Brezilya'da kaybolan kurbağaların suçlusu mantar olabilir
Atlantik Ormanı'ndaki kurbağa kayıpları için müze örnekleri ölümcül bir mantar hastalığına işaret etti. Bazı türler ise sonradan toparlanmış görünüyor.

Brezilya'nın Atlantik Ormanı, yeryüzünde amfibi çeşitliliği en zengin bölgelerden biri. Bilim insanları yaklaşık 50 yıldır bu ormanda kurbağa nüfuslarının neden çöktüğünü açıklayamıyordu. Molecular Ecology dergisinde yayımlanan yeni çalışma, bu eski bilmecenin muhtemel yanıtını veriyor: Ölümcül bir mantar hastalığı.
Şüpheli: kitrid mantarı
Araştırma, Smithsonian Ulusal Hayvanat Bahçesi ve Koruma Biyolojisi Enstitüsü'nün Koruma Genomiği Merkezi ile Pennsylvania Eyalet Üniversitesi'nden araştırmacıların ortak işi. Şüphelenilen etken, halk arasında kısaca kitrid denen kitridiyomikoz hastalığı. Hastalığa, mikroskobik bir mantar olan Batrachochytrium dendrobatidis yol açıyor. Bilim insanları bu patojenin Asya'da ortaya çıktığını, ardından dünyaya yayıldığını düşünüyor.
Sorun şu ki mantar ancak 1999'da resmen tanımlandı. O tarihe gelindiğinde dünyada yüzlerce amfibi türü yok oluşa doğru sürüklenmiş, bazıları da çoktan kaybolmuştu. Birçok popülasyon, mantarın varlığı bilinmeden çöktüğü için geçmiş kayıplardan onun sorumlu olup olmadığını saptamak çok zordu.
Müzedeki kurbağalar tanıklık etti
Araştırma ekibi Boracéia Biyolojik İstasyonu'na odaklandı. Bu bölgede kurbağa nüfusları 1979 ile 1982 arasında ağır biçimde azalmıştı. Bazı araştırmacılar bu kayıpları iklim değişikliğine ya da olağan dışı hava koşullarına bağlamıştı.
Ekip, delili ormanda değil müze raflarında buldu. Smithsonian Ulusal Doğa Tarihi Müzesi'nde, amfibi ve sürüngenler küratörlüğü yapmış William Ronald Heyer'in topladığı örnekler saklanıyor. Heyer, Boracéia'da beş toplama gezisi yapmıştı. İkisi büyük düşüşlerden önce, üçü ise ölümlerin ardından gerçekleşmişti. Bu koleksiyon, gizemli kayıpların öncesini ve sonrasını karşılaştırmak için ender bir fırsat sundu.
Araştırmacılar, 17 türü temsil eden 370'ten fazla korunmuş amfibiyi kitrid enfeksiyonu açısından test etti. Mantarın zaman içinde ne sıklıkla görüldüğünü izlediler.
Sonuçlar ne gösterdi?
1979'dan önce toplanan örneklerin hiçbirinde enfeksiyon izi yoktu. Ölümlerin ardından toplananların ise yarısından fazlası mantar açısından pozitif çıktı. Bu keskin artış, patojenin yerel amfibi topluluğuna tam da nüfusların çöktüğü sırada ulaşıp yayıldığını düşündürüyor.
Çalışmanın ilk bakışta çelişkili görünen bir bulgusu da var. En ağır düşüşü yaşayan türlerin korunmuş örneklerinde enfeksiyon izine rastlanmadı. Nüfusu nispeten sabit kalan türler ise mantarı sık sık taşıyordu. Araştırmacılara göre bunun açıklaması türlerin hastalığa verdiği tepkideki farklılık olabilir. Bazı kurbağalar enfeksiyonu doğal olarak tolere edip hayatta kalmış olabilir. Çok hassas türler ise enfekte olduktan hemen sonra öldüğü için enfekte birey toplanamamış olabilir.
Çalışmayı yöneten Jack Boyette, çevresel etkenlerin rol oynamış olabileceğini kabul ediyor. Yine de bulguların en doğrudan kitrid mantarını işaret ettiğini, patojenin bölgeye yayılışının açıklanamayan kayıplarla aynı döneme denk geldiğini söylüyor. Boyette'e göre bu tür kayıplar, vahşi yaşam epidemiyolojisinin en kalıcı çözülmemiş dosyaları arasında yer alıyordu.
Arka plan
Amfibiler derileri aracılığıyla su ve bazı gazları alıyor. Kitrid mantarı derinin yapısını bozduğu için hassas türlerde ciddi sorunlara yol açabiliyor. Hastalığın dünya çapında pek çok amfibi türünün gerilemesiyle ilişkilendirilmesinin nedeni de bu.
Müze koleksiyonları bu yüzden önemli. Onlarca yıl önce toplanmış örnekler, o dönemin hastalık durumunu geriye dönük incelemeye imkân tanıyor. Bilim insanları artık bu örnekleri, toplandıkları sırada bilinmeyen patojenleri araştırmak için kullanabiliyor.
Neden önemli?
Bulgular, kurbağaların ne zaman ve neden kaybolduğunu anlamak için doğrudan kanıt sunuyor. Çalışmanın özetinde ayrıca bölgedeki birçok kurbağa popülasyonunun sonradan toparlandığı belirtiliyor. Bu durum, hayatta kalan türlerin hastalığa karşı daha yüksek tolerans geliştirmiş olabileceğini düşündürüyor. Hangi türlerin ve popülasyonların mantarla baş edebildiğini anlamak, koruma çalışmalarında önceliklerin belirlenmesine yardımcı olabilir.
Bu sonuçlar, iklim ve hava koşullarının hiçbir etkisi olmadığı anlamına gelmiyor. Araştırmacılar çevresel etkenlerin rol oynamış olabileceğini dışlamıyor. Ancak mantarın bölgeye girişiyle kayıpların zamanlaması örtüşüyor ve bu da en güçlü açıklama olarak öne çıkıyor.
Kaynak: Yudum — https://www.yudum.net/haber/brezilyada-kaybolan-kurbagalarin-suclusu-mantar-olabilir.html — Yazdırma tarihi:
















