Taşa kalıp olarak kalan 597 iz, Neandertallerin ahşap dünyasını açtı
Barcelona yakınlarındaki Abric Romaní'de ahşap çürüdü, ama bıraktığı boşluk traverten içinde kalıp gibi dondu. 16 tabakadan 597 iz, Neandertallerin ağaçla ne yaptığını gösteriyor.
Barcelona'nın yaklaşık 50 kilometre kuzeybatısındaki Capellades'te, bir kireçtaşı kayalığın altındaki sığınakta arkeologlar yıllarca garip boşluklarla uğraştı: kayanın içinde, bir zamanlar orada duran bir dalın ya da yontulmuş bir çubuğun biçimini birebir taşıyan oyuklar. Ahşabın kendisi çoktan yok olmuştu. Geriye kalan, onun taşa geçmiş negatifiydi.
Abric Romaní adıyla bilinen bu sığınakta 40 yılı aşkın kazının ardından ortaya çıkan 597 ahşap izi ve kömürleşmiş ahşap kalıntısı, 9 Ekim 2026'da Science Advances dergisinde yayımlanan bir çalışmayla topluca değerlendirildi. Çalışmayı IPHES-CERCA ve Universitat Rovira i Virgili'den Palmira Saladié yönetti; yazar listesinde Eudald Carbonell ve Josep Vallverdú'nün de bulunduğu 21 araştırmacı var.
Buluntunun değeri tek tek nesnelerden çok şu basit gerçekte: Paleolitik dönemden elimize kalan şeylerin neredeyse tamamı taş ve kemik, çünkü yalnızca onlar çürümüyor. "Taş Devri" adı, o insanların taşa olan bağlılığını değil, bizim kayıt defterimizin eksikliğini anlatıyor. Abric Romaní, o eksik sayfanın bir bölümünü dolduruyor.
Kireçli su, ahşabı yok ederken kalıbını aldı
Sığınak, traverten denen gözenekli bir kireçtaşı oluşumunun altında yer alıyor. Traverten, kalsiyum karbonat bakımından doyuma yakın suyun yüzeye çıkıp mineralini çökeltmesiyle büyür. Bu su bir dalın, bir kabuk parçasının ya da yontulmuş bir çubuğun üzerinden akınca, önce nesneyi sert bir kabukla sarıyor; ahşap içeride zamanla çürüyüp gidiyor ve yerinde içi boş bir kalıp bırakıyor. Sonuç, heykeltıraşın kalıp alma işlemine çok benzer: nesne gider, biçimi kalır.
Araştırmacılara göre bu kalıplar yer yer hücre düzeyinde ayrıntı koruyor. Bu, ağaç türünü ve gövdenin hangi parçasının kullanıldığını belirlemeyi mümkün kılıyor — dal mı, gövde mi, kabuk mu.

597 izden 13'ü insan eli görmüş
Çalışma, 62.000 ile 40.000 yıl öncesine tarihlenen 16 arkeolojik tabakayı tarıyor. 597 kalıntının çoğu yakacak odun; araştırmacılar bunların arasından Neandertallerin biçimlendirdiği ya da belirli bir işte kullandığı 13 nesneyi ayırt ediyor ve bunlar sekiz farklı tabakaya dağılmış durumda.
| Yer | Abric Romaní, Capellades, Barcelona |
|---|---|
| Yaş | Yaklaşık 62.000 - 40.000 yıl önce |
| Tabaka sayısı | 16 |
| Toplam ahşap izi ve kalıntı | 597 |
| İnsan eliyle yapılmış/kullanılmış nesne | 13 (sekiz tabakada) |
| Uzun mızrak | 2,45 metre |
| İkinci mızrak | 1,99 metre (üç parça) |
| Yapısal direk | 5,10 metre (N tabakası) |
| Baskın yakacak | Sarıçam, tanımlanan kömürün yüzde 90'ından fazlası |
İki mızrağın da gövdesi, çıkıntı yapan dallardan özenle temizlenmiş. 2,45 metrelik olanın biçimi, uzaktan fırlatmaya değil yakın mesafede saplamaya uygun bir alete işaret ediyor. Daha kısa olanı üç parça hâlinde belgelenmiş.
En sıra dışı parça P tabakasından geliyor: tek parça ahşaptan yapılmış, 16 santimetrelik belirgin bir sapı ve genişleyen, uca doğru kalınlaşan bir çalışma başı olan bir nesne. Yüzeyindeki paralel kazıma izleri, biçimin denetimli biçimde verildiğini gösteriyor. Çalışmanın özetindeki ifadeyle bu nesnenin "tarihöncesi kayıtta açık bir benzeri" yok — ne işe yaradığı da bu yüzden tartışmalı.
Ocağın çevresindeki ev düzeni
Koleksiyonun asıl sürprizi av aletleri değil, ev hayatına ait izler. Dört adet kömürleşmiş, yayvanlaşmış ağaç kabuğu parçası tepsi, tabak ya da sığ kepçe olarak yorumlanıyor; bunlar ağırlıklı olarak H ve O tabakalarında, ateş yerlerinin yakınında bulundu. Bazı kaplarda ardıç kabuğu kullanılmış — lifli ve bükülebilir yapısı nedeniyle bilinçli bir tercih olabileceği düşünülüyor. Kazma çubukları ve üçayak biçiminde nesneler de listede.
Mekânın düzenlenmesine dair iki ayrıntı özellikle dikkat çekici. I tabakasında bir ateş yerinin üzerinde çapraz duran çubuklar, ocağın üstüne kurulmuş, yerden yukarı kaldırılmış bir düzeneği akla getiriyor. N tabakasında ise ateş yerlerinin yanında, dalları alınmış ve üzerinde işlem izi taşıyan 5,10 metrelik düz bir direk var; araştırmacılar bunun rüzgâr kesici ya da hafif bir barınağın parçası olabileceğini söylüyor.
Yakacak tarafında da bir seçicilik görünüyor: ocaklarda tanımlanan kömürün yüzde 90'ından fazlası sarıçam (Pinus sylvestris). Aynı ağaç, biçimlendirilmiş nesnelerin de başlıca hammaddesi. Saladié, İspanya'nın bilim haber ajansı SINC'e verdiği değerlendirmede ahşabın gündelik etkinliklerin pek çoğunun parçası olduğunu söylüyor.
Schöningen ve Poggetti Vecchi'nin yanına üçüncü bir pencere
Neandertal ahşap işçiliği daha önce de görülmüştü. Almanya'daki Schöningen'de su altında kalarak korunmuş ahşap av aletleri, İtalya'daki Poggetti Vecchi'de ise şimşir çubukları bulunmuştu. Abric Romaní'yi bunlardan ayıran şey tek bir anı değil, süreyi yakalaması: aynı sığınağın birbirini izleyen onlarca yerleşiminde, yirmi bin yıla yayılan bir aralıkta ahşabın nasıl kullanıldığı izlenebiliyor. Çalışma bunu, ayrıntılı teknolojik bilgi ve uyum yeteneğiyle desteklenen esnek bir teknolojik sistem olarak tanımlıyor.
Sığınağın kendisi 20. yüzyılın başında, arkeolojiye ve doğa bilimlerine meraklı Amador Romaní i Guerra tarafından fark edildi; adını da ondan alıyor. Kazılar 1930'lardan 1983'e kadar Institut d'Estudis Catalans eliyle yürütüldü, sonra Universitat Rovira i Virgili devraldı. 2023'te sit, ulusal düzeyde kültürel varlık statüsüne alındı.
Bulgunun sınırları
Çalışmanın kendisi iki temel kısıtı açıkça yazıyor. Birincisi, aynı tabakalardan gelen taş aletlerin yüzeyleri değişime uğradığı için hangi kesici aletin ahşap işlemede kullanıldığını eşleştirmek güç. İkincisi, traverten kalıpları biçimi korurken üretim sürecinin tamamını vermiyor: bir nesnenin hangi aşamalardan geçtiğini, kaç kez yeniden biçimlendirildiğini kalıptan okumak zor.
Sayıları da olduğu gibi okumak gerekiyor: 597 kalıntının 13'ü insan eliyle yapılmış ya da kullanılmış sayılıyor. Geri kalanın büyük bölümü yakacak odun ve doğal bitki kalıntısı. Yani tablo "Neandertal atölyesi" değil, bir yaşam alanında ahşabın ne kadar sıradan olduğunun kanıtı.
Traverten bir arşivse, başka nerelerde var?
Bu buluntunun en kışkırtıcı yanı yöntemle ilgili: eğer ahşap izleri traverten içinde okunabiliyorsa, benzer oluşumların bulunduğu başka tarihöncesi sitlerde de aynı negatifler aranabilir. Türkiye bu açıdan dünyanın en zengin traverten coğrafyalarından biri ve traverten burada daha önce de insanlık tarihine ait bir parça verdi: 2002'de Denizli Havzası'ndaki bir traverten ocağında, blok kesme bıçaklarının dilimlediği taşın içinden bir Homo erectus kafatası parçası çıktı. Kocabaş adıyla bilinen bu buluntu, yayımlanan yeniden kurgulara göre 1,2 ile 1,6 milyon yıl arasına tarihleniyor ve Türkiye'nin bilinen tek Homo erectus fosili.
Kocabaş bir kemikti; Abric Romaní ise kemiğin dokunduğu şeyin boşluğunu sakladı. İkisi aynı mineralin iki farklı becerisi. Açık soru şu: Neandertallerin ahşap dağarcığı bu 13 nesneyle mi sınırlı, yoksa benzer kalıpları okumayı öğrendikçe tarihöncesinin "görünmez" yarısı da kayıt defterine mi girecek?
Yukarıdaki görüntü, Abric Romaní'nin ahşap teknolojisi projesini tanıtan ve Fundación Palarq kanalında yayımlanan tanıtım videosu.
Fotoğraf: Thilo Parg, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons