Everest'e Galler'den çıkıldı: tavanına imza atılan dağ hanı

1953 Everest ekibi zirveye gitmeden önce Kuzey Galler'de bir dağ hanında toplandı, oksijen aygıtını Snowdon yamacında denedi. Yemek odasının tavanındaki imzalar hâlâ orada.

Everest'e Galler'den çıkıldı: tavanına imza atılan dağ hanı
Yaşam 15 Ekim 2026 7 dk okuma 4 okunma

Kuzey Galler'de iki dağ yolunun kesiştiği noktada duran taş bir yapının yemek odasında, başınızı kaldırdığınızda duvarlarda değil tavanda yazı görürsünüz: elle atılmış imzalar. Aralarında Edmund Hillary, Tenzing Norgay ve John Hunt'ın adları da var. Üçü, Everest'in zirvesine çıkan ilk doğrulanmış tırmanışın ekibindendi ve o tırmanışa hazırlanırken burada, Pen-y-Gwryd'de kalmışlardı.

Everest hikâyesi anlatılırken sahne genellikle Nepal'de açılır: Khumbu buzulu, Namche Bazaar, Güney Eyeri. Oysa 1953 seferinin ekip olarak ilk kez bir araya geldiği, giysisini ve oksijen aygıtını ilk kez beraber denediği yer Himalaya değil, Galler'in kuzeyindeki dağlardı. Bugün Eryri adıyla bilinen bölgede, deniz seviyesinden bin metreyi geçmeyen tepelerde.

Bu ayrıntı, dağcılık tarihinin pek anlatılmayan bir yüzünü açıyor: bir zirve tırmanışının büyük bölümü zirveden çok uzakta, rutubetli bir handa, ıslak çoraplar ve bozulan vanalar arasında kurgulanır.

1810'ların çiftlik evi, dağcıların karargâhı oluyor

Yapı, 1810'lu yılların başında ücra bir çiftlik evi olarak kuruldu; sonra at arabalarının mola verdiği bir yol hanına dönüştü. Wikipedia'nın derlediği yerel kayıtlara göre 19. yüzyılın ikinci yarısında Henry Owen ve eşi Ann'in işletmesinde bir dağ hanı olarak ün edinmeye başladı ve 1898'de İngiliz dağcılığının köklü kuruluşlarından Climbers' Club burada kuruldu. Konukları arasında yazar Charles Kingsley ve 1920'lerin Everest seferlerinin adı en çok anılan dağcısı George Mallory da vardı.

Yani 1953 ekibi buraya geldiğinde han, dağcılar için zaten bir adres niteliğindeydi. Aynı kavşağın tarihi daha da eskiye gidiyor: arkeolojik kayıtlara göre MS 70'lerin sonunda Roma birlikleri burada yaklaşık dört hektarlık geçici bir kamp kurmuştu; alan 1960'ta öğrencilerin katıldığı bir kazıyla incelendi.

Glyderau sıradağlarının Tryfan zirvesi karla kaplı; 1953 ekibi bu sıradağların yamaçlarında çalıştı
Glyderau sıradağlarının Tryfan zirvesi karla kaplı; 1953 ekibi bu sıradağların yamaçlarında çalıştı — Stemonitis, CC BY-SA 3.0 (Wikimedia Commons)

Neden Himalaya'ya değil Galler'e gidildi

Sefer, Alpine Club ile Royal Geographical Society'nin ortak kurduğu Joint Himalayan Committee tarafından örgütlendi; başına, daha deneyimli bir keşif adamı olan Eric Shipton yerine askerî geçmişi ve örgütleme becerisi öne çıkarılarak Albay John Hunt getirildi. Hunt'ın çözmesi gereken sorun teknik olduğu kadar insanîydi: Britanya, Yeni Zelanda ve Nepal'den gelen, birbirini tanımayan bir ekip, 400'ü aşan bir kalabalığın en üst halkası olarak uyum içinde çalışacaktı.

Galler'in kuzeyi bunun için şaşırtıcı biçimde elverişliydi. Snowdon ile Glyderau sıradağlarının kış koşulları yükseklik bakımından Himalaya'ya benzemez; ama ıslak kar, donan yağmur, buz tutmuş kaya ve saat başı değişen rüzgâr bakımından ekipmanı acımasızca sınar. Dondurucu değil, sırılsıklam bir soğuk. Eldiven dikişinin su alıp almadığını, bir çadır direğinin fırtınada bükülüp bükülmediğini, bir çizmenin ıslanınca ağırlaşıp ağırlaşmadığını anlamak için Everest'e gitmeniz gerekmez; Llanberis geçidinde ocak ayında bir gün yeter. Üstelik han, Londra'dan trenle ulaşılabilecek mesafedeydi ve ekibin tamamını aynı sofraya oturtacak büyüklükteydi.

Oksijen aygıtı bir Snowdon yamacında denendi

Hazırlığın en kritik kısmı oksijendi. Ekip, kapalı devre oksijen aygıtını — soluk verilen havanın karbondioksidini bir kartuşta tutup kalan oksijeni yeniden solumaya veren, dolayısıyla gaz tasarrufu sağlayan ama arıza verdiğinde hemen fark edilen bir sistem — fizikçi ve dağcı Tom Bourdillon geliştirmişti. Dağcı ve yazar Mark Horrell'in aktardığına göre bu aygıt, Snowdon'ın uydu zirvelerinden Y Lliwedd'in yamaçlarında denendi. Oksijen donanımının sınanması Capel Curig yakınındaki Helyg'deki Climbers' Club kulübesinde de sürdürüldü.

İşin bilim tarafındaki omurgasını, Medical Research Council adına seferin saha fizyologu olarak çalışan Griffith Pugh kurdu. Pugh yalnız oksijeni Bourdillon'la birlikte geliştirmekle kalmadı; yüksek irtifa çizmelerinden çadıra, giysiden ocağa ve şişme yataklara kadar donanımın çoğunu tasarladı, yüksek kamplarda uyurken maskeyle oksijen solunması düzenini kurguladı. 1952'deki Cho Oyu araştırmasından çıkardığı sonuçla, dağcıların o güne dek varsayılanın iki katına yakın sıvı — günde altı yedi pint — alması gerektiğini saptadı ve zirve ekipleri için günde 400 gram şeker içeren bir beslenme düzeni yazdı.

Pugh'un payı uzun süre gölgede kaldı. Kızı Harriet Tuckey, resmî anlatıların ekibin "azmini ve kararlılığını" öne çıkarırken babasının kurduğu bilim temelini yeterince anmadığını savundu. Bu, 1953 hikâyesinin tekrar eden bir özelliği: kim anılır, kim anılmaz sorusu zirveye kimin bastığı kadar tartışmalı.

Galler'in iki adamı

Hunt'ın yardımcısı, Liverpool'da doğup Galler'de büyüyen ve okulda İngilizce öğrenmeden önce Welsh konuşan cerrah Charles Evans'tı. Evans, Bourdillon'la birlikte Everest'in Güney Zirvesi'ne ilk çıkan kişi oldu; ana zirvenin yaklaşık 90 metre altında, tükenmişlik ve oksijen donanımındaki arıza yüzünden geri döndü. Üç gün sonra Hillary ve Tenzing Norgay zirveye ulaştı. Evans 1955'te dünyanın üçüncü yüksek dağı Kangchenjunga'ya ilk çıkan seferin başına geçti, 1958-1984 arasında Bangor'daki üniversitenin rektörlüğünü yaptı.

John HuntSefer başkanı; hazırlık karargâhını Pen-y-Gwryd'de kurdu
Charles EvansBaşkan yardımcısı, cerrah; Galler'de büyüdü, Welsh konuşuyordu
Tom BourdillonKapalı devre oksijen aygıtını geliştirdi; Galler'de denendi
Griffith PughSaha fizyologu; oksijen, giysi, çadır, beslenme ve alıştırma düzeni
James (sonradan Jan) MorrisThe Times muhabiri; seferin tek gazetecisi

Tablodaki görevler, seferin Alpine Club ve Royal Geographical Society kaynaklı kayıtlarına dayanıyor.

Tavandaki imzalar ve handa duran eşyalar

Yemek odasının tavanındaki imzalar iki ayrı seferin izini taşıyor: 1953 Everest ekibinin ve 1955 Kangchenjunga ekibinin. Hillary, Tenzing Norgay ve Hunt'ın adları bu tavanda duruyor. Han, seferden kalan eşyaların da bir tür gayriresmî deposu hâline geldi. Mark Horrell'in 2015'te yazdığına göre vitrinlerde bir oksijen tüpü, Hunt'ın fanilası, Alf Gregory'nin çizmeleri, Mike Westmacott'un sırt çantası, Wilfrid Noyce'un karabinası, kameraman Tom Stobart'ın teneke maşrapası ve Everest ile Kangchenjunga zirvelerinden alınmış kaya parçaları bulunuyor. Hillary ile Tenzing Norgay'ı zirvede birbirine bağlayan halat da sergide; Horrell bu halatın kimliği için "öyle söyleniyor" diye ihtiyatlı bir not düşüyor — handaki birçok eşyanın künyesi ekip belleğine dayanıyor, müze envanterine değil.

Ekip, handa düzenli olarak buluşmayı sürdürdü; Horrell'in aktardığına göre bu buluşmalar 2013'teki 60. yıl anmasına kadar aralıksız sürdü. Wikipedia'daki güncel kayda göre anma toplantıları artık beş yılda bir yapılıyor. Gazeteci Nigel Richardson'ın hanı anlattığı yazısında, aileden Rupert Pullee kendi rollerini tek cümleyle tanımlıyor: "Kendimizi bekçi olarak görüyoruz." Aynı yazıda, ailenin 1940'ların sonundan beri yapının başında olduğu belirtiliyor.

Haberin Londra'ya ulaşma biçimi

Hillary ve Tenzing Norgay zirveye 29 Mayıs 1953 sabahı 11.30'da ulaştı. Haberin Londra'ya nasıl gittiği, hazırlığın bir başka titiz parçasıydı. Seferin tek gazetecisi, The Times muhabiri James Morris'ti; yıllar sonra Jan Morris adıyla 20. yüzyılın en tanınmış gezi yazarlarından biri oldu. Morris, başka gazetelerin haberi kapmaması için önceden anlaşılmış şifreli ifadeler hazırlamıştı. Zirveden sonra gönderdiği "kar koşulları kötü, ileri kamp dün boşaltıldı, iyileşme bekleniyor, herkes iyi" ifadesi, kararlaştırılmış karşılıklarıyla okunduğunda başarıyı, tarihi ve zirveye çıkan iki adı bildiriyordu. Mesaj, ana kamptan koşucularla yirmi milden fazla uzaktaki Namche Bazaar'a, pedalla çalışan bir vericiye taşındı. Londra haberi 2 Haziran 1953 sabahı duyurdu; o gün II. Elizabeth'in taç giyme töreni vardı ve iki olay tarihte birbirine yapıştı.

Tenzing Norgay'ın payı nasıl anıldı

Dönüşte Hillary ve Hunt şövalyelik aldı; Tenzing Norgay'a ise George Madalyası verildi. Gerekçe kayıtlarda açık: Britanya tebaası olmadığı için şövalyelik için uygun görülmedi. Tenzing Norgay, aynı yıl Nepal'in Yıldız Nişanı'nı, 1959'da Hindistan'ın Padma Bhushan nişanını aldı; 1954'te Darjeeling'de kurulan Himalayan Mountaineering Institute'ün ilk saha eğitim müdürü oldu ve bu görevi ömrünün sonuna kadar sürdürdü.

"Zirveye önce kim bastı" sorusu yıllarca dolaşımda kaldı. İki dağcı dönüşte bunu bir ekip işi olarak anlatmayı seçti. Tenzing Norgay 1955'teki otobiyografisinde konuyu kendisi kapattı: "Hillary önce zirveye bastı. Ben ondan sonra çıktım... Artık gerçek söylendi."

Galler'deki hazırlık kısmında Tenzing Norgay'ın yeri de burada belirsizleşiyor: 1953 ekibinin Snowdonia'da çalıştığını anlatan kaynaklar onun adını da listeliyor, ama onun yaşamöyküsü kış hazırlığında Galler'de bulunduğunu ayrıca kaydetmiyor. Tavandaki imzası, hanın ekibin uğrak yeri olmayı sonraki yıllarda da sürdürdüğünü gösteriyor; hangi tarihte atıldığı ise ayrı bir soru.

Artık adı Eryri

Bu coğrafyanın adı da son yıllarda değişti. Kasım 2022'de milli park yönetiminin komitesi, bölge için İngilizce "Snowdonia" ve zirve için "Snowdon" yerine Welsh adları Eryri ve Yr Wyddfa'yı her iki dilde de kullanma yönünde oy verdi. Karar, beş bin imzalı bir dilekçe ve yerel bir yönetim temsilcisinin önerisinin ardından, kültürel mirasa saygı gerekçesiyle alındı. Eryri "Eh-ruh-re", Yr Wyddfa ise "Er with-va" diye okunuyor. Pen-y-Gwryd adı ise hiç değişmedi; han, zaten her zaman Welsh adıyla biliniyordu.

Sırada ne var

Pen-y-Gwryd'in anlattığı şey bir otel hikâyesi değil, bir hazırlık kültürünün hikâyesi. 1953 seferinin kaynak kayıtları — Alpine Club ve Royal Geographical Society arşivleri, Pugh'un fizyoloji notları, Morris'in telgrafları — büyük ölçüde kurumsal arşivlerde duruyor. Handaki koleksiyon ise kurumsal değil: bir ailenin vitrinlerinde, künyeleri ekip belleğinden gelen eşyalar. O belleği taşıyan dağcıların hemen hepsi artık yok. Önümüzdeki soru, bu eşyaların hangisinin kanıtlanabilir bir kayda bağlanabileceği ve dağcılık tarihinin bu çok özel köşesinin kimin envanterine geçeceği.

Fotoğraf: Peter S, CC BY-SA 2.0, Wikimedia Commons

Haberi beğendin mi?
Paylaş WhatsApp X Facebook
Yaşam Masası

Bu içerik, Yudum Yaşam Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

İlgili haberler

Yudum

1998'den beri, dünyanın her yerinden — sohbet, radyo, oyunlar ve daha fazlası.

Sohbete Katıl Ücretsiz üye ol

Yalnız 18 yaş ve üstü — Yudum üzerindeki canlı sohbet, sesli ve görüntülü görüşmeler yetişkinler içindir. Neden?

1998'den beri sohbetin adresi

Üye olmadan girebileceğin sohbet odaları, sesli ve görüntülü sohbet, kesintisiz canlı radyo, tarayıcıdan oynanan oyunlar ve her gün yenilenen içerik. Kurulum yok, ücret yok — tarayıcını aç ve katıl.