Ücretsiz Kalmanın Bedeli

Selçuk
Bu yazıyı yazan Selçuk 21 Ekim 2026 · 4 dk okuma · Köşe Yazısı Galatasaray yazılım ve Online oyunlar ozellikle mmorpg :)
Yazarı oyla 5 (9)

Yudum'a girmek, sohbet etmek, radyo dinlemek ücretsiz. Ama ücretsiz olan bir şeyin bedeli yok değildir. O bedeli kim ödüyor, neden böyle kalmasını istiyorum; açık konuşuyorum.

Yudum'a girmek için bir şey ödemiyorsun. Sohbet etmek, radyo dinlemek, yazı okumak, oyun oynamak, akışta paylaşım yapmak ücretsiz. Yirmi sekiz yıldır böyle. Bir gün biri bana sordu: "Peki bunun parasını kim ödüyor?" Haklı bir soru. Ücretsiz bir şeyin bedeli yok değildir; yalnızca başka bir yerde ödenir.

Bedelin bir kısmı para

Bir sohbet ağını ayakta tutmak için sunucu gerekiyor. Alan adları her yıl yenileniyor. Yedekler başka bir yerde saklanıyor. Radyo da kendi makinesinde dönüyor. Bunların hepsinin bir faturası var ve o faturalar her ay geliyor. Bir yıl unutup yenilemediğin bir alan adı, yirmi sekiz yıllık bir adresi bir gecede başkasına bırakabilir.

Rakam vermeyeceğim; hem çok ilginç değil, hem de bu yazının konusu o değil. Şunu söylemem yeterli: bunlar bugüne kadar benim cebimden çıktı. Bunu sitem olsun diye söylemiyorum. Kendi kararımdı, hâlâ da öyle.

Asıl bedel zaman

Para bu işin en küçük kalemi. Asıl bedel zaman. Bir sorunun peşinde geçen geceler, onun yüzünden ertelenen başka işler, bir şeyin yolunda olup olmadığına bakmak için açılan bilgisayar. Bunu ölçmek zor ve ölçmeye de çalışmıyorum; ölçsem belki devam etmek istemezdim.

Ama şu da bir gerçek: bu zamanı başka bir şeye harcayabilirdim ve harcamadım. Çünkü bu sevdiğim iş. Bunu bir fedakârlık gibi anlatmak istemiyorum; insan sevdiği şeye vakit ayırınca buna fedakârlık demez.

Neden ücretli değil

Bunu birkaç kez düşündüm. Ücretli üyelik, ayrıcalıklı hesaplar, para verene fazladan özellik. Her düşündüğümde aynı yere vardım: burası bir mahalle. Mahallede kahveye girmek için para ödemezsin; çay içersen çayın parasını verirsin, o kadar.

Para veren ile vermeyen arasına bir çizgi çekildiği gün oda ikiye bölünür. Bir tarafta ayrıcalıklılar, öbür tarafta misafirler. Ben bu ayrımı istemiyorum. Burada herkes aynı kapıdan giriyor, aynı odada oturuyor, yazdığı aynı sırayla görünüyor.

Ücretsiz, ama özensiz değil

Ücretsiz olan şeylere karşı insanlarda bir şüphe var ve haksız da değil. Para ödemediğin bir yerde bir şey ters gittiğinde kime söyleyeceğini bilemezsin. "Bedava sirke baldan tatlıdır" derler, ama çoğu zaman bedava olandan şikâyet etmeye hakkın yokmuş gibi hissettirilir.

Burada öyle olmasını istemiyorum. Para ödemiyor olman şikâyet etme hakkını azaltmıyor. Bir şey bozuksa söyle, bir şey eksikse iste, bir kararı beğenmediysen itiraz et. Senin buraya bir borcun yok; benim sana bir borcum var: burayı düzgün tutmak.

Bu borcun içinde güven de var. Hesabının güvende olması, yazdıklarının kaybolmaması, bir gün bir kapı kapanacaksa bunu önceden bilmen. Ücretsiz bir yerin kullanıcısı da bunları hak eder.

Ücretsiz olup ürün olmamak

İnternette yaygın bir söz var: "Bir şey ücretsizse ürün sensin." Çoğu yerde doğru. Ücretsiz platformların pek çoğu insanların vaktini, dikkatini, bilgisini satarak ayakta duruyor.

Burada bunu yapmamaya çalışıyorum. Bilgilerini kimseye satmıyoruz. Seni ekranda daha uzun tutmak için kurulmuş bir sıralama yok; ne göreceğine bir algoritma karar vermiyor. Ücretsiz olmanın bir yolu daha var: birinin, bunu yapmak istediği için yapması. Burası şimdilik öyle duruyor. Bunun bir sınırı olduğunu biliyorum; tek bir insanın zamanı ve cebi kadar büyüyebilir. Ama o sınırın içinde kalan şey, kimsenin hesabına yazılmıyor.

Sizden ne istiyorum

Para değil, bunu açıkça söyleyeyim. Benim istediğim şey daha basit ve bir bakıma daha zor: gelmeniz. Bir akşam uğrayıp iki satır yazmanız. Bir arkadaşınıza buradan bahsetmeniz. Bir şey ters giderse haber vermeniz. Bir kullanıcının getirdiği arkadaş, herhangi bir reklamın getireceğinden çok daha değerli; çünkü onu kapıda karşılayan da o oluyor.

Ücretsiz bir yerin en büyük tehlikesi paranın bitmesi değil, ilginin bitmesidir. Faturayı ödeyebilirim; boş bir odayı dolduramam. Bir topluluğun gerçek sermayesi içindeki insanlardır.

Uzun vadede

Bunun sonsuza kadar böyle sürüp süremeyeceğini bilmiyorum, kimse bilemez. Ama bir gün bir değişiklik gerekirse bunu sessizce yapmayacağım. Burada, böyle bir yazıyla, sebebiyle birlikte anlatacağım.

Yirmi sekiz yılda bu kapıdan girip çıkan herkes için aynı şey geçerliydi: kimse girişte bir şey ödemedi, kimse çıkarken bir borç bırakmadı. Bunu korumak istiyorum.

Şimdilik kapı açık, çay da benden. Sen yalnızca gel, otur.

Yazıyı beğendin mi?
Paylaş WhatsApp X Facebook

✍️ Selçuk — diğer yazıları

🆕 Son yazılar

Köşe Yazıları →

Yudum

1998'den beri, dünyanın her yerinden — sohbet, radyo, oyunlar ve daha fazlası.

Sohbete Katıl Ücretsiz üye ol

Yalnız 18 yaş ve üstü — Yudum üzerindeki canlı sohbet, sesli ve görüntülü görüşmeler yetişkinler içindir. Neden?

1998'den beri sohbetin adresi

Üye olmadan girebileceğin sohbet odaları, sesli ve görüntülü sohbet, kesintisiz canlı radyo, tarayıcıdan oynanan oyunlar ve her gün yenilenen içerik. Kurulum yok, ücret yok — tarayıcını aç ve katıl.