Grönland'da tek bir mezar, Kızıl Erik'in çiftliği yakınındaki kayıp kiliseyi doğruladı
Güney Grönland'da Qinngua'daki taş kalıntının kilise olduğu yıllardır tahmin ediliyordu. Ağustostaki kazıda başı doğuya dönük bir iskelet çıktı ve 60 yılı aşkın aradan sonra yeni bir İskandinav kilisesi kayıtlara girdi.
Kazının bitmesine bir gün kalmıştı. Güney Grönland'da, Narsarsuaq yakınlarındaki Qinngua'da çalışan arkeologlar, 2000'li yıllardan beri aradıkları kanıta ancak o gün kavuştu: başı doğuya dönük yatırılmış bir insan iskeleti. Danimarka Ulusal Müzesi'nin paylaştığı fotoğrafın altyazısına göre mezar, dolayısıyla kilise, kazının sondan bir önceki gününde kesinleşti ve ekibin sevinci büyüktü. Kazının kapanışını yakındaki Qassiarsuk köyünden pek çok meraklı da izledi.
Bu tek mezar, Grönland'ın Ortaçağ tarihine yeni bir yapı ekledi. Danimarka Ulusal Müzesi'nin 24 Eylül 2026'da yayımladığı bültene göre Grönland'da en son bir İskandinav kilisesi bulunalı 60 yılı aşkın zaman geçmişti. Yeni kilise, Grönland'daki ilk kalıcı İskandinav yerleşimini kurduğu kabul edilen Kızıl Erik'in çiftliği Brattahlíð'a, yani bugünkü Qassiarsuk köyüne yakın bir yerde duruyor.
Önemi yalnızca "bir kilise daha" olmasında değil. Araştırmacılar, Erik'in çiftliği çevresindeki dar alanda toplam altı kilise bulunduğunu ve bunun bölgedeki güç ilişkilerine dair yeni sorular doğurduğunu söylüyor.
Duvar vardı, mezar yoktu
Qinngua'daki kalıntının kilise olabileceği uzun zamandır konuşuluyordu. Alanda dikdörtgen bir taş duvar ve ortasında taş bir yapı var. İskandinav Grönland'ında bu düzen tanıdık: dıştaki duvar mezarlığı çevreler, ortadaki bina kilisedir. Ancak bir yapının kilise olduğunu söylemek için asıl kanıt mezarlıktır. Danimarka Ulusal Müzesi alanda ilk kazıları 2000'li yıllarda yapmış, o günden bu yana tek bir mezar bulamamıştı.
2026 yazındaki kazıda bulunan iskelet, müzenin bültenine göre Hristiyan gömülerinde âdet olduğu üzere başı doğuya dönük yatırılmıştı. Mezar, mezarlığın varlığını, mezarlık da kilisenin varlığını doğruluyor.
Projenin araştırma koordinatörü, Danimarka Ulusal Müzesi'nde kıdemli araştırmacı Christian Edelfelt Koch Madsen bültende bulguyu İngilizce bir deyimle, "smoking gun" yani su götürmez kanıt olarak niteledi: "Artık bunun bir kilise olduğuna dair şüphe kalmadı. İnuitler üstü taşla örtülü odacıklara gömülür, İskandinavlar ise kilise mezarlıklarına. Yazılı kaynaklar dahil her şey aynı yönü gösteriyor."
Kazı, Danimarka Ulusal Müzesi, Grönland Ulusal Müzesi ve Arşivi, Bergen Üniversitesi Müzesi ile UNESCO Kujataa alan yönetiminin ortak ekibi tarafından yapıldı. Bergen Üniversitesi Müzesi'nden araştırmacı ve projenin eş yürütücüsü Konrad Smiarowski, Norveççe bültende kiliselerin yalnızca ibadet yeri olmadığını, aynı zamanda birer güç merkezi olduğunu vurguladı. Smiarowski'ye göre kiliseleri incelemek, İskandinav toplumunun iklim ve toplumsal zorluklarla nasıl baş ettiğini anlamanın da bir yolu.
"Güneşli Dağların Altındaki Kilise"
Ortaçağ yazılı kaynakları Grönland'daki İskandinav kiliselerinin bir kısmını adıyla ve konumuyla anar. Smiarowski'nin anlattığına göre bu kiliselerin yerleri büyük ölçüde Flateyjarbók adlı İzlanda el yazması ve 14. yüzyılda Grönland'ı tarif eden Ívar Bárðarson'un notları, arazi incelemesi ve bilinen yerleşim izleri bir araya getirilerek belirlendi.
Ekip, yeni kilisenin bu kaynaklarda geçen Kirkja undir Sólarfjöllum, yani "Güneşli Dağların Altındaki Kilise" ile örtüşebileceğini düşünüyor. Kilisenin arkasındaki dağlar buzul örtüsünün hemen kenarında yükseliyor ve bölgede sık sık açık, güneşli hava yaratan yerel bir yüksek basınç etkili. Koch Madsen'e göre bu konum kaynaklardaki tarifle bu kadar iyi uyuşuyorsa, kaynaklarda adı geçen ama henüz bulunmamış başka kiliseleri aramak da anlamlı hale geliyor.
Erik'in karısının küçük kilisesi
"60 yılı aşkın" ifadesinin arkasında Grönland arkeolojisinin en bilinen buluntularından biri var. Kızıl Erik'in çiftliği Brattahlíð'da 1961'de bir okul inşaatı sırasında bir insan kafatası çıktı. Kafatası Danimarka Ulusal Müzesi'ne gönderildi, ardından yapılan kazıda küçük bir yapı gün ışığına çıktı: ahşap duvarlı, dışı çimen kesekleriyle yalıtılmış, içi yaklaşık 2 metreye 3,5 metre bir şapel. Çevresindeki mezarlıkta 144 kişinin kalıntısı bulundu.

Yapı, Erik'in karısı Tjodhild'in (Þjóðhildur) adıyla anılıyor. Danimarka ansiklopedisi Lex'te bu maddeyi yazan Ulusal Müze arkeoloğu Jette Arneborg'un aktardığı geleneğe göre Tjodhild, oğlu Leif'in etkisiyle Hristiyanlığa geçtikten sonra bu kiliseyi yaptırdı. Destanlar Erik'in ise eski Nors tanrılarına bağlı kaldığını anlatır. Arneborg'a göre mezarlıktaki iskeletlerin tarihlendirmesi kiliseyi 900'lerin sonuna yerleştiriyor. Danimarka Ulusal Müzesi'nin önceki bir araştırma projesinin özeti de bu tarihlerin, Grönland'a gelen ilk yerleşimcilerin en azından bir kısmının daha o sırada Hristiyan olduğuna işaret ettiğini belirtiyor. Kilisenin bir kopyası, Grönland'da Hristiyanlığın binyılı kutlamaları kapsamında 2000 yılında Qassiarsuk'ta açıldı.
Qinngua'daki yapı ise daha geç bir dönemin ürünü. Müzeye göre 60 yıl önce bulunan kiliseler Viking Çağı'nın kısa süre kullanılıp bırakılmış erken yapılarıydı. Yeni kilise hem daha büyük hem de büyük olasılıkla Ortaçağ boyunca kullanılmış. Bu da onu, yerleşimin büyüdüğü dönemden gerilediği döneme geçişi anlatabilecek az sayıdaki tanıktan biri yapıyor.
Dar bir alanda altı kilise
Brattahlíð ve çevresinde bugüne kadar altı kilise bulundu; bunların yalnızca üçü Ortaçağ'a kadar kullanılmaya devam etti. Koch Madsen bu tabloyu şöyle yorumluyor: "Sanki bu bölgede kilise yaparak güç ve konum göstermeye yönelik gerçek bir yarış vardı. Bu yarışın büyük olasılıkla kaybedenleri de oldu; belki bu kilise gibi yapılarını bırakanlar. Bunu daha fazla araştırma gösterecek."
Smiarowski de benzer bir okuma yapıyor: bölge, yerel seçkinlerin kilise yaptırarak güçlerini ve statülerini sergilemek için yarıştığı bir yer olmuş olabilir ve bazı girişimler tutmamış olabilir. Kilisenin yanında iki üç çiftliğin kalıntısı bulunuyor; bülten bunun küçük bir köy topluluğunun başlangıcına işaret edebileceğini söylüyor.

Bulgunun sınırları
- Tarih henüz kesin değil. Örnekler hâlâ analiz ediliyor. Kolları yanlara uzatılmış gömü biçimi erken Ortaçağ'a, kilisenin büyüklüğü ve kısmen yontulmuş çok sayıda taş ise genellikle 1100-1300 arasına işaret ediyor. Bunlar biçime dayalı tahminler; laboratuvar tarihlendirmesi açıklanmadı.
- Kanıt tek bir mezara dayanıyor. 2000'lerden bu yana süren aramanın ardından bulunan iskelet mezarlığın varlığını doğruluyor; mezarlığın büyüklüğü ve kaç kişinin gömüldüğü bilinmiyor.
- Ad eşleşmesi bir öneri. Kilisenin "Güneşli Dağların Altındaki Kilise" olduğu, konum ve manzara uyumuna dayanan bir yorum.
- Yarış fikri bir varsayım. Kilisenin bir rekabetin "kaybedeni" olarak bırakıldığı, araştırmacıların kendi ifadesiyle ileride sınanması gereken bir olasılık.
Kaybolan yerleşimin bir parçası daha
İskandinavların Grönland'daki hikâyesi yaklaşık 980'de başlar ve 1400'lerde biter. Bugün Kujataa adıyla UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde olan Güney Grönland çiftlik peyzajı, o dönemin Doğu Yerleşimi'nin bir bölümünü kapsıyor; Brattahlíð da bu alanın içinde. Bölgedeki son yazılı kayıt 1408'de Hvalsey kilisesinde kıyılan bir düğüne ait. Sonrasında yerleşim sessizce ortadan kalktı. Soğuyan iklimden Avrupa'yla bağların zayıflamasına kadar pek çok açıklama onlarca yıldır tartışılıyor ve hiçbiri tek başına kabul görmüş değil.
Koch Madsen yeni buluntuyu bu bilmecenin "küçük bir parçası" olarak görüyor. Sıradaki adım laboratuvardan gelecek sonuçlar: iskeletin yaşı, kilisenin ne zaman kurulup ne zaman bırakıldığı. Koch Madsen'e göre buluntu, Ortaçağ metinlerinde adı geçen ama yeri hâlâ bilinmeyen öteki kiliseler için de bir ipucu. Kaynaklardaki tarifler bir kez daha araziyle örtüşürse, Grönland'ın İskandinav haritasındaki boşluklar birer birer dolmaya başlayabilir.
Fotoğraf: PederM at Danish Wikipedia, CC BY-SA 2.5, Wikimedia Commons