İğnelerle çizilen gölgeler: Alexeieff ve Parker'ın Kafka, Gogol ve Mussorgsky'si
Bir milyon iğneyle kare kare çizilen filmler: Alexeieff ile Parker'ın iğneli ekranı, Kel Dağ'da Bir Gece'den Welles'in The Trial açılışına, oradan NFB'de Jacques Drouin'e uzanan yolculuk.

Bir metrekare kadar beyaz bir yüzey düşünün; üzerinde yaklaşık bir milyon delik var ve her deliğe bir iğne geçirilmiş. Işık yandan vurduğunda dışarı itilen iğneler uzun gölge bırakıyor ve o bölge kararıyor; içeri çekilenler gölgesiz kalıyor, yüzey beyaz görünüyor. Aradaki her ayar bir gri tonu. Alexandre Alexeieff ile Claire Parker'ın 1930'ların başında Paris'te kurduğu bu düzenek, bir resmi fırçayla değil, iğnelerin derinliğiyle çizmeye yarıyordu.
Çift, elli yıla yayılan bir çalışma ömründe bu aletle yalnızca altı kısa film çıkardı. Az görünen bu sayının ardında olağanüstü bir emek var: her kare elle kuruluyor, fotoğraflanıyor, sonra aynı yüzey bir sonraki kare için yeniden düzenleniyordu. Ortaya çıkan görüntüler ne çizgi filme ne de gravüre benziyor; Open Culture'ın bu hafta yeniden hatırlattığı filmlerde Mussorgsky'nin müziği, Gogol'un tuhaf öyküsü ve Kafka'nın meseli kömür kalemle çizilmiş, kıpırdayan bir rüya gibi akıyor.
Neden önemli? Çünkü iğneli ekran, görüntüyü ayrı ayrı ayarlanabilen küçük noktalardan kuran ilk animasyon araçlarından biri. Bugünün ekranlarındaki piksel fikrinin mekanik bir öncüsü sayılabilir; üstelik ortaya çıkan şey düz renk alanları değil, ışık ve gölgeyle yoğrulmuş bir derinlik.
Volga'dan Paris'e, bir kitapçı vitrininden atölyeye
Alexeieff 1901'de Rus İmparatorluğu'nda, Volga kıyısında doğdu, 1921'de Paris'e yerleşti ve orada önce kitap illüstratörü olarak tanındı. Claire Parker ise 1906 doğumlu, MIT mezunu bir Amerikalıydı. Parker, 1931'de Paris'te bir kitapçının vitrininde Alexeieff'in illüstrasyonlarını görünce onun yanında çalışmak istedi. İkili önce birlikte çalıştı, 1940'ta evlendi; ortaklık Parker'ın 1981'deki ölümüne kadar sürdü. Alexeieff ondan bir yıl sonra, 1982'de Paris'te öldü.
İğneli ekranın patenti ilginç bir ayrıntı taşıyor: hem 1935'te alınan Fransız patenti hem 1937 tarihli Amerikan patenti yalnızca Claire Parker adına kayıtlı. Çift, ilk büyük ekranı Mussorgsky'nin senfonik şiiri için yaptıkları film sırasında kullandı.

Kel Dağ'da Bir Gece: Disney'den yedi yıl önce
Une nuit sur le mont chauve, yani Kel Dağ'da Bir Gece, 1933'te tamamlandı. Centre Pompidou koleksiyonundaki restore kopyaya göre film sekiz dakika otuz yedi saniye sürüyor; müzik, Rimsky-Korsakov'un düzenlemesiyle, Albert Coates yönetimindeki Londra Senfoni Orkestrası'nın plak kaydından geliyor. Cadılar, iskeletler ve köy evleri arasında gidip gelen görüntüler, Walt Disney'in aynı eseri Fantasia'da (1940) canlandırmasından yedi yıl önce perdeye çıktı.
Filmin dili bugün bile şaşırtıcı. Animasyon tarihçisi Steve Stanchfield, Open Culture'ın aktardığı Cartoon Research yazısında bu filmlerin hem anlamını hem de nasıl yapıldıklarının gizemini çözmeye izleyiciyi zorladığını yazıyor ve çizime boyut yanılsaması verme konusunda animasyonda bundan daha iyisinin pek az yapıldığını ekliyor; ona göre bu, bugünün bilgisayar görüntüleriyle kıyaslandığında bile geçerli.
Reklamlar, Kanada ve uzun bir ara
İğneli ekranın yavaşlığı, çiftin geçimini başka yerden sağlamasını gerektirdi. Alexeieff'in kariyerinde 41 reklam filmi ve 41 resimli kitap var. 1940'larda Kuzey Amerika'ya geçen ikili, 1943'te Kanada Ulusal Film Kurulu (NFB) için En passant adlı kısa filmi yaptı. Bu bağ ileride iğneli ekranın hayatta kalmasını sağlayacaktı.
Kafka'nın kapıcısı ve Orson Welles
Tekniğin en çok kişiye ulaştığı an, belki de bir jenerikti. Orson Welles, Kafka'nın Der Process romanından uyarladığı The Trial (1962) filmini, romanın içindeki ünlü "Yasanın Önünde" meseliyle açtı. Welles'in sesi, yasanın kapısına gelip içeri girmek için ömrü boyunca bekleyen ve kapıcı tarafından hep oyalanan adamın öyküsünü anlatırken perdede Alexeieff ile Parker'ın iğneli ekranda hazırladığı görüntüler akıyor. Böylece Kafka'nın kâbus mantığı, film başlamadan önce gri tonlu bir gravür dizisi olarak seyirciye ulaşıyor.
Gogol'un kaybolan burnu
Bir yıl sonra gelen Le Nez (Burun, 1963), Gogol'un Petersburg'da geçen öyküsünü konu alıyor: bir berber sabah ekmeğinin içinden bir burun çıkarıyor, kentin öbür ucunda ise yüksek rütbeli bir memur burnunun yerinde olmadığını fark ediyor. On bir dakikalık film sözsüz; ses bandında Hai Minh'in müziği var. Gogol'un saçmalığı, iğnelerin yarattığı yumuşak gölgelerle yer yer ürkütücü bir havaya bürünüyor.
Bir sergide tablolar ve son filmler
Çift, 1972'de yeniden Mussorgsky'ye döndü ve Tableaux d'une exposition (Bir Sergiden Tablolar) filmini yaptı. Open Culture yazarı Josh Jones, filmdeki Cüce bölümünü yumurtadan çıkıp piyano tuşları üzerinde dans eden yarı saydam bir yaratık olarak tarif ediyor. Son ortak filmleri Trois thèmes (Üç Tema) 1980'de tamamlandı.
Aynı yıl, 7 Ağustos 1972'de Alexeieff ile Parker, Montreal'de NFB'nin edindiği yeni iğneli ekranı kurumun animatörlerine tanıttı. Norman McLaren'ın yönettiği Pinscreen (1973) belgeseli bu tanıtımı kayda geçirdi. NFB'nin ekranı daha küçüktü: esnek bir yüzeyden geçirilmiş 240 bin iğne.
Sonraki kuşak: Jacques Drouin ve Michèle Lemieux
Montreal'deki o ekranı sahiplenen kişi, 1943 doğumlu Quebecli Jacques Drouin oldu. NFB'ye çırak olarak giren Drouin, 1974'te iğneli ekran üzerine üç alıştırmayla başladı; 1976'da tamamladığı Le Paysagiste (İngilizce adıyla Mindscape), resmine girip simgelerle dolu bir manzarada dolaşan bir ressamı anlatıyor. NFB'nin bilgilerine göre film 17 ödül aldı, hem McLaren'ın hem de Alexeieff'in övgüsünü aldı.
Yukarıdaki görüntü, Drouin'in Le Paysagiste filminin NFB'nin kendi YouTube kanalında yayımladığı kopyası. Drouin otuz yılı aşkın NFB çalışmasında altı film yaptı; aralarında Nightangel (1986), A Hunting Lesson (2001) ve Imprints (2004) var. NFB yöneticisi Claude Joli-Coeur, onun ölümünün ardından yaptığı açıklamada Drouin'in otuz yıl boyunca bu tekniği kullanan dünyadaki tek animatör olduğunu söyledi. Drouin 2021'de öldü; ekranı ve bilgisini ise Michèle Lemieux'ya devretmişti. Lemieux, bu ekranla Here and the Great Elsewhere (2012) filmini, ardından Le Tableau adlı çalışmasını yaptı.
Fransa'da yeniden açılan atölye
Alexeieff ile Parker'ın 1976-1977'de yaptığı son ekran, "Épinette" adını taşıyor ve bugün Fransız Ulusal Sinema Merkezi CNC'nin yaklaşık 19 bin parçalık Alexeieff/Parker koleksiyonunda duruyor. CNC'nin anlattığına göre ekran önce Drouin, sonra Lemieux tarafından elden geçirildi; 2015'te düzenlenen atölyede aralarında Florence Miailhe ve Justine Vuylsteker'in de bulunduğu sekiz sanatçı tekniği öğrendi. Vuylsteker'in Étreintes (2018) filmi, mucitlerin ölümünden bu yana Épinette ile baştan sona yapılmış ilk Fransız iğneli ekran filmi olarak Annecy'de gösterildi.
Açık soru: el emeği bir tekniğin geleceği
İğneli ekran bugün de bilgisayarla taklit edilebiliyor, ama gerçek ekranda çalışan sanatçı sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. Bir zamanlar tek bir kişinin, Drouin'in, omuzlarında yaşayan teknik şimdi Montreal ve Paris'te birkaç atölyeye dağılmış durumda. Bu yeni kuşağın Alexeieff ile Parker'ın Mussorgsky, Gogol ve Kafka'da yakaladığı o gölgeli dünyayı nereye taşıyacağı ise henüz yazılmamış bir sayfa.
Fotoğraf: Lëa-Kim Châteauneuf, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons
Kaynak: Yudum — https://www.yudum.net/haber/igneli-ekran-alexeieff-parker-kafka-gogol-mussorgsky.html — Yazdırma tarihi:
















