Voynich elyazması neden okunamıyor? Sayfaları yanlış sırayla ciltlenmiş olabilir

Malta Üniversitesi'nden Colin Layfield ile Lisa Fagin Davis, okunamayan metni istatistikle tarayıp Voynich elyazmasının yapraklarının yüzyıllar önce yanlış iç içe dikildiğini öne sürüyor.

Voynich elyazması neden okunamıyor? Sayfaları yanlış sırayla ciltlenmiş olabilir
Kültür 20 Ekim 2026 8 dk okuma 4 okunma

Voynich elyazmasının 78. yaprağının arka yüzünde, sayfanın cilde yakın iç kenarından iki dere çıkar. Mantıken bu derelerin karşı sayfada devam etmesi gerekir. Oysa karşıda başka bir resim vardır; dereler ancak birkaç yaprak sonra, 81. yaprağın ön yüzünde, yine iç kenardan çıkıp akmayı sürdürür. Sanki biri bir resmi ortadan ikiye ayırmış, iki yarısının arasına başka sayfalar sokmuştur.

Bu küçük tuhaflık, yüz yılı aşkın süredir kimsenin okuyamadığı kitabın belki de en temel sorununa işaret ediyor. Digital Medievalist dergisinin 2026 cildinde yayımlanan bir çalışmaya göre Voynich elyazması, ilk yazıldığı biçimde değil, onu okuyamayan biri tarafından yanlış düzende dikilmiş halde bize ulaştı. Malta Üniversitesi Bilgi Sistemleri Bölümü'nden Colin Layfield ile Amerika Ortaçağ Akademisi'nin (Medieval Academy of America) yöneticisi, el yazması uzmanı Lisa Fagin Davis'in vardığı sonuç doğruysa, sayfaların bugünkü sırasına dayanarak yapılan çözme denemelerinin önemli bir kısmı baştan sorunlu bir zemine kurulmuş demektir.

Davis'in Live Science'a söylediği gibi araştırmacılar metnin bir şifre olup olmadığını bile bilmiyor; ama kitabın fiziksel yapısında açıklanması gereken garip özellikler var. Yeni çalışma, metni okumadan, yalnızca kelimelerin dağılımına bakarak bu yapıyı sorguluyor.

Ortaçağ kitabı nasıl dikilirdi?

Tuhaflığı anlamak için önce bir ortaçağ kitabının nasıl yapıldığını bilmek gerekiyor. Yazıcılar parşömen (işlenmiş hayvan derisi) tabakalarını ortadan ikiye katlardı. Ortaçağ kitap biliminde bifolyum denen bu katlanmış tabaka, iki yaprak, yani dört sayfa verir. Genellikle dört beş bifolyum bir gazetenin iç içe geçmiş sayfaları gibi birbirinin içine yerleştirilir ve forma (İngilizcede quire) denen bir deste oluşturulurdu. Formalar üst üste konup sırtından dikilince kitap ortaya çıkardı.

Bu düzenin önemli bir sonucu var: Bir formanın en dıştaki tabakasının sol yarısı kitabın başına, sağ yarısı ise aynı formanın sonuna düşer. Aynı deri parçasının iki yarısı arasına, içerideki bütün tabakaların sayfaları girer. Yani fiziksel olarak bitişik iki yarım, okuma sırasında birbirinden uzaktır. Yalnızca en içteki tabakanın ortasında iki sayfa hem aynı deriden gelir hem de yan yana açılır.

Layfield ve Davis'in önerisi, Voynich'in hiç böyle iç içe geçirilmek için tasarlanmadığı. Onlara göre her tabaka kendi başına okunacak bağımsız bir birimdi. Kitap biliminde tek bir bifolyumdan oluşan formaya singulion deniyor; araştırmacılar Voynich'in aslında art arda okunacak gevşek singulionlardan oluşan bir derleme olduğunu düşünüyor.

Yazmanın kendisi neden şüphe uyandırıyor?

Hipotezin çıkış noktası el yazısı. Davis daha önceki çalışmalarında Voynich'in beş farklı yazıcının elinden çıktığını savunmuştu. Yeni makalede aktardığına göre, günümüze ulaşan 52 bifolyumun her birinin dört sayfası da tek bir yazıcı tarafından yazılmış; bilinen tek istisna, iki yazıcının birlikte çalıştığı 115r sayfası. Kitap gerçekten önce formalar halinde iç içe geçirilip sonra yazılsaydı, yazıcıların sayfa sırasını izleyerek çalışması, dolayısıyla tek bir tabakanın iki yarısında farklı ellerin görülmesi beklenirdi. Davis, Live Science'a el yazısını incelerken sayfaların anlamsız biçimde sırayla değiştiğini fark ettiğini anlattı.

İkinci ipucu, sayfanın iç kenarını aşan çizimler. Makale, 78v ile 81r arasındaki derelerin yanı sıra şu örnekleri sıralıyor:

  • 10v ve 15r: iki sayfaya yayılan bir sıçrama lekesi
  • 33v ve 40r: mavi taç yaprakları
  • 58v ve 65r: küçük bir yeşil yaprak parçası
  • 76v ve 83r: üst iç kenarda bir figürün sağ kolu

Her çiftte resim, aynı deri tabakasının iki yarısında devam ediyor ama bugünkü sırada bu iki yarının arasında başka sayfalar var. Bu, tabakaların önce yazılıp boyandığını, iç içe dikilmenin ise sonradan geldiğini düşündürüyor. Üçüncü tuhaflık formaların kendisi: Voynich'teki formalar bir ile yedi arasında değişen sayıda bifolyumdan oluşuyor, oysa ortaçağda dört beş tabakalık düzenli formalar olağandı.

Makaleye göre tabakalar on beşinci yüzyıldan beri bugünkü sıralarıyla birlikte duruyor. Yapraklara sonradan numara verilmiş, alt kenarlara da sıralı forma numaraları yazılmış. Bu numaralar dikişin hangi düzende yapıldığını gösteriyor, ama o düzenin yazıcıların aklındaki düzen olduğunu kanıtlamıyor.

Okunamayan bir metni sıraya dizmek

Asıl soru şuydu: Metni okuyamadan sayfaların birbirine ait olup olmadığı anlaşılabilir mi? Layfield bunun için 1980'lerde geliştirilmiş bir doğal dil işleme yöntemine, gizli anlamsal analize (latent semantic analysis, LSA) başvurdu. Yöntemin mantığı kabaca şöyle: Aynı konudan söz eden metin parçalarında benzer kelimeler benzer oranlarda kullanılır. Kelimelerin anlamını bilmeseniz bile hangi kelimelerin hangi parçalarda birlikte geçtiğini sayarak, iki parçanın aynı konunun devamı mı yoksa birbirinden kopuk mu olduğunu ölçebilirsiniz. Bir yapbozun parçalarını resmine bakmadan, kenarlarındaki renk tonlarından eşleştirmeye benzetilebilir.

Araştırmacılar Voynich metnini yaklaşık 40 kelimelik parçalara böldü, kelime sıklıklarını bir tabloya döktü ve bu tabloyu matematiksel olarak en belirleyici 75 boyuta indirdi. Ardından her parça çifti için 0 ile 1 arasında bir benzerlik puanı hesapladı. Neden daha yeni yapay zekâ yöntemleri değil? Layfield'ın Live Science'a açıklamasına göre modern yapay zekâ teknikleri eğitim için devasa miktarda veriye ihtiyaç duyuyor; Voynich'in elinde ise yalnızca 35 bin civarında kelime var.

Yöntemin işe yarayıp yaramadığını görmek için ekip, sırası bilinen iki Latince el yazmasını da aynı teste soktu: Aberdeen Üniversitesi Kütüphanesi'ndeki 13. yüzyıldan kalma Aberdeen Bestiary (hayvanlar kitabı) ve Harvard'daki Houghton Kütüphanesi'nde bulunan 14. yüzyıldan bir Speculum Humanae Salvationis nüshası. Doğru dikilmiş bir kitapta bir yaprağın ön ve arka yüzü ile karşılıklı açılan iki sayfa birbirinin devamıdır, dolayısıyla benzerlik puanları yüksek olmalı. Aynı tabakanın uzak düşen iki yarısı ise birbirinin devamı değildir ve puanı düşük çıkmalı. Kontrol metinlerinde tam olarak bu görüldü; örneğin Aberdeen Bestiary'nin formalarında aynı tabakanın iki yarısı arasındaki ortalama benzerlik 0,08 ile 0,30 arasında kaldı.

Voynich'te ise tablo tersine döndü:

Sayfa ilişkisi (Voynich, tüm metin)Ortalama benzerlik
Bir yaprağın ön ve arka yüzü0,383
Bugünkü ciltte karşılıklı açılan sayfalar0,298
Aynı deri tabakasının iki yarısı0,433

Tablodaki değerler makalenin özet tablosundan alındı. Bugün yan yana duran sayfalar en az benzeyen çift çıkarken, araya başka sayfalar girmiş olan aynı tabakanın iki yarısı en çok benzeyen çift oldu. Yazarların istatistik testlerine göre ön-arka yüz ile karşılıklı sayfalar arasındaki fark anlamlı, ön-arka yüz ile aynı tabakanın iki yarısı arasındaki fark ise anlamlı değil. Yani metin, her tabakanın kendi içinde dört sayfalık kesintisiz bir birim olarak yazıldığı varsayımıyla uyumlu davranıyor. Davis'e göre bu yaklaşım hem her yazıcının bir tabakayı tek başına yazması sorununu hem de sayfa kenarını aşan resimler sorununu çözüyor.

Bölümleri yeniden dizme denemesi

Ekip bir adım daha ileri gidip konusu en tutarlı iki bölümde tabakaların bütün olası dizilişlerini denedi ve karşılıklı sayfaların benzerliğini en yükseğe çıkaran sırayı aradı. Yeşil havuzlarda yıkanan kadın figürleriyle bilinen "banyo" bölümünde (13. forma) ortalama puan 0,461'den 0,517'ye, yani yüzde 12,1 yükseldi. Kenarlarında yıldızlar bulunan yalnız metinli son bölümde (20. forma) artış yüzde 20 oldu: 0,438'den 0,526'ya.

Voynich elyazmasının banyo bölümünden 75r sayfası; yeşil havuzlarda kadın figürleri
Voynich elyazmasının banyo bölümünden 75r sayfası; yeşil havuzlarda kadın figürleri — Unknown authorUnknown author, Public domain (Wikimedia Commons)

Hesaplanan sıralar resimlerle de örtüşüyor. Banyo bölümünde en iyi sonucu veren dizilişler, birbirine görsel olarak benzeyen, birbirine bağlı havuzlarda yıkanan kadın gruplarını gösteren 78|81 ve 75|84 tabakalarını yan yana getirdi. Yıldızlı bölümde ise algoritmanın başa koyduğu tabakanın 105r sayfası, makaleye göre bölümde iri bir Voynich harfiyle başlayan tek sayfa; tıpkı ortaçağ kitaplarında bölüm başlarını işaret eden büyük ilk harfler gibi.

Kitabın bilinen geçmişi

Elyazmasının yaşı artık tartışmalı değil. Arizona Üniversitesi fizik bölümünden Greg Hodgins'in ekibi 2009'da dört ayrı sayfadan, her biri yaklaşık 1 ile 6 milimetre boyutunda örnekler alıp radyokarbon yöntemiyle tarihledi; parşömenin 1404 ile 1438 arasına ait olduğu sonucuna vardı. Yani kitap, sanıldığı gibi on altıncı yüzyıl sahtekârlarının değil, büyük olasılıkla on beşinci yüzyılın başının ürünü.

Yale Üniversitesi'ne bağlı Beinecke Nadir Kitaplar ve El Yazmaları Kütüphanesi'nin kayıtlarına göre kitabın kesin bilinen ilk sahibi, 1576-1612 arasında hüküm süren Kutsal Roma İmparatoru II. Rudolf'tur ve elyazması için 600 altın duka ödemiştir. Kitap daha sonra Prag çevresinde elden ele geçti, 1666'da Cizvit bilgin Athanasius Kircher'e ulaştı. Kitapçı Wilfrid M. Voynich onu 1912'de İtalya'daki Frascati Cizvit Koleji'nden satın aldı; adını da ondan aldı. Eşi Ethel Voynich'in mirasından 1961'de antikacı H. P. Kraus'a geçen elyazması, 1969'da Beinecke'ye bağışlandı ve bugün orada MS 408 numarasıyla korunuyor. Kütüphane, kitabı bitkiler, astronomi ve astroloji, banyo sahneleri, kozmolojik madalyonlar, eczacılık çizimleri ve resimsiz metin olmak üzere altı bölüme ayırıyor.

Hipotezin sınırları

Yazarlar sonuçlarını temkinli sunuyor. Makalede, Voynich'in tabakaların iç içe dikilmesi için değil, gevşek singulionlar halinde tasarlandığına dair "çok güçlü kanıt" bulunduğu yazılı; ama aynı makale başka açıklamaları da sayıyor: Sonuç bir rastlantı olabilir; Voynich'in kelime dağarcığı dar olduğu için tekrarlar sık görülebilir ve bu da puanları yükseltebilir; kalıplaşmış, formül gibi tekrar eden metin bölümleri de etkili olabilir. Yazarlar bu olasılıkları zayıf görüyor, çünkü dar bir kelime dağarcığı karşılıklı sayfalardaki düşük puanları açıklamıyor.

Bir başka sınır yöntemin doğasından geliyor. Gizli anlamsal analiz, burada başka metinlerden öğrenilmiş bir dil modeli değil; Voynich'in kendi kelimelerinden kurulup yine Voynich'in iç yapısını ölçmekte kullanılıyor. Yazarlar bunun bir genelleme testi olmadığını, yalnızca iç yapıyı incelediğini vurguluyor. En önemlisi de şu: Makalenin kendi ifadesiyle, elyazması gerçekten okunamadığı sürece bu hipotezin doğru olduğundan emin olmak mümkün değil. Davis de Live Science'a, çalışmanın kesin bir çeviriye götürmediğini ama sayfaları birbirine karışmış bir kitaptan anlam çıkarmanın zaten imkânsız olduğunu, bu yüzden işi ileri taşıdığını söyledi.

Sırada ne var?

Davis'in Live Science'a anlattığına göre bir sonraki adım, bazı sayfaların üst kenarındaki büyük su lekesi. Kitap doğru sırada olsaydı lekenin bir sayfadan ötekine simetrik ilerlemesi gerekirdi, ama öyle değil. Araştırmacılar lekenin biçimini sayfa sayfa karşılaştırmanın, tabakaların asıl dizilişini bulmaya yardım edip etmeyeceğini düşünüyor.

Davis'in iyimserliğinin bir dayanağı da 1930'lardan kalma "Cain's Jawbone" bulmacası. Yüz sayfası karışık sırada basılmış bu polisiye roman, belirsiz ve süslü dili yüzünden yapay zekâyı bile aşmış, ama bir avuç insan tarafından çözülmüştü. Voynich'in önünde aynı sınav var, üstelik çok daha zor bir sürümüyle: Sayfaları doğru dizmek mümkün olsa bile, ortaya çıkan metnin bir dil mi, bir şifre mi, yoksa anlamsız bir oyun mu olduğu sorusu yerinde duruyor.

Fotoğraf: Unknown authorUnknown author, Public domain, Wikimedia Commons

Haberi beğendin mi?
Paylaş WhatsApp X Facebook
Kültür Masası

Bu içerik, Yudum Kültür Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

İlgili haberler

Yudum

1998'den beri, dünyanın her yerinden — sohbet, radyo, oyunlar ve daha fazlası.

Sohbete Katıl Ücretsiz üye ol

Yalnız 18 yaş ve üstü — Yudum üzerindeki canlı sohbet, sesli ve görüntülü görüşmeler yetişkinler içindir. Neden?

1998'den beri sohbetin adresi

Üye olmadan girebileceğin sohbet odaları, sesli ve görüntülü sohbet, kesintisiz canlı radyo, tarayıcıdan oynanan oyunlar ve her gün yenilenen içerik. Kurulum yok, ücret yok — tarayıcını aç ve katıl.