Kibyra'daki taş fal tablosu: Beş aşık kemiği, 56 cevap ve konuşan Hermes

Burdur Gölhisar'daki Kibyra'da bulunan 1800 yıllık taş, aşık kemiğiyle bakılan bir falın kullanım kılavuzu. 56 cevabın matematiği, Hermes bağı ve Anadolu'ya özgü yayılışı.

Kibyra'daki taş fal tablosu: Beş aşık kemiği, 56 cevap ve konuşan Hermes
Kültür 19 Ekim 2026 8 dk okuma 5 okunma

Bir tüccar olduğunuzu düşünün. Yıl MS 2. ya da 3. yüzyıl, yer bugünkü Burdur'un Gölhisar ilçesindeki Kibyra'nın çarşısı. Malınızı bugün satmalı mısınız, yoksa beklemeli mi? Cebinizden beş küçük aşık kemiği çıkarıp atıyorsunuz: üç tanesi 4, ikisi 6 geliyor. Sonra çarşıdaki taş sütuna dönüp kendi atışınızın satırını buluyorsunuz. Cevap Çocuk Yiyen Kronos'tan geliyor ve hiç iç açıcı değil: Evinde kal, başka yere gitme; yakınına yıkıcı bir canavar gelmesin. Bu işi güvenli görmüyorum.

Bu sahne hayal ürünü değil, bir taşın üzerinde duruyor. Kibyra kazılarında 2024'te ortaya çıkan, dört yüzü de Grekçe yazıyla kaplı kireçtaşı blok, Roma döneminde Güneybatı Anadolu kentlerinde yaygın olan astragal kehanetinin yeni bir kopyası. Astragal, koyun, keçi ya da buzağının arka bacağındaki küçük eklem kemiği; Türkçede bildiğimiz adıyla aşık kemiği. Taş, olası 56 atışın her biri için bir tanrı adı ve şiir biçiminde kısa bir cevap sıralıyor.

Bulguyu Şenkal Kileci, Akdeniz Üniversitesinden Nihal Tüner Önen ve Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesinden Şükrü Özüdoğru, Gephyra dergisinin 31. sayısında 7 Ekim 2026'da yayımladı. Çalışma yalnız yeni bir yazıtı tanıtmıyor; Kibyra'nın, Pisidya'dan Likya'ya uzanan bir "sokak kâhinleri" ağının parçası olduğunu gösteriyor. Aynı fal tablosunun biraz farklı kopyaları bugün Antalya, Burdur, Isparta, Denizli ve Muğla sınırları içinde kalan yirmiye yakın yerleşimden biliniyor.

Neden tam 56 cevap?

Aşık kemiği zar gibi altı yüzlü değil, dört yüzlü. İki geniş, iki dar yüzü var. Antik sözlük yazarları Hesykhios ve Pollux'un aktardıklarından yola çıkan araştırmacılar bu yüzlere 1, 3, 4 ve 6 değerlerinin verildiğini kabul ediyor. Modern zardaki gibi karşılıklı yüzlerin toplamı 7 ediyor: dar yüzler 1 ve 6, geniş yüzler 3 ve 4. Kemik biçimi gereği daha çok geniş yüzleri üzerine düştüğü için 3 ile 4, 1 ile 6'ya göre daha sık gelir.

Fal, beş kemiğin birlikte atılmasıyla (ya da tek kemiğin beş kez atılmasıyla) yapılıyordu. Hangi kemiğin hangi sırayla düştüğü önemsiz olduğundan, dört değerden beşli kaç farklı bileşim kurulabileceğini saymak yeter. Bu, matematikte "tekrarlı kombinasyon" denen hesap ve sonucu tam 56. Aynı mantık yedi kemik için 120 verir; Termessos ve Perge'de bulunan, 120 satırlık yedi kemikli sürümler de tam olarak bunu kullanıyor.

Toplam puan tek başına yetmiyor, çünkü farklı bileşimler aynı toplamı verebiliyor. Örneğin toplamı 15 olan dört ayrı atış var ve her biri başka bir tanrıya bağlanmış. Bu yüzden taştaki her cevabın ilk satırı, atışın değerlerini, toplamı ve tanrının adını birlikte veriyor. İkinci satır atışı manzum biçimde tarif ediyor, ardından Homeros'un ölçüsü olan heksametreyle yazılmış üç dizelik asıl cevap geliyor.

Antik Yunan dünyasından, aşık kemiği biçiminde camdan yapılmış sekiz oyun taşı
Antik Yunan dünyasından, aşık kemiği biçiminde camdan yapılmış sekiz oyun taşı — Bilinmeyen, CC0 (Wikimedia Commons)

Taş ne söylüyor: birkaç atış

Aşağıdaki örnekler, makalede yayımlanan metinden ve araştırmacıların İngilizce çevirisinden Türkçeye aktarıldı. Değerler, 1-3-4-6 düzenine göre okunuyor.

Atış (toplam)TanrıCevabın özü
1-1-1-1-1 (5)Olymposlu ZeusZeus aklına iyi bir öğüt koyacak, ey yabancı; işlerin sevinç getirecek. Ama Aphrodite'yi ve Maia'nın oğlunu (Hermes) hoşnut et.
1-3-3-3-4 (14)PoseidonÜvendireye tekme atıyorsun, ters dalgaya karşı uğraşıyorsun, denizde balık arıyorsun; işte acele etme.
3-3-3-3-3 (15)Kurtarıcı TykheYeni doğurmuş, sütü kurumuş bir kadının memeleri yeniden sütle dolar; sorduğun şeyin meyvesini sen de alacaksın.
4-3-3-3-3 (16)KhronosYolda akrepler var; niyet ettiğin işte acele etme. Şimdilik ne almak iyi ne satmak.
4-4-4-4-4 (20)Yatıştırılamaz MoiralarGüneş battı, yıkıcı gece üstümüze çöktü. Her şey karardı; sorduğun işten vazgeç.
1-6-6-6-3 (22)Görünen MoiralarKurdun ağzına elini sokma, başına bir şey gelmesin.
6-6-6-6-1 (25)Tanrıların AnasıKurtlar kuzulara, güçlü aslanlar sığırlara nasıl hükmederse sen de hepsine öyle hükmedeceksin; Zeus oğlu Hermes'in yardımıyla.

Cevapların konuları, onları kimin okuduğunu ele veriyor. Metin danışanı sık sık "ey yabancı" diye çağırıyor; yolculuğa çıkılıp çıkılmayacağı, uzaktaki birinin dönüp dönmeyeceği, hastanın iyileşip iyileşmeyeceği tekrar tekrar geçiyor. "Ne almak iyi ne satmak" kalıbı ise birden fazla cevapta karşımıza çıkıyor. Bu, araştırmacıların vurguladığı çarşı bağlantısıyla örtüşüyor.

Neden yalnız Güneybatı Anadolu'da?

Bu tür fal yazıtları bilinen dünyada neredeyse yalnız Güney Anadolu'dan çıkıyor. Ağın merkezi Pisidya ve Pamfilya; Güney Frigya, Kabalia ve son yıllarda Likya'daki Tlos ile Oinoanda'dan gelen buluntular da haritaya eklendi. Alman epigrafist Johannes Nollé 2007'de bu metinleri tek bir külliyatta topladı ve özgün metni yeniden kurdu. Kibyra makalesi de bu külliyatı temel alıyor.

Nollé'nin açıklaması iki katmanlı. Birincisi bölgeye özgü bir "yazıt alışkanlığı": başka yerlerde aynı fal metinleri belki çürüyüp giden tahta levhalara yazıldı, burada ise taşa kazındı. İkincisi pratik bir boşluk: Roma döneminde bölgede uluslararası üne sahip büyük bir kehanet merkezi yoktu. Kentler resmî sorular için İonya'daki Klaros ya da Didyma'ya elçi gönderebiliyordu, ama hastalık, alışveriş ya da kayıp eşya gibi gündelik dertler için bu yolculuk hem uzun hem pahalıydı. Araştırmacı Fritz Graf daha da ileri gidiyor: Ona göre bu taşların asıl kitlesi tüccarlardı; uygulama belki bir kentin çarşı denetçisi (agoranomos) tarafından başlatıldı, sonra kentler arası bir rekabet ve moda olarak yayıldı.

İlk örneğin bulunuş hikâyesi de Burdur'dan. İngiliz rahip Francis Arundell 1833'te Yarışlı'da, antik Takina'da gördüğü yazıtı ertesi yıl yayımladı. Ardından Tefenni (Ormeleis), Sagalassos, Kremna, Termessos, Perge ve Antalya'daki Attaleia gibi yerlerden yeni kopyalar geldi. P. A. Iversen'in çalışması, birbirinden 12 kilometre uzaktaki Yarıköy ve Yarışlı'da bulunan iki parçanın aslında aynı taşa ait olduğunu, yani anıtın kırılıp parçalarının farklı köylere taşındığını göstermişti.

Hermes'in payı

Bu fallar Hermes'le doğrudan bağlantılı. Yazıtlarda tanrı "kâr getiren Hermes" (Hermes Kerdenporos) ya da dört köşeli herma sütunlarına gönderme yapan "dört köşeli Hermes" (Hermes Tetragonos) olarak anılıyor. Mitolojik gerekçe Apollodoros'ta: Apollon tanrısal öngörüye dayanan yüce kehaneti kendine saklamış, çakıl taşı ya da zar gibi araçlarla yapılan küçük falcılığı Hermes'e bırakmış. Termessos'taki yedi kemikli yazıtın girişinde Hermes "Apollon'un sözcüsü" diye anılıyor; Kibyra metninde de 49. cevap danışana "Phoibos'un kehanetlerine uy" diyor; yani asıl kaynak hâlâ Apollon.

Makalede aktarılan bir ayrıntı bu bağı daha da somutlaştırıyor: Antik dünyada en şanslı atışa "Hermes'in payı" deniyordu. Dizinin son, yani 56. cevabı, en yüksek ve en nadir atış olan beş altıya (toplam 30) aittir ve diğer kopyalarda dört köşeli Hermes'e bağlanır. Nollé bunu, taşın "konuşan bir Hermes" heykeli ya da sütunu gibi algılandığının işareti sayıyor. Kibyra'da bu son cevap ne yazık ki kayıp.

Kim yaptırdı, nereye kondu?

Taşın en üstünde, diğer satırlardan büyük harflerle (2,5 santimetre) yazılmış bir ithaf var. Okunabildiği kadarıyla birisi bu fal anıtını, bir Hermes heykelini, kaidesini ve çevresindeki süslemeleri kendi cebinden yaptırıp adamış. Bağışçının adı ise kopan üst blokla birlikte kaybolmuş.

Başka kentlerden bilinen bağışçılar fikir veriyor. Kremna'daki kopya, kentte üç kez yüksek görev yapmış Lucius Fabricius Longus'un vasiyetiyle dikilmiş; eşi Vibia Tatia ve kızı Fabricia Lucilla anıtı forumdaki bazilikanın önüne koydurmuş. Termessos'ta ise Trokondas oğlu Tbemes, çarşı denetçiliği görevini tamamladıktan sonra anıtı yaptırmış. Kibyra yazarları, taşın bulunduğu yere bakarak buradaki bağışçının da bir çarşı denetçisi olabileceğini düşünüyor, ama bunu yalnız bir olasılık olarak sunuyorlar.

Blok, 1,24 metre yüksekliğinde. Üstündeki dübel ve döküm delikleri, bir zamanlar üzerine başka bir parçanın oturtulduğunu gösteriyor. Çok daha sonra, geç dönemde agoranın üçüncü terasına yapılan bir şapelin kuzey duvarında yapı taşı olarak kullanılmış; kazıcılar onu orada buldu. Asıl yerinin en yakındaki agora olduğu düşünülüyor.

Bir tartışma da çevredeki "süslemeler" üzerine. Graf bu ifadenin, kemiklerin atıldığı düz bir masayı ve saklandıkları kabı anlattığını öne sürmüştü. Araştırmacı E. V. Prikhodko ise bir masanın ve birkaç kemiğin çok ucuz şeyler olduğunu, hiçbir hayırseverin bunları büyük bir yazıtla övünerek anmayacağını savunuyor. Kibyra makalesinin yazarları, Efes'ten ve Likya'dan benzer kalıpları karşılaştırıp ifadenin heykelin kaidesi ve çevresindeki mimari bezemeye işaret ettiği sonucuna varıyor.

Kibyra kopyasını farklı kılan ne?

Kibyra taşı 56 cevabın 48'ini kısmen ya da tamamen koruyor. Üç yüzde dokuzar satır, kayıp alt ve üst bloklarla birlikte gitmiş. Ama korunan kısımda önemli bir özellik var: Takina, Tyriaion, Yarıköy ve Tlos kopyaları atışı tarif eden satırları hiç yazmamış, Kremna ve Laodikeia gibi kopyalar ise sona doğru bu satırları kesmiş. Kibyra'daki taşçı bu satırların hepsini eksiksiz kazımış.

Karşılaştırmalı inceleme, Kibyra metninin en çok Kremna'ya, ardından Termessos, Ormeleis ve Adada kopyalarına benzediğini; Laodikeia, Balbura ve Takina kopyalarından ise en çok uzaklaştığını gösteriyor. Taşta yerel tercihler ve düpedüz hatalar da var. Başka kentlerde 12. sırada duran bir dize burada 38. sırada. Tanrıların Anası'na ait 52. cevapta iki kelimenin yeri değişmiş ve küçük bir ifade düşmüş; bu yüzden dize ölçüye oturmuyor. Yazarlara göre bu sapmalar, kentin kendine ait bir düzenleme geleneği olduğunu, ya da taş ustasının özensizliğini gösteriyor. Kibyra yöresinden daha önce harf sırasına dayalı bir "alfabe falı" da yayımlanmıştı; yeni taşla birlikte kent, bu kehanet ağının önemli bir düğümü olarak beliriyor.

Aşık hâlâ aramızda

Aşık kemiği Anadolu'da fal taşından çok oyunla anılır; dilimiz de bunun izlerini taşıyor. Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre "aşık atmak" yarışmak, boy ölçüşmek; "aşığı cuk oturmak" ise işin çok olumlu bir biçim alması demek. Kibyra'daki çarşıda beş aşık atıp "Kurtlar kuzulara nasıl hükmederse" cevabını alan tüccar için de aşık, bir bakıma cuk oturmuştu.

Açık sorular ise yerinde duruyor. Bağışçının adını taşıyan üst blok ve kayıp sekiz cevabı içeren parçalar henüz bulunamadı. Heykelin ve kemiklerin atıldığı düzeneğin nasıl göründüğü de bilinmiyor. 2006'dan beri süren Kibyra kazılarında agoranın çevresi açıldıkça bu taşın eksik parçalarının da ortaya çıkması mümkün.

Fotoğraf: Dosseman, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons

Haberi beğendin mi?
Paylaş WhatsApp X Facebook
Kültür Masası

Bu içerik, Yudum Kültür Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

İlgili haberler

Yudum

1998'den beri, dünyanın her yerinden — sohbet, radyo, oyunlar ve daha fazlası.

Sohbete Katıl Ücretsiz üye ol

Yalnız 18 yaş ve üstü — Yudum üzerindeki canlı sohbet, sesli ve görüntülü görüşmeler yetişkinler içindir. Neden?

1998'den beri sohbetin adresi

Üye olmadan girebileceğin sohbet odaları, sesli ve görüntülü sohbet, kesintisiz canlı radyo, tarayıcıdan oynanan oyunlar ve her gün yenilenen içerik. Kurulum yok, ücret yok — tarayıcını aç ve katıl.