardı. Jüri değerlendirmesi 23 Mayıs 2019'da yapıldı ve kazanan, Carmody Groarke ile Gentli ortakları Trans (bugünkü adıyla Atama) ve tarihî yapının restorasyonunu üstlenen RE-ST'nin oluşturduğu ekip oldu. The Guardian'ın aktardığına göre rakip ekipler daha yüksek kuleler ve daha derin bodrumlar önerirken kazanan ekip, kısıtlı bütçenin bir kısmını mevcut binaları yenilemeye ayırmayı önerdi.

Müzenin nasıl bir yer olacağını belirlemeye kentliler de katıldı. Kurayla belirlenen 40 Gentliden oluşan "DE40" adlı yurttaş paneli, müzenin tasarımı geniş kitleler için nasıl erişilebilir kılabileceği sorusu üzerine çalıştı. The Guardian'a göre panelin yüzü aşkın önerisi arasında biletsiz alanlar, bol oturma yeri ve binanın "şık" görüntüsünün insanları uzaklaştırmaması da vardı.

Herkes beğenmedi

Bina tartışmasız değil. Wainwright, kutu gibi beyaz kütlenin tarihî kent merkezinden bakınca hantal göründüğü yönünde kaygılar dile getirildiğini, farklı yönlere eğimli çatıların silüette biraz beceriksiz durduğunu ve tuğla yüzeyler arasındaki silikon derzlerin uzaktan çirkin dikiş izleri gibi okunduğunu yazıyor. Müze ise yüksekliği, kentin daha önce hiç görülmemiş manzaralarını sunduğu gerekçesiyle savunuyor.

Sırada ne var?

Tuğlanın gerçek sınavı şimdi başlıyor. Laboratuvar testleri ve sertifika, bir cephenin Flaman yağmuru ve donu altında on yıllar boyunca nasıl davranacağını tam olarak söyleyemez. Karbonatlaşmanın ne kadar karbon bağlayacağı da açık bir soru: Kaynaklar tuğlanın karbonu "bağladığını" söylüyor ama cephenin ömrü boyunca toplamda ne kadar karbondioksit tutacağına dair yayımlanmış bir ölçüm yok.

Asıl merak edilen ise ölçek. Fırınsız atık tuğla bir müze cephesinde işe yaradı; bunun sıradan konut ve ofis binalarında, piyasa fiyatıyla ve büyük miktarlarda üretilip üretilemeyeceği henüz bilinmiyor. Ricketts'in dediği gibi, şimdilik elde olan 82 bin tuğlalık bir kanıt.

Fotoğraf: Donar Reiskoffer, CC BY 3.0, Wikimedia Commons

Haberi beğendin mi?
Paylaş WhatsApp X Facebook
Kültür Masası

Bu içerik, Yudum Kültür Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

İlgili haberler

Yudum

1998'den beri, dünyanın her yerinden — sohbet, radyo, oyunlar ve daha fazlası.

Sohbete Katıl Ücretsiz üye ol

Yalnız 18 yaş ve üstü — Yudum üzerindeki canlı sohbet, sesli ve görüntülü görüşmeler yetişkinler içindir. Neden?

1998'den beri sohbetin adresi

Üye olmadan girebileceğin sohbet odaları, sesli ve görüntülü sohbet, kesintisiz canlı radyo, tarayıcıdan oynanan oyunlar ve her gün yenilenen içerik. Kurulum yok, ücret yok — tarayıcını aç ve katıl.