USC Bilim İnsanlarından Kanser Savaşında Devrim: Sürekli Üretilebilen Bağışıklık Hücreleri Keşfedildi

Güney Kaliforniya Üniversitesi (USC) bilim insanları, kanserle savaşan ve vücudun doğal savunmasını güçlendiren genetik olarak tasarlanmış bağışıklık hücrelerinin yenilenebilir bir kaynağını üretmenin yolunu keşfetti. Bu çığır açan yöntem, olgunlaşmamış bağışıklık hücrelerini kullanarak vücut içinde

USC Bilim İnsanlarından Kanser Savaşında Devrim: Sürekli Üretilebilen Bağışıklık Hücreleri Keşfedildi
Teknoloji 17 Ekim 2026 3 dk okuma 3 okunma

2026 yılına girerken, kanser tedavisi alanında umut verici bir gelişme yaşandı. Güney Kaliforniya Üniversitesi (USC) bünyesindeki araştırmacılar, kanser hücrelerini hedef alabilen ve vücudun savunma mekanizmalarını güçlendirebilen genetik olarak tasarlanmış bağışıklık hücrelerinin potansiyel olarak yenilenebilir bir kaynağını üretmeyi başardı. Bu keşif, kanser immünoterapisinin önündeki en büyük engellerden bazılarını aşma potansiyeli taşıyor; özellikle yeterli sayıda bağışıklık hücresinin üretilmesi ve bu hücrelerin vücutta aktif tutulması gibi zorluklara çözüm sunuyor.

USC Kök Hücre Merkezi liderliğindeki ekip, özellikle granülosit-monosit öncü hücreleri (GMP'ler) olarak bilinen olgunlaşmamış bir bağışıklık hücresi türüne odaklandı. Normalde bu hücreler, vücudu enfeksiyonlardan koruyan ve bağışıklık tepkilerine katılan makrofajlar ve diğer bağışıklık hücrelerine dönüşür. Araştırmacılar, GMP'lerin laboratuvar ortamında geniş ölçekte büyütülebileceğini ve işlevsel bağışıklık hücrelerine dönüşme yeteneklerini koruduklarını tespit etti. Dahası, bu hücreler belirli kanser belirteçlerini tanıyacak ve daha geniş bağışıklık tepkilerini güçlendirecek şekilde genetik olarak modifiye edilebiliyor. Fareler üzerinde yapılan deneylerde, bu mühendislik ürünü hücreler kemik iliğine yerleşerek yeni bağışıklık hücreleri üretti ve hem kan kanserlerinin hem de katı tümörlerin ilerlemesini yavaşlattı. Bu bulgular, 'Cell' dergisinde yayımlanan bir çalışmada detaylandırıldı.

Bu keşif, sadece kanser tedavisindeki potansiyel uygulamalarıyla değil, aynı zamanda kan ve bağışıklık hücrelerinin gelişimi hakkındaki uzun süredir devam eden anlayışımızı da sorgulamasıyla dikkat çekiyor. Kök hücrelerin, kendi kendini yenileme yetenekleriyle bilindiği ve bu yeteneğin geleneksel olarak öncelikle tüm kan ve bağışıklık hücrelerini üretebilen hematopoietik kök hücrelerle ilişkilendirildiği düşünülüyordu. Progenitör hücreler ise daha ileri gelişim aşamasında olup, daha sınırlı bir hücre yelpazesini üretmeye adanmış olarak kabul ediliyordu ve genellikle uzun süreli kendi kendini yenileme kapasitelerinin daha az olduğu varsayılıyordu. Ancak USC araştırmacıları, GMP'lerin dikkatlice kontrol edilen laboratuvar koşulları altında bu yeteneği koruyabildiğini gösterdi. Hızla diğer hücre tiplerine olgunlaşmak yerine, progenitörler kimliklerini ve işlevsel bağışıklık hücreleri üretme kapasitelerini koruyarak çoğalmaya devam etti. USC'den Prof. Dr. Qi-Long Ying, çalışmanın ilgili yazarı olarak yaptığı açıklamada, "Çalışma, hücresel immünoterapi için ölçeklenebilir ve mühendisliğe uygun bir GMP platformu oluşturuyor ve hem kanser immünoterapisi hem de kök hücre biyolojisi için geniş etkileri olacağına inandığımız kavramları sunuyor" dedi.

Bu bulgu, özellikle genetik olarak tasarlanmış bağışıklık hücrelerinin büyük ve güvenilir tedarikini gerektiren tedavilerin geliştirilmesi için büyük önem taşıyor. Makrofajlar, bağışıklık sisteminin en çok yönlü savunucularından biri olarak kabul ediliyor. Yunanca 'büyük yiyiciler' anlamına gelen isimleri, bakteri, hasarlı hücreler ve diğer istenmeyen maddeleri çevreleyip yutma yeteneklerini yansıtıyor. Ayrıca, diğer bağışıklık hücrelerinin davranışını etkileyen sinyaller göndererek bağışıklık tepkilerini koordine etmeye yardımcı oluyorlar. Bazı makrofajlar tümörlere girip kanser hücrelerine saldırabiliyor, bu da onları kanser immünoterapisi için cazip adaylar haline getiriyor. Özellikle organ ve dokularda kitle oluşturan kanserleri içeren katı tümörler için umut verici bir uygulama alanı bulunuyor. Mevcut genetik olarak tasarlanmış T hücrelerine dayalı tedaviler belirli kan kanserlerine karşı en büyük başarılarını elde etmiş olsa da, katı tümörlerin tedavisi daha zorlu olmuştur. Makrofajlar, doğal olarak dokulara göç edebilmeleri ve tümörlere nüfuz edebilmeleri nedeniyle potansiyel olarak farklı bir yaklaşım sunuyor. Ancak, onları pratik tedavilere dönüştürmek çeşitli zorluklar barındırıyor. Tamamen olgunlaşmış makrofajların vücut dışında büyük miktarlarda çoğaltılması zor olmakla birlikte, genetik olarak modifiye edilmeleri de güçlük çıkarıyor. Ayrıca, dondurma ve depolama sırasında zarar görebilmeleri, hücre tedavilerinin üretimi ve dağıtımını karmaşıklaştırıyor. Uygulamadan sonra ortaya çıkan bir diğer sorun ise, olgun makrofajların vücutta yaygın olarak dağılmak yerine akciğerler ve karaciğer gibi organlarda toplanmasıdır. Nispeten hızlı bir şekilde...

Bu yeni keşif, kanser tedavisinde yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Sürekli ve güvenilir bir şekilde üretilebilen, hedefe yönelik bağışıklık hücreleri sayesinde, gelecekteki kanser tedavileri daha etkili, daha az yan etkili ve daha erişilebilir hale gelebilir. USC'deki bilim insanlarının bu öncü çalışması, immünoterapi alanında devrim yaratma potansiyeli taşıyor ve hastalar için umut ışığı yakıyor.

Haberi beğendin mi?
Paylaş WhatsApp X Facebook
Teknoloji Masası

Bu içerik, Yudum Teknoloji Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

İlgili haberler

Yudum

1998'den beri, dünyanın her yerinden — sohbet, radyo, oyunlar ve daha fazlası.

Sohbete Katıl Ücretsiz üye ol

Yalnız 18 yaş ve üstü — Yudum üzerindeki canlı sohbet, sesli ve görüntülü görüşmeler yetişkinler içindir. Neden?

1998'den beri sohbetin adresi

Üye olmadan girebileceğin sohbet odaları, sesli ve görüntülü sohbet, kesintisiz canlı radyo, tarayıcıdan oynanan oyunlar ve her gün yenilenen içerik. Kurulum yok, ücret yok — tarayıcını aç ve katıl.