Yarım peniye kaynar su ve kahve: 1898 Londrası'nın Pluto sokak lambası

1898'de Londra'nın Leicester Meydanı'nda bir gaz lambası, alevinden boşa giden ısıyla su kaynatıp yarım peniye kahve, kakao ve et suyu sattı. Pluto lambasının kısa ömrü, dönemin dergilerinden izlenebiliyor.

Yarım peniye kaynar su ve kahve: 1898 Londrası'nın Pluto sokak lambası
Kültür 21 Ekim 2026 8 dk okuma 3 okunma

Temmuz 1898'in ilk haftasında Londra'nın Leicester Meydanı'nın güneydoğu köşesinde küçük bir kalabalık toplandı. Ortada dökme demirden, üstünde beş akkor gaz gömleği yanan iri bir sokak lambası vardı. Lambanın kaidesindeki yarıklardan birine yarım peni atan kişi kaynar su alabiliyordu. Öteki yarıklardan et suyu, kahve, kakao ve şekerleme çıkıyordu. Gaz sektörünün haftalık yayını Journal of Gas Lighting, 12 Temmuz 1898 sayısında açılışa gelenlerin görünüşlerinin de lamba hakkındaki yorumlarının da birbirinden çok farklı olduğunu yazdı.

Bu tuhaf düzeneğin adı Pluto'ydu. Bugün kulağa bir şaka gibi geliyor ama arkasındaki fikir son derece ciddiydi. Bir gaz lambası her gece saatlerce yanıyor, ürettiği ısının neredeyse tamamı da sokağın soğuk havasına karışıp gidiyordu. Pluto, bu boşa giden ısıyı toplayıp suyu kaynatmak için tasarlanmıştı. Tarih ve kültür sitesi Open Culture'ın Ekim 2026'da yeniden gündeme getirdiği bu lamba, sokak eşyasına ışık vermenin ötesinde iş yükleme düşüncesinin bilinen ilk örneklerinden biri.

Bir avukatın patenti, bir yeraltı tanrısının adı

Gas Journal'ın 7 Şubat 1951 sayısında yayımlanan geriye dönük bir yazıya göre buluşun sahibi Hugh Mansfield Robinson adlı Londralı bir avukattı. Robinson'un "aydınlatma ocaklarının ya da lambaların boşa giden ısısından yararlanarak sıcak su sağlayan aygıtlarda iyileştirmeler" başlıklı patenti 11 Temmuz 1896'da kabul edilmişti. Lambayı üreten şirket Pluto Hot Water Syndicate Ltd. adını taşıyordu. Aynı yazıya göre şirketin telgraf adresi "SCALDING, LONDON", yani kabaca "HAŞLAYAN, LONDRA" idi.

Pluto, Roma mitolojisinde yeraltı dünyasının tanrısının adı. Ateşle ve derinlerdeki sıcaklıkla ilişkilendirilen bu ad her kesimi sevindirmedi. Journal of Gas Lighting, Haziran 1897'de lambayı ilk kez anlatırken bu adı "biraz itici" bulduğunu açıkça yazmıştı.

Alevin üstünde buhar, kaidede kaynar su

Sistemin işleyişini dergi, 21 Eylül 1897 sayısında çizimiyle birlikte ayrıntılı biçimde anlattı. Alevin yaklaşık bir ayak, yani 30 santim kadar üstüne sarmal bir boru yerleştirilmişti. Bu boruya giren soğuk su alevin ısısıyla buhara dönüşüyor, buhar kendi basıncıyla bir emniyet supabından geçip direğin içinden aşağı iniyordu. Direğin dibindeki su deposunda demir bir boru demetinden geçen buhar, suya hiç değmeden onu ısıtıyordu. Buhar boşaldıkça sarmal boruya kendiliğinden yeni su doluyordu. Bu düzenli nabız, depodaki su kaynayana kadar sürüyordu.

Haziran 1897 tarihli ilk habere göre on saatte yalnızca iki galon su buhara çevrilerek 50 galon su ısıtılabiliyordu. Bir galon yaklaşık 4,5 litre ediyor. Sergilenen örnekte aydınlatma için saatte 26 fit küp gaz yakılıyordu ve mucitler her su alışından sonra yaklaşık üç dakika beklenmesini öneriyordu. Amerikan gaz dergisi American Gas Light Journal, Ekim 1897'de alıcının suyun sıcaklığını görebilmesi için lambaya iri rakamlı bir termometre takıldığını da aktarıyordu.

1880 dolaylarında Leicester Meydanı. Pluto lambası 1898'de bu meydanın güneydoğu köşesine kuruldu
1880 dolaylarında Leicester Meydanı. Pluto lambası 1898'de bu meydanın güneydoğu köşesine kuruldu — Unknown authorUnknown author, Public domain (Wikimedia Commons)

Crystal Palace'ta günde 125 yarım peni

Lamba halkın karşısına ilk kez 1897'de, Londra'daki Crystal Palace'ta açılan Victoria dönemi sergisinin gaz bölümünde çıktı. Open Culture'ın yazısında tanıtımın aynı yıl Earl's Court'taki Victorian Era Exhibition'da yapıldığı söyleniyor. Ancak dönemin gaz dergisi gösterimin yerini açıkça Crystal Palace olarak veriyor. Earl's Court sergisinin archive.org'daki ticari katalogunda da Pluto adına rastlanmıyor. Journal of Gas Lighting'in Eylül 1897 sayısına göre buradaki örnek aylarca hiç onarım ya da ayar istemeden çalışmış, bir günde sergi standı çalışanlarından ve meraklı ziyaretçilerden 125 yarım peni toplamıştı.

Şirketin hedefleri çok daha büyüktü. Aynı haberde aktarılan hesaba göre Londra'daki sokak lambalarının yalnızca onda biri bu düzenekle donatılsa, otomatlardan yılda 120 milyon galon kaynar su satılabilecekti. 1951'deki Gas Journal yazarı bu iddiayı yarım asır sonra hafif bir alayla andı: Şirket, Londralıların bir yarıktan 120 milyon galon kaynar su isteyip istemediğinden hiç kuşku duymamıştı.

Tıp dergisi The Lancet ise daha iyimserdi. Dergi, 18 Eylül 1897 sayısında Londra'da sokak aydınlatmasına her yıl çeyrek milyon sterlinden fazla para harcandığını hatırlattı. Işıktan yararlanıldığını ama ısının çoğu zaman boşa gittiğini belirtip "bu buluşun büyük bir geleceği olduğundan pek kuşkumuz yok" diye yazdı. The Lancet'in ilgisi, lambanın et suyu ve kakao gibi sıcak gıdaların ucuza hazırlanmasını kolaylaştırmasından kaynaklanıyordu.

Sıvı et, kakao ve kart postal

Kaynar su tek başına pek kâr getirmiyordu. Bu yüzden şirket aynı lambaya ikinci bir otomat eklemeyi planladı. American Gas Light Journal'ın Londra'daki Invention dergisinden aktardığına göre bu otomatta paketlenmiş çay, kahve, kakao ve "fluid beef" satılacaktı. Sıvı et anlamına gelen bu ürün, koyu kıvamlı bir sığır eti özütüydü. Bugün Britanya'da hâlâ satılan Bovril'in ilk adı da "Johnston's Fluid Beef"ti. Yolcu gecenin herhangi bir saatinde paketini alıp lambadan akan kaynar suyla içeceğini kendisi hazırlayacaktı. Aynı habere göre isteyen için kâğıt peçete ve sabun tozu bile düşünülmüştü. İnsanların sokakta elini yüzünü yıkayabileceği hesaplanmıştı.

Leicester Meydanı'ndaki lamba bu genişletilmiş biçimin ilk örneğiydi. Londra tarihi üzerine yazan ianVisits sitesi, Pall Mall Gazette'in 8 Temmuz 1898 tarihli haberine dayanarak içeceklerin zincirle lambaya bağlı emaye kaplarla alındığını ve lambadan dörtte bir peniye sigara ile kart postal da satıldığını aktarıyor. Ortak kullanılan bu zincirli kaplar, bugünün hijyen anlayışıyla bakınca lambanın en zayıf noktalarından biri gibi görünüyor.

Şirket yerel yönetimleri ikna etmek için içki karşıtı ılımlılık hareketinin dilini de kullandı. 1951'deki Gas Journal yazısı, şirketin 1899'da Carlisle kent yönetimine gönderdiği mektubu aktarıyor. Mektupta bu "ılımlılık lamba direklerinin", en yoksula bile gece gündüz her an "son derece besleyici bir içecek" sunarak alkollü içki satışını azaltacağı ileri sürülüyordu. Aynı mektup, yaz aylarında tek odada yaşayan işçi aileleri için ateş yakmadan sıcak su bulabilmenin büyük kolaylık olacağını da vurguluyordu.

Liverpool'dan Dumfries'e

Dergi kayıtlarından Pluto'nun Londra dışına da yayıldığı anlaşılıyor:

  • Liverpool: Scientific American Supplement, 23 Nisan 1898 sayısında şirketin kent yönetiminin onayıyla Liverpool'a 50 galonluk depolu bir lamba kurduğunu, yarım peniye bir galon kaynar su verildiğini yazdı. Aynı habere göre Londra'daki bazı toplu konutlara da benzer makineler takılmıştı.
  • Nottingham ve St Martin-in-the-Fields: Şirket Eylül 1897'de bu iki yerden de lamba kurma izni aldığını duyurmuştu.
  • Dumfries: Journal of Gas Lighting'in İskoçya muhabiri Ocak 1898'de, İskoçya'da sistemi benimseyen ilk kentin iki lambayla Dumfries olduğunu bildirdi. Muhabir, dudağını musluğa dayayan birinin haşlanabileceği, oyun oynayan çocukların da lambayı kurcalayıp yanabileceği kaygısını dile getirdi. Bu yüzden lambaların bir dükkâncının gözetiminde olması gerektiğini düşündü. Ama hemen ardından bir çelişkiyi de not etti: O zaman her dükkâncı, otomata gerek kalmadan kaynar su satabilirdi.
  • Chelsea: The Electrical Engineer dergisinin 7 Ekim 1898 sayısına göre şirket, Sloane Meydanı'na 200-250 mum gücünde ışık veren lambalar dikmek için Chelsea semt kuruluna başvurdu.

Clerkenwell'deki üçgen

Pluto'nun en iyi belgelenmiş durağı, kuzey Londra'daki Clerkenwell oldu. Rosebery Avenue açılırken arta kalan küçük üçgen bir arsa, semtin yönetim kurulu tarafından ağaçlı ve banklı bir dinlenme alanına dönüştürüldü. Londra'nın sokak sokak tarihini çıkaran Survey of London dizisinin 47. cildine göre resmî adı yalnızca "Plot of Land", yani "Arsa" olan bu alan Şubat 1899'da törenle açıldı. Ortasına da Pluto Hot Water Syndicate'in büyük demir bir "ikram lambası" kondu.

Survey of London'a göre bu lamba yarım peniye bir fincan çay, kahve ya da kakao veya bir quart, yani yaklaşık 1,1 litre kaynar su veriyordu. ianVisits'in Morning Post'un 8 Şubat 1899 tarihli haberine dayanarak aktardığına göre Clerkenwell'deki lambada polisin kullanması için Scotland Yard'a bağlı bir telgraf alıcısı da vardı. Bu ayrıntıyı dönemin özgün gazetesinden doğrulayamadığımızı belirtelim.

Exmouth Market ile Rosebery Avenue arasındaki üçgen alan. Clerkenwell'in Pluto lambası 1899'da burada duruyordu
Exmouth Market ile Rosebery Avenue arasındaki üçgen alan. Clerkenwell'in Pluto lambası 1899'da burada duruyordu — Robin Webster, CC BY-SA 2.0 (Wikimedia Commons)

Kalabalık, sahte para ve sessiz bir veda

Survey of London lambanın başarılı olmadığını ve aynı yılın ekim ayında kaldırıldığını kaydediyor. Nedenlerden biri sahte para olabilir. ianVisits, Daily Mail'in 6 Nisan 1899 tarihli haberine dayanarak Şubat'tan Nisan'a kadar makinenin içinden yarım peni yerine atılmış binden fazla yuvarlak teneke parçası çıktığını aktarıyor.

Leicester Meydanı'ndaki lambanın sonu ise başka bir sorundan geldi. Journal of Gas Lighting, 1898'deki açılışta "yenilik etkisi geçince" lambanın ucuz büfelerle rekabetinin kısa süreceğini öngörmüştü. Bir yıl sonra, 15 Ağustos 1899'da ise tersini yazmak zorunda kaldı: Lambanın çekiciliğinde hiçbir azalma yoktu. Dergi, Daily News'e dayanarak lambanın çevresinde biriken erkek ve çocuk kalabalıkları yüzünden St Martin-in-the-Fields semt kurulunun oybirliğiyle şirkete üç ay içinde lambayı kaldırma bildirimi vermeye karar verdiğini aktardı. Daily News'in önerisi ilginçti: Lambalar azaltılmamalı, çoğaltılmalıydı. Böylece kalabalık da bölünecekti.

Gas Journal 1951'deki yazısını şu gözlemle bitirdi: "Geçen gece Regent Street boyunca yürürken tek bir Pluto gaz lambasına rastlayamadık." Bugün bilinen tek bir Pluto lambası ayakta değil. Dönemin mizah dergisi Punch ise lambanın gelecekte neler sunacağını 9 Ekim 1897 sayısında çoktan hayal etmişti. Derginin karikatürünün başlığı şuydu: "Sıcak su lamba direklerine yakında eklenmesini bekleyebileceğimiz bazı şeyler."

Akıllı direğin Victoria dönemindeki atası

Open Culture yazısı, ulaşım ve kent teknolojileri üzerine yazan Lukas Neckermann'ın Smart Cities, Smart Mobility kitabından bir saptamayı öne çıkarıyor. Neckermann'a göre lamba direkleri Pluto'dan sonra yüzyılı aşkın bir süre aşağıdaki sokağa ışık vermekten fazlasını yapmadı. Ama 21. yüzyılın başında Pluto lambalarının ruhu geri döndü. Bugün pek çok kentte sokak direklerine kablosuz internet vericisi, elektrikli araç şarj noktası, hava kalitesi algılayıcısı ya da kamera takılıyor.

Pluto'nun asıl sorusu ise hâlâ ilginç: Boşa giden ısı ya da enerji, onu üreten şeyin hemen yanında, küçük ve gündelik bir işe dönüştürülebilir mi? 1897'de bu soruya yarım peni ve bir emaye kapla cevap verilmeye çalışıldı. Günümüzde aynı soru veri merkezlerinin atık ısısıyla konut ısıtma tartışmalarında yeniden soruluyor. Pluto'nun kısa hikâyesi, iyi bir mühendislik fikrinin tek başına yetmediğini, sokakta yaşayabilmesi için insanların onu nasıl kullanacağının da hesaba katılması gerektiğini gösteriyor.

Fotoğraf: Maggie Jones from London, England, Public domain, Wikimedia Commons

Haberi beğendin mi?
Paylaş WhatsApp X Facebook
Kültür Masası

Bu içerik, Yudum Kültür Masası editör ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Güncel gelişmeler için haber akışını takip edebilirsiniz.

İlgili haberler

Yudum

1998'den beri, dünyanın her yerinden — sohbet, radyo, oyunlar ve daha fazlası.

Sohbete Katıl Ücretsiz üye ol

Yalnız 18 yaş ve üstü — Yudum üzerindeki canlı sohbet, sesli ve görüntülü görüşmeler yetişkinler içindir. Neden?

1998'den beri sohbetin adresi

Üye olmadan girebileceğin sohbet odaları, sesli ve görüntülü sohbet, kesintisiz canlı radyo, tarayıcıdan oynanan oyunlar ve her gün yenilenen içerik. Kurulum yok, ücret yok — tarayıcını aç ve katıl.