Wisconsin'de çöp toplayan dalgıç, göl dibinde bin yıllık oyma kanoya rastladı
Pewaukee Gölü'nde gönüllü temizlik dalışı yapan bir dalgıç, ak meşeden oyulmuş bin yıllık bir kano buldu. Kano, yerli halkların isteğiyle göl dibinde, onu bin yıl koruyan suyun içinde kalacak.
6 Mayıs 2026'da, ABD'nin Wisconsin eyaletindeki Pewaukee Gölü'nde bir grup gönüllü dalgıç dipteki çöpleri topluyordu. Four Seasons dalış kulübünden Mark Schachtner, yaklaşık 4,5 metre derinlikte, çamurdan ancak 15 santim kadar yükselen uzun ve koyu bir gövde gördü. Göl dibinde batık kütük eksik olmaz; ama Schachtner son yıllarda Madison'daki Mendota Gölü'nden çıkarılan eski kanoları okumuştu ve karşısındakinin sıradan bir ağaç olmadığını sezdi. Buluntuyu hemen eyaletin tarihî mirası koruma ofisine bildirdi.
Sezgisi doğru çıktı. Wisconsin Tarih Derneği'nin (Wisconsin Historical Society) basına dağıttığı bilgi notuna göre gövde, tek bir ak meşe ağacından oyulmuş ve yaklaşık bin yıl önce kullanılmış bir kano. Kolomb'un Atlas Okyanusu'nu geçmesinden yaklaşık beş asır önce, bu gölün kıyısında yaşayan bir topluluğun suya indirdiği bir tekne.
Hikâyenin asıl ilginç yanı ise bulunuş biçiminden çok, bundan sonra olacaklar: Kano müzeye taşınmayacak. Bölgedeki yerli halkların isteğiyle olduğu yerde, onu bin yıl boyunca çürümekten koruyan suyun içinde bırakılıyor. Bu karar, arkeolojinin "bul, çıkar, sergile" alışkanlığının bazen tersine işlediğini de gösteriyor.
Bir kano kaç yaşında, nasıl anlaşılır?
Buluntudan beş gün sonra, 11 Mayıs'ta derneğin sualtı arkeoloğu Tamara Thomsen, Schachtner'le birlikte aynı noktaya daldı. Teknenin ölçülerini aldılar, fotoğraf ve video çektiler, gövdeden küçük ahşap örnekleri kestiler. Ağaç türünü ABD'nin federal Orman Ürünleri Laboratuvarı'ndan Michael Wiemann belirledi; yaş tespiti için radyokarbon ölçümünü Beta Analytic laboratuvarı yaptı. Ölçümün parası, Thomsen'in Wisconsin-Madison Üniversitesi'nden antropolog Sissel Schroeder ile birlikte yürüttüğü Wisconsin Kano Projesi için sağlanan bir hibeden karşılandı. Sonuçlar ağustosta geldi.
Radyokarbon yöntemi kabaca şöyle işler: Canlı bir ağaç yaşadığı sürece havadaki karbonun küçük bir kısmını oluşturan radyoaktif karbon-14'ü bünyesine alır. Ağaç kesildiğinde bu alım durur ve içindeki karbon-14 bilinen bir hızla azalmaya başlar. Örnekte ne kadar kaldığını ölçmek, bir kum saatinde kalan kuma bakıp ne zaman ters çevrildiğini hesaplamaya benzer. Laboratuvarın verdiği ham sonuç "günümüzden önce 1010 yıl, artı eksi 30" biçiminde; buradaki "günümüz", bilimsel bir uzlaşıyla 1950 yılı kabul edilir.
Ancak havadaki karbon-14 oranı yüzyıllar içinde sabit kalmadığı için bu ham rakam doğrudan takvim yılına çevrilemez; ağaç halkası gibi yaşı kesin bilinen örneklerle hazırlanmış eğrilerle düzeltilir. Bu düzeltme tek bir yıl değil, olasılıklı aralıklar verir. Derneğin açıkladığı aralıklar şöyle:
| Takvim aralığı (MS) | Olasılık |
|---|---|
| 992 - 1049 | Yüzde 70 |
| 1081 - 1135 | Yüzde 21 |
| 1136 - 1152 | Yüzde 4 |
En güçlü ihtimal 10. yüzyılın sonu ile 11. yüzyılın başı. Burada bir sınır da var: Ölçüm, teknenin hangi yıl kullanıldığını değil, örnek alınan ahşabın ne zaman oluştuğunu söyler. Dernek de bu yüzden "yaklaşık bin yıl önce kullanılıyordu" diyerek ihtiyatlı bir dil seçiyor.
Ateşle oyulmuş tek parça bir gövde
Kano 5,3 metre uzunluğunda, en geniş yerinde yaklaşık 55 santim genişliğinde. Yan duvarları 6 santim, tabanı 12 santim kadar kalınlıkta. Gövde bütün ve sağlam durumda. Derneğe göre üzerinde, ağacın içini boşaltmak ve biçim vermek için ateş kullanıldığını gösteren izler var. Thomsen, Wisconsin Kamu Radyosu'na (WPR) yaptığı açıklamada teknenin tabanında kömürleşme izleri ile büyük olasılıkla taş aletlerle ya da kabuklarla yapılmış kazıma izleri gördüklerini anlattı.
Yöntem basit görünse de emek isteyen bir işti: Ağacın içi kontrollü biçimde yakılır, kömürleşen kısım kazınarak atılır ve bu döngü gövde istenen inceliğe inene kadar tekrarlanır. Ho-Chunk Ulusu'nun başkanı Jon Greendeer de WPR'a, kendilerine aktarılana göre bu teknelerin çoğunun ateşle oyularak yapıldığını söyledi ve ekledi: "Tek söyleyebileceğim, çok zaman aldığı. Her birine ne kadar emek gittiğini hayal edebilirsiniz."
Ahşap türü de tesadüf olmayabilir. Derneğin notuna göre Mendota Gölü'nde son dönemde belirlenen ve aşağı yukarı aynı döneme ait dört kano da ak meşeden yapılmış.
Göl dibi bir depo olarak
Bir teknenin göl dibinde ne aradığı sorusunun cevabı, bugünün mantığına biraz ters düşüyor. Thomsen WPR'a, kanonun "saklanmış, bilerek batırılmış bir teknenin tipik görünümünde" olduğunu söyledi. Anlattığına göre o dönemde yerli halklar kanolarını göl yatağına gömüp içlerini tortuyla doldurur, bir iki mevsim sonra geri gelip onları çıkarır ve kurutup yeniden kullanırdı. Kısacası su, teknenin hem garajı hem de koruyucusuydu.
Bu uygulamanın en çarpıcı örneği, eyaletin başkenti Madison'daki Mendota Gölü'nde ortaya çıktı. 2021'de orada bulunan 1.200 yıllık bir kano, ardından 2022'de çıkarılan yaklaşık 3.000 yıllık bir başkası, aynı sığ bölgede çok daha fazlasının yattığını gösterdi. WPR'ın aktardığına göre bugüne kadar aynı alanda 16 kano haritalandı; en yenisi yaklaşık 700, en eskisi yaklaşık 5.200 yaşında. MÖ 3000 dolaylarına tarihlenen en eski kano, Gize'deki Büyük Piramit'ten bile daha yaşlı.
Thomsen bu alanı "otopark" diye tarif ediyor ve bugünün paylaşımlı bisiklet istasyonlarına benzetiyor: Bir topluluğun, su yollarına giriş noktasında ortak kullanım için bıraktığı tekneler. CBS Minnesota (WCCO) kanalının yayımladığı aşağıdaki haberde Mendota'daki bu kano topluluğu anlatılıyor.
Wisconsin bu tür buluntularda zaten öne çıkan bir yer. Thomsen'in WPR'a verdiği bilgiye göre eyalette bilinen 130 oyma kanodan 88'i arkeologlar ve gönüllüler tarafından incelendi. ABD'de bundan fazlasına sahip tek eyalet, 400'ü aşan kanosuyla Florida. Thomsen'e göre doğu Kuzey Amerika'nın en eski on kanosunun yarısı da Wisconsin'den.
Neden yukarı çıkarılmıyor?
Mendota'dan çıkarılan iki kano bugün hâlâ uzun bir koruma sürecinden geçiyor. WPR'ın haberine göre tekneler önce polietilen glikol adlı bir maddeyle işleniyor, ardından Texas A&M Üniversitesi'nde dondurularak kurutuluyor. Bunun nedeni şu: Yüzyıllarca suda kalan ahşabın hücreleri suyla dolmuştur ve hava aldığında bu su buharlaşırken yapı çöker, ahşap çatlayıp ufalanır. Koruma işlemi, sudan çıkan boşluğu dolduracak bir madde yerleştirip gövdeyi ayakta tutmaya çalışır.
Tarih Derneği, Pewaukee kanosunu çıkarmayı hiç planlamıyor. Bilgi notunda gerekçe açıkça yazılı: Wisconsin'deki yerli halklar teknenin yerinde kalmasını istiyor. Kano havayla temas ederse, Mendota kanolarına uygulanan uzun ve yoğun koruma programı olmadan dağılıp gidecek. Dernek, onu en iyi koruyacak şeyin bin yıldır bu işi yapan göl suyu olduğunu vurguluyor. WPR'ın aktardığına göre Ho-Chunk Ulusu da dahil olmak üzere yerli halklar bu isteği atalarına duydukları saygıyla temellendiriyor.
Dernek bu buluntuda, Wisconsin Kano Projesi'nin uzun süredir ortakları olan iki isimle istişare ediyor: Ho-Chunk Ulusu'nun emekli kabile mirası koruma sorumlusu Bill Quackenbush ve Superior Gölü Chippewa halkının Bad River topluluğunun mirası koruma sorumlusu Larry Plucinski.
Kanonun tam yeri bu yüzden açıklanmıyor. Nokta, eyaletin arkeolojik veri tabanına bir alan numarasıyla kaydedildi ve doğal kaynaklar dairesinin bölgedeki koruma görevlilerine bildirildi. Alan, Wisconsin yasalarının 44.47 sayılı maddesiyle koruma altında; bölgeye dalanların buradan eser alması yasak, eserleri yerinden oynatmak, almak ya da zarar vermek suç sayılıyor.
Bin yıl önce göl kıyısında kimler vardı?
Kanonun tarihi, bölge arkeolojisinde bir eşik dönemine denk geliyor. Derneğin notuna göre tekne, kabaca MS 500 ile 1000 arasına yerleştirilen Geç Woodland döneminin sonuna ait. Bu dönemde mısır temel ürünlerden biriydi ve bölgede hayvan biçimli toprak höyükler, yani yukarıdan bakınca kuş, ayı ya da panter gibi görünen tören tümsekleri inşa ediliyordu.
Aynı yıllarda güneyden yeni bir etki geliyordu. Bugünkü St. Louis yakınlarında gelişen Mississippi kültürünün büyük merkezi Cahokia'dan gelen topluluklar MS 950-1050 dolaylarında Wisconsin'e yayıldı, Aztalan gibi çevresi korunaklı yerleşimler ve ticaret noktaları kurdu.

Pewaukee kanosunun bu iki dünyadan hangisine ait bir toplulukça yapıldığı ise bilinmiyor; açıklamalarda böyle bir eşleştirme yapılmıyor. Daha yakın tarihe dair bilinenler de dernekten: Göl kıyısında 1840'lara uzanan Potawatomi köyleri ve kampları vardı. 1800'lerin başından itibaren bölgeye gelen beyaz tüccarlarla deniz kabuğu, kürk ve başka malların ticareti başladı.
Pewaukee Gölü bugün Waukesha bölgesinin en büyük gölü. Kaynak sularıyla beslenen, yaklaşık 10 kilometrekarelik, 8 kilometre uzunluğunda ve 1,6 kilometre genişliğindeki göl, Milwaukee'nin yaklaşık 32 kilometre batısında yer alıyor. Balıkçıların ve tekne meraklılarının uğrak yeri; elektrikli soğutma yaygınlaşmadan önce buzdan kesilip satılan bloklarla da tanınıyordu.
Gölün ikinci kanosu
WPR'ın haberine göre bu, Pewaukee Gölü'nde bulunan ilk eski kano da değil: 1930'larda başka bir kano bulunmuş ve gölden çıkarılmıştı. O teknenin bugün nerede olduğu ve hangi döneme ait olduğu haberde yer almıyor.
Yeni kanonun hikâyesi ise şimdilik su altında devam edecek. Mendota'dan çıkarılan iki kanonun 2027'de açılması beklenen Wisconsin Tarih Merkezi'nde sergilenmesi planlanıyor; Pewaukee'ninki ise kimsenin göremeyeceği bir yerde, bin yıldır durduğu çamurun içinde kalacak. Schachtner WPR'a, daha önce başka bir gölde bir fosil bulduğunu ama bunun şimdiye kadar bulduğu en eski insan yapımı şey olduğunu söyledi. Açık kalan soru, Wisconsin göllerinin dibinde onu bekleyen başka kaç teknenin, temizlik için dalan bir gönüllünün gözüne takılmayı beklediği.
Fotoğraf: NaturesFan1226, CC BY 3.0, Wikimedia Commons