Akıl ve Tutku 1811'de "Bir Hanımefendi" imzasıyla çıktığında eleştirmenler ne yazdı?

Jane Austen'ın ilk romanı adsız ve masrafı yazarın cebinden çıkarak yayımlandı. İki imzasız eleştiri, bir kontesin mektubu ve bir prensesin notu, 1812 okurunun romana nasıl baktığını gösteriyor.

Akıl ve Tutku 1811'de "Bir Hanımefendi" imzasıyla çıktığında eleştirmenler ne yazdı?
Kültür 18 Ekim 2026 8 dk okuma 3 okunma

30 Ekim 1811'de The Star gazetesinde üç ciltlik yeni bir romanın ilanı çıktı. Adı Sense and Sensibility, bugün Türkçede bilinen adıyla Akıl ve Tutku. Kitabın kapak sayfasında yazar adının olması gereken yerde yalnızca iki kelime vardı: "By a Lady", yani "Bir Hanımefendi tarafından". Ciltsiz, karton kapaklı takımın fiyatı on beş şilindi; Grolier Club'ın Austen sergisine göre o yıllarda bir romanın fiyatı ortalama bir haftalık ücretten fazlaydı.

Romanı yazan 35 yaşındaki Jane Austen'dı ve bu, yayımlanan ilk kitabıydı. Kitap çıktıktan sonraki aylarda iki edebiyat dergisi onu değerlendirdi; ikisi de imzasızdı. Yani imzasız bir kadın yazarın kitabını, imzasız eleştirmenler okudu.

Bu iki kısa yazı bugün iki nedenle ilgi çekiyor. Birincisi, sonradan İngiliz romanının temel taşlarından sayılacak bir yazarın ilk kez kamuya açık biçimde nasıl karşılandığını gösteriyorlar. İkincisi, 19. yüzyıl başında romanın neye göre ölçüldüğünü açıkça ortaya koyuyorlar: üslup ve kurgu kadar, genç kadın okura verdiği ahlak dersine göre.

Kapakta ad yok, masraf yazarın cebinden

Kuzey Amerika Jane Austen Derneği'nin (JASNA) derlediği yayın geçmişine göre romanın ilk taslağı 1795'te, Austen yaklaşık 19 yaşındayken "Elinor ve Marianne" adıyla ve büyük olasılıkla mektuplardan oluşan bir roman olarak yazıldı. Kasım 1797'de bugünkü anlatı biçimine çevrildi, son düzeltmeler ise 1809-1810'da Chawton'da yapıldı.

Austen'ın temsilciliğini ağabeyi Henry üstlendi ve kitap, Londra'da Whitehall'daki Military Library adlı yayınevinin sahibi Thomas Egerton'a götürüldü. Anlaşma "komisyonla yayım" denen türdendi: basım ve ilan masraflarını yazar ödüyor, Egerton kitabı satıcılara dağıtıp satış üzerinden pay alıyor, geriye kalan kâr yazara kalıyordu. Kitap satmazsa zarar da yazarındı. Kapak sayfasındaki "Printed for the Author" (yazar adına basılmıştır) ibaresi bu düzenin izini taşır.

JASNA, Austen'ın adını neden gizlediğini şöyle açıklıyor: o dönemde onun konumundaki bir kadının gelir elde etmek için kitap yayımlaması pek kabul gören bir şey değildi. Adsızlık tek kitapla da sınırlı kalmadı. 1813'te çıkan Gurur ve Önyargı'nın kapağında "Akıl ve Tutku'nun yazarı tarafından", Akıl ve Tutku'nun aynı yıl yapılan ikinci baskısında ise "Gurur ve Önyargı'nın yazarı tarafından" yazıyordu. Grolier Club'ın notuna göre yazarın kimliği kamuya ilk kez, Austen'ın 1817'deki ölümünden sonra, 1818'de ağabeyi Henry ile ablası Cassandra'nın hazırladığı baskıya eklenen yaşam öyküsü notuyla açıklandı.

Critical Review: "Romanlar birbirinin aynı, bu ayrı"

İlk değerlendirme, The Critical Review dergisinin Şubat 1812 sayısında, 149. sayfadan başlayan beşinci yazı olarak çıktı. Dokuz sayfa tutan yazının büyük bölümü romandan uzun alıntılardan oluşuyordu. Eleştirmen söze kendi mesleğinden yakınarak giriyordu: Roman okurları, eleştirmenin bu tür kitaplar hakkında her seferinde farklı cümle kurmakta ne kadar zorlandığını tahmin bile edemezdi. Ona göre romanlar içerik, üslup ve hacim bakımından birbirine o kadar benziyordu ki ilk üç sayfadan sonra sonun nasıl biteceği, yol boyunca hangi aksiliklerin ve beklenmedik karşılaşmaların yaşanacağı kolayca kestirilebiliyordu.

Bu girişin ardından gelen övgü bu yüzden daha anlamlıdır. Eleştirmen, Akıl ve Tutku'yu hem eğlence hem öğüt sunabilen "az sayıdaki" romandan biri saydı. Yazıya göre kitap iyi yazılmıştı, karakterler kibar sınıftan seçilmiş, doğal çizilmiş ve tutarlı biçimde sürdürülmüştü. Olaylar "akla yatkın, son derece hoş ve ilgi çekici"ydi, son "okurun dilediği gibi"ydi ve bütün "okuru yormadan ilgisini canlı tutacak kadar uzun"du.

Eleştirmen, öykünün yenilik peşindeki roman okurlarına sıradan görünebileceğini de kabul ediyordu, ama kitabın verdiği "mükemmel ders" ve çıkarılabilecek "yararlı ahlak" karşısında yenilik eksikliğinin göz ardı edilebileceğini yazdı. İki kız kardeşin karşıtlığını da şöyle özetledi: büyüğünde sağduyu ile yerinde bir duyarlılık bir arada, küçüğünde ise aynı sağduyu, onu her ufak olayda mutsuz eden ve çevresindeki herkesi bıktıran aşırı bir duyarlılıkla karışmış hâlde.

Yazının içinde küçük bir dikkatsizlik de var: Eleştirmen bu karşılaştırmayı yaparken büyük kardeşin adını "Elinor" yerine "Ellen" yazmış, sonraki sayfada doğru adı kullanmıştı. Ton yer yer alaycıydı. Marianne'in sevgili adayında aradığı nitelikleri sıraladığı uzun bir alıntının ardından eleştirmen "on yedi yaşın bilgeliğiyle" böyle düşündüğünü ekliyor, Marianne gibi duygularıyla oynayan "romantik hayalperestlerden" ne yazık ki çok olduğunu söylüyordu. Yazının muhatabı da açıktı: dergi, alıntıların "güzel okurlarımıza" fikir vereceğini belirtiyordu.

British Critic: "Ana yazılar arasına alamadık"

İkinci değerlendirme The British Critic dergisinin Mayıs 1812 sayısında çıktı, ama bu kez uzun inceleme olarak değil. Kitap, derginin kısa tanıtımlara ayrılan katalog bölümünde, "Romanlar" başlığı altında 16 numaralı madde olarak 527. sayfada yer aldı. Eleştirmen bunu kendisi de açıklama gereği duymuştu: Kitap hakkında o kadar olumlu düşünüyorlardı ki onu ana yazılar arasına almamaya "biraz isteksizce" karar vermişlerdi, ama matbaalardan çıkan kitaplar öyle çoğalıyordu ki onlara yetişmek bütün çabalarını gerektiriyordu.

Bu kısa yazı, romanın amacını tek cümleyle tanımlamaya çalıştı: bir yanda "ölçülü, sessiz sağduyunun", öbür yanda "aşırı incelmiş, taşkın bir duygusallığın" insanın hayatını yönetişi üzerindeki etkilerini göstermek. Eleştirmene göre karakterler "mutlu bir elle çizilmiş ve takdire değer biçimde sürdürülmüş"tü. Ona göre hiçbir şey, ölmek üzere olan babasına üvey annesine ve kız kardeşlerine destek olacağına söz veren John Dashwood'un, önce kız kardeşlerine biner sterlin vermeye karar verip karısıyla yaptığı bir konuşmanın ardından ara sıra gönderilecek biraz balık ve av etinin babasının isteğini yerine getirmeye yeteceğine kendini inandırmasından daha başarılı çizilemezdi.

Yazı da kadın okura sesleniyordu. Eleştirmen "kadın dostlarımızı" daha fazla bekletmeyeceğini söyleyip onlara bu ciltleri yalnızca keyifle değil "gerçek bir yararla" okuyabileceklerini, isterlerse hoş ve eğlenceli bir anlatı içinde "hayatın yönetimine dair pek çok ölçülü ve yararlı öğüt" bulacaklarını yazdı. Eleştirinin kusur listesi kısaydı: ilk bölümdeki soy ilişkileri okuru üvey kardeşler, kuzenler arasında biraz şaşırtıyordu, evi misafirle dolmadan mutlu olamayan iyi huylu baronet Sir John ise belki biraz abartılmıştı. Eleştirmene göre bu küçük kusurların "fazlasıyla telafisi" vardı.

Hemen önceki madde, dönemin tanınmış romancısı Amelia Opie'nin yeni kitabı Temper hakkındaydı ve çok daha sertti. Eleştirmen, Opie'nin fazla övgüyle "şımartıldığını" ve kitabının saçmalık ve akla yatmayan olaylarla dolu olduğunu yazıyordu. Adı kapakta yazan bir kadın yazar bir önceki maddede eleştirilirken, adı bilinmeyen "Hanımefendi" övülüyordu.

Eleştirinin dili: roman bir ahlak kitabı mıydı?

İki yazıyı yan yana koyunca ortak bir kalıp görülüyor. İkisi de romanın kurgusunu ve karakterlerini öven cümlelerin hemen yanına onun öğretici değerini koyuyor, ikisi de okuru genç kadın olarak düşünüyor. JASNA da Critical Review yazısını anlatırken eleştirmenin, "dönemin eleştiri tavrına uygun olarak", romanın ahlak dersi veren yanını öne çıkardığını not ediyor. Marianne'in duygusallığı bu okumada edebî bir karakter özelliğinden çok, genç okurun kaçınması gereken bir hata olarak görülüyordu.

Bugünden bakınca roman bu kadar düz bir öğüt kitabı gibi durmuyor. John Dashwood ile karısının miras üzerine yaptığı ve British Critic'in de çok beğendiği konuşma, ahlak dersinden çok kendini kandıran insanların ince bir hicvi olarak okunuyor. Critical Review yazısının, Marianne'in sonbahar yaprakları ve manzara üzerine söylediklerini "manzara jargonu" diyerek alaycı bir dille aktarması da eleştirmenin romanın mizahını sezdiğini gösteriyor. Ancak iki eleştirmen de bu mizahı, ahlak dersinin süsü olarak okumuş görünüyor.

Mental Floss için yazan Paul Anthony Jones'un hatırlattığı gibi, Austen'ın romanlarının hepsi toplamda yalnızca bir avuç eleştiri aldı. Bu yüzden 1812'deki bu iki yazı, romanın basında bıraktığı az sayıdaki izin en eskileri arasında.

Salonlardaki okurlar: bir kontes ve bir prenses

Basın dışındaki ilk tepkiler mektuplardan biliniyor. JASNA'nın yayın organı Persuasions On-Line'ın editörü Susan Allen Ford'un derlemesine göre, kitap henüz bir aylık bile değilken, 24 Kasım 1811'de Bessborough Kontesi Henrietta Ponsonby, Lord Granville Leveson Gower'a şöyle yazdı: "Akıl ve Tutku'yu okudun mu? Zekice bir roman. Althorp'ta herkes ondan söz ediyordu; sonu aptalca bitse de çok eğlendim."

George Dawe'nin 1817'de yaptığı Prenses Charlotte portresi; prenses romanı Ocak 1812'de okuyup kendini Marianne'e benzetmişti
George Dawe'nin 1817'de yaptığı Prenses Charlotte portresi; prenses romanı Ocak 1812'de okuyup kendini Marianne'e benzetmişti — George Dawe, Public domain (Wikimedia Commons)

İki ay sonra, 22 Ocak 1812'de bu kez kraliyet ailesinden bir okur yazdı. Naip Prens'in, yani sonradan IV. George olarak tahta çıkacak olan prensin kızı Prenses Charlotte, romanı yeni bitirdiğini, kitabın "kesinlikle ilgi çekici" olduğunu ve insanın kendini "o topluluğun bir parçası gibi" hissettiğini, sonunda da kitabın "beni çok ilgilendirdi" diye not etti. Mental Floss'un aktardığına göre genç prenses kendisiyle Marianne'in "mizaç olarak çok benzediğini" de düşünüyordu. İlginç olan şu: eleştirmenlerin genç kızlara örnek olmasın diye uyardığı karakter, ülkenin en tanınmış genç kızının kendini bulduğu karakter olmuştu.

Kronoloji: ilandan ikinci baskıya

Aşağıdaki tablo JASNA'nın yayın geçmişi, Persuasions On-Line'ın derlemesi ve iki derginin 1812 sayılarından derlendi.

TarihOlay
30 Ekim 1811The Star gazetesinde ilk satış ilanı; kapakta "By a Lady"
24 Kasım 1811Bessborough Kontesi'nin mektubu: "zekice bir roman", ama "sonu aptalca"
22 Ocak 1812Prenses Charlotte'un notu: "beni çok ilgilendirdi"
Şubat 1812The Critical Review, imzasız uzun inceleme (s. 149-157)
Mayıs 1812The British Critic, katalog bölümünde imzasız kısa tanıtım (s. 527)
Aralık 1812Gazete ilanlarında kitap artık "Popüler Yeni Roman" diye anılıyor
3 Temmuz 1813Austen, ilk baskının tükendiğini ve 140 sterlin getirdiğini yazıyor
Ekim 1813İkinci baskı, yine Austen'ın masrafıyla

750 mi, bin mi? Belirsiz baskı, kesin sonuç

İlk baskının kaç adet olduğu bilinmiyor. Grolier Club'ın sergi notuna göre bibliyograflar küçük bir baskı olduğunu, büyük olasılıkla 750 ile 1.000 arasında tutulduğunu tahmin ediyor. Kesin olan, baskının iki yıl dolmadan tükendiği. Austen 3 Temmuz 1813'te kardeşi Frank'e şöyle yazdı: "Akıl ve Tutku'nun her nüshasının satıldığını ve bana 140 sterlin getirdiğini duymak seni sevindirecek; telif hakkı da cabası, eğer bir gün bir değeri olursa. Böylece yazarak 250 sterline ulaştım, bu da yalnızca daha fazlasını istememe yol açıyor."

JASNA'ya göre Egerton'un teşvikiyle Ekim 1813'te ikinci baskı yapıldı, yine Austen'ın parasıyla. Austen bu baskıdan Mart 1817'ye kadar gelir almayı sürdürdü. Grolier Club ise yazarın düzelttiği bu ikinci baskının o kadar hızlı satılmadığını, elde kalan nüshaların 1815'te yeniden ilan edildiğini not ediyor.

Cevapsız kalan soru: eleştirmenler kimdi?

Austen'ın adı iki yüzyıldır biliniyor, ama onu ilk kez basında değerlendiren iki kişinin adı dergi sayfalarında yok; yazılar imzasız çıktı. Critical Review'daki eleştirmenin romanların birbirinin aynı olduğundan yakınırken aslında yeni bir sesi fark edip etmediğini, ya da kapakta bir kadın adı yazsaydı aynı övgüleri aynı rahatlıkla yazıp yazmayacağını bilmiyoruz. Bilinen tek şey, "Bir Hanımefendi"nin bu ilk yazılardan sonra adsız yayımlamayı sürdürdüğü ve kimliğinin ancak ölümünden sonra açıklandığı.

Fotoğraf: Jane Austen (1775-1817), Public domain, Wikimedia Commons

Haberi beğendin mi?
Paylaş WhatsApp X Facebook
Kültür Masası

Bu içerik, Yudum Kültür Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

İlgili haberler

Yudum

1998'den beri, dünyanın her yerinden — sohbet, radyo, oyunlar ve daha fazlası.

Sohbete Katıl Ücretsiz üye ol

Yalnız 18 yaş ve üstü — Yudum üzerindeki canlı sohbet, sesli ve görüntülü görüşmeler yetişkinler içindir. Neden?

1998'den beri sohbetin adresi

Üye olmadan girebileceğin sohbet odaları, sesli ve görüntülü sohbet, kesintisiz canlı radyo, tarayıcıdan oynanan oyunlar ve her gün yenilenen içerik. Kurulum yok, ücret yok — tarayıcını aç ve katıl.