Maine'in zıplayan oduncuları: tıp tarihinin en tuhaf irkilme dosyası
1880 yazında bir doktor, Maine ormanlarındaki işçilerin komut duyunca elindekini fırlattığını kaydetti. Yüz kırk yıl sonra bu tablonun hastalık mı davranış mı olduğu hâlâ tartışılıyor.
1880 yazında, Maine'in kuzeyindeki Moosehead Gölü kıyısında bir otelin önünde 27 yaşında bir işçi oturuyor; elinde çakı, tütününü kesmek üzere. Omzuna habersiz vuruluyor ve "at onu" deniyor. New Yorklu doktor George Miller Beard'ın kaydına göre adam çakıyı neredeyse bir tabanca patlaması kadar hızlı savuruyor, çakı karşıdaki kirişe saplanıyor; aynı anda aldığı komutu, Beard'ın "bir çeşit korku ya da telaş çığlığı" dediği sesle tekrarlıyor.
O yaz tutulan notlar, tıp tarihine Maine'in Zıplayan Fransızları adıyla geçen dosyanın ilk ayrıntılı kaydıdır. Aradan yüz kırk yılı aşkın süre geçti, ama durumun ne olduğu kapanmış bir soru değil: nörolojik bir bozukluk mu, öğrenilmiş bir davranış mı? Dosyanın ikinci bir değeri de var: 19. yüzyıl tıbbının tuhaf bulduğu şeyi neden hemen bir etnik kökene yazdığını net gösteriyor.
Gazete haberinden nöroloji bildirisine
Public Domain Review'da Ross Bullen'ın derlediği tarihçeye göre konu ilk kez 1861'de yerel bir gazetede, Aroostook Pioneer'da göründü: rahip M. R. Keep, Madawaska çevresindeki Fransız Kanadalıların dörtte biri ile üçte biri kadarının "zıplayıcı" olduğunu yazdı. Ülke çapında ilgi ise 7 Temmuz 1878'de New York Sun'da çıkan imzasız "Men with Queer Nerves" (Tuhaf Sinirli Adamlar) yazısıyla geldi.
Beard aynı yıl durumu meslektaşlarına bildirdi. Nöroloji tarihçisi Mark Paul Richard'ın 2018'de Journal of the History of the Neurosciences'ta yazdığına göre bu bildiri Fransa'da Georges Gilles de la Tourette dahil pek çok nörologun dikkatini çekti. Beard 1880 baharında bölgeye gitti, deneylerini haziranda Amerikan Nöroloji Derneği'nde okudu, aralıkta Popular Science Monthly'de yayımladı.
Defterdeki deneyler
Beard, yorgunluk tablolarına "nevrasteni" adını veren doktordu; ama zıplayıcıları oraya koymadı. "Ormanda ya da başka bir yerde bu zıplayıcılardan daha güçlü adamlar yok" diye yazdı, onları "dolu kanlı ve sağlam sinirli" insanlar olarak tanımladı. Otelde bulduğu iki kişiyle denemeleri makalede numaralanmış halde duruyor:
- Omza ani bir vuruşla verilen "at onu" komutu elindeki her şeyin fırlatılmasıyla sonuçlanıyor; "vur" komutu, karşısında kim olursa olsun kuvvetli bir darbeyle yerine getiriliyor.
- Komut tekrarı dile bağlı değil. Beard, 16 yaşındaki ikinci kişiye Homeros'un İlyada'sından ve Vergilius'un Aeneis'inden ilk sözcükleri okuyor; çocuk hiç bilmediği bu dillerdeki sesleri ("Menin Aida", "Arma-vi") olduğu gibi geri veriyor. Yalnız bir-iki sözcük, tam satır değil.
- Uyaranın insan olması gerekmiyor: gözünün önüne atılan mendil, devrilen bir ağacın sesi, vapur düdüğü. Ama ikinci düdüğe hazırlanan bir yolcuda tepki gözle görülür biçimde küçülüyor.
Beard'ın kayıtlarına göre dört ailede toplam on dört olgu vardı; bir ailede baba, iki oğul ve iki torun aynı tepkiyi veriyordu. Gidişat için formülü şuydu: "bir kez zıplayıcıysan, hep zıplayıcısın." Zıplamayı yapısal bir hastalık değil, "ruhsal ya da zihnî bir sinir hastalığı" saydı; kökenini kamplarda akşam eğlencesi olarak yapılan gıdıklama ve ürkütmeye bağladı. Kendi şüphesini de yazdı: "Bu konudaki her şey inanılmaz. Okurlarımın burada aktarılanların hepsine, hatta herhangi birine inanmasını beklemiyorum."

Dönemin bakışı ve bugünün rahatsızlığı
Beard bir önyargıyı açıkça düzeltti. Kendisine bu insanların "düşük düzeyde örgütlenmiş", yarı Fransız yarı İngiliz "melezler" olduğu söylenmişti; gidip gördükten sonra yanlış bilgilendirildiğini, zıplamayan iş arkadaşları kadar zeki olduklarını yazdı.
Buna karşın aynı makalede durumu "başlıca Maine'in kuzey ormanlarına ve Fransız kökenlilere sınırlı" diye çerçeveledi; adın kendisi de belirtiyi bir etnik etikete bağlıyordu. Bu, dönemin alışkanlığıdır: 19. yüzyıl tıbbı anlamadığı şeyi ırk ve köken üzerinden okumaya eğilimliydi, ormanlardaki Fransız Kanadalı işçiler de o yıllarda ucuz ve kolayca "öteki" sayılan bir emek grubuydu. Bullen'ın aktardığına göre tarihçi Jason L. Newton zıplamayı "birkaç kuzeydoğu kampında bildirilen bir tür travma sonrası stres" olarak tanımlıyor.
Daha rahatsız edici olan, Beard'ın kendi satırlarıdır. Zıplayıcıların bundan hoşlanmadığını, çok irkiltildiklerinde yorulup kötüleştiklerini, uzun dinlenmelerden sonra düzeldiklerini bizzat yazdı. Yine de otelin önündeki kalabalık 16 yaşındaki çocuğu "kısmen benim yararıma" sürekli rahatsız etmişti; Beard çocuğun bakışında "sinsi, kuşkulu ve ürkek" bir hal olduğunu not düştü. Deneylerin yöntemi de tam olarak bu rahatsız etmeye dayanıyordu. Bugünün onam ve zarar ölçütleriyle böyle bir çalışma yürütülemez.
Yüz yıl sonra Quebec
Doğrudan gözlem uzun süre kıt kaldı. 1986'da Neurology dergisindeki çalışmada Saint-Hilaire kardeşler ve Luc Granger, Quebec'in Beauce yöresinden sekiz zıplayıcıyı inceledi: yedi erkek, bir kadın, 55-77 yaş arasında. Belirtiler ortalama 16 yaşında başlamış. Yedi erkeğin altısında başlangıç oduncu olarak işe girişle aynı döneme denk geliyordu; yedincisinde var olan belirtiler işe başlayınca ağırlaşmıştı.
Ekibin sonucu nettir: "Bize göre bu olgu nörolojik bir hastalık değil, psikolojik terimlerle operant koşullanmış davranış olarak açıklanabilir." Olguları kereste kamplarının kendine özgü koşullarına bağladılar. Çalışmanın sınırı da aynı derecede nettir: sekiz kişi, hepsi ileri yaşta, tablonun başlangıcı geriye dönük anlatıma dayalı.
Bugün hangi rafta duruyor
Güncel nöroloji irkilme bozukluklarını üç kümede toplar. Bhidayasiri ve Truong'un Handbook of Clinical Neurology dizisindeki 2011 bölümünde bunlar kalıtsal hiperekpleksi (önemli bir bölümünde glisin almacının GLRA1 geninde değişiklik bulunur), irkilme epilepsisi ve alışmayan aşırı irkilme. Üçüncüsü, aynı uyaran tekrarlandığında tepkinin azalmak yerine şiddetlenebildiği gruptur; Maine'in zıplayıcıları ile latah burada anılır. Aynı bölüm, bu tablolarla ilişkili herhangi bir nörolojik anormallik bildirilmediğini belirtir.
Douglas J. Lanska'nın 2018 derlemesine göre zıplama ile Tourette sendromu arasındaki örtüşme yanıltıcıdır: zıplamada tepki her zaman bir uyaranla tetiklenir ve tik yoktur; Tourette'te ise kendiliğinden ortaya çıkan motor ve sesli tikler esastır. Lanska'nın iki tespiti daha önemli: etkilenen topluluklar bunları hastalık değil bir davranış tuhaflığı sayıyor; bu tabloların hiçbiri için de düzgün epidemiyoloji çalışması yok.
Belirsizlik kurumsal kayıtlara da yansımış. Nadir hastalık ağı NORD, zıplayan Fransızları "son derece nadir" bir nöropsikiyatrik bozukluk olarak listeliyor; nedeninin bilinmediğini, iki rakip açıklamanın (kültüre özgü operant koşullanma ile somatik bir nörolojik bozukluk) karşı karşıya durduğunu belirtiyor. Psikiyatride ise latah gibi örnekler DSM'nin eski sürümünde "kültüre bağlı sendromlar" ekindeydi; yeni sürüm aynı çerçeveyi "kültürel sıkıntı kavramları" başlığıyla kurdu.
Dünyanın öbür ucundaki akrabalar
Anılan nöroloji derlemelerinde bildirilen başlıca örnekler şunlar:
| Ad | Bildirildiği topluluk | Öne çıkan özellik |
|---|---|---|
| Zıplama (jumping) | Maine ormanları, Quebec'te Beauce, Louisiana | Komuta zorunlu itaat, söyleneni tekrarlama, taklit |
| Latah | Malay-Endonezya dünyası | Ekolali ve ekopraksi; çoğunlukla orta yaşlı kadınlar |
| Miryachit | Sibirya, Kola Yarımadası Saamileri | Otomatizmalar, öz denetim yitimi; taklit gözlenmemiş |
| Imu | Japonya'nın Ainu halkı | İrkilme sonrası taklit ve otomatik itaat |
Bu başlıklardan biri hâlâ sahada. 2025'te Movement Disorders Clinical Practice dergisinde yayımlanan çalışmada, University College London'dan Andrew Lees'in de yer aldığı ekip, Kola Yarımadası'nda miryachit öyküsü bildiren Saami ailelerini inceledi. Bulgulara göre tablo hâlâ mevcut ve çoğunlukla aile öyküsü olan kadınlarda orta yaşta başlıyor; irkiltilen kişiler öz denetimlerini yitiriyor, tuhaf otomatizmalar görülüyor; ekolali ve ekopraksi ise yok. İlgi çekici bir ayrıntı: toplulukta bu kişilere önsezi gücü atfediliyor. Ekibin değerlendirmesine göre otomatik itaat zayıflıyor, ama tuhaf irkilme yanıtları özellikle eski olguların torunlarında sürüyor.
Geriye kalan soru
Maine'de zıplayıcı kalmadı. Kereste sanayisi 20. yüzyılda çekilince bildirilen olgu da bitti; bu, tablonun yalıtılmış kamp hayatına bağlı olduğu yorumunu güçlendiriyor. Ama "bitti" demek "anlaşıldı" demek değil: elimizde birkaç düzine ayrıntılı olgu kaydı var, tanı ölçütü üzerinde ortaklaşılmış değil, Lanska'nın işaret ettiği epidemiyolojik boşluk duruyor. Açık soru da şu: aynı tepki başka bir kapalı iş düzeninde yeniden üretilebilir mi, yoksa artık yalnızca arşiv konusu mu?
Fotoğraf: Unknown authorUnknown author, Public domain, Wikimedia Commons