Londra'yı büyüleyen Polinezyalı: Reynolds'un Mai portresi ilk kez ABD'de
1774'te Cook'un seferiyle İngiltere'ye gelen Raiatealı Mai'nin Reynolds imzalı boy portresi, iki yüzyılı aşkın süre şatoda ve özel koleksiyonda kaldı. Şimdi ilk kez Los Angeles'taki Getty'de.
Çıplak ayaklı genç bir adam, tropik bir manzaranın önünde dimdik duruyor. Üzerinde ağaç kabuğundan dokunmuş beyaz bir giysi, başında sarık benzeri bir örtü var; bir kolunu ileri uzatmış, ellerinde dövmeler görünüyor. Tuval yaklaşık 2,4 metre yüksekliğinde; yani karşısına geçen ziyaretçiye tepeden bakıyor. İngiliz ressam Sir Joshua Reynolds'un 1776 civarında yaptığı bu tablo, 15 Eylül 2026'dan bu yana Los Angeles'taki Getty Center'da asılı. Eser ilk kez Atlantik'in öbür yakasına geçti.
Tablodaki kişi Mai. İngiltere'de "Omai" diye anılan bu genç, Britanya'ya ayak basan ilk Polinezyalı olarak biliniyor. Portrenin önemi yalnız konusundan gelmiyor: Reynolds onu, 18. yüzyılda neredeyse yalnız aristokratlara ayrılan "boy portresi" kalıbıyla, yani kişiyi baştan ayağa ve gerçek boyuna yakın gösteren büyük formatla resmetti. Getty'nin resim bölümü kıdemli küratörü Davide Gasparotto, müzenin duyurusunda tablonun bir sipariş üzerine değil, ressamın kendi isteğiyle yapıldığını vurguluyor.
Bugün tablonun bir de alışılmadık bir sahiplik düzeni var: 2023'te Londra'daki National Portrait Gallery ile Los Angeles'taki J. Paul Getty Müzesi onu birlikte satın aldı. Eser iki ülke arasında gidip gelecek, zamanını iki müze arasında eşit paylaşacak.
Raiatea'dan Londra'ya
Mai 1753 civarında, bugün Fransız Polinezyası'na bağlı Raiatea adasında doğdu. Getty'nin duyurusuna göre yolculuğun kişisel bir amacı da vardı: çocukluğunda elinden alınan memleketi Raiatea'yı geri almak için destek bulmak ve babasının hayatını kaybettiği çatışmanın öcünü almak. Bu amaçla Kaptan James Cook'un keşif seferine katıldı, Tahiti'den yola çıktı ve 1774'te İngiltere'ye ulaştı.
Londra onu çabucak bağrına bastı. National Portrait Gallery ve Getty'nin ortak açıklamasına göre Mai, kraliyet çevresi ve dönemin aydınları tarafından kabul gördü; kısa sürede bir ünlüye dönüştü. Getty, Mai'nin nerelerde göründüğünün, ne giydiğinin ve İngiliz hayatına verdiği tepkilerin dönemin basınında geniş biçimde yer aldığını aktarıyor. Bugünün diliyle söylersek, 1770'lerin Londra'sında hakkında en çok konuşulan isimlerden biriydi.

Bir tuvalde iki dünya
Reynolds tabloyu 1776'da Londra'daki Royal Academy sergisinde gösterdi. Resimdeki pek çok ayrıntı Mai'nin Polinezyalı kimliğini öne çıkarıyor: tapa denen ağaç kabuğu kumaşından giysi, başlık, dövmeli eller ve arkadaki tropik manzara. Oysa Mai'nin Londra'da İngiliz kıyafetleri giydiği biliniyor. Yani tuvaldeki görünüm, ressamın bilinçli bir kurgusu.
Duruş ise bambaşka bir dünyadan geliyor. Ortak açıklamaya göre Mai'nin pozu ve el hareketi büyük olasılıkla Apollon Belvedere heykelinden esinlendi. Antik çağdan kalan bu heykel o dönemde en çok hayranlık duyulan eserler arasındaydı; Alman sanat tarihçisi Johann Joachim Winckelmann 1755'te onu klasik sanatın "soylu sadelik ve sakin büyüklük" ideali olarak övmüştü. Yüz uzaklara bakan kahramanca bir ifadeyle idealize edilmiş, ama güçlü yüz hatları ve dövmeli eller açıkça bireysel bir insanı gösteriyor.
Getty'ye göre Reynolds yerli gelenekler ile Batı'nın resim kuralları arasına bilinçli bir gerilim yerleştirdi. Getty Müzesi Direktörü Timothy Potts, 2023'teki ortak açıklamada tabloyu hem İngiliz portre sanatının simgesi hem de Pasifik adalarından renkli tenli bir insanın eşsiz ölçüde soylu bir tasviri olarak tanımlamış, Mai'nin döneminde bu bölgenin Britanya ve başka Avrupa ülkelerince sömürgeleştirilmekte olduğunu da hatırlatmıştı. Tablonun bugün ilgi görmesinin bir nedeni de bu: yalnız güzel bir resim değil, Avrupa ile Pasifik halklarının ilk karşılaşmalarının ve bu karşılaşmaların ağır sonuçlarının da belgesi.
Eve dönüş ve erken ölüm
Mai, Cook'un son seferiyle 1776'da yola çıktı ve 1777'de adalara vardı. Kaynakların aktardığına göre birkaç yıl sonra, 1779 civarında genç yaşta öldü. Ölüm tarihi kaynaklarda kesin değil; National Portrait Gallery ile Getty'nin 2023 tarihli ortak açıklaması 1780'e kadar uzanan bir aralık veriyor.
Atölyeden şatoya, şatodan iki müzeye
Ortak açıklamaya göre Reynolds tabloyu büyük olasılıkla kişisel bir istekle yaptı ve 1792'deki ölümüne dek Londra'daki atölyesinde tuttu. Kısa süre sonra eseri 5. Carlisle Kontu Frederick Howard satın aldı ve İngiltere'nin kuzeyindeki Yorkshire'da bulunan Castle Howard malikânesine yerleştirdi. Tablo 2001'e kadar orada kaldı; o yıl bir müzayedede özel bir koleksiyoncuya geçti. Yani dünyanın en tanınmış portrelerinden biri, yapıldığı günden 2023'e kadar hiçbir müze koleksiyonuna girmedi.
Koleksiyoncu eseri satışa çıkarınca İngiltere'nin ihracat erteleme sistemi devreye girdi. Bu sistem, ulusal önem taşıyan bir sanat eserinin yurt dışına satılmasından önce yerli kurumlara aynı bedeli toplamaları için süre tanıyor. National Portrait Gallery bu süreyi Getty ile ortaklık kurarak kullandı: 50 milyon sterlinlik bedelin yarısını Getty, yarısını Londra tarafı üstlendi.
| Fiyatın tamamı | 50 milyon sterlin |
|---|---|
| Getty'nin payı | Bedelin yarısı |
| National Portrait Gallery'nin topladığı | 25 milyon sterlin |
| National Heritage Memorial Fund katkısı | 10 milyon sterlin |
| Art Fund katkısı | 2,5 milyon sterlin (vakfın 120 yıllık tarihindeki en büyük hibe) |
| Bireysel bağışçı | 2.000'i aşkın Art Fund üyesi, galeri destekçisi ve vatandaş |
Tablodaki rakamlar Art Fund'ın kampanya sonu duyurusundan alındı. National Portrait Gallery Direktörü Nicholas Cullinan aynı duyuruda bu alımı galerinin bugüne dek yaptığı açık ara en önemli edinim olarak nitelendirdi. Satın almanın Reynolds'un doğumunun 300. yılına denk gelmesi de ayrı bir tesadüf: ressam 1723'te Devon'daki Plympton'da doğmuştu.
Önce İngiltere turu, sonra Pasifik kıyısı
Tablo önce Londra'da, yenilenen National Portrait Gallery'de iki yıl sergilendi, ardından Bradford, Cambridge ve Plymouth'u kapsayan bir yıllık bir ülke turuna çıktı. Los Angeles'a vardığında ise ilk kez kapsamlı bir teknik incelemeden geçti. Getty ve National Portrait Gallery uzmanlarının beş hafta süren çalışmasında yeni görüntüleme teknikleri kullanıldı, boyalar ve malzemeler incelendi, tablo Mai'nin başını gösteren önceki bir eskizle karşılaştırıldı.
İlk sonuçlar, Reynolds'un bazı bölgelerde kalın ve dokulu boya kullandığını, yani o kısımları birden çok renk ve katmanla yeniden işlediğini gösteriyor. Görüntüleme, kurşun içeren bir pigmentin (büyük olasılıkla kurşun beyazı), zincifre kırmızısının, karbon siyahının ve demirli toprak boyaların kullanıldığına işaret ediyor. Getty, öteki pigmentlerin ancak ileri analizlerle doğrulanabileceğini belirtiyor; yani tablonun yapım hikâyesi henüz tam yazılmış değil.

Bu arada küçük bir ayrıntı: ABD, Reynolds'un elinden çıkmış bir Mai portresiyle ilk kez karşılaşmıyor. Yale Üniversitesi Sanat Galerisi'nin koleksiyonunda ressamın Mai'yi gösteren, yaklaşık 1774 tarihli, 60 santimetre civarındaki küçük bir yağlıboyası bulunuyor. "İlk kez" vurgusu, Royal Academy'de sergilenen büyük boy portre için geçerli.
Getty'de neler görülecek
Sergi, Getty Center'ın Batı Pavyonu'nda 15 Eylül 2026'dan 14 Mart 2027'ye kadar sürüyor; giriş, ücretsiz zamanlı rezervasyonla. Mai'nin portresi müzenin kendi koleksiyonundan Thomas Gainsborough, Pompeo Batoni ve Francisco Goya tablolarıyla, Jean-Antoine Houdon, Franz Xaver Messerschmidt ve Francis Harwood'un heykelleriyle yan yana duruyor. Gasparotto'nun açıklamasına göre amaç, Mai'yi çağdaşlarının boy portreleri arasına koyarak bu formatın genellikle aristokrasiye ayrıldığını göstermek.
Heykel ve dekoratif sanatlar kıdemli küratörü Anne-Lise Desmas ise seçkideki Francis Harwood imzalı "Bir Adamın Büstü"nün, Avrupa sanatında Siyah bir insanı gösteren en erken heykel portrelerden biri olarak öne çıktığını söylüyor.
Getty Museum'un YouTube kanalında yayımlanan aşağıdaki video, müzenin aynı başlıklı programına ait. Programda Cook'un son seferini anlatan "The Wide Wide Sea" kitabının yazarı Hampton Sides ile Getty Müzesi koleksiyonlardan sorumlu direktör yardımcısı Richard Rand, tablonun yapımını, Mai'nin İngiltere yıllarını ve Tahiti'ye dönüş yolculuğunu konuşuyor.
Sırada ne var
Getty'nin duyurusuna göre Getty Center'ın kapalı olacağı dönemde tablo yaklaşık altı ay boyunca Malibu kıyısındaki Getty Villa'da sergilenecek. Ardından "Faces of Fame: Inventing Celebrity in Europe, 1750-1800" (Şöhretin Yüzleri: Avrupa'da Ünlülüğün İcadı) adlı gezici sergiye katılacak; bu sergi önce Washington'daki National Gallery of Art'ta, sonra yeniden açılan Getty Center'da gösterilecek. Tablo, Los Angeles'ın 2028 Olimpiyat Oyunları'na ev sahipliği yaptığı dönemde de Getty'de olacak.
Belki de en ilginç soru şu: Bir zamanlar Londra salonlarının merak nesnesi olan Mai, bugün izleyicinin gözünde neyi temsil ediyor? Bir ressamın kurduğu egzotik bir sahneyi mi, yoksa memleketi için destek arayan bir gencin kendi hikâyesini mi? İki müzenin başlattığı ortak araştırmanın yanıt aradığı soru tam olarak bu.
Fotoğraf: Joshua Reynolds, Public domain, Wikimedia Commons